• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Ey Aydın Doğan Adamına Mukayyet Ol!'

Ey Aydın Doğan Adamına Mukayyet Ol!
Salih TUNA'nın kaleminden..

Polemiğe giren olmadı henüz benimle. Olmuşsa da haberim yok. Zannedersem 'Gereksiz polemiğe girmek istemiyorum seninle...' modundalar.


Ki, çok haklılar.


Zira gerekli olanına ben giriyorum zaten; haliyle onlara gereksizi kalıyor...


Mehmet Gündem kardeşim vaktiyle (20.07.2009) "Senin 'gevşek liberal', 'kozmik zampara' dediklerin var. Sana takılan bir ad var mı?" diye sormuştu da böyle cevap vermiştim.


İmdi bakıyorum da bayağı "uçmuşum."


Uçmuşum ama şükür ki şükür ipin ucunu kaçırmamışım.


Polemik yazıları hararetli ve cerbezeli yazılar olduğu, doğası gereği risk barındırdığı için kimi zaman ipin ucu kaçırılır çünkü.


Mesela birçok köşe yazarına "çaktım" ama işin içine patronajı karıştırmamaya özen gösterdim.


Her şeyden evvel bunu acizlik addederim.


Mesela Ahmet Hakan sana "çakmışsa" sen de ona "çakarsın"; daha ötesi ayıptır, delikanlılığa sığmaz.


"Ey Aydın Doğan adamına mukayyet ol" demek, mefhumu muhalifinden hareket edecek olursak "Bana mukayyet olan bir patronum var" demektir.


Bu da takdir edersiniz ki rezilliğin dik alasıdır.


Şayet bu hale düşmekte sakınca görmeyenler varsa, gitsin kendini Sarayburnu'ndan denize atsın derim.


Demem o ki, onca polemik yazısı dercettim; hiçbir zaman köşe yazarı üzerinden gazete patronlarına laf söylemedim.


Bu patron çok özel biri, netameli dönemlerde çok fonksiyonel biri de olsa fark etmez.


Lakin...


Herhangi bir medya patronu açık seçik şekilde yazarına-çizerine karıştığını bize hissettiriyorsa o başka!


Çünkü "müdahil" olduğu için "mesuliyetten" hepten kaçamaz...


Aydın Doğan son dönemlerde işine gelmeyen birkaç yazarla yollarını ayırdı.


Demek ki işine gelenler var, gelmeyenler var.


Sanırım Ertuğrul Beyciğim her dönemde işine geliyor ki asla vazgeçemiyor.


Netameli dönemlerde genel yayın yönetmeni olarak görev yapmış, "Her şey hukuktan ibaret değil" şeklindeki vecizelerle kendisine güvenenleri mahcup etmemişti.


"Vesayet rejiminin" geriletildiği bu dönemde de spermin tadını diline dolamış, kendisine güvenenleri yine mahcup etmemişti.


Hulasa...


Konyalı hasta bir çocuğun testisleri üzerinden "türban faciası" kotardığı dönemden, sperm tadından bahsettiği döneme yumuşak bir geçiş yapmıştı. (Konudan fazla uzaklaşmış da sayılmazdı.)


Arada bir de ortam yokluyor, "Usta ne diyorsa o" diyerek "yandaşlığın" veya "biat"ın dibini buluyor, kimsecikler itibar etmeyince de "sperme" geri dönüyordu.


Son günlerde vıdı vıdı yapmaya baladı:


Uğur Mumcu'yu kim öldürmüşmüş; Rauf Tamer, Nazlı Ilıcak, Ahmet Kabaklı, Ergun Göze olabilir miymiş, çünkü Mumcu hakkında çok ağır yazılar yazmışlarmış.


Demek istiyor ki, Hrant Dink öldürüldü veya Ahmet Kaya öldü diye niye ben suçlu oluyorum.


Sayın Aydın Doğan, biz anlatamıyoruz, anlamıyor, anlamak istemiyor; lütfen siz anlatır mısınız?


Bir insanı eleştirmekle, o insan hakkında linç kampanyası eşliğinde "Vay şerefsiz" manşetleri kotarmak aynı şey değildir.


Bir insanı eleştirmekle, o insanın hunharca katledilmesini okeyci çocuklara bağlamak aynı şey değildir.


Sayın Doğan, bu hakikati ona anlatmak, Fehmi Koru'nun fasıllarını şenlendirmek kadar keyfili olmayabilir.


Ama...


Torunun yaşındaki Rasim Ozan Kütahyalı'nın evini ziyaret etmek kadar da zor değildir.


Hürriyet gazetesini "nefret suçlarının amiral gemisi" haline getiren "adamınıza" bu hakikati anlatırsanız, böyle ziyaretlerle kendinizi yormanıza gerek kalmaz.


Karizmayı da fena halde çizdirmezsiniz.


Yoksa...


Daha çok ev ziyareti yapmak zorunda kalırsınız.


Engin Ardıç misafir kabul eder mi bilmem. Kabul ederse de ziyaret etmenizi önermem.


Pijamayla karşılaması kuvvetle muhtemeldir.

 

yeni şafak

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim