• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 10 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'GEÇMİŞE DEĞİL GELECEĞE BAKMALIYIZ'

GEÇMİŞE DEĞİL GELECEĞE BAKMALIYIZ
İçişleri Bakanı Atalay, Kürt meselesinin ‘daha fazla demokrasi’ye dayalı çözümü için ellerini çabuk tutacaklarını söyledi: Çözüm konusunda dünyaya örnek olacak bir Türkiye modeli oluşturalım.

 

 

 

 

 

 Atalay ‘terör’ kelimesini kullanmadığı açıklamasında çalışmanın devlet politikası olduğunu vurguladı, askerin de sürece katkı yaptığını ima etti. “Geçmişe değil geleceğe bakmalıyız” dedi. Başbakan’ın DTP’ye yönelik takdirinde değişme olabileceğini söyleyen Atalay, İspanya ve Britanya modellerini incelediklerini söyledi. “Kimse süreci baltalamasın” dedi. Öte yandan TÜSİAD dün DTP lideri Ahmet Türk’ü Meclis’te ziyaret etti. Başkan Arzuhan Yalçındağ, Türk’e “Çözümün parçası olmalısınız” dedi. Türk de TÜSİAD’dan daha aktif rol oynamasını istedi

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Ankara’da hazırlıkları süren Kürt açılımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. “Bu sorunun artık çözülmesi gerekiyor” diyen Atalay, daha önce sık sık kullanılan “terör sorunu” yerine bu sefer “Kürt meselesi” dedi.
Devletin bütün kurumlarından öneri istediklerini söyleyen Atalay’ın tarihî açıklamaları şöyle:

Artık çözüm zamanı

“Konunun Türkiye’nin geleceği açısından ne kadar hayati olduğunu hepimiz biliyoruz. Ülkemize her açıdan kaybettiren ve milletçe çok ağır bedeller ödememize neden olan bu sorunun artık çözülmesi gerekiyor. Biz bu sorunu çözmek için kararlı, azimli, sabırlı ve cesur adımlar attık ve bundan sonra da atmaya devam edeceğiz.

Geleceği birlikte kuracağız

Birlikte yaşadığımız acı tecrübeler göstermiştir ki geçmişe saplanıp kaldığımızda geleceği kaybederiz. Dolayısıyla yürütülen sürecin en önemli özelliği geçmişten ders alıp geleceği birlikte kurarak çocuklarımıza güçlü bir ülke bırakma azmidir.

Sorunun adı: Kürt meselesi

Daha fazla demokrasi, daha fazla hak ve özgürlükler sağlandığında bugün çözümsüz gibi görünen birçok sorunun kolayca çözümlendiğini gördük. ‘Kürt meselesi’ olarak adlandırılan meselenin de vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine biz inanıyoruz. Çözüm sürecinin yönü demokratikleşmedir.

Bu bir devlet politikası

Bu konuda başlatılan çalışmalara tüm kurum ve kuruluşlarımızın katkısı sağlanmakta olup, alınacak tedbirlerin bir devlet politikası olarak hayata geçirilmesine büyük önem addediyoruz. Bu çerçevede ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımızdan katkılar istenmiş olup alınan öneriler değerlendirilmeye başlanmıştır.

Muhalefete sorumluluk çağrısı

Çözümsüzlüğü savunarak negatif siyaset yapmanın hiç kimseye faydası olmadığını düşünüyoruz. Buradan tüm siyasi partilerimize, aydınlarımıza, yazarlarımıza, sivil toplum örgütlerimize, sendikalarımıza, medyamıza kısaca konuya kafa yoran tüm toplumsal ve siyasi aktörlere de seslenmek istiyorum: Gelin bu sürece katılın. Milletimize çok ağır bedeller ödeten, soframızdan lokmalar eksilten ve geleceğimize ipotek koyan bu sorunu hep birlikte çözelim. Çalışmayı yürütürken en geniş katılımı ve mutabakatı hedefledik. Bu bağlamda başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün siyasi partilerin katkı ve destekleri istenecektir.

Türkiye modelini oluşturacağız

Çalışmalarımızda çeşitli ülkelerin bu konudaki tecrübelerini inceliyoruz. Benim kendi görüşmelerim oldu geçmiş süreç içinde. Daha geçen hafta İsveç’te, İspanya İçişleri Bakanı ile tekrar bazı konuları paylaştım. Tabii o ülkelerin birikimlerini, tecrübelerini de biz iyi inceledik, değerlendirdik ve değerlendiriyoruz. Ancak hiçbir ülkenin kendine özgü şartları var. Biz kendimize özgü, ülkemizin ve insanımızın şartlarına uygun kendi modelimizi uygulamaya çalışıyoruz. Bu çalışmaların sonucunda inşallah çözüm konusunda dünyaya örnek olacak bir Türkiye modeli de biz oluştururuz. Bütün kesimlerin bu süreci sabote edecek, baltalayacak tutum ve davranışlardan uzak duracağına inanıyoruz.

Kitapları inceliyoruz

Çalışmalar ve süreç kendi şartları ve doğası içerisinde devam etmektedir ve edecektir. Sürecin hassasiyetini düşündüğümüzde aceleye getirmeden ama kararlı bir şekilde süreci yönetmek istiyoruz. Sadece bugün değil, bugüne kadar yazılmış kitaplar, makaleler, yapılmış araştırmalar ne varsa hepsi arşivimizde. İnce ince hepsini değerlendiriyoruz.”

Başbakan Erdoğan’ın DTP’yle ilgili tavrı değişebilir
Bakan Atalay, basın toplantısın ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Atalay, bir gazetecinin, bazı çevrelerce 15 Ağustos tarihinin telaffuz edildiğini belirterek, çalışmanın bitimine ilişkin tarih belirleyip belirlemediklerine ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı: “Çalışmanın koordinasyonu bize verildi, biz yürüteceğiz mümkün olabildiğince. Tabii bunun kısa, orta ve uzun vadeye dönük tedbir ve uygulamaları olabilir. O tasnif içinde bakacağız. 15 Ağustos gibi bir tarih bizim tarihimiz değil.”
“15 ağustos bizim tarihimiz değil dediniz ama sonuçta İmralı’dan bir çözüm önerisi gelecek. Sizin hazırladığınız demokrasi paketiyle İmralı’dan gelecek bu öneriler arasında bir örtüşme, bir paralellik olursa, özellikle af konusunda bir girişiminiz olacak mı” sorusu üzerine ise Atalay şöyle konuştu: “Biz kendi çalışmamızı yürütüyoruz. Hükümet inisiyatif aldı burada. O tür bazı haberler çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Başbakanımızla ilgili o tür haberler çıktı biliyorsunuz. Kendileri zaten net açıklamalarla bunu yalanladılar.”

DTP muhatap mı

DTP’yi muhatap kabul edip etmeyecekleri sorulan Atalay, “Arkadaşlar bakın, ‘çalışmamızın dışında tutma’ diye ben burada hiçbir negatif unsur kullanmadım. Bütün siyasi partilerimizin katkıları bizim için önemli ama Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi bizim önümüzde bir de terör sorunu var. O çizgileri de önemsiyoruz. Terör çizgisi önemli bir çizgidir” dedi.
Atalay, Erdoğan’ın DTP’ye randevu vermediği anımsatılarak kendisinin DTP’yle görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine de “O Başbakanımızın kendi takdiri. Bundan sonra da öyle olacak tabii. O takdirinde değişme olabilir” yanıtını verdi.
Anayasa değişikliği hazırlığı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, Atalay, ‘’Hazırlıkta her ihtimal göz önüne alınır. Hiçbir şey yapmadan, yasal düzenleme olmadan yapılacaklar vardır. Yasal düzenleme gerektirenler olabilir. Kısa, orta, uzun vadeyi bu şekilde anlamak gerekir” dedi.

Diyarbakır konuşmasına atıf
Bakan Atalay, Başbakan Erdoğan’ın 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmayı hatırlatarak, “O konuşmadaki adımları kararlı ve cesur bir şekilde atmak niyetindeyiz” dedi.
Bir grup aydınla buluştuktan sonra Ağustos 2005’te Diyarbakır’a giden Erdoğan şöyle konuşmuştu: “İlla ‘ad koyalım’ diyorsanız, Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun, Abhaz olsun, Laz olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır, çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır, insanıyız, millet olmak işte budur.”

Muhalefet de çözüm istiyor, ama...
İçişleri Bakanı Atalay’ın, Kürt açılımı ile ilgili açıklamalarını, Meclis’te grubu bulunan siyasi parti temsilcileri şöyle değerlendirdi.

CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek:
Açıklamalar ‘iyi niyet, olumlu bir hava var, bu olumlu havayı değerlendirmek istiyoruz’ şeklinde. Bunlara kimsenin itiraz etmesi mümkün değil. Kürt sorunu önemli bir sorun, bunun çözülmesini herkesi istiyor. Biz de istiyoruz. İnanıyoruz ki hükümet de istiyor. Ama nasıl çözeceğiz, hangi somut adımları atacağız, silahları nasıl susturacağız, akan kanı nasıl durduracağız, bu noktalarda Sayın Bakan açıklama yapmadı. Bizim kırmızı çizgilerimiz belli. Biz çözümün üniter yapı içinde yani Misakı Milli sınırları içerisinde yapılmasından yanayız. Türkiye’nin bölünmesine yol açacak demokratik özerklik, federal çözüm gibi çözümler, bizim düşünmediğimiz çözümler. Bu konularda kesin angajmanımız var.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır:
Demokratikleşmeyi ve uygulama yanlışlarını gerekçe göstererek bu toplumun ayrışmasına kimlik olarak zemin hazırlayacak hiçbir yaklaşımı doğru ve faydalı görmemekteyiz. Bu durum bu insanları kamplaştırır. Burada bir iç çatışma endişemiz ortaya çıkar.

Türk: Umut yaratmasını diliyoruz
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın Kürt sorunuyla ilgili açıklamalarına DTP’den olumlu yanıt geldi.
Atalay’ın sözleri için “İyi niyet” ifadesi kullanan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, “Bu niyetin halkımızda, Türkiyemizde umutlar yaratmasını diliyoruz. Ama sonuç olarak kısa vadede, orta vadede ve uzun vadede ortaya koyacakları projeler bizim açımızdan önemli. Ancak bunun zamana yayılmaması ve geçmişteki gibi halkın beklentilerini kıracak bir mantıkla yaklaşılmamasını umut ediyoruz.”
DTP olarak bundan sonra da barış için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini belirten Türk, “Kin ve öfke tohumlarının yeşermesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Acele edin, provokasyon olur

Türk, bir gazetecinin “Acele edilmezse ne olur” sorusuna, “Hassas bir konu. Provokasyonlar gelişebilir, istemediğimiz bazı şeyler gelişebilir. Bu nedenle eğer gerçekten samimiysek bu konuda hızlı ama doğru hareket edilmesinde yarar var” yanıtını verdi.

Öcalan muhatap alınmalı

Türk, Başbakan Erdoğan’dan yeniden görüşme talebinde bulunup bulunmayacaklarına ilişkin soru üzerine de, “Kimseyle görüşme merakında değiliz” dedi.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, “Abdullah Öcalan muhatap alınmalı mı” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Tabi ki. Öcalan toplumda, kamuoyunda herkesçe nasıl bir yol haritası ortaya koyacak diye merakla bekleniyor. O kadar merakla bekleniyorsa elbette rolü de olacak, önemi de olacak. Bunu göz ardı edemeyiz. Gerçekçi olmamız lazım. Öcalan’ın ortaya koyacağı formüller de önemli olacaktır.”

TÜSİAD’dan DTP’ye çözümün parçası olun
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, aralarında Ümit Boyner’in de olduğu yönetim kurulu üyeleriyle birlikte DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ü Meclis’teki makamında ziyaret etti. Türk, Yalçındağ’ı asansörlerin başında karşılarken, Yalçındağ’ın gergin olması dikkat çekti. Gazetecilerin Türk ile tokalaşırken görüntü alma istemlerini duymazlıktan gelen Yalçındağ, Türk ile hızla tokalaşarak görüşmenin yapıldığı odaya girdi. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmede Yalçındağ’ın, DTP’li Türk’e “Çözümün parçası olmalısınız” dediği öğrenildi. Türk de TÜSİAD’ın çözümde rol oynaması gerektiğini kaydetti.

TARAF

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim