• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Fatih Tezcan 30 MART Seçim Günü ve Akşamı Yaşanacak Fitneleri Yazdı!

Fatih Tezcan 30 MART Seçim Günü ve Akşamı Yaşanacak Fitneleri Yazdı!
30 Mart'ta, Paralel Örgütün seçimi sabote etme ve toplumun nabzını yükseltmeye çalışarak kitleleri sokağa çekme çabalarına şahit olacaksınız...

 

 

  Fatih TEZCAN kaleme aldı... 

 


30 Mart Yerel Seçimi Fitneleri



“Yazayım mı” diye çok düşündüm…

Şimdiye yani seçime az bir süre kalana kadar hala kararsızdım…

Halen de isteksiz yazıyorum ama bir konuyu atlayamazdım…

Ben bunları aktarmazsam ve Fitne Grubu planlarını uygularsa, sonrasında “Söylemiştim” veya “Biliyordum” dememin bir geçerliği olamazdı…

Adama “”Biliyordun da neden yazmadın?” demezler miydi…

 

Ben de bana gelen bilgileri adeta bu yazıya boca etmeye karar verdim…

 

Oy pusulası hırsızlığı

 

Bir oy pusulası operasyonu var…

 

Önceden görüşülen kişilerle geçen görüşme mealen şu şekilde:

 

“Bu sana verdiğimiz zarfı cebine koyacaksın. Oy kabininde açacaksın. Zarfın içindeki kağıdı kabindeki zarfa koyacak, oradaki mühürlü pusulayı cebine atacak ve hemen bize getireceksin. Nasılsa kapalı zarfı şeffaf sandığa atacağın için ve binlerce zarf olacağı için kimse anlamaz. Bize getireceğin mühürlü oy pusulası karşılığında 500 liranı alacaksın. Sakın aklına bir soru işareti takılmasın! Unutma! Bizim her işimiz fetva ile! Yoksa kafamızdan yapmıyoruz bunları! Savaşta her hile mübahtır!”

 

Evet, operasyon bu…


Bana gelen istihbarattaki bilgi Avcılar, Küçükçekmece ve Beylikdüzü mıntıkaları ve 500 lira ile sınırlı ama başka nerelerde ve kaç paraya aynı operasyon yapılacak, bilemiyorum.

 

Amaca biraz kafa yorduğumuzda, karşımıza korkunç bir fitne çıkıyor.

 

Düşünsenize, tanesi 500 liradan elde edilmiş belki binlerce oy pusulası ve üzerlerinde hırsızların CHP veya MHP’ye vurdukları EVET mühürleri…

 

Bambaşka kişilerden gelen diğer operasyon haberinde, DHA/CİHAN muhabirleri-CHP/MHP sandık müşahidleri/yandaşları ve Cemaat Polisleri elele veriyorlar…

 

Müşahidler veya yandaşlar oy pusulaları buluyor, hemen orada bitiveren DHA/CİHAN muhabirleri veya kendini CİHAN’cı olarak tanıtan cemaat üyeleri görüntülüyor ve Cemaat Polisleri de tutanakları tutuyor…

 

Üstteki senaryoya göre oy pusulası bulmak zaten sudan ucuz, 500 lira…

 

“Hocaefendinin 1 tebessümü için bütün mal varlığımı harcarım” diyen Gülenci Para Babaları varken, 1000’lerce pusula için himmet toplamak zor olabilir mi?

 

Sorusu bile saçma…

 

“Bana birşey sormayın, gereği neyse yapın, fitnenin büyüğünü def etmek için küçüğüne mecbur kalmakta beis olmaz” diyen bir sahtekarı ‘din alimi’ sananlar varken, kime neyi anlatabilirsiniz?

 

Bir diğer operasyon, kavga çıkarmak…

 

Ama öyle alenen saldırarak değil…

 

Oy verme merkezlerinin yolunda, yakınında, önünde veya koridorlarda ‘’Hırsızlara Oy Verilir mi? Hırsıza oy veren de hırsızdır! Kur’an’a hakaret edeni destekleyen de mel’undur” gibi ahlaksız iftiralarla, tacizlerle, tahriklerle ortalığı karıştırmak…

 

Bir diğer operasyon sosyal medyada: SEÇSİS'te yani seçim sisteminde hile var iftirası.

 

Malum, ilçe seçim kurulları şehir merkezlerinde olduğu için buradaki oylar daha önce sayılır ve ajanslara haber olarak geçilir.

 

Varoş da tabir edilen kırsal bölgelerdeki oylar daha geç gelir ve bu oylar şehre göre nispeten ve daima daha muhafazakar partileredir.

 

İşte sosyal medyada bu kullanılacak.

 

Senelerdir hep aynı şekilde yaşanan bu süreç, sanki oylara daha sonra müdahale edilmiş gibi dillendirilecek…

 

Peki amaç ne?

 

Öncelikle söylemem gerekiyor ki, bunlar sadece bize gelen istihbaratlar…

Mutlaka bunların fazlası da hazırlanmıştır.

Neden bu derece kötümser olduğuma gelince,

bunları hazırlayanların ciğerlerini biliyorum da ondan…

 

Bu ülkede Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘diktatör’ gibi göstermek için kirli bir ‘algı operasyonu’ düzenlendiği hepimizin malumu…

 

Twitter Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni it köpek yerine koymazken buna dur diyerek vatandaşlarının hakkını gözeten ve icabında Twitter’ı kapatmak zorunda kalan dik duruşa karşılık #TwitterblockedinTurkey veya #DictatorErdogan gibi vatan hainliklerini WTT yani Dünya Twitter Gündemi’ne sokanların; 

 

Devletin zirvesi dinlenirken ve alenen en mahrem görüşme yayınlanırken hala Youtube’un kapanmasını dert edinenlerin ve yine #YoutubeBlockedinTurkey #DictatorErdogan hashtagleri hazırlayanların;

 

Başbakan Erdoğan’ın binlerce güler yüzlü resmi ve binlerce halkın tamamını kucaklayıcı konuşması varken en sert resminin yanına İngilizce iftiralarla caps hazırlayıp Batı medyasına gönderenlerin ve daha birçok vatan hainliğini tezgahlayanların tek amacı var:

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, Türkiye’nın Muhammed Mursi’si yapmak için, Suriye’nin Beşar Esed’i ile kıyaslatmak…

 

“Başkan Esed seçimlere girmiş ve kazanmıştır!” diyerek seçimden önce nüfus kağıtlarının toplandığı tiyatroyu Suriye Halkı’nın milli iradesi gibi kakalamaya çalışanların, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri için hazırladıkları fitne operasyonlarının amacı, “Erdoğan da seçime girdi ama bu ancak bir Diktatör’ün yönettiği seçimdir. Zaten seçimin teknolojik alt yapısını oluşturan SEÇSİS de onun dilediği gibi ayarlanmıştır. Bu seçim devlet baskısıyla, oy hırsızlığıyla olmuştur, zaten hırsızdılar, oyları da çaldılar” gibi Millet İradesi’ni hiçe sayacak ahlaksız iftiraların, sosyal medyada bekleyen akbabalar, siyasetteki hoparlörler ve medyadaki misyonerler vesilesiyle halka pompalanmasıdır.

 

Bitmedi… Bunun da bir amacı var…

 

Gezi Olayları’nda bu milletin seçilmiş başbakanının ölmüş anasından yaşayan larısına kızına kadar etmedikleri bir küfür kalmamıştı ama başaramadılar, halkı sokağa çekemediler.

 

“Zulüm 1453’te Başladı” dediler olmadı, sokaklara O.Ç Erdoğan yazdılar olmadı, Allahsız Türkiye Esrar Serbest Elbette sloganları attılar olmadı, 100’lerce polis aracı yaktılar, olmadı, Burakcan Karamanoğlu’na 47 mermi sıktılar, olmadı, olmadı da olmadı…

 

Gülen’in 8 Haziran 2013 günü “1 haftadır Ciceda (Sikeyda) isimli Ağustosböcekleri çıkmış, sesleri ne kadar gür çıkıyor, bize de mutlaka birşey söylüyorlar, dinleyelim onları, İlahi Rahmetin tecellisi onlar” diyerek 1 haftadır Türkiye’yi felç eden Geziciler’e karşı kendisine bağlı birimlere talimat mesajı gönderdiğini bir canlı yayında açıklamıştım, biliyorsunuz. 

 

Emre Uslu’nun “Dilesek Gezi’yi 1 günde bitirirdik, burnu sürtülsün istedik” dediğini de aktarmıştım…

 

Ama yine de olmadı… Planlar tutmadı…

Ne Erdoğan’ın burnu sürtüldü ne halk sokağa davrandı…

 

Türkiye Düşmanları’nın çok zamanı kalmadı.

 

Anti-Türkiye Çetesi için tek avantaj seçim fikstürüydü.

Mart 2014 yerel, Haziran 2014 Cumhurbaşkanlığı ve Haziran 2015 Genel Seçim…

Tüm stratejileri bu fikstüre göre dizayn edildi.

Sarıgül’den ses kayıtlarına kadar herşeyin tek amacı var:

 

Sokak çatışmaları çıkararak Türkiye’yi BM Müdahalesi’ne dahi açık hale getirmek!

 

“Eğer Erdoğan’ın gitmesi için birz kayıp vereceksek ve hatta barış güçleri ülkemizde biraz turlayacaksa, biz bu günaha razıyız, yeter ki böyle bu ülke böyle bir diktatörden kurtulsun” diyen ağabeyler, ne demek istediğimi en iyi anlayanlardır…

 

30 Mart Yerel Seçimi’nin öncesinde ve sonrasındaki tek amaçları bu…

Roboski’ye sahip çıkar gibi yapan Zaman’ın münafıklığı da bunun için, Şehid Muhsin Yazıcıoğlu’nun resmini profil resmi yapıp kendini Alperen gibi tanıtan ve bir yandan CIA kucağından kalkamayan Fethullah Gülen’i pohpohlayan tweetler atan hokkabazların faaliyeti de bunun için…   

 

“Her şerefsizliğinize tamam ama oyumuzu da tanımayacaksınız sizin dilinizden konuşmasını da biliriz, sizin kökünüzü kazımanızı da biliriz!” diyerek soğaka inecek vatan evlatları, bu fitnecilerin tek umudu ve bu umudun sabırla, sükunetle, vakar ile boşa çıkarılması farzlar üstü farz…


Unutmamalı:

Yenemeyeceklerini anladıkları Milleti, kendilerine benzetmeye çalışıyorlar…

Başbakan Erdoğan'ın 'güzel adamdı' dediği rahmetli Pakistanlı şair ve düşünür Muhammed İkbal,
Din Mafyası'nın baronlarını kastederek ne güzel söylemişti:

"Mollanın işi, Allah rızası için fine çıkarmaktır!"
 

Fatih Tezcan


Analizmerkezi.com
twitter.com/fatihtezcan
facebook.com/tezcanfatih

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim