• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Gülen Örgütünden Kürtler’e de Kumpas!

Gülen Örgütünden Kürtler’e de Kumpas!
Akşam yazarı Kurtuluş Tayiz bugünkü yazısında Gülen örgütünün Kürtlere yönelik kumpasını açıkladı.

 Paralel medyada birden bire kabaran Selahattin Demirtaş aşkına dikkat çeken Tayiz, bunda nasıl bir operasyon hesabı yattığını yazdı.

Yazısı şöyle:

CEMAAT MEDYASININ DEMİRTAŞ İLGİSİ

HDP‘nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş hakkındaki haber ve yorumlar bu sıralar Fırat Haber Ajansı (ANF)’den çok, cemaatin gazete ve internet sitelerinde yer alıyor. Zaman‘ın internet sitesinde dün rastladığım uzun bir Demirtaş haberi de yine “saygı” uyandıran cinstendi. Cemaat yazarlarının Demirtaş analizleri ise fazlasıyla dikkat çekici. Mehmet Kamış, Zaman‘daki köşesini dün Demirtaş‘a ayırmıştı. “Kürtlerin seçimi” başlıklı yazısında Kamış, Demirtaş‘a şöyle övgüler diziyor: “Selahattin Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde ilginç bir portre çiziyor. Germeyen, mutedil ve bir bölge partisinden çok Türkiye geneline hitap eden sözleri dikkat çekiyor. Benim gözlemlerim, HDP adayı Selahattin Demirtaş’ın tahmin edildiğinden çok daha fazla oy alacağını söylüyor (…). Netice itibarıyla HDP adayı Selahattin Demirtaş’a ilk turda çıkacak oyların yüksekliği kimseyi şaşırtmamalıdır.”

Sadece Mehmet Kamış değil, Cemaat’in istihbaratçı polis şefiyle yakın ilişkileriyle bilinen Candaş Tolga Işık da 7 Mayıs 2014 ile 11 Temmuz 2014 (önceki gün) Demirtaş ile ilgili iki önemli yazı kaleme aldı. 7 Mayıs 2014 tarihli yazısında Candaş Tolga Işık, “Türkiye siyasetinde en etkili muhalif lider kim diye sorarsanız eğer, tereddütsüz tek bir isim söylerim: Henüz 41 yaşında olan BDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş” diye başladığı yazısında HDP’nin cumhurbaşkanı adayının “kesinlikle” Demirtaş olması gerektiğini söylüyordu. Önceki günkü yazısında ise Işık, analizlerini daha ileri bir boyuta taşıyor: “Demirtaş’ın adaylığının önemi çok büyük. Çünkü ilk kez Kürt milliyetçiliğinden gelen bir siyasetçi sadece bölgenin değil tüm Türkiye’nin, sadece Kürtlerin değil tüm Türkiye halklarının lideri olma iddiasıyla ortaya çıktı. Açık söyleyeyim: Demirtaş bugüne kadar genel başkandı, bundan sonra bir liderdir.”

CEMAAT BİRDEN BİRE DEMİRTAŞ DESTEKÇİSİ OLDU

HDP Eşbaşkanı’nın seçim kampanyasını yürüten ekibin bile henüz Demirtaş‘ı “Tüm Türkiye halklarının lideri” olarak ilan etmediğini hatırlatalım. Cemaat’in Demirtaş‘ı “lider” ilan etmesinde ben bir sakınca görmüyorum; Demirtaş‘ın kariyer basamaklarını bir bir çıkarak, başarılı bir lider olmasını da diliyorum. Ama tabii hayatın bizim iyi niyetli temennilerimize pek kulak astığı söylenmez; hayat, daha çok kısa bir süre önce bize Cemaat’in “hoşgörü” kulübü olmadığını, aksine derin devletin yeni sürümü olduğunu çok net olarak gösterdi.

Ergenekon ve Balyoz gibi büyük soruşturmaları kurgulayan, Cemaat’in istihbarat şefi Ali Fuat Yılmazer, görevden alındıktan sonra Bugün TV’de Güneydoğu’daki KCK operasyonlarını İstanbul’daki istihbarat laboratuarlarında nasıl organize ettiklerini itiraf etti. Kürt siyasetçilere karşı -kendilerinin deyimiyle- KCK operasyonları adı altında “soykırım” yapan, dağdaki gerilla gruplarına karşı yargısız infaz operasyonları düzenleyerek çatışmaları kışkırtan Cemaat’in, birden bire Demirtaş destekçisi olması bana şaşırtıcı geldi. Cemaat’in konjonktürel bir tutum aldığı veya Erdoğan düşmanlığı nedeniyle Demirtaş‘ı desteklediği düşünülebilir. Bu ihtimali de elbette sorgulamak, gözardı etmemek gerekiyor. Demirtaş’ı da burada zan altında bırakmamaya dikkat edelim. Burada asıl kaygımız “doğru” ve “gerçeği” öğrenmek olmalı. Ancak benim izlenimim, Cemaat’in Demirtaş aşkının, Erdoğan düşmanlığından daha çok, Kürt siyaseti içindeki Öcalan karşıtlığına dayandığı yönünde. Mehmet Kamış‘ın yazısındaki şu satırlar bence bu gerçeğin açık ipuçlarını veriyor: “Pervin Buldan ve bazı isimlerin dillendirdiğine bakılırsa en azından çözüm sürecinin devam etmesi için ikinci turda oylar Tayyip Erdoğan’a verilecek. Abdullah Öcalan’ın isteğinin de bu doğrultuda olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Fakat Selahattin Demirtaş’ın getirdiği çok önemli temel eleştiriler, haklılığını ve varlığını korumaya devam edecek.”

CEMAATİN KÜRT MAHALLESİNDEKİ YENİ PLANI

İmralı ile çözüm süreci üzerinde anlaşıldığı günden bu yana Amerika ve derin devletin yeni sürümü olan Cemaat’in Kürt siyaseti içinde Öcalan karşıtı bir çizgiyi açığa çıkarma, geliştirme, etkin kılma mücadelesini hızlandırdığını gösteren çok güçlü veriler var. Bu kapıyı Cemaat‘in “seküler” uzantısı konumundaki gazeteci-yazar takımıyla birlikte uzun bir süredir zorluyorlar. Kandil ve Diyarbakır’da önemli Kürt siyasetçilere karşı son iki yıldır birebir markaj uyguluyorlar. KCK operasyonlarıyla Kürt sokağını çok sayıda paralel elemanla takviye ettiklerinden de benim şüphem yok. Kürt siyasetini kontrol etmek ve yönlendirmek istiyorlar. Son iki yıldır Kürt mahallesinde Öcalan karşıtlığını geliştirmek için büyük çaba gösterdiler.

Bu anlamda HDP adayı Demirtaş‘ı “lider” ilan etmelerinin ve adaylığını desteklemelerinin nedeni de salt bir Erdoğan düşmanlığı değil, bundan fazlasıdır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim