• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Evet'in İntikamı:Yargıtay'ın Tahliye Rövanşı !

Evetin İntikamı:Yargıtayın Tahliye Rövanşı !

 







 

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Twitter'dan Yargıtay'ı bombaladı! Tahliye kararlarıyla, toplumda kargaşa yaratılmak istendiğini ve birilerinin CHP'ye puan kazandırma telaşında olduğunu iddia eden Kılıç, Cihaner dosyasını örnek gösterdi ve yüksek yargının istediği zaman bazı dosyaları öne çekebildiğini söyledi.

Suat Kılıç, toplumda endişe yaratan tahliyelerle ilgili krizinin, asıl sorumlusunun Yargıtay olduğunu iddia etti. Samsun yolunda twitter'dan, tahliye kararlarını değerlendiren Suat Kılıç, kanunun 6,5 sene önce çıkarıldığını hatırlattı ve yürürlüğünün iki kez ötelendiğini söyledi.

İlgili kanunun 1.1.2011 tarihinde yürürlüğe gireceğinin tüm yargı çevreleri tarafından bilindiğini ifade eden Kılıç, birilerinin tutukluluk sürelerinin üzerinden AK Parti'ye saldırmaya çalıştığını söyledi. Kılıç eleştirilerini şöyle sürdürdü;

"Daha düne kadar tutukluluk sürelerinin uzunluğundan yakınanlar şimdi AK PARTi'ye saldırıyor. 10 yılda bir dosyayı karara bağlamayanlar kim!

Katiller sokağa salınacak. Karamsar görüntülerin hesabı AK PARTi'den sorulacak. CHP şampiyon olacak! Ne ucuz numaralar bunlar!"

KILIÇ'TAN YARGIYA CİHANER SORUSU

Yargıtay'da istenildiğinde bazı dosyaların, öne çekilebileceği gerçeğinin, herkes tarafından bildiğini iddia eden Kılıç, "İlhan Cihaner dava dosyasının" öne çekildiğini ve dava dosyası beklenmeden, fotokopiler üzerinden yargılamanın tamamlanarak, tahliye kararının verildiğini hatırlattı. Açıklamasında Yargıtay'da bekleyen dosyalara da gönderme yapan Kılıç, geçiken adaletin adalet olmadığını söyleyerek şunları ifade etti;

"İstenseydi; kritik davalar, max 10 yıllık tutukluluk süresi dolmadan önce temyiz incelemesi tamamlanarak 6,5 yılda karara bağlanırdı. Şaka değil arkadaşlar 6,5 yıl! Bir de siz sadece tahliyeleri görüyorsunuz. Ya uzun yargılamalar nedeniyle zaman aşımına uğrayan davalar?!

Neyse yürekten inanıyorum:

Hakim savcı alımlarına Yargı'nın yaptığı engellemelere rağmen bu sorunu da çözüme kavuşturacağız!

Rüya gibi adalet sarayları inşa eden biz, hak ve adalet kavramlarını da hayal olmaktan çıkaracağız."

EVET'İN İNTİKATIM: YARGITAY'IN TAHLİYE RÖVANŞI

Yargıdaki tahliye krizini bugünkü köşesine taşıyan Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca da AK Part'li Kılıç'la aynı görüşü paylaşıyor.

Konuyu okurlarına 'Evet'in intikamı: Yargıtay'ın tahliye rövanşı' başlığıyla aktaran Bengisu'nun yazısı şöyle:

Yargıtay’ın verdiği acıtıcı tahliye kararlarının faturası Sadullah Ergin’e çıktı. Hemen her “Ergenekon”, “hukuk”, “adalet” tartışmasında tekrarlanan “Haberal ve Balbay içeride” söylemine şimdi bir de “Katiller dışarıda” verisi eklendi. Bu söylem belirli bir haklılık payı içeriyor, ancak tahliyelerin içerdiği haksızlığın müsebbibi tek başına Sadullah Ergin değil. Zira, Turgut Kazan ve Ergenekon avukatlarının tutukluluk süresini “Silivri” lehine uzatma çabalarını akamete uğratan etken “hükümet” değil, bizzat Yargıtay’ın kendisi.

Süreci hatırlayalım lütfen. Rötarlı olarak 2010’da yürürlüğe giren CMK 102 ile tutukluluk süreleri sınırlandırılırken bir ayrıma gidildi: Ağır ceza mahkemesinin alanına giren davalar için tutukluluk süresi en çok iki yıl, bu süre zorunlu hallerde 3 yıla kadar uzatılabilir. Devlete karşı işlenen suçlarda ise bu süre 2 katına kadar uzatılabilir. Turgut Kazan ve Ergenekon sanıklarının avukatları, bu uzatma meselesini hesaplarken 2 yılı baz alıp 2 ile çarptılar, onlara göre Silivri’dekilerin tutukluluğu 4 yılı geçemezdi. Bazı hukukçular ise 2 yıllık süreyi uzatma süresi olan 3 ile toplayıp 2 katını aldılar: 10 yıl etti. Peki Yargıtay 9. Dairesi hangi hesabı uygun buldu dersiniz? 10 yıl hesabını! Kimse, “Diğer yorumu seçme şansı yoktu” diyemez.

Evet kamu vicdanı yaralanmıştır. Fakat bizzat Yargıtay eliyle. 188 cinayetten sorumlu tutulan Hizbullah ana davası sanıklarının salıverilmemesi gibi bir seçenek vardı. Davayla ilgili süreçler tamamlanmıştı. 9. Ceza Dairesi tutukluluk durumunu değil, davayı görüşseydi, bir “onama” kararı yetecekti, sanıkların serbest kalmasını engellemek için.

Yargı, “beraat etmişler gibi” karşılanan sanıkların “kamu vicdanını” yaralayacağını ve bu sonucun Silivri’de süren yargılamayı etkileyeceğini, kamuoyunda “Bunun neresi adalet?” sesinin yükseleceğini bilmiyor olamaz. 2010’da yürürlüğe girecek yasanın ayak seslerini duymamış olamaz. Ama şansını buradan denemeyi seçti. “Yargıtay’daki iş yükünün ağırlığı” gibi gerçekçi bir mazereti vardı. Oysa bu meselenin çözümü on yıllar içinde üzerinde mutabakat oluşmuş istinaf mahkemelerinin yeniden kurulmasıydı. Fakat o ihtimalde Yargıtay’ın etkinliği azalırdı. Ayrıca bir sorun vardı. İstinaf mahkemeleri demek, yahut yerel mahkemelerin yükünü hafifletecek yeni kadrolar açmak demek, yeni hâkimlerin alınması demekti ve “bu iktidarın” sınav açmasına izin verilemezdi! İktidar kendisine benzeyen muhafazakâr hâkimleri doldururdu oralara hafazanallah!

Şimdi asıl ironi, yeni bir sınavla yargı sürecine dahil olacak muhafazakâr hâkimlerden ve savcılardan kaçarken, domuz bağına yakalanmaktır. Anlayana sivrisinek sazdır. Fakat “rakibi” zayıflatmanın yolu bazen kendi kanından da azıcık akıtmaktır mantığıyla, nur topu gibi yeni “dairelerine” kavuşuyor Yargıtay. İstinaf mahkemeleri, başka bahara.

CEMAATE ‘AYAR’, HİZBULLAH’A ‘ÖDÜL’

Hükümet de yüksek yüksek tepelere dizayn verme ihtirasına kapılmak yerine, göstere göstere “Ben geliyorum” diyen yürürlük tarihine karşı tedbirli olmaya çalışsaydı iyi olurdu. Ama bir dakika? O zaman çıkacak vaveylayı da tahmin edebiliyorum: Adalet Bakanı’ndan tokat gibi müdahale! Yargı mekanizmasına hükümet ayarı! Hükümet, Silivri’deki tutukluların tahliye olmasını engellemek maksadıyla CMK 102’nin yürürlük tarihini yeniden erteledi! Vs. vs...

Zira her zaman bir argüman vardır.

Ben şunu gördüm. Bir akıl var, hükümet aleyhine sonuç ihdas etmek için her yolu mubah görüyor. Bir “onama” kararı vermek dururken, tutukluluk meselesini görüşmeyi tercih edip Konca Kuriş’in katillerini serbest bırakabiliyor. Bu akıl, hükümeti mahcup etmek, küçük düşürmek için Hizbullah’ı yeniden hormonlayabilir. AK Parti’yi devlete yapışmış bir hastalık olarak gören bu akıl, bir “homeopat” gibi düşünerek hastalığı tedavi edecek etken maddenin Hizbullah olduğunu düşünmüş olabilir. Bölgede Hizbullah’ın sosyal tabanını genişletmesinin önündeki tek engel “cemaat” idi. Hanefi Avcı iddialarıyla vs. cemaatin etkinliği de sınırlandırıldığına göre...

Bu yıl kış uzun sürecek...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim