• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan Dersim Belgelerini Açıkladı! VİDEO

Erdoğan Dersim Belgelerini Açıkladı! VİDEO
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.


Kurulduğumuz günden beri tarihi tabuların üzerine büyük bir samimiyetle gittik. Hiçbir ismi hiçbir korkuyu bir istismar aracı olarak kullanmaya tenezzül etmedik. Bu ülkenin büyümesinin güçlenmesinin önündeki en büyük engellerden biri geçmişiyle tarihiyle tabularıyla yüzleşememesidir.

Faili meçhullerle yüzleşmeden tarihi kurtaramayacağımızı biliyoruz. Siyasi vesayetle yüzleştir mücadele ettik ve ediyoruz. Söylenemeyenleri söylemeden Kürt meselesinin çözülemeyeceğini biliyoruz.

Kendi tarihiyle tarihinin karanlık noktalarıyla yüzleşemeyenler bir gelecek inşa edemez hatta gelecek tasavvuru bile ortaya koyamazlar. Frangalarından kurtulmayanlar gelecek adına proje üretemez söz söyleyemez. Kendisini eleştiremeyenler başkalarını eleştiremez.

DERSİM KATLİAMI

2009'da TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı bizim demokratik açılımımıza karşı DErsim'de analar ağlamadı mı dedi! O zamanın CHP'nin grup başkan vekili Tunceli'li olan sayın kılıçdaroğlu bu sözler karşısında sessiz kaldı. Tepkiler büyüyünce gereğini yapsın dedi. Sonra Dersim isyanında analar ağlamadı mı diyerek arkadaşına sahip çıktı. Onun için ona Çarkçı Kemal diyorlar. Sen sabah başkasın akşam başka. Klavuzunu iyi seçemedin. Onun için sık sık değiştiriyorsun.

Bizim Dersim'le ilgimiz yeni güncel bir polemiğe ilgi asla değildir. Öyle kitaplar vardır ki hayatınızı değiştirir. Necip Fazıl Kısakürek'in son devrin din mazlumları ilk baskısı 1969 yılında yapılan bu kitap yakın tarihte yaşanan baskı ve zulmü anlatıyor.


Resmi tarihin anlatımıyla yetinmeyen bir nesil o güne kadar işitmediği anlatılmayan öğretilmeyen bir çok şeyi anlama fırsatı buldu. Bu kitap bir çok kez yasaklandı. Gençlikten uzak tutulmak istendi. CHP Ortak yönetimleri tarafından. Benim de benim neslimin de kulaktan dolma anlatılanlarla ilk tanışmam bu eser sayesinde olmuştur.


Üstat alevi dememiştir. Bunu söylemiyorsun. Söyle! Bunlardan gocunma anlat. Burada üstat kürt dememiş. Dersimdekileri mazlum olarak anlatarak insani bir trajediyi anlatmıştır.


ALNINI KARIŞLARIM! HADDİNİ BİLECEKSİN!

Bizim dersimle tanışmamız dert edinmemiz dünün bugünün konusu değildir. İşine gelince konuşan işine gelince susan üstünü örtenlerden değiliz. Biz tam bir samimiyet içinde yaklaşıyor herşeyin aydınlatılması için mücadele veriyoruz. Dersime yapılan operasyonlar bir isyanın bastırılması olarak zihinlere yansıtılıyor.

Atatürk tarafından davet edilen Diyafadan kimse bahsetmiyor. Asılan Seyit Rıza'nın 1915 yılında işgalci ordularına karşı savaştığından din ve namus için onurlandırıldığından kimse bahsetmiyor!

Bahaneleri hazırlanmış bir olay. Çeşitli tarihlerde bahaneleri hazırlanıyor. Bu rapor 100 adet bastırılarak gizli ve şahsa vakıf olarak bastırılmış.

Başbakanlığın arşivi açıktır. Görmek istiyorsan buyurursun görürsün incelersin. İlkeleri neyse o şartlar içinde bilgisizliğini bitirirsin.


BU RAPORDA NE VAR?

1926 yılında Mülkiye Müfettişi'ne atış yapılıyor. Dersim Hükümeti Cumhuriye için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde bir ameliye yapmak selameyi emdeniye adına farzı ayındır. Bugünün ifadesiyle olmazsa olmaz.

201. sayfasında dersim Türkyie için cehalet dahili ve harici teslihat ve tehlikeli bir çıbandır. Kati bir ameliyeye tabi tutulması lazımdır. Bunun için silah toplamak ıslahat yapmak icap eder.

1935 yılında bir kanun çıkıyor.

Madde 1) Tunceli'ye komutan rütbesinde bir zat vali ve kumandan olarak seçilebiliyor. Sonra bu valiye çok enteresan haklar tanınıyor. Vali ve komutan gerek görürse aileleri bir yerden bir yere göç ettirebiliyor. İdam hükümlerinin vali ve komutanca gerek görülmezse hemen hükmü veriliyor. Ceza mahkemelerinde verilen cezaların temhizine gerek yoktur. Bu kanunun ardından gereken yapılıyor 1937-38-39'da dersimde büyük bir ızdırap yaşanıyor. Dersimde havadan karadan saldırılarak orada kadın çocuk herkes öldürülüyor. Bunların arasında Muhsin Batum aynı zamanda CHP'nin bir üyesi. O dönemde başka partiler yok. Sadece CHP var.


Bunların başında CHP zihniyeti var. Eski defterleri karıştırmak buna denmez! Eski defterlerin karıştırılmasına birinin ihtiyacı varsa sensin. Ben yeni CHP'yim diyor. O zaman bunu eleştir. Muhsin Batum o zamanlar bir asker.


2 aya yakın dersimde görev yaptım. OKuyucularımdan özür diliyorum. Bu bölümü yazmaktan özür diliyorum. Üstat bunları söylüyor.


Babalarını arayan iki çocuk süngülenerek sürüklene sürüklene babalarının yanına götürülüyor.


DEVLET ADINA ÖZÜR DİLERİM

-9 Ağustos 1939 tarihli bir belgede Dersim’de 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü ifade ediliyor.

-Sayın Kılıçdaroğlu nereye kaçıyorsun yahu? Bunlardan nasıl sıyrılacaksın?

-Ben mi özür dileyeceğim, sen mi özür dileyeceksin?


-Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ben bu özrü dilerim.


-Dersim’le ilgili bir başka belge 23 Aralık 1938 tarihli. 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü anlatan karar… Altında İsmet İnönü’nün imzası var.


-Belgelerde imzası olanlar arasında Bayındırlık bakanı Ali Çetinkaya de var. İskilipli Atıf Hoca’yı düzmece kararla İdam eden kişi. Sizin kahramanlarınız buysa bu ülke biter.


-Ben belgeyle konuşuyorum. Beyefendi diyor ki arşivi aç, arşiv zaten açık.


-Dersim yakın tarihin en trajik olaylarındandır. Cesaretle sorgulanmayı bekleyen bir feciadır.


-Bununla yüzleşmesi gereken AK Parti değil CHP’dir, CHP’nin Tuncelili genel başkanıdır.


-CHP’liler geçen hafta Sultan Abdülmecid ile Halife Abrülmecid’in aynı kişiler olmadığını anladı. Dersim meselesinin de anlayacaklarını umuyorum.


ALEVİLİK İMASI

-Benim hakkımda 57-58 dosya hazırlandı. Hiçbiri tutmadı. Şu anda 3-4 tanesi rafta. Tabi bütün bunların yanında benim içeri girişimi bile belediye başkanlığıyla anlatmaya çalışır hale geldiler.
Halbuki o düşünce özgürlüğüyle alakalıydı.


-Peki o cezayı onayan yüksek yargıdakiler kimlerdi? CHP’nin hem adayı hem Parti Meclisi üyesi kişilerdi ve bana o cezayı verdiler. Benim hakkımdaki ceza kararını onayanlar belli bir inanç grubunun mensubuydular.


'KAYSERİ BELEDİYESİ'NE TAKTILAR’

-Kayseri Belediyesi’ne taktılar. Sen nasıl bir siyasetçisin yahu? Kayseriyle ilgili olarak savcılık tüm bu müracaatların hepsini geri çevirdi, reddetti. Şu anda belediye başkanlarının açtığı davalar var.

-Terslediği halde, reddettiği halde hala Kayseri’yi konuşuyor. O gönderdiğin, imzalar dediğin, kâğıt yaprakları bir delil değil. Çünkü o delil diye sunduğun kişi bile bakın kaç yıla mahkûm oldu. Sen bunlarla beraber iş yürütmek istiyorsun.



MUHSİN BATUR KİMDİR?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mehmet Kemal
2011-11-24 11:12:09
Sanki kendisi hic fikir degistirmemis, demogoji ustadi olmus, tek tarafli, icten pazarlikli... Ne yapalim, halk oyle istiyor.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim