• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Fehmi Koru Da Ahmet Kekeç De Fena Yanılıyor!'

Fehmi Koru Da Ahmet Kekeç De Fena Yanılıyor!
Salih Tuna yazdı:'Aydın Doğan da çevresi de kötü...'

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Biri yazılarını okuyarak güne başladığım abimdir; diğeri kadim dostum, arkadaşım, kardeşimdir.

Lakin ikisi de fena halde yanılıyor!

Evet, bu bilimsel gerçeği dermeyan etmek zorundayım.

Zira...

Kıymet hükmümüz her daim şudur: Hakikatin hatırı dostun hatırından üstündür.

Daha fazla lafın belini kırmadan mevzua inelim:

Sevgili Fehmi Koru birkaç gün evvelki yazısında, "Aydın Doğan iyi, etrafı kötü..." ifadesinin kendisinden sudur etmediğini beyan etti.

Hatta...

"Ben desem desem şunu derim: Aydın Doğan da iyi, yanındakiler de..." demiştir.

Beyan esastır.

Gelgelelim, Aydın Doğan'ın çevresindeki "iyilerden" birini mezkur yazısında öyle bir anlatmış ki, böyle bir "iyiyi" Allah düşmanımızın başına bile vermesin desek yeridir.

Kinayeden, alegoriden falan anlamam. Yeri gelmişken belirteyim: Şakadan, ironiden de hiç hazzetmem.

Açık seçik şekilde ne beyan edilmişse, onu bilir onu söylerim.

Sonuç itibariyle "Aydın Doğan da iyi, yanındakiler de..." denmiş midir, denmemiş midir?

Denmiştir...

O halde mesele bitmiştir.

Ahmet Kekeç kardeşim de, "Aydın Doğan kötü, çevresi iyi..." demekle, Fehmi Koru'ya katılmadığını ortaya koyuyor.

Peki neden böyle söylüyor?

Anlayabildiğim kadarıyla, (mesela) solcu kontenjanından katılan ablacığımın "Çıldıran kadın"a, mahalle kahvehanesi kontenjanından katılan arkadaşın da "Bidon kafaya" dönüşmesini Aydın Doğan'a bağlıyor.

Doğrusunu isterseniz, Aydın Doğan'ın çevresine eklemlenmeden evvel Özdemir İnce insanının, "Cüneyt Ülsever ve Kafka" başlıklı yazılar çiziktirecek kadar tuhaflaşacağına ben de ihtimal vermezdim.

Lakin bütün bunlar Ahmet Kekeç'i haklı kılmaya maalesef yetmiyor!

"Aydın Doğan da iyi, yanındakiler de" yargısı ne kadar yanlışsa, "Aydın Doğan kötü, çevresi iyi" yargısı da o kadar yanlıştır.

Hulasa, her iki yaklaşım da hilafı hakikatten ibarettir.

İmdi, olasılık hesaplarına göre geriye iki tarz yaklaşım kalıyor.

Biri sahipsiz kalan "Aydın Doğan iyi, etrafı kötü..." tezi; diğeri "Aydın Doğan da, etrafı da kötüdür..." tezi.

Şayet...

"1997 yılında ordunun baskısı sonucu istifaya zorlanan İslamcı koalisyon hükümetine karşı benim medya organlarım savaş verdi..." diyen medya patronunu...

Ve...

"Topyekûn savaş" manşetleriyle tehdit ettiği halkı kimi zaman "bidon kafa" diyerek aşağılayan, Hrant Dink'in katillerine empati geliştirmeye çalışan, Ahmet Kaya'ya "Vay şerefsiz" çeken, andıç marifetiyle Akın Birdal'a kan kusturan "etrafındakileri" aklınıza getirirseniz...

"Aydın Doğan da, etrafındakiler de kötüdür..." diyebilirsiniz.

Ama ben demem.

Bu konuda agnostiğim çünkü.

Yani...

Aydın Doğan ve çevresi ne iyidir, ne de kötü.

Kötü olanı "Milli irade"dir.

"Umre ikilisi"nden postu nehir kenarına sereni, bu gerçeği dünkü yazısında açık seçik ortaya koymuştur.

"Milli irade" sadece kötü değil, katildir de.

Zaten bu kafaya sahip olduğu için "411 el kaosa kalktı" diyebilmiştir.

"Milli irade" olmasaydı, Ertuğrul Beyciğim gibilerin iradesi sürgit hükümferma olacak, en azından "Aydın Doğan mı kötü, etrafı mı?.." şeklindeki spekülasyonlar yerine, siyasetçilerin ne kadar kötü, ne kadar güvenilmez olduğu hakkında anketler peşi sıra yayımlanacaktı.

Her şey bir yana da...

Osman Can, Anayasa değişiklik paketine karşı çıkanları, "Matbaaya direnir gibi direniyorlar..." şeklinde suçlayınca, Ertuğrul Beyciğim kendisini savunmak için merhum babasının mesleğini delil göstermiş, "Matbaacı çocuğuyum..." demişti.

"Milli iradeye karşı çıkıyor!.." şeklindeki muhtemel bir eleştiri karşısında kimi delil gösterecek, doğrusu merak ediyorum.

Herhangi bir parlamento binasının yapımında çalışan müteahhit bir akrabası var mıdır acaba?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

gazeteciler.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

u

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim