• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Facebook da Kemalizm Yüzünden Kapanacakmış!

Facebook da Kemalizm Yüzünden Kapanacakmış!
Mehveş Evin Facebook'un Atatürk'e hakaret gerekçesiyle yasak la burun buruna geldiğini yazdı...

 





Facebook, Türklerin en sevdiği paylaşım sitesi. Kısaca ‘Face’ (feys) veya Türkçe ‘façe’ denen Facebook, artık e-mail’den bile daha çok kullanılan bir sosyal iletişim ağı. Bir ara erişiminin engelleneceği söylentisi dolaşmıştı. FB, gerçekten direkten dönmüş. Nasıl bu noktaya gelindiğini anlatayım...
Perşembe günü Ankara’da düzenlenen ‘Ulusal Bilişim Kurultayı’ndaydım. (İsmi bile insana devleti, bürokrasiyi hatırlatıyor, değil mi?) Üç gün süren toplantılarda “Erişimin Engellenmesi” başlıklı panele konuşmacı olarak katıldım. Oturumun yöneticisi Türkiye Bilişim Vakfı’nın Başkanı Faruk Eczacıbaşı idi. Diğer konuşmacılar, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen ve Kadir Has Üniversitesi öğretim görevlisi, ticaret hukuku uzmanı Doç.Dr. Tekin Memiş’ti. Benim bu panelde yer alma nedenim, şubat itibariyle Youtube yasağına karşı Cadde’de yürüttüğümüz kampanyaydı. Bu kampanya hala sürüyor ve bugün itibariyle Youtube 874 gündür kapalı. Konuşmamda, Youtube 1874 gün kapalı olsa da devam edeceğimizi söyledim. Umarız bu rezalet o kadar uzamaz. Youtube, erişimi engellenen sitelerin arasında sembolleşti. Ancak pornografi içermediği halde çeşitli sebeplerle kapatılan siteler var. Yasaklar, ifade, iletişim, ticaret, seyahat özgürlüklerimizi kısıtlanıyor. Üstelik neden kapatıldığı ve kaç sitenin yasaklı olduğu artık resmi kaynaklarca açıklanmıyor bile!

 

Binlerce ihbar geliyor
Facebook’a dönelim... Nihat Şen, panelde bizzat anlattı: 20 Ağustos’ta Atatürk’e hakaret içeriği şikayetiyle polis tutanak tutmuş. Mahkeme, TİB’e ulaşarak sözkonusu içeriğin olup olmadığını sormuş. Şen, “Karar uygulanmadan kontrol ettik. Baktık ki bu içerik kaldırılmış. Mahkemeye cevap yazdık, son anda karar durduruldu. Bu şekilde bize ulaşan çok sayıda mahkeme kararı var. Bazen infaz ulaşan kadar içerik çıkartılıyor. Sadece Facebook’la değil, yaklaşık 5 bin siteyle temastayız” sözleriyle süreci anlattı. Anlayacağınız bu defalık Face ucuz kurtuldu. Ancak mevcut yasa ve uygulamalar sürdüğü takdirde, her an Face’den veya başka bir sosyal iletişim ağından mahrum kalabileceğinizi bilin.

Ortada ölü bir fil var
Youtube, erişimi engellenen sitelerin arasında en bilinen ve en yüz karası örnek. Eczacıbaşı’nın deyimiyle Youtube’da durum şu: “Ortada ölü bir fil var.” Peki bu ölü fili ortadan kaldırmak için ne yapılıyor? Cevap veriyorum: STK’ların münferit çabaların haricinde, hiçbir şey! Kullanıcının derdi sadece Youtube’dan video indirmek, göz ve gönül eğlemek değil. Youtube nedeniyle Türkiye, dünyadaki yasakçı ülkeler kategorisinde. Dışarıdan verilen görüntüyü geçin, ticaret hayatında şirketler bu kanalla videolarını paylaşırken bizler armut gibi boş ekrana bakmak zorunda kalıyoruz. Seyahatten örgütlenmeye, her çeşit sosyallik için kullanılan Youtube, biz Türkler için ancak üçkağıt yapıp takla atarak girilebilecek bir alan.  
Anlayacağınız Youtube’a erişimin engellenmesi, sokağa çıkma yasağından farksız! Dünya sokağına çıkma hakkımız engellenirken bazılarının hala “İsteyen, her yerden ulaşır” diye kestirip atmasını çok patetik buluyorum. Çünkü çocuklarımız, DNS ayarlarıyla oynayıp yasaklı sitelere girmeyi öğrenerek büyüyor. Koskoca bir nesli, korsanlığa, üçkağıda teşvik ederek büyütüyoruz. Yeni nesil, neyin, neden yasaklı olduğunu bilmeden, bu yasakları bertaraf etmeye odaklanarak yetişiyor. Allah aşkına, ahlaklı insan bu ortamda nasıl gelişebilir?

Demokratikleşirken yasaklamak
Hiç anlam veremediğim bir başka konu da sürekli demokratikleşmeden bahsederken bu konudaki çelişkiyi görmezden gelmemiz. Hem AB’ye üyelik için çaba harcıyor görünümdeyiz, hem de basit değişikliklerle ele alınabilecek temel hak ve özgürlükler konusunda adım atmakta istekli davranmıyoruz... Hem kendimize, hem devlete sormamız şunları ısrarla sormamız gerekiyor:
- İfade özgürlüğünün, bilgi erişiminin engellendiği bir ortamda hangi demokrasiden söz edilebilir?
- Küreselleşmenin öneminden her fırsatta bahsederken... Nasıl küreselleşmenin en önemli parçası olan iletişim özgürlüğünü es geçebiliriz?
“Bana ne” diyorsanız yarın öbür gün en sevgili siteniz kapandığında hiç boşuna ağlamayın! 

Milliyet








E

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim