• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

GAZZE'DEKİ ÖLÜMCÜL ZEHİR BELGELENDİ!

GAZZEDEKİ ÖLÜMCÜL ZEHİR BELGELENDİ!
“Yenisilahlar Çalışma Grubu” Gazze’de kitle imha silahlarının kullanımına dair rapor yayınladı. Rapor, İsrail bombardımanının “uzun vadedeki” ölümcül sonuçlarını ortaya koyuyor.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi çevresinde çalışmalarını yürüten araştırmacılarından “Yenisilahlar Çalışma Grubu”, İsrail’in 2006 ve 2009’da Gazze’de kullandığı kitle imha silahları hakkında bir rapor yayınladı. Rapor, kullanılan kimyasal silahların, toprakta yarattığı tahribatın boyutlarını göz önüne seriyor.

Öte yandan, kullanılan kimyasalların özellikle bebeğin anne karnındaki gelişimini olumsuz etkileyen, üreme fonksiyonlarını engelleyen ve gen yapısında değişiklik ile bozunmaya neden olan nitelikleri dikkate alındığında, İsrail bombardımanında, Filistin halkının gelecek kuşaklarının da hedeflendiği anlaşılıyor.

2006 ve 2009 yıllarındaki bombardımanlarda oluşan dört kraterden alınan 35 numune üzerinde yapılan analizlere dayanan raporda, Gazze’de kimyasal silahların yoğun olarak kullanımı sonucu, toprakta ağır metaller de dahil farklı kimyasal zehirlerin oldukça yüksek oranlarda bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Numunelerin bombardımanların gerçekleşmesinden yaklaşık 2 hafta sonra alınabildiği ve analizlerin metallerin tespitinde oldukça hassas sonuç verme özelliğine sahip ICP-MS tekniği ile gerçekleştirildiği belirtilen raporda;

1. 2006 yılında gerçekleştirilen bombardıman sırasında Gazze’de numune alınan kraterlerden birinde yer yer 170 ile 350 ppm düzeyinde Tungsten (normal miktarın yer yer 20 ile 42 katı kadar) ve 0,082 ile 1,634 ppm düzeyinde Cıva, (normal miktarın yer yer 8 ile 16 katı kadar) bulunduğu ifade ediliyor.
Tungsten ve cıvanın yüksek dozlarda maruz kalınması halinde insan ve hayvanlar üzerinde kanserojen etki gösterdiği, ayrıca cıvanın cilde temas etmesi durumunda, kan yoluyla anneden bebeğe geçerek, bebekte zehirlenmeye ve gelişme bozukluklarına yol açtığı belirtiliyor. Tungstenin, genler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle bebeğin gelişimi açısından önemli sorunlar doğurduğuna dikkat çekilirken, daha düşük dozlarda ise tungstenin nefes darlığı yanında kişinin sinir sistemi ve davranışları üzerinde olumsuz etkilere yol açtığı ifade ediliyor.
Kraterde yüksek düzeyde tungsten ve cıva saptanmasının, bombardıman sırasında bu kimyasalların toprak, su ve bitki örtüsüne yayıldığını kanıtladığına dikkat çeken araştırmacılar, olumsuz etkilerin uzun süreli olarak görüleceğini vurguluyor.

2. Diğer üç kraterde tungsten ve cıva açısından kirlilik saptanmadığı bildirilirken, tüm kraterlerde normalin 12 ile 3 bin katı düzeyinde Molibden saptandığı bildiriliyor. Molibdenin doğada oldukça az miktarda bulunduğunu, ancak kimyasal silah olarak kullanıldığını ifade eden araştırmacılar, kimyasalın özellikle sperm üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle üreme fonksiyonlarını engellediğini belirtiyorlar.

3. Analizlerde ayrıca, 2009 yılındaki bombardımanda, gen yapısı üzerinde olumsuz etkilere yol açan Kobalt elementi yanında, çok sancılı bir zehirlenme ile ölüme neden olan Kadmiyum kullanıldığının anlaşıldığı, ayrıca, kanserojen düzeyde nikel, mangan ve stronsiyum elementine rastlandığı bildiriliyor.

4. 2009 yılındaki Gazze bombardımanında 3 bin 5 yüz adet beyaz fosfor bombası kullanıldığı hatırlatılarak, bombalardan birinin çeperinde yapılan inceleme sonuçları aktarılıyor. Beyaz fosfor bombalarında yüksek oranda Alüminyum (kan yoluyla bebeğe geçerek anne karnındaki gelişimi olumsuz etkiliyor, ayrıca sinir sisteminde tahribat yaratıyor) bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca bombaların normalden 125 ile 200 kat fazla miktarda molibden, 41 kat fazla miktarda tungsten ve 160 kat fazla miktarda cıva içerdiğine de dikkat çekilerek, beyaz fosforun yanı sıra tüm bu zehirli kimyasalların da bombardıman sırasında bölgeye yayıldığı, insanlar üzerinde doğrudan etkileri yanında besin zincirine karışarak, dolaylık olarak da olumsuz etkilere yol açacağı vurgulanıyor.
tıme turk

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim