• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir -1 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Düşmanlık Ancak Bu Kadar Düşürür!

Düşmanlık Ancak Bu Kadar Düşürür!
Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu, Siirt'teki cinsel istismar olayıyla ilgili yaptığı ''kısa'' değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Hayrunnisa Gül'ün evliliklerine işaret ederek ''çirkin'' bir imada bulundu.

 

 

 

 

 

''Ankara Kulisi'' adlı köşesinde, Siirt'te yaşananları ''imam-cemaat ilişkisi'' diye yorumlayan Kansu, bugünkü yazısının ilgili bölümünde şu ifadeleri kullandı:

''Siirt’te çocukları kötü niyetlerine aracı edenlerin suçlarını örtmeye çabalayanlar gizleniyormuş.

Ülkeyi yönetenler arasında çocuk yaşta kızlarla evlenenler bulunduğunu unutmayalım!

Bildik, imam-cemaat ilişkisi…''

Kansu'nun ''Bireysel başvuru'' başlıklı bugünkü yazısı:

AKP, anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı getirmekle, önemli bir demokratikleşme atağı görüntüsü verme peşinde.

Görüntü öyle de içerik başka. Bağımsız Balıkesir Milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı, işin püf noktalarını TBMM kürsüsünden dile getirdi. Örneğin, bireysel başvuru hakkının anayasada yer alan tüm temel hak ve özgürlükleri değil, yalnızca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde korunan hak ve özgürlükler için getirildiğine parmak bastı:

“Teklifle Avrupa Sözleşmesi’nde yer almayan sosyal ve ekonomik hakların bireysel başvuruyla korunması bir kenara bırakılarak çalışanların hakları yine göz ardı ediliyor.”

Yani, emekçi, hakkını Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuru ile arayamayacak!

Hüseyin Pazarcı, anayasa değişikliği önerisinin endişe verici bir başka yanının da genel mahkemelerin kesinleşen kararlarının Anayasa Mahkemesi önüne götürülmesi olduğunu vurguladı:

“Fiiliyatta Anayasa Mahkemesi kararlarıyla Yargıtay ve Danıştay kararları arasında görüş ayrılıklarının ortaya çıkması ve bu çerçevede de üst yargı organları arasındaki bu çelişkinin yargı sistemimize güveni sarsması olası görülmektedir.

Dahası, Anayasa Mahkemesi’nin bu yükün altından kalkamaması olasılığı da vardır. Anayasa Mahkemesi yılda yetmiş-seksen davayı sonuçlandırmaktadır. 2009 yılı karar sayısı 72’dir. Oysa bireysel başvuru hakkının kabulüyle bu sayının yılda 5 bine kadar varabileceği tahmin ediliyor. Bugün, 47 yargıçtan oluşan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bile 2009 yılında toplam 1.625 başvuruyu karara bağladığı hesaba katılırsa, mahkemenin bu yükün altından kalkamaması olasılığı önemlidir. Teklifte amaçlanan sonucun tam tersinin elde edilmesi olasılığı bulunduğuna göre, davaların bu iş yükünün sonucunda uzaması ve makul dava süresinin aşılmasına ya da aceleci kararlarla adil yargılama ilkesine aykırı kararlar verilmesi olasılığı ciddi olarak vardır. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurularda düşüşün sağlanması da gerçekçi görünmemektedir.”

AKP kadroları, Türkiye’nin ender uluslararası hukukçularından biri olan Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı’nın uyarılarına kulak asacak mıdır?

Hiç sanmıyoruz. Ben merkezleri dorukta çünkü…

Eşitlik Mücadelesi

“Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet” adlı çalışmasıyla Örsan Öymen İnceleme Ödülü’nü kazanan Yargıç Eray Karınca’ya, kadın-erkek eşitliğinin uygulamada yaşama ne kadar geçtiğini sorduk. Kadına yönelik şiddetin, mülkiyete ilişkin olarak kadınlar aleyhine olan eşitsizlik ortadan kalkmadan tamamen önlenemeyeceğini vurguladı:

“Sorun yalnız yasalar önünde eşit olmakta değildir. En büyük eşitsizlik, eşit durumda olmayanlara eşit davranmaktır ve eşitliğe uyumlu yasalar çıkarılsa da yaşama geçirilmekte zorlanılmaktadır. Toplumsal, ekonomik eşitsizlik giderilmeden yaşamın her alanında kadınların, erkeklerle aynı ortamda yarıştırılmaları yanlıştır. Hedef, kadınlar için pozitif ayrımcılıktır. Aile İçi Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un çıkarılmış olması, önemli bir adımdır. Bu yasa ile eldeki mevcut diğer düzenlemeler birlikte kullanılarak kadına karşı şiddetle mücadele olanaklıdır.

Türkiye, kadını erkeklerle eşit kılma yolunda Cumhuriyet’in kuruluşuyla yakalayıp ardından yitirdiği ivmeyi, yeniden yakalamalıdır. Yasalardaki bazı eksikliklere karşın son on yılı aşkın deneyim, ülkemizde kadının eş şiddetinden korunması konusunda sorunun uygulamada yoğunlaştığını, var olan yasaların, kadını aile içi şiddetten korumada etkin uygulanamadığını göstermektedir. Oysa yasalar ödün verilmeden, kararlılıkla ve etkin biçimde uygulanırsa, eylemden zarar görenleri korumada etkili olurlar. Aksi halde güzel ama içi boş ve değersiz sözler olarak kalacaklardır.

Şiddet mağduru kadınlar yasa kapsamında kendilerine tanınan koruma mekanizmalarını ve haklarını bilmemektedir. Sistemin iyi işlemesi için şiddet mağduru kadının, daha başvuru aşamasında bir sosyal çalışmacıyla görüştürülmesi sağlanmalıdır.

Tedbirlerin etkili olarak uygulanması için, ihlal halinde ceza yaptırımı uygulama yetkisi sulh ceza mahkemelerinden alınıp aile mahkemelerine verilmelidir.

Namus cinayetleri halen Türkiye’de en önemli, en sık rastlanan kadının insan hakkı ihlalidir. Bu cinayetler nitelikli adam öldürmelerle birlikte yer almalı ve haksız tahrik indirimine neden olabilecek tüm ifadeler ayıklanmalıdır.”

Enler Yarışması

Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo, şenlik alanında dolaşıyorlarmış. Bir çadırda “En’ler Yarışması” duyurusunu görmüşler. Katılmaya karar vermişler. Çadıra ilk önce Pamuk Prenses girmiş. Çok geçmeden de şen şakrak çıkmış:

“Evet, yine ben en güzel seçildim.”

Süpermen de çadırdan heyecanla çıkmış. “Beklediğim gibi” demiş, “Durumda bir değişiklik yok. En güçlü ben seçildim.”

Sıra Pinokyo’daymış. Çadırın kapısında göründüğünde, diğerlerinin tersine suratı sirke satıyor, kendi kendine söyleniyormuş:

“Kim ya bu Tayyip, kim ya bu Tayyip?”

Çocuk

Siirt’te çocukları kötü niyetlerine aracı edenlerin suçlarını örtmeye çabalayanlar gizleniyormuş.

Ülkeyi yönetenler arasında çocuk yaşta kızlarla evlenenler bulunduğunu unutmayalım!

Bildik, imam-cemaat ilişkisi…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim