• BIST 90.182
  • Altın 147,016
  • Dolar 3,6547
  • Euro 3,9459
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan'a: Çıkıp Bildiklerini Anlat

Erdoğana: Çıkıp Bildiklerini Anlat
Ergenekon soruşturması... Ardından Balyoz... Gelinen nokta sizi ürkütmüyor mu?

 

 

 

 

 

Bu ülkenin ordusunda aktif görevde bulunan 25 general gözaltına alınma aşamasındaysa, hatta son dakika müdahalesiyle bu gözaltılar durdurulduysa, dünün üst rütbeli komutanları savcıların karşısına birer ikişer çıkarılıyorsa, ortada sandığımızdan da büyük bir sorun var demektir.

“Yargıyı bekleyelim” denilerek geçiştirilecek bir olay değil...

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın artık kamuoyuna çıkıp bildiklerini, tespitlerini, kanaatini, gelinen noktayı anlatması gerekmiyor mu?

Belli kesimlerin, orduyu potansiyel tehdit olarak gören kesimlerin mutluluk çığlıklarını bir kenara koyalım.

Gerçekten ne oluyor? Bu ülkenin generallerinin, seçimle gelmiş bir iktidarı yıkmaya teşebbüs etmesi, yargının bağımsızlığı ilkesi adına sessizce beklenebilir mi?

Erdoğan’ın yargı reformu adıyla, yargıya ayar vermeye çalıştığı bir dönemde, “Yargıya güvenmeliyiz, yargıyı beklemeliyiz” demesi beni tatmin etmiyor.

Bu ülkenin tüm sırlarına hâkim konumda bulunan kişi Başbakan değil mi?

Elinin altında MİT yok mu?

Başbakan konuşmalı. Ulusuna seslenmeli. Siyaseten gelinen noktayı anlatmalı. Sivil siyasete bir tecavüz teşebbüsü var ise bunu dillendirmeli. Çıkıp, “Maalesef bu ülkenin ordusunda beni ve iktidarımı yıkmak isteyenler var. Savcılar bunu araştırıyor ama durum çok ciddi. Genelkurmay Başkanı ile konuştum. Gerekenin yapılmasını istedim. Ordu içinde bu işe karıştığı düşünülen kişiler derhal tasfiye edilecektir” demeli. Gerçekten buna inanıyorsa. Yok değilse, bu hoyratlığı durdurmalı.

Ben kendi adıma Başbakan’a sonsuz destek vermeye hazırım.

Ancak o susarken, ben niye bağıracağım ki! Biliyorum, “Okumuyor musun, yazılıyor çiziliyor ya” diyenler çıkacaktır. Peki ama Başbakan’ın neye inanıp inanmadığını net olarak bilen var mı?

Savcılar, ordu mensubu insanları toplarken elbette tek bir kanaat oluşuyor. İyi de 25 generalin içinde yer aldığı soruşturma, münferit bir hadise olarak görülebilir mi?

İnsanın dili varmıyor ama bu soruşturmalardan çıkan farklı bir anlam da şudur: Orduda emirkomuta zinciri diye bir şey kalmamış. Canı sıkılan, iktidarı beğenmeyen üst rütbeli oturup bunları nasıl devireceğiz diye plan yapmış.

Olmaz öyle şey diyorsanız soru şu: Emirkomuta ile yapılıyorsa, emri verenler kim? Ve onlarla kim neyi konuşuyor? Nasıl bir önlem alınıyor?

Yani neresinden tutarsanız elinizde kalıyor konu...

Dedim ya... Taraf olmaya hazırım. Ancak neredeyse 2 yıldır içeride tutulan ve neyle suçlandıkları bile henüz netleşmemiş onca insan dururken, kim nasıl bu kadar rahat taraf olabiliyor, anlamakta zorlanıyorum!

Yavuz Semerci - Habertürk

 

 

 

 

 

 

h

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim