• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Gezi eylemlerine karşı: #direnşiir

Gezi eylemlerine karşı: #direnşiir
Gezi Parkı olaylarından sonra eylemcilerin parklarda düzenlenen forumlarına karşılık bir grup genç de parklarda Sezai Karakoç okumaları başlattı. 'Karakoç'un içindeki gür sesi ve dirilişi duymak istiyoruz' diyen gençler, her cumartesi ikindi vakti Sezai K

 

Gezi olaylarından sonra, eylemcilerin parklarda gerçekleştirdikleri forumlara karşılık bir grup genç bir araya gelerek parklarda şiir okumaya başladı. Asım Gültekin önderliğinde bir araya gelen gençler, 3 haftadır her cumartesi ikindi vakti Üsküdar'daki Beşiktaş iskelesinin karşısındaki parkta bir araya geliyor, şiir okuyup ardından olaysız bir şekilde dağılıyorlar. Şiddetin hiçbir şekilde çözüm olmadığını söyleyen gençler 'Parklar çapulcuların değil herkesindir' diyerek parklarda güzel bir etkinliğe imza atmak için şiir okuma eylemi başlattıklarını dile getiriyorlar. Gençler şiir okurken çevreden gelip geçenler merakla onları izliyor kimileri ise sorular sorarak gençlerin ne yapmak istediğini anlamaya çalışıyor. İsteyenler için o hafta okunacak şiirin fotokopileri de hazır bekletiliyor. Meraklı izleyenlere dağıtılıyor. Gençler, Sezai Karakoç'un Hızırla Kırk Saat kitabından şiirler okumayı tercih etmiş. Her hafta kitaptan başka bir şiirin, yüksek sesle ve hep beraber okunduğu etkinlik büyük ilgi görüyor. Parka şiir okumaya gelenler arasında her yaş ve meslek grubundan insanlar var. Herhangi bir dernek ya da vakıf tarafından desteklenmeyen etkinlikte, öğretmen, öğrenci, eczacı, yazar bir araya gelerek her hafta sevdikleri şairi, sevdikleri insanlarla, sevdikleri bu parkta okuyorlar. Okumalar sesli olarak yapılıyor. Esas okuyucunun ardından etkinliğe katılan diğerleri mısraları yüksek sesle tekrarlıyorlar. Bir şiir yaklaşık 10 kez yeniden ve farklı yorumlarla okunuyor. Okumalar yapılırken arada şiir üzerine tahliller de yapılıyor, gündeme dair göndermeler de. Sezai Karakoç'un şiirlerinin yanı sıra Seyyid Kutup gibi önemli isimlerin mısraları da şiir okumalarına dahil ediliyor.

 

SLOGAN ATMIYORLAR ŞİİR OKUYORLAR
Topluluğun ağabeyisi Asım Gültekin, bu tekrarların şiir ezberlenemeyen çağda işe yaradığını söylüyor. Gençlerin parklarda oluşunu önemsediğini belirten Gültekin yola çıkış nedenlerini şöyle açıklıyor: 'Son on yıldır İslamcılar, eskisi gibi kendilerini ifade edemiyorlar. Sanatla, kültürel ürünlerle kendilerini ifade etme konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Biz de buna bir tepki olarak, İslamcılar kendilerini ifade etmeliler diyerek; yola çıktık. Bu ifade ediş sadece gösteriyle, mitingle olacak değil. İslamcı gençler kültür sanat alanında da kendilerini ifade etmeliler diyerek şiir okumalarına başladık.'

 

40 HAFTA SÜRECEK
'İslamcılık geçmişte kalacak bir şey değildir. Bu düşünceyle tam da batılılaşmak için çaba sarf edenlerin parkları işgal etmeye başladığı günlerde, 'Parklar batıcıların değil, şiir okuyanların olsun' diyerek buraya geldik' diyen Gültekin, parklarda şiir okumak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu söylüyor. 40 hafta sürmesi planlanan etkinliğin ikinci haftasında parkın adı da gençler tarafından 'Sezai Karakoç Parkı' olarak değiştirildi. Gençler şimdi Üsküdar Belediye Başkanı'nın bu konuda adım atmasını bekliyorlar. Parklarda şiir okumaların sürdürülebilir olmasını isteyen gençler yakında Hızır'la Kırk Saat kitabının bazı bölümlerini besteleyecekler. Bunun yanı sıra etkinliklerini ezgiler, marşlar ve şarkılarla desteklemeyi de düşünüyorlar.

GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VAR, BİLİYORUZ

'Neden Sezai Karakoç'u seçtiniz' sorusunu ise Asım Gültekin şöyle cevaplıyor: ' Sezai Karakoç 'Göklerden gelen bir karar vardır' diyen bir şair. Yani birileri istedikleri kadar bizim başımıza çorap örmeye çalışsın. Biz o çorapların üstünde güçlü kararlar olabileceğini dile getirmeye çalışıyoruz. Bunu da güçlü bir şairle yapalım dedik. Yani bir şairin başka bir kitabını seçebilirdik ama Sezai Bey'in Hızırla Kırk Saat'inin ayrı bir önemi var.'

 

Parklar hepimizin

Parklarda Sezai Karakoç okumaları fikri ODTÜ Biyoloji bölümünde öğrenci olan Fatma Ünal'dan çıkmış. 'Parklar bizimdir, sadece birilerinin değil' fikriyle yola çıktığını söyleyen Ünal, yaşanan olaylar esnasında çok sessiz kaldıklarını belirtiyor. Bu sessizliği Sezai Karakoç okuyarak bozduklarını söyleyen Ünal 'Sezai Karakoç yaratılışa inanan insanları diri tutuyor ve inancımızı arttırıyor. Bu yüzden çok önemli. Keşke eylemciler kendilerini şiirle ifade etselerdi. Bu daha latif ve amacına uygun bir iş olurdu. Ortalık karışınca hakikati bulmak zorlaşıyor. İşte bu ortamda edebiyat ve şiir enstrümanlarını kullanmalıyız' diyor.

Karakoç'un gür sesi

Etkinliğe katılan gençlerden Betül Yılmaz 'Keşke İstanbul'un bütün parklarında şiirler okunsa. Ben burada, kaybettiğimi fark ettiğim şeyleri yeniden buluyorum. Biz burada Sezai Karakoç'un içindeki gür sesi duymaya çalışıyoruz. Aslında biz orantısız şiire maruz kalıyoruz' şeklinde konuşuyor.
Keşke Gezi'de de şiir okusaydılar

Abdullah Sait Can, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler okuyor. Can, insanların kendisini ifade etmek için en güzel yollardan birinin şiir olduğunu düşünüyor. Bu yüzden etkinlikte yer aldığını söyleyen Can 'Herkes buranın asıl sahibi biziz diyerek karşısındakini ötekileştiriyor. Bunun yerine farklı ifade şekilleri bularak anlaşmaya varmamız gerek. Polise taş atmak çözüm değil. Gezi'de o şiddet ortamı yerine, şiir okunarak bir eylem yapılsaydı mutlaka katılırdım. Ama bu şartlar altında alternatif eylemden başka çaremiz yok' diyor.
Taksim'e giderdim ama…

'Gezi Parkı eylemlerinden sonra parklar savaş ve kavga yerine döndü' diyen eczacı Rümeysa Dinleyici, kavganın olmadığı her etkinlikte gönül rahatlığıyla bulunabileceğini ifade ediyor. Dinleyici ayrıca Sezai Karakoç'un sadece Monna Rosa'nın şairi olarak görenlere karşı durduklarını söyleyerek şunları ekliyor: 'Herkes Sezai Karakoç deyince sadece Monna Rosa'yı aklına getiriyor. Biz de buna karşı olduğumuz için Hızır'la Kırk Saati seçtik. Bizim neslimiz şiir okumayı unuttu. Bu yüzden şiirlerimizi yüksek sesle okuyoruz ki duyanlar gelsin, sesimiz gürleşsin.'

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim