• BIST 95.876
  • Altın 186,684
  • Dolar 4,4674
  • Euro 5,2589
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan Kimlere ‘Sahtekarlar Dolandırıcılar’ Dedi? -AK PARTİZANLAR-

Fatih Tezcan

Partizan: Elinde bulunan olanakları yalnızca kendi partisinin yandaşları için kullanan, parti çıkarlarını öne alan kimse, partici.

Sözü dolandırmadan, kitabın ortasından gireceğim, sıkı durun.

Ak Parti tamam da kimdir bu Ak Partizanlar?

Normalde parti ve siyaset, millete hizmet içindir.
Ak Partizanlar’a göreyse parti, siyaset ve dahi herşey kendilerine hizmet içindir!

Normalde Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı’dır.
Ak Partizanlar’a göreyse adı sayesinde köşeler dönülebilen bir fırsattır. 

Normalde her insanın bir konuda bir duruşu, bir fikri vardır.
AK Partizanlar’a göreyse rüzgar nereden esiyorsa, duruş ona göredir, fikir odur.

Kimdir AK Partizanlar?

Devlet’in veya Hükümet’in içinde ‘AK Parti’li maskesiyle yer tutan,

Yaptığı rezillikler, kurnazlıklar, cürümler, şerirlikler, aldığı rüşvetler, attığı iftiralar, ettiği hasetler, çıkarttığı fitneler, yapmadığı reformlar, ödevler, icraatlar, tutmadığı eller, kazanmadığı kalpler, unuttuğu hayırlar, unutmadığı menfaatler sayesinde Milletin anasını ağlatıp nefretini kazanan,

Minareyi çalan kılıfını hazırlar misali her daim her yerde Fanatik Ak Parti’ci, Büyük Reis’çi, Tavizsiz Davacı, Yeni Türkiye’ci maskesini profesyonelce kullanarak rahatça kanallarını açıp yoluna bakıp işini kitabına uyduran,

Tayyip Erdoğan’a ve AK Parti’ye oy verenlere olabilecek en profesyonel biçimde ihanet eden,

Her daim suret-i haktan görünürken şeytanlığın hasını AK Parti’li kisvesiyle yapan bir grup davasız, vicdansız, vizyonsuz, kalitesiz, kalibresiz, ahlaksız asalaktır Ak Partizanlar.

Nedir bunların alametleri derseniz, sayayım.

Her konuda Erdoğan derler.
Sanırsınız ki sevgilerinden, hiç alakası yok, sakın kanmayın.

Erdoğan bir sorunu çözmeden o sorundan ya azami düzeyde istifade etmek veya en kötü ihtimalle sorunun çözümüyle zaman kaybetmemek içindir bu Erdoğan’cılık!

Çünkü onlara göre dünyada sorun çözmek, hizmet yapmak kadar riskli ve gereksiz bir iş yoktur. Erdoğan desin ne derse yaparız ama o demeden bir adım atmaz, bir taşın altına elimizi sokmayız kafasındadırlar. Ama kendi işlerine gelecek, kendi derelerine su taşıyacak konu oldu mu Erdoğan’ın adını vermekten 1 saniye tereddüt etmezler, utanmazlar! 

Kaldı ki Ak Partizanlar’a göre Erdoğan da kendi yolunda, kendi derdinde, kendi ekmeğinde bir adamdır!

Yanlış oldu.

Ak Partizanlar’a göre sadece Erdoğan değil, ne kadar Ak Parti’li varsa hatta yeryüzünde ne kadar insan varsa hepsi ‘yolunda’dır, hepsi kendi derdindedir, herkes cebine çalışmaktadır;

Herkes sahtedir onlara göre ve işin kötüsü böyle düşünmek, kendini böyle inandırmak zorundadır Ak Partizan zira aksi halde bütün çürümüşlüğü, maneviyatsızlığı, kokuşmuşluğu, menfaatperestliği ortaya çıkar, kendisiyle barışı bozulur.

Bu haliyle ise Allah’la arası bozulur ama sinesine sinen bir imanı olmadığı için bunu da bilmez, anlatsan da anlamaz, boş boş bakar sana Ak Partizan.

Dava, hedefler, kutsal değerler, uğruna can verilen emanetler, adanışlar vs bu tipolojinin sadece dilindedir, söyler ve erir gider, yüreğine inmez!

İslam ve İnsanlık diye yırtınan,
Adalet, özgürlük, barış için çalışan tiplerden,
Hasbi ve harbi insanlardan,
Gizli ajandasız, art niyetsiz adamlardan,
Medeniyet Merkezli düşünen insanlardan,
Kısacası Manevi konulardan ve Maneviyatlı yüreklerden nefret eder Ak Partizanlar!

Biz onlara asalak dedik ama onlar da bizim gibi insanlara saf, salak, gereksiz, asalak derler.

Ha, senden benden bin kat iyi laf yapar ağızları, sakın denemeye kalkma, aman ya Rabbi!
Gör, dinle, imam, hatip, üstad falan sanmazsan terbiyesizim!
Ama ne için?
Var mı bir ihale meselen?
Var mı bir akçeli işin?
Yok mu?
Erdoğan’a yakın mısın?
O da yok.
Nesin sen ne işe yararsın?
İyi insansın, namuslu vatandaşsın o kadar.
Yani bittin!
4 senede 1 hatırlanması gereken zavallısındır zira 1 oy’dan başka hiçbir ‘stratejik değer’in yoktur.

Bak bakalım üstad kılıklı, dava adamı ambalajlı Ak Partizan’la bir daha görüşebiliyor musun?
Mümkün değil çünkü zaman kaybısın!
Mümkün değil çünkü Ak Partizan için önemli konular arasında değilsin.

Ak Partizanlar için önemli konular nelerdir?

1- Erdoğan’a yakın olmak.

Ak Partizanlar’a desen ki Allah’a mı yakın olmak istersin Erdoğan’a mı?
“Allah zaten insana şah damarından yakın hem Allah’a dua eder, namaz kılarım, yakınlaşırım, en iyisi ben Erdoğan’a yakınlaşayım!” der!

Sakın lafla başa çıkmaya çalışma, ayetler hadisler havalarda uçuşur, kelime oyunlarıyla aklını alır, başaramazsın, üstüne bir de ‘ben münafık mıyım’ diye dert edinip kalkarsın!

Misal, Ak Partizan’a desen ki 1 daireni satıp Erdoğan’a 1 metre yakınlaşacaksın kabul mü, der ki 3 dairemi satıp 3 metre yakınlaşayım yeter!

Tabi sen Ak Partizan gibi ‘partici kaşar’ olmadığın için bu işi anlayamazsın.

3 metreden çektirdiği fotoğrafı alır, ‘icab ettiği ortamda, tam adamına çıkarır, bu fotoğraftan Beyefendi’nin yanına gittim, konuyu anlattım, istişare ettik, der.

Bir fotoğrafla 50 dairelik kapılar açar, sen de öyle "bu tipler bu paraları nereden buluyorlar" diye düşünür taşınırsın.

Gelişmiş bir Ak Partizan 1 fotoğraf sayesinde 1000’lerce kişiyi ‘Erdoğan’ın yakını’ diye kafalayabilir.

Giyimi, kuşamı, oturuşu, kalkışı, yemeği, tavrı, konuşması öyle bir şişirmedir ki, konuları hiç bilmeyen birinin bir Ak Partizan’a inanmaması imkansızdır!

Diyelim ki Erdoğan'a gerçekten yakın ve Erdoğan da bu şahsın bir AK Partizan olduğunu fark edemedi!
Yani eleman iyi oynuyor.
İşte o zaman tam bir felaket yaşanıyor.
O makam artık resmen 'kaybedilmiş bir makam' oluyor.
Hiçbir icraat beklemeyin, hiçbir mücadelede önde bulamazsınız.
Ancak dostlar alışverişte, hazret icraatte görülsün niyetine pansuman dokunuşlar, abartılı paylaşımlar, içi boş projeler vs...

Şu kadar söylüyorum: En tepeden en alta kadar AK Parti'li herhangi bir isim için 'Erdoğan'a yakın' bir ismin eleştirilmesi, söz konusu bile değil.

'Ama o Erdoğan'a yakın' der, konuyu kapatır.

Makam işgali var, hizmetler durmuş, millet isyanda, önemli değil.

Erdoğan'ın hasbelkader tesadüfen haberi olana kadar 'Erdoğan'a Yakın' denilir, geçilir.

İşte tam burada yazının sonunda okuyacağınız Erdoğan'ın İsyanı tam olarak anlaşılıyor    

2- Hadi diyelim ki Erdoğan’a yakınlaşamadı.
Dikkat etmesi gereken konu artık, Erdoğan’ın gözüne batmamak, kulağına gitmemektir!
Ne olursa olsun, çark dönecek, paralar gelecek, nüfuz yapılacak, güç kazanılacak ama göze batırılmayacaktır.
Bunun için en önemli taktik çekişmeli konulara girmemektir.
Suya sabuna dokunmadan, vatan millet Sakarya kabilinden sosyal medya paylaşımları ve ‘ooo iyi gördüm sizi, yenge hanım iyi bakıyor demek’ girizgahlı içi boş, sahte sohbetli makam ağırlamaları yeterlidir.

Millet tecavüze, cinayete idam istiyor.
Ak Partizanlar goygoy yaparlar.

Aile faciaları, katliamlar, intiharlar artar, belli ki kanunlar düzeltilmeli.
Ak Partizanlar susarlar.

FETÖ’nün Ergenekon’dan 20 sene önce hapsettiği 28 Şubat mağdurlarına özgürlük isteniyor.
Ak Partizanlar duymazlar.

Ahlaksızlık diz boyu, ekranlar bataklık olmuş.
AK Partizanlar yorum yapmazlar.

Ak Parti her konuda birşeyler yapmış ama Eğitim, Kültür ve Medeniyet sıfır.
Ak Partizanlar bunları görmezler, duymazlar, konuşmazlar.


Şurada tasarrufa gidin de bilime, eğitime, kültüre, spora bütçe ayırın mı?
AK Partizanlar bu işlere kafa yormazlar.

AK Partizanlar kendi menfaatlerinden başka hiçbir konuda dirsek çürütmez, yapıcı icraatler yapmaz, göze batmamak için çetrefilli hiçbir konuya girmez, çare veya vesile olmazlar.

3- Erdoğan’a yakın birilerini kendine ‘Sigorta’ gibi görür, onlarla yakınlığını korumaya çalışır. Bu sayede bir ‘sıkıntı’ olursa ‘Parti için çalışan fedakar dava adamı’ kartviziti sol iç cepten çıkarıldığı gibi ışık hızıyla etrafa yayılacak, şahid olarak da Erdoğan’a yakın isim/ler gösterilecektir.
Diğer yandan üstü gibi altı da mühimdir!

Bir yere birileri mi alınacak?
Yani kadrolar?
İşi bilen, ehliyetli, liyakatlı, namuslu, devletine sadık insanların hiçbir önemi yoktur.
Ak Partizan mutlaka çamurluğuna yakın, yalaka, yani potansiyel Ak Partizan’ları arar, bulur.

“İster Atatürkçü olsun ister Erdoğancı bırakın bu -cı'ları 'cu'ları kardeşim, görevlere ehil insanlar gelsin, liyakat ve ehliyet ile sadakat'in dengesi kurulsun artık!" falan mı diyorsunuz?

Al işte, yine gereksiz idealizm, yine doğrucu Davut olursun, "Çayını içtiysen bir namaza geçeceğim” der sallar seni, kendi yürür gider feveylun lil musalline…

4- Ve elbette kulak!

Kim hangi ihaleye hangi yeğenini sokmuş?
Kim kimle hangi işe girmiş?
Kim hangi konuda kime nasıl kanal açmış?
Kim kimle oturup kalkmış?
Kim kime çakmış kimi gammazlamış?
Kim nerede yeni ev araba vs yapmış?
Kim 2. 3. 4. eşini almış?
Kim yurt dışı gezileri (!) artırmış?
Kim…

Bu uzar gider…

Gelişmiş bir Ak Partizan, günde 100’ün üzerinde dedikodusu yapabilir, bilgi toplayabilir.
Bu olmazsa olmaz çünkü Ak Partizanlar’ın başka işleri, konuları, dertleri, çileleri yoktur.
İyi kulak yapabilecek ki piyasa’yı bilsin, ona göre kendine ayar versin, yeni kulvarlara girsin!

Velhasılı,

Millet’e en güzel iltifatları edip Millet’in sesini hiç duymama, Millet’in sorunlarını geçiştirme riyasına AK Partizanlık denir.

Yani,
AK Parti’yi Yeşil CHP’ye çevirmeye çalışan, AK Partizanlık’tır.
AK Parti’ye Yeşil Kemalizm sokmaya çalışan, AK Partizanlık’tır.

Misalen,

PKK ile mücadeleye dair paylaşımları vardır ama bakın 17-25 Aralık’a kadar ve hatta sonrasında F.Gülen eleştirileri yoktur.

Çünkü dün F.Gülen güçlüyken onunlaydılar, şimdi Erdoğan güçlü onunla görünüyorlar, yarın kim gelirse gelsin ona yalakalık yapacaklar.

Erdoğan Atatürk’le ilgili güzel bir söz mü söyledi, hemen Mustafa Kemal resimleri…
Erdoğan Kemalizm’e mi çaktı, gelsin Atatürk eleştirileri…
Kendilerine ait bir duruşları yoktur, rüzgar nereden eserse…

Erdoğan siyaset icabı ABD’ye mi çaktı…
Yansın ABD!
Erdoğan ABD’ye sıcak mesajlar mı verdi.
Cansın ABD!

Millet’in “Erdoğan’ı seviyorum ama Ak Parti’den soğuyorum" demesinin 1 numaralı sebebidir, AK Partizanlar.

Erdoğan’a en yalaka lafları söyleyip en parlak paylaşımları yapıp Erdoğan’la aynı davaya değil kendi hesabına çalışma karaktersizliğine, omurgasızlığına, kişiliksizliğine Ak Partizanlık denir. 

Yoksa siz,

Halkın bir sürü sorunu varken Cumhurbaşkanı'nın toplumdan habersiz bırakılmasını ve sorunların kangrenleşmesini neye bağlıyordunuz?

Kendiliklerinden bir rapor bile veremezler çünkü ödleri patlıyor Erdoğan’ın gazabını çekmekten, millet beklesin yeter ki koltukları nüfuzları yerinde kalsın, tek dertleri bu!

Yoksa siz,
23 Milyon insanın oy verdiği bir liderin neden ‘Yalnızım’ dediğini sanıyordunuz?
Korkak, pısırık, rüzgar gülü AK Partizanlar AK Parti’yi istila etmedilerse, bu sözün manası ne?

Yoksa siz,
28 Kasım 2017’de Erdoğan’ın "Şahsımın adı kullanılarak kurallar dışında bir iş yapılmasına rıza gösteremem. Hiçbir bakanlıkta kurumda şahsımın adı kullanılarak herhangi bir sürecin tıkanmasına rıza gösteremem. Bu benim en yakınım da olsa, bizzat ben bakanımı aramıyorsam babamın oğlu olsa kapıdan geri koysun."

demesini neye bağlıyordunuz?

Erdoğan’ın Ak Partizanlar için söyledikleri buradadır:

"Beyefendi böyle istiyor sözü adeta bürokratik oligarşinin yeni bir şifresi haline dönüşmüştür! 'Beyefendi böyle istiyor, Cumhurbaşkanımız, Külliye böyle istiyor.’ (diyerek) Ömrümde görmediğim insanların tavsiyesine kadar her konuda kullanıldığı anlaşılıyor. Eğer ben birisine bir şey söyleyeceksem, tavır koyacaksam, kimseyi aracı kılmaya ihtiyacım yok. Adımı kullananlar sahtekardır, dolandırıcıdır!”

Bir gazetecinin "Kimi kastettiniz?" sorusu üzerine:

“Hepsine, hepsine. Tepeden tırnağa tepeden tırnağa, istisnası yok. Kendi ailem de dahil!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile ateş püskürdüğü bu Ak Partizanlık, AK Parti’nin karşısındaki en büyük tehlike.


Bulundukları yapıları içeriden bir kurt gibi yiyen, kemiren, kalitesizleştiren bu Ak Partizanlar, sadece AK Parti’nin değil, devletin ve hükümetin de namuslu, ahlaklı, gözü pek, dava eri, dengeli insanlarının kamufle olmuş hasmı, memleketin çalışkan, vatansever ve namuslu yiğitlerinin münafık düşmanları, ülkenin sorunlarının çözülmesinin en büyük engeli ve yeni sorunların oluşmasının baş sebebi durumundalar.

Dürüst, adil, güvenilir, geniş vizyonlu, korkusuz icraat ve mücadele insanları Devlet'e ve AK Parti'ye alınmazsa,
 

Ne CHP ne HDP ne PKK ne FETÖ


AK Parti'yi AK Partizanlar bitirecekler.

Benden söylemesi...

Allah’a emanet olun, kalın sağlıcakla.

Fatih Tezcan

twitter.com/fatihtezcan
facebook.com/tezcanfatih

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim