• BIST 97.533
  • Altın 145,791
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

GİZLİ VE EN BÜYÜK DARBE YILI: 1993!

GİZLİ VE EN BÜYÜK DARBE YILI: 1993!
Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal Uğur Mumcu'nun ölümüyle başlayan süreçte Türkiye'de ciddi bir darbe yapıldığını ve bu yapılanların 28 Şubat ile Ergenekon'dan daha büyük zarar verdiğini söyledi.

 





Demokrat Parti Başkan Yardımcısı ve merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal babasının ölümü ile ilgili düşüncelerini açıklamaya devam etti. Babasının ölümünde bir çok bilinmeyen nokta olduğuna dikkat çeken Özal, devletin gizli arşivlerinin açılmasının zamanının da geldiğini belirtti.

 

Demokrat Parti’de genel başkan adayı olma sinyalleri de veren Özal, babasının 13 yıl önce hazırladığı ve bugünlerde yeniden konuşulmaya başlanan reformları, babasının yakın çalışma arkadaşları ile uygulayabileceğini belirtti.

Hüsamettin Cindoruk ile konuşuyorsunuz hâlâ. Kendisi babanızın öleceğini önceden Süleyman Demirel’den duymuş ve Emin Çölaşan’a söylemiş. Bu konuda hiç konuştunuz mu?
O konuyu ben bilmiyordum. Geçenlerde savcıya ifade verirken öğrendim. Savcı aynen sizin sorduğunuz gibi bu soruyu bana sordu, “Emin Çölaşan’ın 2002’de yazdığı yazı için ne diyorsunuz” dedi. Ben de yazıyı okudum. Hüsamettin Bey böyle bir şey söylemiyor. Emin Çölaşan’ın kulağına, “Turgut Özal bu yazı çıkaramayacak, ölecek” diyor. Emin Çölaşan da nereden bildiğini sorunca, “Baba söyledi” diyerek Süleyman Demirel’i işaret ediyor. Sonra da prostattan öleceği ABD’den söylendi gibi bir cevap veriliyor.

Cavit Çağlara da söylemiş Süleyman Demirel. 
Onu da duydum sonradan. Ancak şöyle bir durum var onu Süleyman Bey’in cevaplaması gerek, benim yorum yapmam çok zor ama bir insan prostattan bir gün de ölmez sabah kalkıp. Prostattan kanser olursan bütün vücuduna yayılır senelerce. 7-8 sene sürer, bir günde ölmezsin. ABD’de de ki en büyük suçlardan biri doktor hasta ilişkisini açıklamaktır. Bunu açıklayan kişinin doktorluğunu da elinden alırlar orada. Bu açıdan bana göre bu bilginin alınması imkansız. Dolayısıyla bu konuda yorum yapmakta zorlanıyorum.

 

Eski GATA Komutanı Tümgeneral Ömer Şarlak babanızın gut hastası olduğunu ve bundan dolayı ölmüş olabileceğini söylemişti. Bu konuda düşünceleriniz nedir? 
Gut hastalığı bugün çok insanda mevcut. Et yemekten ve kanda asit üriğin yükselmesinden olur ama gut hastalığından ölen de yok. Babam ölümünden 2 ya da 3 ay önce ABD’de check-up olmuştu kalbinden, damarlarından hiçbir şey yoktu. Bir tek bacak damarlarında sıkıntı vardı, ödem yapıyordu. “Önemli değil 4 -5 ay sonra gelin bunları çözelim” demişti doktorları. Hatta prostat ameliyatı olanlar, prostat alındıktan sonra çevrede bir kanserli hücre varsa şüha ya da radyoterapi olurlar. Babam hiçbirini olmadı. Ona gerek bile görmediler.

'HİRAM ABAS MİT'İN BAŞINA GEÇECEKTİ'

Araştırmacı ve Strateji Uzmanı Erhan Göksel’in bir açıklaması vardı, Hiram Abas’ın Kartal Demirağ’ın babanıza yönelik suikastı incelediği ve çok önemli bilgilere ulaşıp, babanızla paylaşacakken öldürüldüğü yönünde. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? 
Hiram Abas babama yönelik suikast girişimi ile ilgili derin araştırmalara girmişti. Bu arada önemli olan konulardan biri MİT o döneme kadar hep askerlerden oluşurdu, MİT başkanları. Mit sivilleşme sürecine giriyordu ve Hiram Abas’ın MİT’in başına gelmesi planlanıyordu. Bence MİT’in sivilleşmesinden sonra veya o dönemlere yakın zamanlarda bugün inkar edilen JİTEM kurulmuştur. JİTEM hep inkar edildi ama MİT’in askerin kontrolünden çıktıktan sonra JİTEM’in kuvvetlendirildiğini düşünüyorum.

Emekli büyükelçi Kaya Toperi’nin açıklamaları annenizin söyledikleri ile çelişiyor. Sizin düşünceniz nedir bu konuda? 
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar diye bir söz vardır. Burada ağlarsa karısı ağlar, gerisi yalan ağlar. Ayrıca babam o akşam gelerek neden anneme, “limonata verdiler, mecburiyetten içtim” diyor? Babam limonatayı sevmezdi. Burada Kaya Toperi mi, annem mi yoksa babam mı doğruyu söylüyor? Bence soru işareti yok.

ntvmsnbc









E

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim