• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 13 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Erbakan'ın Kurtulmuş İçin Önemli Dileği!

Erbakanın Kurtulmuş İçin Önemli Dileği!
Kurtulmuş'un istifasından sonra Erbakan'ın söylediği 2 kelime var ki, AK Parti'nin kurulma nedeni dahil SP'de olan biteni anlamayı kolaylaştırıyor.

 




 

Günlerden cumaydı ve Sayın Erbakan’ın namaz için evinden çıkacağını medya mensupları tahmin ediyorlardı. Nitekim Sayın Erbakan cuma namazını Hacı Bayram Veli Camisi'nde kıldı. Kendisini bir medya ordusu izledi. Namaz çıkışı medya mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

Sözlerinde öyle kritik bir cümle vardı ki, aslında Sayın Kurtulmuş ve ekibinin Saadet çatısı altında neden soluklanamaz hale geldiklerini ayan beyan gösteriyordu. Nedense medya işin o noktasını çözmekte yetersiz kaldı.

Halbuki parti içinde yaşanan sorunun kilit noktası oydu. Bir zamanlar Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da benzer bir mantalite duvarına toslamışlardı.

Sayın Erbakan partiden ayrılan Sayın Numan Kurtulmuş ve arkadaşları için,"Cenab-ı Hak hidayet ve şuur versin" dedi.

Bence tüm olan bitenin en hassas noktası buydu...

Söyler misiniz Allah aşkına...

Bir başkasına hidayet dilemek bu topraklarda neye karşılık gelir?

Bu toplumun geleneksel kültüründe, gırtlağına kadar günaha batmışlara... alkoliklere... hırsızlara ve arsızlara... kötü yola düşmüşlere bile “Allah hidayet versin” denilmez... Olsa olsa, “Allah ıslah etsin” denilir.

Anadolu’da yaygın inanç sistemimizde “Allah hidayet versin” sözü genel olarak, dinden sapkınlık gösterenlere, itikadında bozukluk olanlara, başka din mensubu olduğu halde, tavır ve davranışlarındaki düzgünlüğe bakılarak Müslüman olması çok arzu edilen insanlar hakkında iyi niyet temennisi ve dua sadedinde söylenen sözdür.

Doğrusu, Saadet’te yaşanan kopmanın ardından söylenen bu sözleri Cuma günü ilk duyduğumda yazı konusu yapmak istemişsem de, artık olmuş bitmiş, geride kalmış bir mevzuda konuyu daha fazla uzatmamak için hafta sonu bu düşüncemden vazgeçmiştim.

Fakat dün akşam haberleri izlerken, Saadet Partisi Olağanüstü Büyük Kongre Hazırlık ve İstişare Toplantısı'nın açılışında konuşan Sayın Erbakan’ın, partiden ayrılan Sayın Numan Kurtulmuş ve arkadaşları hakkında söylediği, ''sırat-ı müstakimden şaşmamak esastır''sözlerini işitince, partiden ayrılmayı, partinin iplerini elinde tutan iradeye itaatsizliği bir inanç problemi gibi algıladıkları hissine kapıldım. Dilerim öyle değildir.Bu nedenle konuyu not olarak tarihe düşmek de vazife oldu.

En doğru yol...

Sırat-ı müstakim Kur’an-ı Kerim’de, “göklerde ve yerde olan her şeyin kendisine ait olduğu Allah’ın yolu” (Şura Sûresi, 42/53) olarak anlatılır. En doğru yol budur. İnsan bu çizgiden saptığı an, sırat-ı müstakimden şaşmış olur, ancak o durumdaki insana hidayet dilenir, Sayın Erbakan’ın yolundan ve düşünce sisteminden şaşıldığı zaman değil...

Şimdi daha iyi anlıyoruz, Sayın Kurtulmuş’un istifasını açıkladığı konuşmasında“Çünkü biz alemlerin Rabbinden başka kimsenin önünde diz çökmeyeceğiz”derken neyi kasdettiğini... Ben bunu, sorunun kaynağını oluşturan siyasi totemlere karşı asla boyun eğmeme olarak algıladım. Doğrusu eğmemeli...

Hani Milli Şairimiz Mehmet Akif, “O rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar” der ya... Eğer işin illaki bir inanç boyutu varsa, boyun eğdirmek isteyenlere karşı eğmeme mücadelesidir kutsal olan.

Bir kişi değil AK Parti’ye, bir sol partiye, hatta Türkiye Komunist Partisi’ne oy verse bile dinden çıkmaz, böyle bir tercihte bulunduğu için küfre düşmez. Onun hakkında, ‘Allah hidayet versin’ diye sızlanacak kadar endişe duymak gerekmez.

Bir seçmen kendince, ülke için böyle bir tercihte bulunmayı hayırlı gördü ise bu seçiminden dolayı günaha girmez. Siyasete bu kadar anlam yüklenmesi, üstelik dini terimleri bu işlere bulaştırarak oy devşirilmeye çalışılması dini kullanmaktan başka bir anlam ifade etmez.

Bir insan sadece Allah’ın yolundan şaşarsa, şaşkınlığa düşer. Gerisi boş işlerdir.

Pakistan şeriatla idare edildiği iddiasındaki bir İslam ülkesi... Ülkede yapılan son seçimlere 49 parti katılmıştı. Şimdi seçmen o ülkede hangi partiye oy verirse Allah katında en makbul kul sayılmış olacak? Hangi partiye oy verenler hidayete ermiş makbul seçmenlerden kabul edilecek?

Hele Sayın Erbakan’ın partiden ayrılan Sayın Numan Kurtulmuş ve arkadaşları için kullandığı, "Cenab-ı Hak şuur versin" sözleri var ki, söyleyenin mi, haklarında söylenenin mi şuur problemi olduğunu tartışmak bile abes, hatta taraflara saygısızlık olur. O da bize yakışmaz.

Bana tüm bu olan bitenler adeta bir tiyatro oyunu gibi geliyor ama, nedense çok komik görünen bu tabloya gülmeyi bile tarafları incitmiş olmayalım diye içimize saklıyoruz.

Yazık... Daha iyi bir finali hak etselerdi, Allah kuşkusuz verirdi...

Demek ki bu hak edildi, bunu murat etti...

Gerisi hikaye...

Prof.Dr. Osman Özsoy - Haber 7












Y

 

Sayın Numan Kurtulmuş’un 1 Ekim Cuma günü Saadet Partisi’nden ve partinin genel başkanlığından istifa ettiğini açıklamasından sonra gözler Sayın Necmettin Erbakan’a çevrilmişti. Acaba ne diyecekti?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim