• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Erdoğan Olası İsral-İran Savaşı İçin Obama'yı Uyardı!

Erdoğan Olası İsral-İran Savaşı İçin Obamayı Uyardı!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yurtdışı gezisinde seyahat ettiği uçakta bulunan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu, bugünkü yazısında Erdoğan'ın yurtdışı değerlendirmelerine yer verdi.

İşte Devecioğlu'nun izlenimleri..

Krizden sonra ekonomik toparlanma, ABD ve Avrupa'daki yüksek kamu borçlarından kurtulma çabalarını bir yana bırakırsak şu anda dünya gündeminin tepesindeki iki sorun; Suriye'deki iç savaş ve İran'ın nükleer programı.

İlki şimdiye kadar çoktan 10 binden fazla cana mal oldu. On binlerce insan da evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Rusya, Çin ve İran'ın arkasında durması sayesinde Suriye lideri Beşar Esad zor da olsa hâlâ koltuğunu koruyor.

İran'ın yürümekte olan nükleer programı ise yakın gelecekteki en büyük savaş tehdidi. Tahran, İsrail ve Batı'yı "nükleer silah değil enerji santrali" yaptığına ikna etmeye çalışıyor, diğer taraf ise nükleer programını uluslararası denetime açmaya direnen Tahran'ı "nükleer silah sahibi olma yolundaki güvenilmez ülke" olarak görüyor.

Seul'den Tahran'a geçmeden önce Başbakan Erdoğan ve kurmaylarından edindiğim izlenim kabaca şöyleydi:

* İran, Suriye konusunda samimi davranmıyor. Arap baharıyla birlikte, bölgede mezhepler arası rekabetin bilek güreşinin sertleştiği süreçte, Nusayri Esad yönetiminin devrilmesini istemiyor. "Düşman" İsrail'e karşı Suriye ve dolayısıyla Lübnan'ın Tahran'la aynı çizgide kalması için politika yapıyor.

* Nükleer enerji ise her ülke gibi İran'ın da hakkı. Gerilimin düşürülmesi için öncelikle İran'ın nükleer enerji konusunda samimi olduğuna inanılmalı. İsrail'in güçlü bir nükleer silah cephaneliği olduğu herkes tarafından biliniyor da, "Enerji santrali yapıyorum" diyen İran'a neden bu kadar şüpheyle yaklaşılıyor? Elbette İran uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmalı ama bunun yolu ambargo ve "vururum tehdidi" olmamalı.

ANKARA DEĞİŞTİ Mİ?
İki gün süren Tahran ve Meşhed temasları Ankara'nın İran'a bakışını değiştirdi mi? İran Dini lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, Erdoğan'la Suriye konusunda aynı çizgiye geldi mi? Erdoğan'ın İran'ın nükleer programı konusundaki düşünceleri değişti mi?

Bu soruları, Meşhed-Ankara yolunda Erdoğan'la konuşma fırsatı bulduk. Genel havayı yansıtabilmek için baştan söylemekte fayda var: Erdoğan özellikle Suriye konusunda seyahat öncesine göre daha iyimser olduğunu belirtti.

İran temaslarının ardından Erdoğan'ı memnun eden en önemli nokta hem Hamaney hem de Ahmedinecad'ın Suriye'de serbest seçimleri destekliyor olması. Erdoğan, iki liderle görüşmesinin ana hatlarını şöyle aktarıyor:

"İran Cumhurbaşkanı'yla Suriye konusunu detaylı konuştuk. Kendisiyle farklı bir yaklaşımımız yok. O da akan kanın, ölümlerin durmasını istiyor. Her gün gelen ölüm haberlerinden rahatsız. Bir an önce durdurmak gerektiğini söylüyor. Ali Hamaney'in düşünceleriyle de görüşlerimiz örtüşüyor. Bizim gibi bölge ülkelerinin ki anlıyorsunuz- Suriye'ye müdahalesinden rahatsız. Komşular olarak Türkiye'nin önemli fonksiyonları olduğunu vurguladı. Biliyorsunuz biz de bölge dışı müdahaleye karşıyız. Hamaney de bizim gibi Suriye'de bir an önce halkın önüne sandığın konulmasından yana olduğunu söyledi. Hamaney de Suriye halkının kendi geleceğini serbestçe belirlemesinden yana."

Sohbette yaptığı vurgulardan Erdoğan'ın Suriye'de "halkın tercihine saygı" vurgusunu görüştüğü tüm liderlere de yaptığı anlaşılıyor. Erdoğan, hemen hemen her liderin "Esad giderse iktidara kim gelecek" sorusundan yakınarak şöyle devam ediyor:

HALKIN TERCİHİNE SAYGI
"Esad'dan sonra kim gelecek sorusu lüzumsuzdur. Bunu özellikle Ortadoğu'da soruyorlar. Halk kimi istiyorsa o gelsin. Halk kendini idare edecek olanı seçerse ileride 'Vay benim başım' demez, neticesine katlanır. Gerektiğinde yollar, başkasını getirir."

Peki, Suriye'de sandığı halkın önüne kim getirecek? Bu süreç Esad'la yapılırsa Ankara buna razı mı? Erdoğan temkinli bir cevap veriyor:

"Biz diyoruz ki sandık bir an önce halkın önüne konulmalı. Bu Esad'la mı olur, Ulusal Geçiş Konseyi'yle mi... İkincisi olursa halkın güvenini kazanır. Evet, Esad Annan Planı'nı kabul etti. Ama artık biz bunun uygulandığını görmeden inanmayız. Planı dört gün önce kabul etti ama ölümler dört gündür devam ediyor. Seçimler adil, şeffaf ve uluslararası denetime açık olmalı. Gerekirse AGİT veya bölge ülkelerinin gözlemciliği ile olabilir. Esad uygulamada olumlu bir yaklaşım sergilerse sabırla bekleriz ama ölümler bir an önce bitmeli."

Başta da belirttim. Erdoğan, "Seyahat öncesine göre Suriye konusunda iyimserim" diyor. Daha pozitif havasının gerekçeleri; komşu ülkelerin, özellikle İran'ın dış müdahaleye sıcak bakmaması ve serbest seçim konusundaki mutabakat.

(Not: Önceki akşam Erdoğan Meşhed'den Ankara'ya uçarken, Hamaney İran devlet televizyonuna Suriye'ye dış müdahaleye karşı olduklarını ve anti-siyonist Suriye rejimini desteklediklerini açıkladı. Haberin ayrıntısını yandaki sütunlarda bulabilirsiniz)

DİNEN NÜKLEERE KARŞILAR
Gelelim İran'ın nükleer programına... Erdoğan'ın Tahran'ı destekleyen tutumu seyahat sonrası da sürüyor. Erdoğan, nükleer program konusundaki görüşmelerini şöyle aktarıyor:

"Hamaney bana 'Bizim dinimiz kitle imha silahına müsaade etmez, fıkıh yönünden, itikadımız açısından da böyle düşünüyoruz' dedi. Hamaney saygın, olaylarla ilgili, dışa açık bir insan. Ahmedinecad da aynı noktadan hareketle amaçlarının enerji olduğunu söylüyor. Takasta anlaşamadıkları için üretime geçtik, artık duramayız diyorlar. Yüzde 3.5'ten yüzde 20'ye belli miktarda zenginleştirilmiş uranyum üretip, santrale yetecek sayıya ulaştıklarında duracaklarını ifade ediyorlar. Yani enerji üretimi için gerekli yakıt çubuğunu üreteceklerini belirtiyorlar."

SALDIRI FELAKET OLUR
Peki, İsrail ikna olmaz da İran'ı vurmaya kalkarsa... Erdoğan net cevap veriyor:

"İsrail'in İran'ı vurması felaket olur. Bunu gündeme getirmesi de felaket tellallığıdır. Bunu Obama'ya da söyledim. Böyle bir adım atıldığı anda, bir saldırı durumunda bu bölge tamamen yerle yeksan olur. ABD Irak'ta telkinlerimize uymadı. Obama geldi, askerini neredeyse tamamen çekti. 2 trilyon dolar kadar para harcadılar, milli bütçeleri büyük hasar gördü. Ama İsrail İran'ı vurursa, ABD-Irak savaşı gibi olmaz, ortaya çok daha ciddi bir şey çıkar. Burada tartışılmayan başka bir şey var. İran nükleer tehdit haline geliyor diyen İsrail'in 250 ila 350 arasında nükleer savaş başlığı bulunuyor. Bu, bazı yayın organlarında yazılıp çizildi. İran ise nükleer silah yapmayacağını söylüyor. Bilemeyiz. Gaybı (gizliyi) sadece Allah bilir."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Bize destek olur musunuz?12 Ocak 2017 Perşembe 00:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim