• BIST 89.282
  • Altın 145,910
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Ekrem Dumanlı’nın Psikolojisi Uzmanlara Soruldu: Kimyası Bozulmuş!

Ekrem Dumanlı’nın Psikolojisi Uzmanlara Soruldu: Kimyası Bozulmuş!
Toplum bilimciler ve gazeteciler, TÜYAP Kitap Fuarı’nda Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve çetesinin Yeni Akit muhabiri Mehmet Özmen’e gerçekleştirdiği saldırganlığa teşhisi koydu: Paralelcilerin kimyaları bozulmuş, travma yaşıyorla

Hükümeti ele geçirmeye yönelik düzenlenen 17 ve 25 Aralık kirli operasyonlarında umduğunu bulamayan paralel yapının sadece soru soran basın mensuplarını dahi darp edecek kadar gözünün dönmesini araştırmacılar yorumladı. Uzmanlar, paralel devlet yapılanmasının sözcülüğünü üstlenen Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve korumalarının saldırganlığının geri planında suçluluk psikolojisinin yattığını ifade ettiler. Akit’e konuşan uzmanlar, “Paralel yapı, büyük bir kriz içerisinde, dar boğaz içerisinde toplumdan yalıtılmış olmanın, kredisinin tükenmesi sonrası bunun travmasını yaşıyor. Bu travma da öfkeye yol açıyor. Çünkü en önemli sermayeleri olan güvenebilirliklerini yitirdiler. O yüzden böyle düşmanca saldırabiliyorlar. Artık paralel yapı, toplumsal açıdan referanslığını, güvenirliğini, itiraz hakkını kaybetmiş bir yapıdır” dediler.

“AKİT’İN YOK EDİLMESİ İÇİN SALDIRDILAR”

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilal Sambur,“Toplumların, hayatlarında ani krizler olabilir. Bu toplumların başında olan kişiler de, bu krizlerle başa çıkmada zorlanabilirler, bu da çok normaldir. Paralel Yapı da büyük bir kriz içerisinde, dar boğaz içerisinde toplumdan yalıtılmış olmanın kredisinin tükenmesi sonrası bunun travmasını yaşıyor. Bu travma da öfkeye yol açıyor. Kendilerinin de her fırsatta basın özgürlüğü çerçevesi içinde yer alan soruları, söylemleri, eleştirileri kendilerine yönelik bir saldırı olarak algılıyorlar. Akit Gazetesi’nin paralel yapıyı sorgulayıcı mücadelesi de onların gözünde Akit’in yok edilmesi hatta düşman ilan edilmesi yönünde oluyor. Yapılan bu saldırının da aslında muhabire yönelik olmadığını bilinçaltlarında yatan Akit’i yok etme psikolojisini göz ardı etmemeliyiz” dedi. 

“PARALEL YAPI KENDİNİ GERÇEK MÜSLÜMAN GÖRÜYOR”

Paralel yapı basın mensuplarının devamlı onaylanmaya, kendilerinden övgüyle söz edilmesine alışık olduğunun altını çizen Sambur“Şimdiye kadar soru sorulmamaya alışık olmayan, eleştiriye kapalı olan bu yapının bir muhabirin onları eleştirecek sorusu doğal olarak ezberlerini bozuyor. Bunun karşısında da saldırıya geçiyorlar, hatta münafık diyorlar. Münafıklık çok ağır bir kelimedir. Bu kelimeyi kullanan paralel yapı da kendini gerçek Müslüman, kendisine yönelik eleştiri yapanları da Müslüman değil, ikiyüzlü, münafık kavramlarıyla tanımlıyor” şeklinde konuştu. 

“TRAVMA YAŞIYOR”

Paralel yapı’nın ‘biz buradayız’, ‘yılmadık’, ‘direniyoruz’, ‘dikleniyoruz’ psikolojisiyle halk arasında kuyruğu dik tutma havası veriyorlar diyen Sambur“Kendilerinden farklı düşünen insanlara karşı öfkelerini kontrol edemiyorlar. En önemli sermayeleri olan güvenebilirliklerini yitirdikleri için böyle düşmanca saldırabiliyorlar. Toplumsal açıdan referans, güvenirlik, itirazı kaybeden bir yapı var karşımızda. Daha düne kadar ‘Gülen Hizmeti’ bugün ‘Haşhaşi’ oldu. Çünkü onlarda büyük bir değişim var. Bu topluma karşı operasyon yapan bu yapı büyük bir travma yaşıyor” diye konuştu.

ÇAKIR: PARALELLER ‘DEŞİFRE OLACAĞIZ’ KORKUSU YAŞIYOR

Gazeteci yazar Zihni Çakır, “Paralel yapı mensuplarının bilhassa medya ayağının deşifre olması süreci hızlandıkça bunlarda bir gerginlik meydana geliyor. Bu gerginlik de çok açık Akit muhabirine yapılan saldırıda belli oldu. Akit muhabirinin sorduğu soru uydurma bir soru değildir. Dumanlı’nın bizzat röportajında kullandığı bir ifadedir. Kendi ifadelerine bile cevap verememeleri kimyalarının bozulduğunu gösteriyor. Paralel yapının medya ayağı da kimyası bozulduğu için nereye saldırdıklarını bilmiyorlar. Zaman Gazetesi’nin muhabiri, Başbakanımızı rencide edecek her soruyu sorarken, kendi ifadelerinden yola çıkılarak sorulan soruya tahammül edemiyorlarsa eğer amaçları üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Maksatları demokratikleşme ve düşünce özgürlüğü değil, sadece gizli ajandalarını harekete geçirebilecek serbestliği elde etmek istiyorlar” ifadelerini kullandı. 

DUMANLI SAĞLIKLI PSİKOLOJİ İÇİNDE DEĞİL

MUHSİN BAYRAKTAR - İşini yapmaya çalışan muhabirimize saldıran ve kamuoyunun tepkisini çeken Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya tepkiler dinmiyor. Akit’e konuşan gazeteciler, Dumanlı’nın gazetecilik etiğine karşı geldiğini ve mensubu olduğu cemaatin bir psikolojik gerilim yaşadığı belirttiler. 

Gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren, Akit muhabiri Mehmet Özmen’e fiili saldırıda bulunan Dumanlı’nın hareketinin tasvip edilemeyeceğini söyledi. Yapmış olduğu saldırının kendi gazetesinden çalışan birine yapılmış olması durumunda tavrının ne olacağını merak ettiğini söyleyen Taşgetiren, “Gazetecinin gazeteciye yönelik saldırısını anlamak da mümkün değil. Böyle bir saldırıyla kendisi karşılaşmış olsaydı, nasıl bir durum ortaya çıkardı, Ekrem Dumanlı’nın bunu değerlendirmesini dilerim. Bazen, hoşunuza gitmeyen sorularda sorulur insana. Bazen, siz de gazeteci olarak muhatabınızın hoşuna gitmeyecek soru sorabilirsiniz. Siz böyle bir soru sorduğunuzda muhatabınızdan nasıl tahammül beklerseniz, sizin de hoşunuza gitmeyen sorular karşısında tahammül göstermeniz gerekir” dedi. Gülen Cemaati’nde bir sinir gerginliği yaşandığını vurgulayan Taşgetiren, durum değerlendirmesi yapmaları gerektiğini kaydetti. Taşgetiren, şöyle konuştu: “Etrafınızdaki insanların sizin davranışınızla saldırıya katılmaları gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Ancak bir sinir gerginliği oluştuğunu gözlemliyoruz. Bu da gerçekten sağlıklı bir psikoloji içinde olunmadığının göstergesi. O görüntünün hoş olmadığını ifade etmek istiyorum. Dilerim medyaya yansıyan görüntülerden kendileri de rahatsız olmuştur. Ciddi bir psikolojik gerilim yaşadıkları izlenimini veriyorlar. Bu noktaya nasıl geldiklerinin özeleştirisini yapma zamanı geldi de geçiyor.”

“KABUL EDİLEMEZ BİR DURUM”

Gazeteci yazar Fadime Özkan ise, saldırının kabul edilebilir hiçbir tarafının bulunmadığını söyledi. Dumanlı’nın bulunduğu yer itibariyle genç meslektaşlara örnek olması gerektiğini ifade eden Özkan, “Basına zaman zaman farklı odaklardan insanlar saldırabiliyor; ama bir gazetecinin bir gazeteciye saldırması bir de genel yayın yönetmenliği yapan, basındaki genç arkadaşlara örnek olması gereken, basın ahlakını koruması gereken birinden saldırı gelmesi kabul edilemez” diye konuştu. Dumanlı’nın kamuoyuna bir öz eleştiri vermesi gerektiğini ifade eden Özkan, Dumanlı’nın her hafta yazdığı medya etik kurallarının gereğini yapması gerektiğini kaydetti.

(MUHAMMED UZUN/YENİ AKİT)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim