• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'GÖREVDE DE KALMAYIVER KOMUTANIM!'

GÖREVDE DE KALMAYIVER KOMUTANIM!
Cüneyt Özdemir: Biraz da emretme komutanım!

 






Eğer adın Balyoz gibi alengirli bir soruşturmanın içindeyse bir süre kenara çekil, soruşturmanın bitmesini bekle. Bu soruşturma saçma geliyorsa çıkıp buna itiraz etsin silah arkadaşların. Yangından mal kaçırır gibi oldubittilerle ‘dediğim dedik çaldığım düdük’ demesin kimse artık komutanım.

Dağın başında bir köylüye b.k yedirdiysen seni yargılamak için taaa Avrupalara gitmek zorunda kalmayalım. AİHM’den önce bu ordu seni alsın karşısına hesabını sorsun. Bu süre zarfında bir zahmet sen de emretmeyiver komutanım!

Emrindeki erler senin yerleştirdiğin mayınlara basıp öldüyse ve sen hâlâ “Olur böyle vakalar” aymazlığına yatıp kurtulacağını zannediyorsan artık bunu aklından bile geçirme komutanım.

O şehit düşen erlerin hesabını verirken görevde de kalmayıver komutanım!

Eşref Bitlis gibi bir komutanın düşen uçağının kaza soruşturması doğru dürüst yapılmıyorsa ve sen bunun üzerini itina ile örtmüşsen biraz da senin uykuların kaçsın komutanım!

Darbe günlükleri tuttuysan, silah ihalelerine aracılık ettiysen, askerken askerlik dışında her türlü işe burnunu soktuysan ve bütün bunlardan üzerindeki üniforma sayesinde kurtulacağını zannediyorsan, çoktan geçmiş olsun komutanım!

Müjde, din elden gitmedi

O gelseydi din elden gidecekti belki… Camilerde ezanlar susacak, evlerden seccadeler toplanacaktı. Yüzlerce yıldır gönüllere taht kuran imanımız kâğıttan saraylar gibi yıkılıp gidecekti. Gelip bir de konuşmaya başlasaydı İstanbul mahşer yerine dönecekti. Sözleri Uhud Savaşı’ndan fırlatılan oklar gibi böğrümüze saplanacak, bize yönelik alayları en mümin Müslümanları bile yoldan çıkartacaktı. Neyse ki konuşmadı da hâlâ başımız dik, alnımız ak! Milli bir felaket önlendi, uluslararası bir skandalın önüne geçildi. “Nobelini de al ve gelme” dedik haykırarak. ‘Şerefsiz’ diye ekledi aramızdan biri… Naipaul neyse ki hakkında ana avrat düz gidildiği bir ülkeye, resmi bir hata ile çağrıldığı İstanbul’a gelmekten vazgeçti. Arkamıza yaslanıp, biraz sakinleşip şöyle derin bir nefes alabiliriz şimdi…

Fast-fashion kurbanları

Moda dünyasını sarsan yeni bir kavram. Kimileri buna ‘modanın demokratikleşmesi’ de diyor. Bu anlayış ‘marka’ ezberini yerle bir etti. Artık isim yapmış tasarımcıların ürünleri değil ‘çok satan’ ürünler bir araya getiriliyor. Ya da ünlü isimlerden tek seferlik özel tasarımlar. Başını Zara gibi markaların çektiği bu akımda Türkiye’de bayrağı kuşkusuz H&M taşıyor. Hande Ataizi gibi Türkiye’nin en çok kazanan dizi oyuncusunun alışveriş için sabahın 08.30’unda H&M’in önünde sıraya girmesinin nedeni fiyatlarındaki ucuzluk. Kaliteyi ertelediğiniz zaman ucuzluğu yakalıyorsunuz. Görünen o ki tam bir çılgınlık yaşanıyor. Şu günlerde bu yeni moda akımının kadın aklındaki tezahürünü anlamak için İstanbul Forum’a muhabir değil sosyologları göndermek gerekiyor.

Madımak Oteli yıkılsın

Madımak Oteli kamulaştırılmış, sahibi “ucuza gitti” diye ağlıyor. Hiç kulak asmayın… Madımak Oteli’nin altına kebapçı açtıran bir zihniyetin gözyaşlarına kulak vermeye kimsenin niyeti olmamalı. Sivas Valisi kara kara bu oteli şimdi ne yapacaklarını düşünüyor. Çocuk kütüphanesi de olabilirmiş, el sanatları da toplanabilirmiş. Kim içinde 33 insanın yakıldığı bir anı mezarlığına çocuğunu gönderip kitap okutur, müze diye gezer bilmiyorum. Benim o binayı görmeye bile tahammülüm yok.

Radikal bir önerim var: O oteli hemen yıkın. Yıkın ve o otelin yerinde çıkacak boş alana yakılan insanlarımızın adına küçük de olsa bir heykel yaptırın. Belki kenarına Metin Altıok’un birkaç da dizesini eklersiniz.

Madımak Oteli’ni yıkmadan önce sormamız gereken bir hesap daha kaldı. 1993 yılında Madımak Oteli’nin kapısında o gözü dönmüş kalabalık toplandığında bir bölük asker gelip otel ile azgın kalabalığın arasına dizilmişti. Tüfekleri ve silahları ile sadece havaya ateş açsalar bile o kalabalık asla o oteli yakamazdı. Sonra bir emir geldi ve komutanları tuhaf bir şekilde askerleri geri çekti. Madımak Oteli yıkılmadan önce o askerleri geri çeken emir neydi, o komutan kimdi? Bu soruyu sormaz ve cevabını bulmazsak orada yakılan insanlarımızın ruhu peşimizi bırakmaz.

İbrahim Tatlıses’in tatlı dili

Yine bir patavatsızlık ve yine gündemde İbrahim Tatlıses var. Tatlıses, bayram programı yaptığı bir otelde kendisine hayran olan küçük bir kız çocuğunu tatlı tatlı severken affedersiniz ama ‘küçük o.ospu’ demiş. Geçen gece 5n1k’da canlı yayına katılan İbrahim Tatlıses yemin billah, “Ben öyle bir şey söylemedim, ayrıca söylesem n’olur? Daha önce canlı yayında bile zilli demişliğim var” diyordu. Başına gelenlerden ise hayli şaşkındı. Eskiden olsa bu tür olaylar magazin basınında ‘ilişkiler bozulmasın’ diye görmezden gelinir, olayın üstü kapatılır, kafa kola alınan magazin müdürleri ile olay unutturulur giderdi. İbrahim Tatlıses’e kötü bir haberim var: Zaman ve gazetecilik değişti. Artık küçük bir kıza ‘o.ospu’ derseniz kadın yazarlar öyle bir ayağa kalkıyor ki tutabilene aşkolsun. Üstelik magazinciler de eskisi kadar imparatorlardan korkmuyor. En azından bir kısmının aklı küçük bir kızı ‘o.ospu’ diye sevmeyi almıyor. Bu da bir teselli.

Radikal
















Y

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim