• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erzurum'dan Orta Asya'ya Açık Koridor

Erzurumdan Orta Asyaya Açık Koridor
Meclis'e bilgi veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kafkaslarla ilgili önümüzdeki günlerde atacakları adımları sıraladı. Davutoğlu, 'önümüzdeki dönemde gerçekleştirmek istedikleri hedefleri' de sıraladı:

 

 

 

 

 

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, gelecek ay yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi mekanizmasını Yunanistan ve Rusya ile kurulacağını bildirdi.

Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda verdiği bilgide, geçen yıl stratejik işbirliği çerçevesinde Irak ile 48 Suriye ile 51 anlaşma imzalandığını anımsattı. Bakan Davutoğlu'nun konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

''-Önümüzdeki ay aynı yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi mekanizmasını Yunanistan ve Rusya ile kuracağız. Sayın Başbakanımızın Yunanistan ziyaretinde Yunanistan ile ortak kabine toplantısı gerçekleştireceğiz. Rusya Devlet Başkanı Medvedev'in Türkiye ziyaretinde de Türkiye ile Rusya arasında yine yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi kurulacak. Aynı konsey yapılanmasını Bulgaristan ve Ukrayna ile de kurmayı planlıyoruz.

-Kafkasya'daki statükonun devam etmesini istemiyoruz.

-Önümüzdeki hedeflerimizden biri de Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin herhangi bir başka üçüncü ülke tarafından, bu hangi ülke olursa olsun, gündeme getirilmesi ve yargılanmasına izin vermemektir.

-Önümüzdeki günlerde Medvedev Türkiye'ye gelecek, gündemimizdeki en önemli konulardan biri Azerbaycan'ın işgal altındaki toprakları olacak. Biz bu konuyu kendi meselemiz olarak ele alıyor, bu konuyu her zeminde gündemde tutmaya devam ediyoruz.

-Bundan sonra atılacak adımlar konusunda Türkiye ile Azerbaycan arasında tam bir koordinasyon vardır. Hiçbir gelişme Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluğa darbe vuramaz. Bunu herkes bilmeli.''

Davutoğlu, ''önümüzdeki dönemde aynı anda gerçekleştirmek istedikleri hedefleri'' de şöyle sıraladı:

''-Türkiye-Ermenistan ilişkileri diğer komşu ülkelerle olduğu gibi normalleşecek. Bir şekilde bunun gerçekleşmesini istiyoruz.

-Buna paralel olarak, Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarında, işgalin bitmesi de dahil olmak üzere, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı çözülecek... Ve Türkiye-Ermenistan sınırı açıldığı gibi Azerbaycan-Ermenistan sınır da açılacak. Bu şu demektir: Erzurum'dan Orta Asya'ya doğru bir koridor açılacak.

-Bu konunun artık Türkiye-Amerika ilişkileri başta olmak üzere, herhangi bir başka ilişkimizin gölgesinde veya o ilişkiye gölgede bırakacak şekilde gelişmesine izin vermeyeceğiz.

-Türklerle ve Ermeniler, asırlarca bir arada yaşayan bu iki millet, dünyanın neresinde olduklarında karşılaştıklarında sadece acıları değil, ortak tarihleri de paylaşmayı da öğrenecekler; birlikte yaşayacaklar, bundan sonra da birlikte olacaktır.''

''Bizim barış perspektifimiz budur'' diyen Davutoğlu, bu konuda iyimser olduğunu dile getirdi.

''EĞER PROTOKOLLER, RUHUNA VE LAFZINA AYKIRI ŞEKİLDE YORUMLANACAK OLURSA GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMA HAKKIMIZ VARDIR''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ermesintan ile imzalanan protokollerin ruhuna ve lafzına aykırı şekilde yorumlanması durumunda Türkiye'nin gerekli tedbirleri alma hakkının olduğunu belirtti. Davutoğlu, siyasi şartlar oluştuğunda protokollerin parlamentolar tarafından onaylanacağını söyledi.

Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda TBMM Genel Kurulunda konuşan Davutoğlu, konuya ilişkin daha önce TBMM'yi bilgilendirdiğini, siyasi parti liderlerini ziyaret ederek bilgi verdiğini anımsattı. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesini Türk dış politikasının genel çerçevesi içerisinde anlamak gerektiğini belirten Davutoğlu, son yıllardaki dış politikanın önemli ilkesinin komşu ülkelerle mümkünse en minimum düzeyde ilişkilerin götürülmesi olduğunu söyledi.

Davutoğlu, komşu ülkelerin bulunduğu bölgelerde aktif bir dış politika izleyerek, bu bölgelerde kalıcı barışın oluşmasını temin etmeyi de hedeflediklerini kaydetti. Bütün komşu ülkelerle stratejik işbirliği konseyi kurma aşamasına geldiklerini ifade eden Davutoğlu, ciddi sıkıntıların büyük ölçüde aşıldığını anlattı.

Geçen yıl Irak ve Suriye ile bu çerçevede anlaşmalar imzalandığını anımsatan Davutoğlu, önümüzdeki ay aynı mekanizmanın Yunanistan ve Rusya ile kurulacağını bildirdi. Davutoğlu, aynı mekanizmayı Bulgaristan ve Ukrayna ile kurmayı da planladıklarını söyledi.

Türkiye'nin Azerbaycan ve Gürcistan ile yakın ilişkileri göz önünde tutulduğunda tek eksik halkanın Ermenistan olduğunu anlatan Davutoğlu, ''Biz, Ermenistan'ın diğer komşu ülkelerle olduğu gibi Türkiye ile karşılıklı sınırlara saygı, karşılıklı diplomatik ilişkilerin derinleştirilmesine esası çerçevesinde iyi ilişkiler geliştirmek istiyoruz. Bu, aslında 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesinin bugünkü çağa uyarlanmış dış politikasıdır'' dedi.

Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Orta Asya'da ve Orta Doğu'da ortak bir güvenlik anlayışıyla, üst düzey siyasi diyaloğa ve çok kültürlü bir yapıya dayalı yeni bir düzen anlayışının gelişmesini istediklerini belirten Davutoğlu, ''Öyle bir Balkanlar, öyle bir Kafkasya, öyle bir Orta Doğu ve öyle bin Orta Asya tahayyül ediyoruz ki hiçbir ülke bir diğerinden güvenlik bakımından sıkıntı duymasın. Bu ülkeler ekonomik olarak iç içe geçsin. Yine bu ülkeler farlı dinlere mensup olsalar dahi bir arada yaşamaya özen göstersinler, üst düzey siyasi diyaloğu sürdürsünler'' diye konuştu.

Komşu ülkeler ile vizelerin bu nedenle kaldırılığını belirten Davutoğlu, bölgedeki en büyük ekonominin Türkiye ekonomisi olduğunu söyledi. Davutoğlu, Türkiye'nin bütün bölgenin ekonomik olarak lokomotifi olma gücüne sahip olduğunu vurgulayarak, ''İstiyoruz ki bütün sınırlar açılsın. İş adamları, mallar bu bölgelerde serbestçe hareket edebilsin. İstiyoruz ki bu bölgelerde güvenlik hakim olsun, çatışma hakim olmasın; işgaller bitsin, donmuş krizlere çözümler bulunsun. Bu perspektif hayata geçtiğinde bu bölgenin lokomotifi Türkiye olacaktır. Hem barış lokomotifi hem ekonomik lokomotifi Türkiye olacaktır, hem de düzen kurucu aktörü Türkiye olacaktır'' diye konuştu.

Davutoğlu, 24 Nisan 2010'un ''Büyük Balkan barışının başladığı gün'' olarak hatırlanacağını ifade ederek, 15 yıldır birbirleriyle görüşmeyen Sırbistan ve Bosna Hersek Cumhurbaşkanlarının, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahipliğinde buluştuklarını ve Balkanlar'da ortak adım atma kararı aldıklarını kaydetti.

Donmuş krizlerin çözüme kavuşması için çaba gösterdiklerini ifade eden Davutoğlu, Kafkasya'ya da aynı perspektifle baktıklarını söyledi.

-''TAŞ YERİNDEN OYNAMIŞTIR''-

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

''Ne olursa olsun statüko sürsün' diyebiliriz. Belki bir dönem rahat ederiz. Eleştirilere muhatap olmayız... Ama çocuklarımıza problemli bir Kafkasya bırakırız. Türkiye herhangi bir ülke değildir. Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan'da olan her şey bizi ilgilendirir. Rusya'nın ve İran'ın Kafkasya'daki her türlü yaklaşımı bizimle doğrudan alakalıdır. Dolayısıyla Kafkasya'da statükonun devam etmesini istemiyoruz. Çünkü, Kafkasya'daki statüko ne Türkiye'nin, ne kardeş Azerbaycan'ın, ne Ermenistan'ın, ne Rusya'nın, ne İran'ın ne de herhangi bir ülkenin yararına değildir. Ama bu statükoyu değiştirecek cesur adımlar atılamamıştır. Bütün hedefimiz bu statükoyu doğru yönde değiştirmektir. Taş yerinden oynamıştır ve bu taş Kafkaslara barış ve istikrar gelecek şekilde yerine oturtulmalıdır. Bütün hedefimiz budur...''

-''GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMA HAKKIMIZ VAR''-

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ermenistan ile protokollerin yeni bir barış dönemi başlatılması için imzalandığını, yola çıkarken statükodan menfaatlenen diasporadaki bazı çevrelerin ve bazı aktörlerin bunu engellemeye çalışacaklarını tahmin ettiklerini söyledi. Davutoğlu, ''Ama eğer bu tür adımlar atıyorsanız böyle meydan okumalara karşı hazırlıklı olmanız gerekir. Biz de bu çerçevede hazırlıklarımızı yaptık. Bu süreçlerde özgüveni yüksek olan, kendine güvenen ve paniğe kapılmayan aktörler bir sonraki adımda mutlaka kazançlı çıkarlar'' dedi.

Çok açık bir vizyonla hareket ettiklerini anlatan Davutoğlu, ''İstiyoruz ki halkımız, hem yüce meclis bize destek versin'' şeklinde konuştu.

Protokollerin imzalanmasından sonraki süreci anımsatan Davutoğlu, Ermenistan Anayasa Mahkemesi kararının protokollerin lafzına ve ruhuna uygun düşmeyin unsurlar barındırdığını söyleyerek, bütün taraflar nezdinde ciddi girişimlerde bulunduklarını kaydetti. Davutoğlu, ''Protokollerin onaylanma aşamasında herhangi bir fluluk, karmaşıklık olmamasına özen göstereceğiz. Eğer bu protokoller ruhuna ve lafzına aykırı şekilde yorumlanacak olursa her zaman gerekli tedbirleri alma hakkımız vardır. Biz her türlü tedbiri alarak en sağlam temelde bu protokollerin yorumlanmasına özen göstereceğiz'' dedi.

Ermenistan'da ve diasporada 24 Nisan öncesinde her yıl olduğu gibi hareketlenme olduğunu, her yıl gerekli tepkileri verdiklerini kaydeden Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bu yıl da bu hareketlenmeler olmuştur. Bunun sonucunda, biraz da iç politik saiklerle Sayın Sarkisyan bu protokollerin parlamentoda onay sürecini dondurmuştur ama 'sürecin durmadığını' belirtmiştir. 'Protokolleri çektim' demedi. 'Gündemden düşmüştür' demedi. Ne zaman siyasi şartlar oluşursa, ki bu siyasi şartlar herkesçe bilinen şartlardır, uygun siyasi psikoloji oluştuğunda parlamentolarımız buna onay verecektir.''

-''AZERBAYCAN İLE TAM KOORDİNASYON VAR''-

ABD'deki Ermenistan tasarısına ilişkin hükümetin her türlü tedbiri aldığını belirten Davutoğlu, ''Hedefimiz Türkiye Ermenistan ilişkilerinin üçüncü bir ülke tarafından gündeme getirilmesine izin vermemektir'' dedi.

Davutoğlu, bütün süreçte Azerbaycan yetkilileri ile tam bir koordinasyon içinde hareket edildiğini, her aşamada görüş alındığını belirterek, Türkiye'nin Azerbaycan'ın işgal altındaki toprakları konusunda yürüttüğü çabaları anlattı. Davutoğlu, ''Bu konuyu kendi meselemiz olarak ele alıyor ve her zeminde gündemde tutmaya devam ediyoruz. Bundan sonra atılacak adımlar konusunda Türkiye ile Azerbaycan arasında tam bir koordinasyon vardır. Hiçbir gelişme Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluğa darbe vuramaz'' diye konuştu.

Hedeflerinin Türkiye-Ermenistan ilişkilerini normalleştirmek, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafının çözülmesi olduğunu kaydeden Davutoğlu, ''Türkiye-Ermenistan sınırı açıldığı gibi, Ermenistan Azerbaycan sınırı da açılacak'' diye konuştu. Bu konunun Türkiye'nin üçüncü ülkelerle ilişkini gölgeleyecek şekilde izin vermeyeceklerini kaydeden Davutoğlu, ''Türkler ve Ermeniler dünyanın neresinde olursa olsun karşılaştıklarında sadece acıları değil ortak tarihleri de paylaşmayı öğrenecekler, birlikte yaşayacaklar, bundan sonra da beraber olacaklar. Bizim barış perspektifimiz budur'' dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

''Bu çabalara karşın Ermenistan'da kendini bilmez bazı grupların milli onurumuzu zedeleyecek şekilde bayrağımıza ve devlet sembollerimize yönelik yaptıkları eylemleri en şiddetli şekilde kınıyoruz. Bunu her düzeyde kınadık ama şunu biliyoruz ki bu provokatörler bizim büyük vizyonumuzun hayata geçmesini engelleyemeyecekler. Onlara karşı her yerde her zeminde mücadele etmeye devam edeceğiz. Türk milletenin onurlu tarihine hakaret eden herkese hak ettiği cevabı bundan sonra da vereceğiz. Türkiye bütün coğrafyanın lokomotif gücü olmaya kararlıdır ve olacaktır.''

AA
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

z

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim