• BIST 106.960
  • Altın 151,340
  • Dolar 3,6749
  • Euro 4,3248
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 26 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Fransa'ya Hakaret AB Vizesi Vermez!'

Fransaya Hakaret AB Vizesi Vermez!
Başbakan Erdoğan'ın AKPM'deki konuşmasının ardından kendisine soru soran parlamenterlerin ortak kanısı uslubunun sert olduğu yönünde.

 

 

 

 

 

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin üyeliğinin 61’inci yıldönüümünde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma ve parlamenterlerin sorularına verdiği yanıtlar AKPM’de soğuk rüzgârlar estirdi. Başbakan Erdoğan’ın Hollandalı parlamenter Tiny Kox’tan gelen yüzde 10 seçim barajıyla ilgili bir soruya “Halk isterse düşürürüz, size soracak değiliz” yanıtını vermesi, Türkiye’deki dini özgürlükler konusunda soru yönelten Fransız parlamenter Muriel Marland-Militello’ya “Zannederim arkadaş Fransız. Ama Türkiye’ye de Fransız” diyerek çıkışması parlamenterleri şaşırttı.

Militello, Kox, Polonyalı Parlamenter Tadeusz Iwinski ve Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle’den Başbakan Erdoğan’ın AKPM’de söylediklerini değerlendirmelerini istedim. Militello, Fransa’nın AB’nin kurucu üyesi olduğunu hatırlatarak, “Fransa halkına hakaret etmek Türkiye’nin AB’ye girişini kolaylaştırmaz” derken Füle ise seçim öncesi dönemde Türk politikacıların her konuşmasının ardından yorum yapmak istemediğine vurgu yaparak seçim sonrasında yeni anayasa beklentisinin altını çizdi.

Erdoğan: Türkiye’de ülkesine Fransız kalanlar var
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Memur-Sen’in 4. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada AKPM’de parlamenterlere hitap ettiğini anımsatarak şunları söyledi: “Orada verdiğim cevapların, burada hazmedilmediğini, hazmedilemediğini görüyorum. Türkiye Cumhuriyeti, birilerinin karşısında başını öne eğecek, el pençe divan duracak, ezik bir devlet değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır. Hiç kimse de önyargılarını, yalanlarını, ithamlarını, iftiralarını bu ülkenin boynuna bir yafta gibi asamaz. Üç tane gazete kupürü okuyan, ’Türkiye uzmanıyım’ diyerek ortaya çıkamaz ve bizi de yargılayamaz. Strasbourg’da Türkiye’ye Fransız kalınmasını bir nebzeye kadar anlayabilirsiniz değerli arkadaşlarım. Ama Türkiye’de, kendi ülkesine, kendi milletine Fransız kalanlar var, işte üzüntü verici olan bu...”

Muriel Marland-Militello/Fransa
Erdoğan, Hollandalı Parlamenter Tiny Kox’un seçim barajını neden yüzde 10’a indirmedikleri sorusuna yanıt verirken bir anda Fransa’ya Çingeneler üzerinden, konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen laf attı. Ben de kendisine Türkiye’de dini azınlıkların korunması ile ilgili daha fazla bilgi almak üzere saygılı bir şekilde soru sordum ama Başbakan rahatsız oldu. Verdiği yanıtın tonlamasına ve içeriğine şaşırdım, yanıtını saygısızca ve agresif buldum. Erdoğan da soruma Türkçede konuya yabancı kalmak anlamında kullanılan ‘Fransız kalmak’ deyimini aşağılayıcı bir şekilde kullanarak yanıt verdi. AB’nin kurucu üyesi olan bir ülkenin insanlarına hakaret etmek Türkiye’nin AB’ye girişini kolaylaştırmaz.
 
Ayrıca, Erdoğan’ın sözleri, hedefi dostluk ve kardeşlik olan uluslararası bir toplantıda sarf edildiği için şoke ediciydi. Üstelik Erdoğan bu sözleri, Türkiye’den henüz Fransa’ya dönmüş olan, kökenleri Türkiye’ye dayanan, ailesi 1915’te tehcir zamanında Türk ve Müslüman bir aile tarafından kaçınılmaz bir ölümden kurtarılan bir kişiye söyledi. Yani adres tamamen yanlıştı.

‘Uzlaşma şart’
Stefan Füle/Avrupa Kom.
Avrupa Komisyonu olarak bu dönemin Türk politik güçleri için ülkedeki demokratik reformları tartışma fırsatı yaratacağına inanıyoruz. Tüm taraflar yapıcı bir diyalog atmosferi oluşturmaya yardımcı olmak adına ellerinden gelen çabanın en iyisini göstermelidir. Seçimlerin ardından bu ortam yeni bir sivil anayasa hazırlanmasını beraberinde getirmelidir. Anayasa hazırlanması sürecine diyalog ve uzlaşma ruhu içinde tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri dahil edilmeli, görüşleri alınmalıdır.

‘Beni çok üzdü’
Tiny Kox/Hollanda
Erdoğan’ın tepkisi beni çok üzdü. Hükümetinin Türkiye ve uluslararası arenadaki başarıları için kendisine iltifat ettim. Kendisine seçim barajını yüzde 10’un altına neden indirmediğini sordum. Ancak Başbakan birden savunmaya geçti. Çok yazık. Genel olarak Erdoğan’ın Strasbourg’daki önceki performanslarına göre bu kez daha savunmacı ve kapalı olduğunu fark ettim. Seçim zamanının yaklaştığı çok açık. Ancak AKPM’deki yaklaşımının Türkiye’nin Avrupa’daki pozisyonuna hizmet ettiğini düşünmüyorum.

‘İyi performans’
Tadeusz Iwinski/Polonya
Başbakan Erdoğan’ı üçün cü dinleyişimdi. İyi bir performansı olduğunu düşünüyorum. Ancak keşke konuşmasının bir kısmını İngilizce ya da Fransızca yapsaydı çünkü AKPM’de pek çok farklı ülkeden parlamenter var. Fransız parlamenter Muriel Marland-Militelo yanımda oturuyordu. Millitello’nun sorusuna yanıt verirken Erdoğan’ın tarzı hoş değildi ama bu Fransa-Türkiye ilişkileri ile de ilgili bence. Başbakan Erdoğan biraz daha nazik olabilirdi ama yine de tartışılabilir bir durum.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim