• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -12 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Fatih Tezcan ve Yeni Şafak'ın 'Atatürk Öldürüldü' Tezlerinin Farkı: İsrail ve İnönü!

Fatih Tezcan ve Yeni Şafak'ın 'Atatürk Öldürüldü' Tezlerinin Farkı: İsrail ve İnönü!
Fatih Tezcan'ın 'Atatürk'ü İsrail'i Kuracak Lobi Öldürdü' tezi, son günlerde 'Atatürk'ü İnönü Öldürdü' versiyonuyla Yeni Şafak'ta kendine yer buldu.


Araştırmacı yazar ve analist Fatih TEZCAN'ın 2013'ten beri televizyon ekranlarında sıkça dile getirdiği Atatürk'le ilgili suikast tezi, 2015'te karşımıza İsrail yerine İsmet İnönü üzerinden çıktı.

Yeni Şafak Gazetesi, bazı belgelere dayandırdığı haberinde Atatürk'ü İsmet İnönü'nün öldürttüğünü iddia ediyor. Ancak gerek belgelerin gerçekliği, gerek belgelerde geçen ifadelerin vakıaya olan izdüşümü ve gerekse de dönem itibariyle İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı Atatürk'ü öldürebilecek güçte bir nüfuza sahip olup olmadığı gibi konular, tartışılmaya devam ediyor.

Fatih Tezcan Ne Demişti?

İsrail'in kuruluş sürecinin 1892 yılında Thedore Herzl öncülüğünde Basel'de toplanan konferans ve Der Judenstaat (Yahudi Devleti) adlı kitapla ateşlendiğini belirten Tezcan, bu süreçte 1917 Balfour Deklarasyonu'ndan sonra en önemli gelişmenin 1936'da İngiltere tarafından yapılan "İngiltere Devleti Ortadoğu'da bir yahudi devleti (İsrail) kurulmasını istemektedir" özetindeki açıklama olduğuna dikkat çekerek, Kurtuluş Savaşı'nın üstünden 13 sene geçmesine ve Mustafa Kemal'in 1923'teki zorlu atmosferden çıkılmış olmasını fırsat bilerek İngiltere'nin bu inisiyatifine karşı durduğuna parmak basıyor.

Mason Locaları'nı kapatmanın 'kendi içinde tutarlı ve fakat ölümcül bir hamle' olduğunu belirten Fatih Tezcan, Atatürk'ün mason localarını kapatırken söylediği "Bir ülkede bir fikriyat için bir müessese kafidir, fazlasına lüzum yoktur, bu müessese de CHP'dir" sözünün, bu bağlamda mason localarını küresel planların lokal uygulamaları için 'en güvenilir ve vazgeçilemez taşeronu' olarak gören Emperyalizm için 'sevimli, hoşgörülebilir veya kullanışlı' değil, 'potansiyel bir başkaldırı' olarak algılandığına işaret ederek hem İsrail'e karşı çıkan hem mason localarını kapatan Atatürk'ün, bu duruşu ve hamleleriyle Emperyalizm'in ve İsrail'in 'kara listesi'ne girmiş olabileceğini ve sonuçta Kemalist rejimin hemen her noktasına sızdırılmış açık ve Kripto-Siyonist unsurlarca zehirlenerek suikaste uğratılmış olabileceğini ifade ediyordu.

Bu konunun günümüzde Batı ve İsrail Lobileri'nin güdümüne giren Kemalist çevrelerce ele alınmasının imkansız göründüğünü belirten Fatih Tezcan, Kemalist gibi görünen Kripto-Siyonist yapının Atatürkçü değil Atatürk ambalajlı Emperyalist çizgide olduğunu iddia ediyor.

Atatürk'ün öldürülmesinin perdelenmesindeki ilginç bir oyunu daha deşifre eden Tezcan, yıllarca halkın hiç gerekli olmayan konu ve bağlamlarda bile 'Atatürk'ün Dini Görüşleri' ile oyalandığını, Atatürk'ün ateist kimliğiyle son dönemindeki Anti-Emperyalist duruşunun ve dolayısıyla öldürülmesinin kamufle edildiğini belirtiyor.

İşte Fatih Tezcan'ın Atatürk'ün öldürüldüğünü iddia ettiği ve konuyu kendi bağlamında analiz ettiği o ifadelerinden bir bölüm:

 

İşte Yeni Şafak'ın o haberi:

Bahadıroğlu "Zehirlenerek öldürüldüğü ihtimali yüksek. Çünkü yabancı doktorlar Atatürk'ü tedavi etti" dedi. O dönem Atatürk ve İsmet İnönü'nün aralarının bozuk olduğunu hatırlatan Bahadıroğlu "Öldürme talimatı verdiği de konuşuluyordu" diye konuştu.

KUŞKU UYANDIRIYOR
Yavuz Bahadıroğlu "Devlet büyüklerinde bu tarz suikastlara rastlanıyor. Yapılacak tek şey otopsidir. Sirozu tedavi eden başka ilaçlar da vardı. Kullanılmadı. Sadece karnındaki su alınarak tedavi edilmeye çalışıldı. Bu da kuşku vericidir. Tarihle yüzleşmek zorundayız. Tarihçilerin işini gazeteler üstleniyor. Arşivler açılmalı. Devlet vatandaşından daha ne kadar bir şeyleri saklayacak" ifadelerini kullandı.
Belgeler beni şaşırtmadı

Mehmet Fatih Can Tarihçi -Yazar Mehmet Fatih Can, Atatürk'ün İnönü'den ciddi şekilde şüphelendiğini belirtti. Can, "İnönü ve Mustafa Kemal'in arası, özellikle Mustafa Kemal'in ölümünden önceki son 10 yıl içerisinde ciddi şekilde bozuk olduğunu biliyoruz. Belgeler beni şaşırtmadı. Ölmeden önceki 5-6 yılda ciddi şüpheleri var. Hatta kendisi Çakmak Paşa'yı Köşk'e çağırıp, ordunun sadık olup olmadığını sormuştur. Zaten İnönü'yü bahane ile görevden uzaklaştırması da ondan duymuş olduğu derin kuşkulardır. Mason localarının kapatılması da çok önemli. Masonlar intikamcıdır bunu biliyoruz. İnönü, entrika gibidir, sinsi bir tip. Bu, başka defterleri de açacaktır" diye konuştu.

ATATÜRK'Ü SON 60 GÜNÜNDE ZİYARET ETMEYEN TEK KİŞİ İNÖNÜ
Türkiye'nin geçmişinde karanlık odakların olduğunu vurgulayan Bülent Ecevit'in Doktoru Mücahit Pehlivan, "Bu odakların aydınlanmasını istiyorum" dedi. Atatürk'ün 'son nöbet defterine' ulaştığını belirten Pehlivan, "Ölmeden önceki 60 günü. Tıbbi olarak ne verildi, hangi tetkikler yapıldı, kimler ziyaret etti bunlar yer alıyor. Sevenleri geliyor. İnönü 60 gün ziyaretine gitmiyor. Neden? Cevabını bilmek istiyorum. 11 Kasım'da İnönü Cumhurbaşkanı oluyor. Mustafa Kemal'in cenazesini kaldıramıyoruz. Bir Anıtkabir yapılıp taşınamıyor yıllarca müzede kalıyor. Bu mu dostluk, arkadaşlık" diye konuştu. Atatürk'ün zehirlenip zehirlenmediğinin test yapılarak öğrenilecebileceğini belirten Pehlivan, "Benim dönemimde bunun yapıldığı yer İngiltere'ydi. Mısır'da firavunların ölüm nedeni açıklanıyor. İncelenecek parçaları İngiltere'ye gönderiliyor. İleri teknoloji orada var. Bu durumda böyle bir karanlık dönemden Atatürk'ten bir parça örneği alınıp İngiltere'ye gönderilirse gelecek sonuçtan nasıl emin olabiliriz bu konuda şüphelerim olur. Kendi yerli teknolojimiz, yerli aletlerimiz ile yapılırsa daha güvenli olur " şeklinde konuştu.

KİN VE NEFRET DUYUYORDU
Tarihçi yazar İsmail Akbal, o dönemde Atatürk ile İsmet İnönü arasında büyük kin ve düşmanlık olduğunu belirterek, "Atatürk öldükten sonra İnönü'nün onun siyasi yasak koyduğu kişileri geri çağırması ve kendini ''Milli Şef'' ilan etmesi ikili arasındaki düşmanlığın boyutunu gözler önüne seriyor'' dedi. Akbal, ''O yıllarda ikilinin arası çok bozuktu. Atatürk'ün o dönemde ''Gelirse gebertirim onu'' diye sözleri de var. O dönemde Celal Bayar Atatürk'ün etrafında halka örmüş. Bu halkayı aşmak kolay değildi'' diye konuştu. Akbal, İnönü'nün Atatürk'e duyduğu kin ve nefretin paraların üzerinden resmini kaldırmaya kadar ilerlediğini söyledi.

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim