• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 7 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan: Türkiye'nin Gazabı Şiddetlidir! VİDEO

Erdoğan: Türkiyenin Gazabı Şiddetlidir! VİDEO
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’nin Türk savaş uçağını düşürmesinin ardından partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda tüm dünyanın beklediği konuşmasını yaptı.

Başbakan Erdoğan, Türk jetini uluslararası hava sularda vuran Suriye’den Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsurun tehdit olarak görüleceğini ve hedef olacağını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’nin Türk savaş uçağını düşürmesinin ardından partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Erdoğan’ın konuşması, İngilizce ve Arapça simultane tercüme yapılarak canlı yayınlandı.

Türk uçağının hava ihlali yapmadığını belirten Erdoğan, saldırının uluslararası hava sularda yapıldığını söyledi.

Erdoğan, Suriye’den Türkiye sınırına yaklaşan her unsurun bundan böyle askeri tehdit olarak görüleceğini ve askeri hedef olacağını ifade etti.

Savaş çığırtkanlıklarının tuzağına düşmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan “Susacak, tepkisiz kalacak, elimiz kolumuz bağlı oturacak ülke değiliz. Uluslararası hukuk çerçevesinde bu hadisenin üzerine kararlılıkla gitmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Muhalefet liderlerine teşekkür eden Erdoğan, Suriye politikasını eleştiren bazı köşe yazarlarına ise şöyle seslendi: “Sizinki gibi dalkavukluk yapamayız.”

Erdoğan'ın konuşması AK Parti Milletvekilleri tarafından sık sık alkışlarla kesildi.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

Hakkari'de icra edilen olaylarda 31 terörist etkisiz hale getirildi. Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sonucu zayıflayan ve sıkışıklık yaşayan terör örgütü tek çareyi bu tür intihar saldırılarında görüyor. Kayıp vereceğini bile bile gençleri ölüme gönderiyor. Ümit ediyorum ki Dağlıca saldırısı sonrası terörün kirli ve kanlı yüzü bir kez daha görülmüştür.

DÜŞÜRÜLEN UÇAK

Biliyorsunuz Suriye'de uçağımıza bir saldırı düzenlendi, Suriye karasularına düştü. Dikkatle söylüyorum. Uçağımız Uluslararası hava sahasında vurulmuş, vurulduktan sonra Suriye sahasına düşmüştür. Bu menfur saldırının hemen ardından. Pilotlarımıza yönelik arama kurtarma çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Bir kez daha pilotlarımızın ailelerine sabır ve metanet diliyorum. Önceliğimiz evlatlarımıza sağ salim kavuşabilmektir. Burada AK Parti grup toplantısında siz değerli milletvekillerimize, bölge ülkelerine ve tüm dünyaya bazı önemli hatırlatmaları tekraren ve altını çizerek yapmak istiyorum. Aziz milletimizle birlikte bölgemizdeki dost, akraba ve kardeş halkların dikkatini bu hususlara dikkat çekmek istiyorum.

DIŞ TİCARET HACMİNİ 4 KATTAN FAZLA BÜYÜTTÜK

Ekonomi dış politika, demokratikleşme, sosyal kalkınma birbiri ile kenetlenmiş ve birbirini destekleyen ve doğrudan birbirini etkileyen alanlardır. Biz 9,5 yıl boyunca hep bu şekilde hareket ettik. Ekonomimiz büyüdükçe dış politikada elimiz güçlendi, dış politikadaki aktif tutumumuz, doğrudan demokratikleşmemize yansıdı. Hiç kimse şunu diyemez 'Türkiye içine kapansın, Türkiye yanı başında olup bitenleri sadece seyretsin, tribünde kalsın sahaya hiç inmesin' bu anlayış kabul edilebilir bir anlayış değildir. Türkiye merkezinde bulunduğu çok geniş coğrafyada aynı gönül dilini konuşan bir ülkedir. Komşularına, akrabalarına kardeşlerine sırtını dönen bir ülkenin onların sevincine, kederine kayıtsız kalan bir ülkenin özellikle de Türkiye'nin büyümesi, süreçlere dahil olması asla ve asla söz konusu olamaz. 2002 Yılında Türkiye'nin dış ticaret hacmi 88 milyar dolar seviyesindeydi, bugün 326 milyar dolara ulaşmıştır. 9 Yılda 4 kattan fazla artış kaydetmiştir. Türkiye dış ticaretle birlikte turizmde yaptığı uluslararası yardımlarda devlet özel sektör ve STK'ların girişimlerinde tarihi nitelikte başarılara imza atmıştır. Türkiye hayata geçirdiği aktif politika sonucu bölge halklarıyla daha fazla kaynaşmış, dünya genelinde saygınlık ve itibarı daha ileri noktalara taşımıştır.

SIRTINI TÜRKİYE'YE YASLAYANLAR GÜVENDEDİR, AMA HERKES BİLSİN Kİ TÜRKİYE'NİN GAZABI DA O KADAR ŞİDDETLİDİR

Türkiye'nin aktif barışçı, sağduyulu vakur, soğukkanlı dış politikasının eseridir. Türkiye dostları ile el sıkışmış, akrabaları ile hasret gidermiş, kardeşleri ile kucaklaşmıştır. Türkiye psikolojik engelleri tek tek aşmış, ulaşabildiği her halka, ülkeye ulaşmış, ulaştığı her yere sadece barış niyetini, dayanışma ve işbirliği mesajlarını taşımıştır. Türkiye'nin hiçbir ülkenin hiçbir komşusunun toprağında gözü yoktur ve olmayacaktır. Türkiye hiçbir ülkenin iç işlerine karışmamıştır ve karışmayacaktır. Arkasına Türkiye'nin dostluğunu alan her ülke şunu iyi bilsin ki o emniyet içerisindedir, sırtı sağlamdır, güvenlik içindedir. Biz komşularımızın coğrafi önemleri ile, yer altı ve yer üstü zenginlikleri özellikle de zaafları ve zayıf yanlarıyla ilgilenmedik. Bizim için önemli olan sadece ve sadece kardeşlik hukukudur. Biz tüm halklar için barışı, adaleti savunuyoruz. Kimse bizi yanlış anlamasın. Türkiye her komşusunun, her dostunun, kardeşinin kendisinden emin olacağı bir ülkedir. Ama, Türkiye'nin dostluğu ne kadar değerliyse herkes bilsin ki Türkiye'nin gazabı da o kadar şiddetlidir.

ADIMLARINI ONA GÖRE ATSINLAR

Bizim vakur tavrımız kimseyi aldatmasın, hamasetin dili ile konuşmuyorum, tarihimden aldığım güçle, ecdadımdan aldığım mirasla konuşuyorum. Türk Milleti tarihin akışını değiştirmiş bir millettir. Bunu hamaset olarak görenler önce kendilerine sonra da bu milletin tarihine baksınlar. Burada da kimseye tarih dersi verecek değilim. Biz tarihi yaparız. Onu kimin yazacağına kimin okuyacağına kimin ondan ders alacağına karışmayız. Şunu da açık açık söylemek istiyorum. Türkiye'nin büyümesinden rahatsızlık duyanlar var. Türkiye'nin sapasağlam duruşundan rahatsız olanlar var. Türkiye'nin yüzyıllık hasreti sona erdirmesinden rahatsızlık duyanlar var. Bu rahatsız çevrelerin terörü desteklediklerini, Türkiye'ye karşı kışkırttıklarını çok iyi biliyoruz. Büyüyen, güçlenen bir Türkiye bu bölge için bir risk değil, bir fırsattır. Güçlü bir Türkiye'den rahatsızlık duyan çevreler de karşılarında nasıl bir devlet olduğunu iyi anlasın ve adımlarını ona göre atsınlar. Bu coğrafyadaki her oyunu, her senaryoyu boşa çıkarmak için Türkiye var gücü ile mücadele edecektir.

TÜRKİYE SONUNA KADAR HAKLIDIR

Suriye'nin uluslararası hava sahasında bunları özellikle iyi bilmenizi ekranları başında bizi izleyen kardeşlerimin iyi bilmesini özellikle arzuluyorum. Çünkü hedef saptırmaya gayret eden bazı köşe yazarlarını görüyorum az da olsa. Sanki bu ülkenin vatandaşı evladı değil bunlar. Bunu bu kadar insafsızca fütursuzca yapıyorlar. Bütün her şey radar bilgileri ortada iken, silahsız kimliği açık olan, hasmane bir anlayışla gelse kimliğini gizler, kimliği açık olan, tek başına uçan tehdit oluşturmayan bir keşif uçağımızı eğitim test uçuşları da yapabilen düşürdükleri bu olayda Türkiye sonuna kadar haklıdır. Bizim şunu çok iyi bilmemiz lazım ki. Bölgede diğer ülkelerin oluşturduğu sıkıntılar var. Bizim bu uçağımızın yaptığı uçuşta budur. Bu aynı zamanda yenilenmiş olan, radarlarımızın test edilmesine yönelik bir uçuştur. Kaldı ki Suriye tarafında en ufak bir ikaz, nota tarafımıza yapılmamıştır. Yapılmadan bu uygulamaya girilmiştir. Ondan sonra da utanmadan sıkılmadan dost olarak gördüklerini söylüyorlar. Bu hasmane bir tutumdur. Kısa süreli sınır ihlali kimse haksız, hukuksuz bir saldırı için mazeret olarak gösteremez.

Uluslararası toplumdan gelen açıklamalar Türkiye'nin haklılığını göstermektedir. Biz öncelikle sağduyu ve soğukkanlı davranarak fotoğrafı net olarak ortaya koyduk. Dışişleri Bakanımız, BM, NATO gibi uluslararası kuruluşlara diplomasi trafiği başlattık. Meclis'te bulunan siyasi liderlere davette bulundum. Sağ olsunlar icabet ettiler, böyle ortak hareket etmemiz özellikle böylesine ulusal bir konuda olumlu cevap verdiler ve geldiler. Ben de kendilerine teşekkür ediyorum gösterdikleri hassasiyetten dolayı. Bu tür günlerde birlik ve beraber olmak, ortak hareket etmek, millet olmanın sorumluluk sahibi olmanın gereğidir. Ben siyasi partilerimizin STK'larımızın medyamızın, 75 milyon vatandaşımızın süreç boyunca aynı hassasiyeti göstereceğine yürekten inanıyorum. Yaşadığımız bu menfur saldırı sonrasında gerek yurt içinde yurt dışında Suriye politikamızı sorgulayan bu acımasız değerlendirmeler, özellikle değerlendirmeye tabidir. Yurt dışında aleyhimize yürüten kampanyalar bir yana yurt içi de böyle bir milli meselede TSK'nın haksız, mesnetsiz insafsız bir şekilde hedefe konulması aymazlık olur, sorumsuzluk olur. Biz hükümet olarak siyasi partilerimizin aynı olgunlukla meseleyi siyasi meseleye dönüştürmemelerini özellikle rica ediyorum. Muhalefet olsun diye kendi ülkesinin menfaatlerine zarar verme lüksü yoktur kimsenin olmamalıdır. Doğu Akdeniz'de uluslararası sularda AK Parti'nin değil, Recep Tayyip Erdoğan'ın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin, aziz milletimizin uçağı hedef alınmıştır. Karnından konuşanlar zihni destek verenler tarih önünde bu aziz millet önünde mahkum olacaklardır. 29 Ekim 1923'te bu millet yeniden yeni bir devletle tarih sahnesindeki yürüyüşüne kaldığı yerden devam etmiştir. Ancak bu milletin, bu ülkenin tarihi 1923'te başlamamıştır. Ben burada Türkiye’nin Suriye politikasını cahilce eleştirenlere bir kaç sahneyi hatırlatmak isterim.

SURİYE KENDİ SONUNU HAZIRLAMIŞTIR

9 Asır önce, 9 yıl değil 9 asır önce komşu ülkeler yaşanan katliamlara gereken duyarlılığı göstermezken Anadolu'da bir kahraman Kudüs'ü korumak için mücadele ediyor. Nurettin Zengin, Selahaddini Eyyub-i destansı bir mücadele veriyor Selçuklu döneminde. Şam bizim için o dönemde en az Mekke Medine kadar kutsal bir şehir olmuştur. İstanbul ile Şam tıpkı Türkler, Kürtler Araplar gibi tarihleri bir gelecekleri bir olan iki kardeş şehirdir. Suriye'nin cetvelle çizilmiş sınırları kardeşliği engellemez. Halklar arasındaki kardeşliği törpülemeye yetmez. Suriye, Lübnan, Filistin ve diğerleri ile biz bir elin parmakları kadar birbirimize yakınız. Bir elin parmakları kadar biriz, beraberiz ve kardeşiz. Kendi tarihinden bile haberdar olmayanlar işte bu kardeşliği anlayamazlar. Suriye'deki kukla yönetime sempati duyanlar, Türkiye ile Suriye'nin kadim dostluğunu kardeşliğini anlayamazlar. Kendi tarihinden haberi olmayanlar AK Parti'nin Suriye politikasını analiz edemezler. Bugün Suriye'deki yönetim de asla ve asla bizim Suriye'deki kardeşlerimizi temsil etmiyor. Baba Esad, zalimce 30 bin vatandaşını öldürmüşken Türkiye'ye karşı da hasmane bir tutum sergiledi. Ancak oğul Esad, herkese umut verdi. Değişeceğini söyledi, değiştireceğini söyledi. Halkına haklarını teslim edeceğini söyledi. Biz oradaki Kürt vatandaşlarımız için de vatandaşlık haklarını ver dediğinde ne demek vereceğiz dedi ama yapmadı. Buradaki etnik unsurlar arasında fark gözetmedi, sorgulaması dahi yapılmayan bu insanları bırak dediğimde bırakacağız dedi. 12 Yıl mahkemeye dahi çıkarılmadan orada tutulanlar, hapiste olanlar var. Söylemeler neticesinde bıraktılar. Biz de verilen bu sözlerden memnuniyet duyduk. Türkiye'nin yapısından istifade etmek istediler biz hazırız dedik. Ama gel gör ki umutlarımız hep boşa çıktı. Çünkü doğru konuşmuyor. Suriye'nin kardeş halkının huzura ulaşması için hiçbir desteği esirgemedik.

En önemli projemiz asi nehri ile ilgili atılmış adım her ikimiz için de tarihi adım. Ama oğul Esad'in babasının izinde gitmekte ısrarlı olduğunu gördüm. Günlerce telefon diplomasisi yaptık, oraya ziyaretlerde bulunduk ama değişen bir şey olmadı. En son BM ve Arap Ligi temsilcisi olarak Kofi Annan'ın projesini de bir zaman kazanmak için oyalama taktiği için kabul etti. Tavsiyelerimize kulak asmayan Suriye yönetimi ağır silahlarla çocukları kadınları katletmek suretiyle kendi sonunu hazırlamıştır.

HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN, DİLSİZ ŞEYTANDIR'

Sizin köşenizde yaptığınız dalkavukluğu biz Türkiye Cumhuriyeti'nin başında yapamayız. Biz burada hakkı söylemek zorundayız. Kalemleriniz belki belli yerlere satılmış olabilir ama bu siyasi irade halka ve hakka teslim olmuş bir iradedir. Birileri çıkıyor Türkiye bu katliamları görmezden gelseydi diyor. Türkiye neden bu kadar önde diyor. Türkiye'ye kendi ülkesine maşa, taşeron gibi ifadelerle haksızlık edenler, hakaret edenler var. Bunlara paye verenler var. Biz kimsenin maşası değiliz, taşeronu değiliz. Biz başkalarının kışkırtmasıyla değil, kendi iradesiyle, gücüyle, tarihiyle bağımsız bir ülkeyiz. Hazreti Ali'nin bu sözü ile yolumuzu belirliyoruz 'Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır' diyor. Bizim haksızlık karşısındaki haykırışımızı farklı değerlendirenler var. Biz kimlerin Suriye'ye destek verdiğine bakmıyoruz. Biz kimlerin sessiz ve tepkisiz baktığını değerlendirmiyoruz. Biz kendimizi sorguluyoruz. Biz haksızlık karşısında sağına soluna bakmadan sesini çıkaracak, tepkisini gösterecek bir ülkeyiz. Bu ülkenin ve milletin eline bu kanın sıçramasına izin vermeyeceğiz. Şam'ın güvenliği, Anadolu'dan, Anadolu'nun güvenliği Şam'dan başlar. 

Düşürülen uçağımızla ilgili bazı şeyleri paylaşmak zorundayım. Doğu Akdeniz'de Suriye'nin 13 deniz mili açığında saldırıya uğradığı kesindir ve belgelenmiştir. Uçağımız, radarların testine yönelik önceden planlanmış ve saldırı amacı gütmeyen tek başına silahsız ve tanımlanma sistemi açık olarak yapmaktadır. Uçağımız Suriye karasularına yanlışlıkla ve çok kısa bir süre için girmiştir, durum derhal bildirilmiş ve pilotlarımız hava sahasından çıkmıştır. Saldırının ihlalle hiçbir ilgisi yoktur. Uçağımızın Suriye karasularını neden ihlal ettiği sorgulanmaktadır. Dünyanın her yerinde her ülkesinde böyle kısa ihlaller yaşanmaktadır. 1 Ocak'tan bu yana Türkiye hava sahası 114 kez ihlal edilmiştir. 5 kez de Suriye helikopterleri hava sahamızı ihlal etmiştir. Uçağımız bir hata sonucu değil, tamamen hasmane bir tutumla hedef alınmıştır. Suriyeli yetkililerin gerek olayın hemen ardından gerek sonraki süreçlerde ortaya koyduğu tavır, uçağımızın hasmane bir şekilde vurulduğunun ispatıdır. Yapılan telsiz görüşmeleri çok enteresan arama kurtarma çalışmaları sırasında kasa tipi uçağımıza yapılan saldırı aynı şekilde bu saldırıda kasıt olduğunun ispatıdır. Türkiye itidal ve soğukkanlılığı elden bırakmamış. 

SURİYE'Yİ TÜRKİYE'Yİ SINAMAMAK KONUSUNDA UYARIYORUM

Dışişleri bakanımız çok sayıda muhatabı ile telefonla görüşüp kendilerini bilgilendirmiştir. Ankara'daki büyükelçi ve ateşeler bilgilendirilmiştir. Ayrıca olaya ilişkin görüş ve tepkilerimiz BM nezdinde Genel Sekreter ve Güvenlik Başkanı'na gönderilen mektuplarla kayda geçmiştir. Diplomatik temaslarımız hala sürüyor. Rusya, Çin, İran ile görüşülmüştür. Bölge ülkelerini uluslararası kuruluşları çok yoğun şekilde bilgilendirmeyi sürdürüyoruz. Bu saldırının Suriye tarafından kasıtlı olarak yapıldığını dünya kamuoyuna bilgilendirme çalışmamız devam edecektir. Tüm dünyaya söylüyorum Türkiye yerini zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek bu haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak, kararlı adımlarını atacaktır. Biz Suriye yönetiminin kendi halkı için tehdit haline geldiğini biliyoruz ancak bu son olay Esed Yönetimi'nin Türkiye'nin güvenliğine de açık tehdit haline geldiğini ortaya koymuştur. Artık yeni bir aşamaya geçilmiştir. Artık Suriye'nin yapacağı tehditleri hiçbir şekilde tolere etmeyecek, karşılıksız bırakmayacağız. TSK'nın angajman kuralları artık bu yeni kurallara göre değiştirilmiştir. Suriye'nin yaklaşan her askeri unsuru tehdit olarak görülecek ve hedef gösterilecektir. Buradan Suriye'nin bir hata yapmaması, Türkiye'yi sınamamasını tavsiye ediyorum.

Türkiye dostluğu ve husumeti test edilecek bir ülke değildir. Bunu anlamayanlara bunu çok net ve açık şekilde ispat ederiz ve edeceğiz. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti eylem planı çerçevesinde ne yaptığını ve ne yapacağını gayet iyi bilmektedir. Türkiye olarak elbette savaş çığırtkanlıkları yapanların tuzağına düşmeyiz. Ancak uluslararası alanda yapılan saldırıya da tepkisiz kalacak, elimiz kolumuz bağlı kalacak bir ülke de değiliz. Suriye halkı, bizim kardeşimizdir. Suriye halkı bu zulümden, katliamdan, diktatör ve çetesinden kurtuluncaya kadar Türkiye ve Türk halkı gereken her türlü desteği verecektir. Buradan bir kez daha Suriyeli kardeşlerimizi yürekten selamlıyorum. Muhakkak ki Allah'ın yardımı yakındır. Türkiye her alanda bölgesel ve küresel bir aktör olma yolunda hayati ilerlemeler kaydeden bir ülkedir. Şu süreçte, özellikle sayın Bahçeli'nin yaptığı konuşma sebebiyle de teşekkür ediyorum. Gösterdiği birlik beraberlik mesajları için teşekkür ediyorum. Bütün siyasi partilerden de aynı yaklaşımı görmek istiyorum. Milletimizin şuanda buna ihtiyacı var.

NATO TOPLANTIYA ÇAĞRILDI


Suriye nezdinde bir diplomatik nota ile kayda geçilmiştir. NATO konseyi 4. maddesi çerçevesinde toplantıya çağırılmıştır. Bu olay karşısındaki diplomatik temaslarımız halen devam ediyor. Rusya ile görüşülmüş, İran ile görüşülmüştür.

4. MADDE NE DİYOR


NATO'nun 4. maddesi çerçevesinde bir üye ülke ulusal güvenliği, sınır bütünlüğü ya da bağımsızlığı tehlike altına girmesi halinde istişareler için diğer üye ülkeleri toplantıya çağırabiliyor. Türkiye daha önce Şubat 2003'te Irak İşgali'ne gidilen süreçte 4. maddenin işletilmesini talep etmişti. Ancak NATO üyesi ülkeler Türkiye'ye herhangi bir koruma sağlanamayacağını söylemişti. 4. madde aynı zamanda NATO kurucu anlaşmasının 5. maddesi için bir ön şart olarak da görülüyor.

5. MADDE NE DİYOR

5. madde ise bir üye ülkeye yapılan saldırının tüm ülkelere yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesi anlamına geliyor. Suriye askerlerinin Türkiye'ye doğru ateş açarak Kilis kampında bir kişiyi öldürmesi üzerine 5. maddenin işletilebileceği gündeme gelmiş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bu ihtimali doğrulamıştı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim