• BIST 103.019
  • Altın 148,318
  • Dolar 3,5321
  • Euro 4,1743
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Ekrem Dumanlı'dan Başbakan Erdoğan'a Ağır İtham!

Ekrem Dumanlı'dan Başbakan Erdoğan'a Ağır İtham!
Gülen Hareketi'nin başmedyası olan Zaman Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, yine Başbakan Erdoğan'ı hedef aldı.

Erdoğan'ı "devlet zırhına bürünüp suç işlemekle" suçlayan Dumanlı bunun hesabının da sorulacağını söyleyerek tehditler savurdu.

Ekrem Dumanlı, iktidar yanlısı medyadaki Gülen Hareketi aleyhine haberlerin külliyen yalan olduğunu belirtip, o haberleri yayınlayan Genel Yayın Yönetmenleri'ne "sizin mahalleye Ramazan gelmedi mi?" diye sordu. İşte Ekrem Dumanlı'nın Başbakan Erdoğan'la başlayıp, diğerleriyle devam eden eleştiri ve gözdağı bombardımanı içeren yazısı:

Bir gün birileri de Erdoğan için ihbar yaparsa...

"Günlerden bir gün, adamın biri savcının kapısını çalsa ve “Başbakan Erdoğan paralel yapının başıdır, onunla ilgili elimde çok ciddi bilgiler var.” dese, o savcıya ne yapmak düşer? Hemen herkes için yapılabilecek bu tür bir ihbar için somut belgeleri talep edip incelemek mi; yoksa “Zaten etrafındaki insanların çeşitli alanlarda gösterdiği faaliyetten dolayı bende de böyle bir his/kanaat vardı; dolayısıyla soruşturma başlatmalıyım.” demek mi? Hangisi hukukîdir? Tabii ki hukukta öncelik somut delilindir. Somut suçun ve ona dair delilin olmadığı yerde ihbarcının hiçbir kıymeti yoktur. Neden mi?

Başbakan'ın küskünleri TV TV dolaşıp Başbakan'ı suçlarsa...

Uç örnek olması hasebiyle Başbakan Erdoğan üzerinden devam edeyim müsaadenizle: Vaktiyle Tayyip Erdoğan ile yol arkadaşlığı yapmış dünya kadar insan var. Bunlardan bir kısmı, onlarca yıl içinde, umduğunu bulamamış, derin bir hayal kırıklığı yaşamış olabilir. Dolayısıyla kızgındır, hırçındır... Bu tip adamlar, intikam almak için kanal kanal dolaşsa, Erdoğan’ı zan altında tutacak laflar etse hukuken esaslı bir mana teşkil eder mi? Ortada somut bir belge olmaksızın yapılan ithamlar, savcılık tarafından ciddiye alınır mı?

Latif Erdoğan ve Ahmet Keleş'in tam ifadeleri

Nereden mi geldi aklıma bu hayali kurgu? İzah edeyim: Hafta içinde bir internet sitesinde ilginç bir haber gördüm. İddiaya göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar bürosunca bir soruşturma yürütülüyormuş. Latif Erdoğan ve Ahmet Keleş adlı kişiler, bu savcılığın talebi üzerine Ankara TEM’de ifade vermiş. İnternet sitesinde gördüğüm kadarıyla bu kişiler daha önce malum medyaya ne konuşmuşsa orada da aynı hezeyanda bulunmuş. Hatta o kadar coşmuşlar ki (internet sitesinin iddiasına göre) doğru dürüst tanımadıkları halde bazı kişilerden bile bahsetmişler. Absürt bir durum, hukuk dışı bir metot...

Güdümlü medya ile bağımsız medya suç ortağı olur

Mekan