• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erdoğan "Bu İş Çok Fazla Uzadı" Dedi ve Operasyon Sinyali Verdi!

Erdoğan "Bu İş Çok Fazla Uzadı" Dedi ve Operasyon Sinyali Verdi!
O gazeteci bomba detayı ilk kez yazdı!

Yeni Akit gazetesi genel yayın yönetmeni Hasan Karakaya bugün köşesinde müthiş bir gazetecilik dersi verdi. “13 Eylül’den beri bu operasyonu bekliyordum” diyen Karakaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Beylerbeyi Sarayı’ndaki gazetecilerin buluşmasında yaşanan bir olayı ilk kez anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu iş fazla uzadı… Birkaç gün içinde bir operasyon yapmayı düşünüyoruz… Arkadaşlar hazırlanıyor!” diyerek IŞİD’in elindeki Türk rehinelerle ilgili operasyonun sinyalini verdiğini ilk kez yazan Karakaya’nın satırları şöyle:

ARTIK YAZABİLİRİM

Artık yazabilirim…

Çünkü sakıncası kalmadı…

Tarih, 13 Eylül 2014 Cumartesi…

Yer, Beylerbeyi Sarayı.

Saat 14.00 civarı…

Malûm; o gün, “gazete”lerin ve “televizyon”ların “sahip ve yöneticileri” olarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la, “kahvaltılı bir sohbet toplantısı” gerçekleştirdik… Kahvaltı öncesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, konuklarıyla tek tek tokalaştı ve “Hoşgeldiniz” deyip, hal-hatır sordu…

Sonra, “soru”lar soruldu, “cevap”lar alındı, “görüş”ler dile getirildi.

“Yaklaşık 3 saat süren toplantı”nın sonunda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine konuklarıyla tek tek tokalaştı, katıldıkları için “teşekkür” etti.

“BU İŞ ÇOK UZADI”

Tam benim yanıma gelmiş ve tokalaşıyorduk ki; yanımda bulunan Termikel Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Kanal A’nın sahiplerinden biri olan Mustafa Kaya, Erdoğan’a “IŞİD’in elindeki rehineler”le ilgili bir gelişme olup olmadığını sordu…

Anladım ki;

Rehineler arasında, “Mustafa Kaya’nın bir tanıdığı” vardır… Mustafa Kaya, “rehinelerin son durumu”nu sorunca, Sayın Erdoğan, bana baktı ve dedi ki;

“Bu iş fazla uzadı… Birkaç gün içinde bir operasyon yapmayı düşünüyoruz… Arkadaşlar hazırlanıyor!”

Gayri ihtiyari sordum;

“Riskli değil mi?”

Sayın Erdoğan dedi ki;

“Risksiz olan ne var?.. Her işte risk vardır ama daha fazla uzatmayacağız.”

Dondum kaldım…

Sayın Erdoğan’ın söyledikleri, bir “gazeteci” için, “bomba bir haber”di!..

Konuştuğu kişiler, “gazeteci Hasan Karakaya” ve “televizyon sahibi Mustafa Kaya” idi ki; bu açıklama, her ikisi için de, “müthiş bir haber”di!..

“Haber şehveti”ne yakalanıp, bu sözleri, pekalâ gazetemize manşet, televizyonumuzda birinci haber yapabilirdik…

Ama, “gazeteci” olmak, sadece “haber şehveti” ile hareket etmek değildir… Bir gazeteci, “sorumlu” davranmak ve “ülke menfaatleri”ni de göz önünde bulundurmak zorundadır.

Sadece “ülke menfaati” değil, aynı zamanda “49 rehinenin hayatı” da söz konusuydu… O halde; bazı gazeteler gibi; “İşte rehinenin tutulduğu yer!” benzeri haberler yapmak, “gazetecilik” değil, “rehinelere ihanet”tir!..

Dolayısıyla;

Ben de, Mustafa Kaya da; bir “operasyon hazırlığı”nın yapıldığını “en yetkili ağız”dan duymamıza rağmen, bunu “haber” yapmayı hiç düşünmedik…

Zaten, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, “bu hassasiyeti göstereceğimizi” biliyor ve bize “güveniyor”olmalı ki; “birkaç gün içinde bir operasyon yapılacağını” söylemekte sakınca görmedi.

REHİNE, MEHMET ARGÜÇ

Erdoğan’la bu görüşmeyi yaptıktan sonra, Mustafa Kaya Bey’e sordum;

“Yakınınız kimdi?”

Dedi ki;

“Mehmet Argüç… Kendisi Musul Başkonsolosluğu’nda Ticaret Ataşesi olarak görev yapıyor… Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin kadrosunda bulunuyordu.”

“Peki” dedim;

“Nihat Bey, Mehmet Argüç’ün ailesi ile ilginiyor mu?.. Arayıp, soruyor mu?”

Mustafa Kaya; “Hem de nasıl” dedi ve ekledi: “Ticaret Ataşemiz Mehmet Argüç’ün eşi Fatma Hanım, gece demedi, gündüz demedi, Nihat Bey’i sürekli aradı… Nihat Bey, hiçbir bıkkınlık göstermeden telefonlara çıktı ve hem aileyi teskin etti, hem de gelişmelerden haberdar etti…

Mehmet Argüç ve eşi Fatma Hanım adına, Sayın Nihat Zeybekçi’ye teşekkür ediyorum.”

Konuşmamız bitti…

Mustafa Kaya Bey de, ben de; hiç kimseye tek kelime etmeden, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın; “Birkaç gün içinde yapılacak” dediği “operasyon”u beklemeye başladık.

Tabii, dualar ettik;

“İnşaallah bir aksama olmaz.”

Ve, tarihi gün…

Dün sabah, televizyonlardan öğrendiğimiz “mutlu haber”le başladık güne…

“49 rehine serbest.”

“Çok şükür” dedim,

“Elhamdülillah” dedim…

Ve bütün Türkiye’ye;

“Gözümüz aydın” dedim…

Bu ülkede yaşayan “75 milyonun bir ferdi” olarak, sevindim, mutlu oldum, gurur duydum ve dedim ki;

“İşte büyük Türkiye.”

KARAKAYA’NIN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim