• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

EMASYA Yürürlükten Kaldırıdı!

EMASYA Yürürlükten Kaldırıdı!
EMASYA Protokolü nihayet yürürlükten kaldırıldı. Bu olumlu gelişmenin İç Hizmet Kanunu 35. Madde ve iç-dış tehdit konseptine de yansıması gerekir. Aksi takdirde Org. Başbuğ'un dediği gibi silahlı kuvvetler EMASYA'daki yetkiyi zaten kanundan alıyorlar.

 

 

 

 

 

EMASYA (Emniyet-Asayiş Yardımlaşma) Protokolü bugünden itibaren yürürlükten kalktı.

 

Önce Başbakan Erdoğan, kalkabileceğini söylemiş, ardından da Org. Başbuğ, "Buna karşı çıkmayız!" açıklaması gelmişti. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, protokolün kaldırılması için çalışmaları yürütüyordu.

İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay arasında 28 Şubat 1997'de imzalanan protokole göre asker gerekli gördüğü takdirde şehirlerdeki olaylara valinin izni olmadan harekete geçebiliyordu.

Darbecilerin dayanak yaptıkları Protokol, darbe tartışmalarını beraberinde getirmişti.

 


 

EMASYA DİREKTİFİ NE OLACAK?

EMASYA Protokolü ile EMASYA Direktifi farklı şeyler... EMASYA Direktifi MGSB'nin gereği olarak 1960 Anayasası'ndan bu yana zaten uygulanan bir direktif. EMASYA Protokolü ise emniyet ve asayişin koordinesinin sağlanmasıyla ilgili bir protokol. Bunun dayanağı MGSB'de öngörülen iç ve dış düşmanlarla mücadelede askerlikle ilgili İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesinin askerî birliklere verdikleri bir yetkinin kullanmasına dayanır. O nedenle bu ikisini EMASYA Direktifi'yle EMASYA Protokolü'nü birbirinden ayırmak lazım.

PROTOKOL İLE DİREKTİF AYRI

Konuyla ilgili BDP Muş milletvekili Nuri Yaman, İnternethaber'den Nergis Demirkaya'ya şu açıklamaları yaptı:

HAREKAT PLANLARI DİREKTİFE DAYANIYOR
EMASYA Direktifi ile Genelkurmay yıllardır "iç düşman" diye belirtilen, bölücü, yıkıcı, irticai, aşırı sol faaliyetlerle mücadele çalışmaları yapıyor. Bu çalışmalar MGSB kapsamında aldığı yetki. Esas kaldırılması gereken İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesine dayalı olarak Genelkurmaya verilmiş olan EMASYA direktifinin kaldırılması.

12 EYLÜL DE BU DİREKTİFE BAĞLI
MGSB ile bölücülük irtica ile mücadeleyi içeren gizli direktifler Başbakanlıkça valiliklere, emniyete, asker tarafından da kendi birimlerine gönderilir. O direktif ile asker istihbarat önleme planları hazırlıyor. 12 Eylül bayrak harekat planının emrine bakın o direktife dayanır.

PROTOKOL KALKINCA NE OLACAK?
Protokolün faydası sıkıyönetim ve OHAL kalktıktan sonra birden fazla ilde valilere bile gerek kalmadan askere müdahale imkanı vermesiydi. Şimdi bu asker bunu yapamayacak. Ama valinin isteği İçişleri Bakanlığının onayı ile bu hala mümkün olacak. Bir genelge ile kalkar bu. Ancak önemli olan askerin iç dış düşmana karşı hareket planları hazırlamasına olanak veren direktifi kaldırmak. O nedenle sadece protokolün kaldırılması olumlu değil.

MGSB harekat planlarıyla ilgili orduya yetki veriliyor. Ordu da buna dayanarak bu planları yapıyor. Sonra kalkıp niye yaptın diye soramazsınız. Bunun değişmesi için adım atılmalı. Yoksa yapılan bir makyajdan öteye gitmez. MGSB'ndeki iç dış düşmanlarla ilgili durumlar gözden geçirilmeli ve buna dayanarak hazırlanan harekat planları da revize edilmelidir.

"İrtica Çıksın; Radikal İslam Kalsın!"

Nuri Yaman, beklentilerini sıralarken radikal İslam'ın iç tehdit konseptinde kalması gerektiğini ifade etmekten geri durmuyor:

"MGSB 5 yılda bir revize ediliyor. İç ve dış düşmanlarla ilgili yenilemeler yapılıyor. Kimi zaman dış düşman Sovyetler gibi zaman Ermenistan veya Yunanistan oldu. En son 2005 yılında değişiklik yapılmıştı. 2010 yılı da yeniden revize edilme yılı. Ne olacağını izleyeceğiz ama ben beklentilerimi sıralayabilirim. Suriye ile gelişen ilişkileri düşündüğümde Suriye artık dış düşman listesinden çıkacaktır. Irak'la ilgili böyle gelişmeler olabilir. Ermenistan'ın kalması şaşırtıcı olmaz. İç düşman açısından beklentim ise radikal İslamın kalması ama irticanın çıkması yönünde. Ama El Kaide-Hizbullah gibi örgütler kalacaktır. Bölücülük devam eder."

haksöz

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim