• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

GÖNÜLLÜ KÖY KORUCULUGU GERçEGI

GÖNÜLLÜ KÖY KORUCULUGU GERçEGI
Hamidiye alaylarından köy koruculuğuna uzanan süreçte devletin uygulamaları, aşiretlerin devlet eliyle silahlandırılması örneğinde olduğu gibi, birçok insanlık dışı olaya zemin oluşturuyor. Özgün Duruş'tan Hasan Postacı'nın haberi:

Türkiye'de 1985 yılında yürürlüğe konulan kanunla göreve başlayan geçici ve gönüllü köy korucuları, aradan geçen 24 yılda cinayet, gasp, insan kaçırma, tecavüz, uyuşturucu kaçakçılığı gibi binlerce suça karıştı. Son olarak Mardin'in Mazıdağı ilçesinde korucuların kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu 44 kişiyi katletmesi ile birlikte söz konusu sistemin vahameti gözler önüne serildi. İnsan hakları savunucuları ve Kürt sorununun demokratik çözümünden yana olan kesimler ise, koruculuğun lağvedilmesini istiyor.

PKK’nın 15 Ağustos 1984'teki silahlı saldırısının ardından 26 Mart 1985'te yürürlüğe konulan koruculuk sistemi kapsamında bugüne kadar çok sayıda kişi korucu oldu. 22 ilde 47 bin 819 geçici, 32 ilde 24 bin 88 gönüllü olmak üzere toplam 71 bin 907 korucu bulunuyor.

Mazlumder raporları

Mazlumder ve İHD hak ihlalleri ile ilgili raporlarında, 2003 itibarıyla çeşitli adli suçlara karışan 2 bin 376 korucu hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmadığını belirtirken,  2004'te Genelkurmay Başkanlığı'nın koruculara ve korucuların karıştıkları suçlara ilişkin hazırladığı raporda, 4 bin 821 geçici ve gönüllü köy korucusunun çeşitli suçlara karıştığını ve ceza aldığını belirtti. 2005 yılında ise dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ise, 4 bin 972 geçici köy korucusunun suç işlediğini, bunlardan 853'ünün tutuklandığını açıklamıştı. Yine bu raporlardaki verilere göre, son 2 yılda korucular devletin silahlarıyla toplam 61 kişiyi öldürdüler. AKP Hükümeti korucuların işlediği suçlara rağmen 10 bin yeni korucu kadrosu açarken, son olarak ise 4 Mayıs'ta Mardin'in Mazıdağı ilçesinin (Kertê) Bilge köyünde 44 kişinin katledilmesi olayının hemen ardından Siirt'te 250 köy korucusu yapılan törenle silahlandırıldı. 1984-1992 yılları arsında ise her üç korucudan biri suç işlediği için silahı geri alındı. Sadece 1986 ile 1996 arasındaki 10 yıllık sürede 23 bin 222 geçici köy korucusunun görevine işledikleri çeşitli suçlar nedeniyle son verildi.

Koruculuk sisteminin ağır maliyeti

İçişleri Bakanlığı'nın 15 Eylül 2008 tarihli oluru ile 758 geçici köy korucusunun daha alınmasıyla sadece Hakkâri’de korucu sayısı 6 bin 849'a ulaştı. Bazı şehir merkezlerinde gizli korucuların olduğu da iddia ediliyor. Bunların korucu olduklarını, yakın çevrelerinin dahi bilmedikleri öne sürülüyor. Söz konusu kişilerin kalaşnikof silah ve özel araçlarla dolaştıkları belirtiliyor. Korucuların devlete yıllık maliyeti ise en az 227 milyon TL.

Koruculuk sistemi kalıcı hale mi geliyor?

Özellikle son zamanlarda çok fazla gündeme sokulan ve adeta tartışılır hale gelen geçici köy koruculuğunun geçiciliğinin bir tarafa bırakıldığına, kalıcı hale gelmeye başladığına dikkat çeken İHD Van Şube Başkanı Av. Cüneyt Caniş, 'İlk kurulduğu dönemde köy bekçiliği, orman bekçiliği yasasından devşirilerek bir şeyler yaratılmaya başlandı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da devam eden çatışmalı süreç içerisinde korucular silahlandırılarak bir şekilde yedek güç olarak tutulmaya devam edildi. Ancak 30 yıllık çatışmalı sürece bakıldığında artık bir güç haline geldiklerini ve kendi başlarına hareket ettiklerini görüyoruz. Özellikle bulaştıkları suçlara bakıldığında çok ciddi problemler yaşattıkları ve içinden çıktıkları sistemle adeta savaşır hale geldikleri görülmektedir. Korucular, şimdiye kadar adam kaçırma, gasp, uyuşturucu ticareti, ırza geçme, faili meçhul cinayetler gibi suçlara karışmışlardır. Bulaştıkları suçlara bakıldığında ve Mardin'deki katliamda ortada iken bugüne kadar neden bu sistem halen yaşatılıyor? Anlamakta güçlük çekiyoruz' diye konuştu.

Ak Parti’den sosyal güvence

AK Parti Hükümeti, koruculuk sistemi ile ilgili bir yasal düzenleme hazırladı. Yasa tasarısı köy korucularının sosyal güvence altına alınmasını sağladı. Korucuları devlet memurları statüsüne alan bu yasal düzenlemeyi hükümet AB’ne resmen bildirmişti. Dışişleri Bakanlığı tarafından AB’ne sunulan bilgi notunda, Gönüllü Köy Koruculuğu’nun kaldırılmasının söz konusu olmadığı ve şimdiye kadar sosyal güvencesi bulunmayan koruculara güvence sağlanacağı ifade edilmişti. Dolayısıyla hükümet, AB’nin “Koruculuk sistemini kaldırın” önerisini, terör tehdidi nedeniyle reddediyordu.

Açılım süreci ve koruculuk

TBMM’de açılım sürecinin koordinatör bakanı Beşir Atalay’ın yakın, orta ve uzun vadede atılacak adımlarla ilgili açıklamalarında Gönüllü Köy Koruculuğu sisteminin kaldırılacağına veya yeni bir yasal düzenleme yapılacağına dönük bir konunun gündeme getirilmemesi yol haritasının yetersizliğini de gösteriyor. Açılım sürecinin özellikle Kürt meselesiyle ilgili boyutta sağlıklı gelişiminin önündeki önemli tehditlerden biri olan koruculuk sisteminin bölgedeki hukuk dışı, çeteci ilişkilerin devamında önemli bir katkı sağladığı ve toplum üzerindeki birçok keyfi uygulamaların ve hak ihlallerinin nedeni olduğu tarihte Hamidiye Alayları uygulamalarından günümüze kadar yaşanan deneyimlerle ortaya çıkmıştır. Bölgede görev yapan sivil ve askeri bürokrasi içindeki kirli ilişkilerin dışarıdaki tetikçiliğinden kendini kurtaramamıştır. Korucu suçlarının büyük bir bölümünde çıkar kavgaları ve bunlarla işbirliği içinde resmi asker ve sivil yöneticilerle geliştirilen ilişkiler vardır.

 Sistemin radikal bir biçimde lağvedilmesi tabii ki buralardan maaş alan, geçimini yapan birçok kişi için yeni sosyal sorunları beraberinde getirecektir. Dolayısıyla Gönüllü Köy Koruculuk sisteminin kaldırılmasının kaçınılmazlığı da düşünüldüğünde bu sürecin esnek bir şekilde programlanarak belli bir zaman dilimine yayılması gerekir.

Açılım sürecinin kalıcı demokratik değişimi, barış ve kardeşliği gerçekleştirilebilmesi için bölgenin sosyopolitiğini belirleyen ve olumsuz etkileyen, yarardan çok zarar getiren koruculuğun çözüm sürecinde kaldırılmasına dönük oluşturulan yol haritasında önemli bir alt başlık olarak yerini alması gerekir. 

Hasan Postacı / Özgün Duruş Gazetesi

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim