• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan'dan "Özgecan Aslan" İçin Dans Eden Gruba Sert Mesaj: Biliyorsan Önce Fatiha Oku!

Erdoğan'dan "Özgecan Aslan" İçin Dans Eden Gruba Sert Mesaj: Biliyorsan Önce Fatiha Oku!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da Türkiye Müteahhitler Birliği'nin ödül töreninde konuştu...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bunlar kendi ülkesine, kendi milletine, kendi insanının değerlerine, kültürüne o kadar uzaklar ki geçtiğimiz günlerde hunharca katledilen Özgecan'ımızın ölümünü dans ederek güya protesto ediyorlar. Bu ne biçim iştir ya, önce sen biliyorsan bir fatiha oku, bilmiyorsan bir rahmet dile, ailesine bir başsağlığı dile" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sheraton Otel'de düzenlenen "Türkiye Müteahhitler Birliği Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni"ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Mersin'in Tarsus ilçesinde 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın katledilmesi sonrası CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın kadına şiddet protestosunda dans etmesini sert sözlerle eleştirerek, “Evine gitmek için bindiği otobüste teröristler tarafından diri diri yakılan kızımız için ses çıkarmayanlar, eylem sırasında ölenler için Türkiye'yi ayağa kaldırmaya çalıştılar. Bunlar kendi ülkesine, kendi milletine, kendi insanının değerlerine, kültürüne o kadar uzaklar ki geçtiğimiz günlerde hunharca katledilen Özgecan'ımızın ölümünü dans ederek güya protesto ediyorlar. Bu ne biçim iştir ya, önce sen biliyorsan bir fatiha oku, bilmiyorsan bir rahmet dile, ailesine bir başsağlığı dile. Dans ediyor. Bunun bizim kültürümüzdeki yeri nedir, adeta sanki o ölümden zevk alıyor. Bu bu anlama gelir. Ölüm karşısında, acı karşısında dans etmek nedir bizim kültürümüzde? Belli, tabi ateş düştüğü yeri yakar. Özgecan kızımıza ben bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet, acılı ailesine, sevenlerine ve bütün milletimize başsağlığı diliyorum" dedi.

"Bu alçaklığın, bu canice, vahşice yapılan bu katlin failleri yakalandılar" diyen Erdoğan, "İnşallah hak ettikleri cezayı da en ağır şekilde almaları için bizzat davanın takipçisi olacağım, şu anda da zaten takip ediyorum. Kadına şiddet konusun maalesef ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Bizim inancımızda insan eşref-i mahlukattır, yani yaradılmışların en şereflisidir. Erkek denmiyor, kadın denmiyor, çocuk denmiyor, insan deniyor. Bizim kültürümüzde de kadının ayrı ve özel bir yeri vardır. Selçuklu'yu anarken Terken Hatun'u, Osmanlı'yı anarken Hayme Ana'yı, Bala Hatun'u, Nilüfer Hatun'u anmadan geçemeyiz. Annesi Hafza Valide Sultan'ı zikretmeden Kanuni Sultan Süleyman'ı anlatamayız, Zübeyde Hanım'ı anmadan Gazi Mustafa Kemal'i anlayamayız. Cumhuriyetin kuruluşunda da kadınlarımız çok önemli roller üstlenmiş, çok büyük fedakarlıklar yapmışlardır. Şu cüzdanlarımızdaki 50 liralık banknotu hazırlarken dedim ki, önümüze çalışma geldiğinde arkadaşlarıma dedim ki, bir de biz tarihimizde başarılı hanımlarımız var onlardan bir tanesinin resmini buraya koyalım, Osmanlı'nın son döneminin ve Cumhuriyeti'nin ilk döneminin önemli romancılarından Fatma Aliye Hanım'ın resmini buraya koyalım. Buna rağmen kimi zaman 'töre' denilerek kadının şahsiyetinin yok edildiğine, kimi zaman 'çağdaşlık' denilerek kadının metalaştırıldığına şahit oluyoruz. Açıkça ifade ediyorum, kadını zayıf görerek, korunmasız, aciz görerek ona şiddet uygulayan her kim olursa olsun alçaktır, zavallıdır. Kadına şiddet uygulamak Allah'ın emanetine ihanet etmektir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Cahiliye döneminde kız çocuklarını cinsiyetlerinden dolayı diri diri toprağa gömenle üstünlüğünü göstermek için kadına şiddet uygulayan arasında bizim nazarımızda hiçbir fark yoktur. Cahiliye döneminde kadını bir eşya gibi alıp satanla bugün medyada, sokakta, işyerinde onu bir meta gibi pazarlayan arasında bizim nazarımızda yine hiçbir fark yoktur. Ben tüm siyasi hayatım boyunca kadınları her alanda hak ettikleri konuma getirmenin çabası, mücadelesi içinde oldum. Kadına şiddete karşı da, metalaştırmaya karşı da onlarla beraber mücadele ettim, etmeye de devam ediyorum. Kurucu olduğum siyasi parti kadınların siyasette erkeklerle eş düzeyde temsili için her türlü çabayı gösterdim. Türkiye'nin en yaygın, en aktif, en iyi çalışan kadın teşkilatlanmasını gerçekleştirdik. Buna rağmen kadınların henüz yeterli siyasi temsil düzeyine ulaşamadıklarını biliyorum ama bu konuda geçmişte mukayese edilemeyecek gelişme katedildiğini de teslim etmeliyiz. Aynı şekilde başbakanlığım döneminde kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki durumlarını düzeltmek, ileriye taşımak için pek çok taşıma yürüttük. Anayasa'da, kanunlarda, yönetmeliklerde yaptığımız değişikliklerle kadınları her alanda maruz kaldıkları cinsiyet eşitsizliğinden kurtarmanın çabası içinde olduk. 2009 yılında kurduğumuz Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile sürekli denetim ve izleme altında olmasını temin ettik. 2012 yılında çıkardığımız Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bu alanda gerçek bir devrim niteliğindedir. Aynı çerçevede yürütülen pek çok çalışmayla bu hususta ülkemizde yeni bir dönemin başladığına inanıyorum. Eğitimde ve istihdamda kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan pek çok projeyi, pek çok uygulamayı hayata geçirdik. Son olarak kadın istihdamını teşvik edecek bir dizi kanun değişikliği gerçekleştirdik. Tüm bunlar elbette önemli ama daha önemlisi bütün bu yasal değişikliklerin uygulamasında eksiklikleri gidermek için ek tedbir ve müeyyide mekanizmaları geliştirmektir. Ancak böylelikle uzun vadede zihinlerdeki, kafalardaki anlayış da değişecektir. Özellikle karar mekanizmalarının büyük çoğunluğunu oluşturanlara sesleniyorum, bu olay hepimizin kızının başına gelebilirdi. Bu konuyu işte bu hassasiyetle sizler, bizler sahiplenmedikçe gerçek bir iyileşme mümkün olmayacaktır. Ben Özgecan kızımızın vefatıyla ortaya çıkan hassasiyetin bu yönde yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum. Bu elim hadiseyi, bu önemli toplumsal sorunumuzu günlük siyasete alet etmeye tevessül eden herkesi de kınıyorum, lanetliyorum."

 

İşte Erdoğan'ın eleştirdiği o kare...

160220151604398051056_3.jpg

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim