• BIST 97.924
  • Altın 144,819
  • Dolar 3,5655
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 21 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

"Erdoğan 30 Mart'ta Yenilseydi Pensilvanya'da, Tel Aviv'de, Londra'da, Neo-con Merkezlerinde Bayram Olacaktı!"

"Erdoğan 30 Mart'ta Yenilseydi Pensilvanya'da, Tel Aviv'de, Londra'da, Neo-con Merkezlerinde Bayram Olacaktı!"
Celal Kazdağlı ve Fatin Dağıstanlı’nın hazırlayıp sunduğu Türkiye’nin Seçimi’nde bu haftanın konuğu 17 yıl Gülen Hareketi içerisinde yer alan Sail Alpsoy’du.

 

Hareket’in dejenere sürecini anlatan Alpsoy, Gülen’le ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Said Alpsoy 17 yıl Gülen Hareketi’nde yer aldı.

Gülen Hareketi’nin yayın danışmanlığını da, futbolcu imamlığını da yaptı

Bürokrasideki genç Gülen gönüllülerinin ‘hizmet ağabeyliği’nden kitapları dini açıdan kontrollü görevine kadar birçok kademede görev aldı.

Kanal A ekranlarında yayınlanan Türkiye’nin Seçimi’nde Celal Kazdağlı ve Fatin Dağıstanlı’nın konuğu oldu.

İşte Gülen Hareketi’nin Futbolcu İmamı Said Alpsoy’un açıklamalarından satır başları:

Kimse bana ‘Ayar Yapmadı’

Hareketle nasıl tanıştı?

Hareketin merkeziyle ilk tanışmam, hareketin İzmir merkezli olması sebebiyle 12-13 yaşlarımla başladı. Hareketin içine girişim İstanbul’da oldu. Hareket evlerinde kalıyordum. Hareketin yaptıkları genç yaşlarımda, İslam’la tanışınca beni etkiledi. Hareket jargonunda ‘Ayar Yapmak’ diye bir jargon vardır. Bu Harekete yeni insan katmak anlamına gelir. Kimse bana ayar yapmadı. Ben kendim girdim. Dışarıdan gözlemlerime dayanarak kendim içerisine girdim. Kısa sürede aşk diye tabir edebileceğim bir bağlılıkla bulundum üniversite yıllarımın ilk zamanlarında. 17 yıl sonra kendi irademle girdiğim gibi kendi irademle çıktım. 17 yıl boyunca hareketin yayıncılıkla ilgili alanlarında çalıştım.

Gülen Hareketi’nde İslami/manevi bir çürüme oluştu

İlerleyen yıllarda manevi bir çürümenin oluşmasını gözlemledim, İslami bir çürüme vardı ve yolundan saptığını görmemle, ahirette omuzlarımla böyle bir yükle hareket etmek istemediğim için kendi irademle ayrıldım. 2003 yazı itibariyle ayrıldım. 2002 yılında Türkiye Dünya Kupası’nda 3. olduğu zamanlarda bir fikstür oluşturuldu ve sponsor olarak Coca Cola seçildi. Bize Hareket içerisinde kola içmekle şarap içmek aynı şey dendi. Sonra Hareket kendisine sponsor olarak Cola Cola’yı seçti. Bu kolanın içeriği hammaddesi mi değişti yoksa biz mi değiştik? bunun emsali onlarca olayı yaşadıktan sonra içeride nasıl duracaktım?

Hareketin üst düzeyinden düşmanlık gördüm

Hareketten ayrılınca üst düzeyinden ,ama tabanından değil, çok sert tepkiler, düşmanlıklar gördüm. İl imamlarına benimle ilgili, profesyonelce kullanılmış iftiralar atıldı. F.Gülen hakkında, Said Nursi hakkında düşmanlık yapan biri olarak gösterildim. Bir kurgu ortaya koyuldu. Merkezi ve üst düzey bir yerce iftiralarla dolu dosyalar hazırlandı. Bir şekilde kişisel arkadaşlıklarla bunlardan haberdar oldum. İstanbul’da esnaf kökenli bir arkadaşla sohbet ederken, bana ağlayarak anlattı. Bana yapılan dosyadan sorumlu olan bir üst düzey yönetici tarafından mektuplar düzüldüğünü, ‘sen içimize sızdırılan bir derin devlet ajanısın’ denilerek uzaklaştırıldığını anlattı.

Futbolcu çalışması Gülen için bir vitrin malzemesiydi

Futbolcu İmamlığı nasıl oldu?

Gençlerle özel olarak ilgilenmem ya da bürokrasi imamlığı gibi bir durum yok geçmişimde. Futbolcu imamlığı konusuna gelirsek, doğrudan imamlık görevim yoktu. İşlevsel anlamda futbolcu imamı hizmet ağabeyi oldum. İmamlık yapmadım. Arkadaşlarla bir araya gelip hizmetle ilgili çalışmalar yapıp, onları namaza yönlendirip, haramdan uzak tutmaya çalışıp hizmet lansmanı kurmaya çalıştık. Hizmetin bütüm İslam’ı kaldıracak bir umut olduğunu anlatmaya çalıştık. Futbolcu çalışması bir vitrin malzemesiydi. Şu yıldız futbolcu da bizden imajı vermeye çalıştık.

Fethullah Gülen ve Komünizm’le Mücadele Derneği

Fethullah Gülen’in bilinmeyen geçmişi

1938 10 Kasım doğumlu F.Gülen. Bu oldukça ilginç bir tarih ama yorum yapamayız. Fıtrat yaradılış biçimi itibariyle son derece sosyal. Senelerce Erzurum’un camilerinde imamlık yapmış. Kendince taraftarları da var. 1950′lerin ikinci yarısına tekabül ediyor. Hz. Ömer’in Hz.Ayşe’nin canlandırılacağı bir sinema filmini oynayacağı dönemde çeşitli açıklamalar yaparak, halkı ateşleyen konuşmaları olmuş. Hz. Ömer’i Hz. Ayşe’yi oynayacak oyuncular en az onlar kadar dindar olmalıdır şeklinde açıklamalar yapıyor. Erzurum halkı galeyana geliyor, sinema basılıyor ve sinema sahibi tehdit ediliyor. Burada bir ajitasyon var. Daha sonra Edirne Müftülüğü’ne tayin ediliyor. Resmi yaşı 17 gerçek yaşı 20. Bu neyi gösteriyor. Son derece sosyal, özgüvenli bir imaj var.

27 Mayıs darbesini yapanlara karşı son derece tepkili bir üslubu var. İlerleyen yıllarda askere gidiyor. Askerde, kıyafetinin üzerine cübbesini giyip vaaz verdiğini ve büyük bir ilgi gördüğünü, yolların cemaat tarafından kapatılacak kadar, trafiği işgal edecek kadar bir kalabalık olduğunu anlatıyor.

1963′te Erzurum’da Komünizm’le Mücadele Derneği’ni kuruyor. Bu dernek bilindiği gibi ‘Derin Devlet’ oluşumu içerisinde olup kendiliğinden oluşmuş, sıradan bir oluşum bir dernek değildir.

1980 Fethullah Gülen ve Derin Devlet: “Rus askerine selam dur Türk askerini arkadan vur.”

1980′lerde, Türkiye’de anarşinin, terörün üst perdelerinde olduğu bir dönemde, İzmir de yangın yeriyken, Gülen de vaizlerine devam ediyor. Bunlar son derece heyecanlı ateşli vaazlar. Bu tarihlerde duvarlarda bir slogan vardı. Rus askerine selam dur Türk askerini arkadan vur. 1980′lerde bu sloganları duvarlarda okuyan insanlar “Komünistlere bak ne hale geldiler” düşüncesini kabul ettiler. Biz elbette bunun bir derin devlet operasyonu olduğu da 1980 insanın bunu yuttuğu da bugün görebiliyoruz. Peki Fethullah Gülen bu provokasyonu yutar mı? Zeka ve akıl problemi olan bir insan mı? Kesinlikle hayır. Gülen’in saflığına geldi bunu yuttu, buna kandı dersek bu sadece gerçeği yamamak olur. Vaazlarda sürekli vaazlar işlendi. İşin içerisindeydi.

“Üslubumuz namusumuzdur”

Fethullah Gülen’e neden F.Gülen diyor?

Fethullah kelimesinin anlamı F.Gülen’e yakışmıyor. Kalan imalar ‘Fetoş’ gibi bu tarz bir isimlendirmeyi de kesinlikle doğru bulmuyorum. F. Gülen üslubumuz namusumuzdur demiş ancak Başbakan’a ‘Firavun’ demiştir ancak bunu ertesi gün reddetmiştir. Yani F.Gülen’in lafı havada kendisi için de havada kalmıştır. İçinde Allah kelimesinin geçtiği bir ismi F.Gülen’e kullanmam. Kendime bir çıkış noktası olarak F.Gülen’i buldum.

Beddua öncesi yüzde 38, beddua sonrası yüzde 45.5

Beddua ile ilgili yaptığı açıklamalarını da daha sonra ettiği bedduaları da biliyoruz. Daha sonra bunların beddua olmadığı söylendi lakin bunların gerçek beddualar olduğunu hepimiz biliyoruz. 22 Aralık 2013′te Gülen beddua etti. F.Gülen’in çevresiyle Seçim öncesi Ak Parti’ye dua ettiğinde Ak Parti yüzde 38 oy aldı. Beddua sonrasındaki seçimlerde de Ak Parti yüzde 45.5 oy aldı. Bu beddua kime yaramış belli.

F.Gülen ABD’nin İslam dünyası üzerindeki en büyük projesidir

ABD’yi “Dünya gemisinin dümenindeki güçtür” olarak nitelemiştir. Yıllardır orda demek ki F.Gülen güçten yana. ABD gibi İslam ülkeleri üzerinde projeleri olan bir ülke buna 170 ülkede okur açtırır mı? Hayır! Açtırtmış mı? Evet! Peki neden? ABD’nin İslam dünyası üzerindeki en büyük projesi F.Gülen’dir En stratejik hamledir. Üzerine en fazla sermaye yatırılmış olandır. Fethullah Gülen aranıyor mu? Aranıyor gibi mi yapılıyor. İçlerinden birisi çıksın bunu açıklasın.

Gülen Hareketi Türkiye’yi nasıl  kuşattı?

17 Aralık’a nasıl gelindi?

F.Gülen 17 Aralık sürecinin başında 44 senedir ilmek ilmek dokuduğumuz hırka diye bahsediyor hareketten. 1970 senesinde başlamış olan bir faaliyet. 44 sene boyunca ilmek ilmek örülmüş bir hırka bu çok ciddi bir süreç. Eğer belli bir noktada dejenere olmasaydı çok mübarek bir girişim olarak ben de kabul ederdim. Ama bu fedakarlık, bu hareket niyet dejenerasyonuna uğradı. Kainat imamları, kıta imamları, ülke imamları, il imamları şeklinde giden bir yapısı var. Bizim halkımız 17 Aralık’a Cemaat-Hükümet tartışması olarak bakıyor. Hayır. 17 Aralık Uluslararası İslam düşmanlarının bir hamlesidir 17 Aralık.

30 Mart Erdoğan’ın mağlubiyetiyle neticelenseydi…

30 Mart Erdoğan’ın mağlubiyetiyle neticelenseydi Pensilvanya’da, Tel Aviv’de Londra’da ABD’de NEO-CON merkezlerde bir bayram olacaktı. Madalyonu tersine çevirelim. Erdoğan yenilseydi Mısır’da Suriye’de Fas’ta ne olacaktı? Fakir, müslüman insan ne olacaktı? Şimdi ben geçmişteki o arkadaşlarıma soruyorum bunu ne olacaktı? Erdoğan kaybetseydi Fas, Suriye yas tutacaktı! Mavi Marmara’da ölen insanlar için şehit değildir diyor ama Orta Asya’da kazayla boğulanlar şehit sayılıyor. Camia’ya sesleniyorum. Sizin müslüman vicdanınız buna evet diyebiliyor mu?

Fethullah Gülen Hareketi nereye gidiyor?

F.Gülen hareketinin çok hayırlı bir yere gitmediği açık. Bu tarz oluşumların en önemli noktası imaj kredileridir. Bundan sonra nasıl bir imaj çizerlerse çizsinler, Erdoğan, mağlup olsa bile F.Gülen artık mağluptur ve stratejik imajını kaybetmiştir. Temiz Anadolu insanı bunları Allah sevgisinden başka derdi olmayan insanlar olduklarını düşünürken aslında bunun böyle olmadığını gördüler. Telefon dinlemesi diyince, otellerde kamera yerleştirip şantaj yapılması diyince akla gelen onlarken durum malum. İslam düşmanı Uluslararası güçlerle kirli ilişkilieri ortada. Baştan aşağıya imajı zedelenmiştir.

Gülen ölse de yerini alsak diyenler var

Manevi varlıklarını çoktan kaybettiler. Maddi varlıklarını da her yıl yüzde 50 kaybedecekler. Gülen öldüğünde hareket 40 parçaya ayrılacak. Bir an önce ölse de yerini alsak diyecek tarzda irili ufaklı bir sürü megaloman var. Kendi içeriisnde bireysel olarak dağılmalar olacak.

1 ceketi var ama..

Fethullah Gülen’in bir ceketi var ama açtığı davalara baktığımızda ve bu davaların harçlarını düşündüğümüzde küsüratları da var. Bu sözü bir televizyon kanalında söylediği andan sonra çektirdiği fotoğraflardaki ceketleri yan yana koysak… Bu ceketler de öyle Mahmutpaşa’dan alınan ceketler de değil. Gülen Hareketi içerisinde, hareketin işine yarayan, hizmete hareket eden her şey mübah. (kanalahaber.com.tr)

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim