• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

DTP KAPALI PKK AÇIK!

DTP KAPALI PKK AÇIK!
"Partiler kapatılmakta,PKK hep açık kalarak daha da güçlenmektedir.PKK’nın açık,DTP’nin kapalı olduğu bir durum sadece şiddetin ve çözümsüzlüğün gücünü artırır. Karar, siyasal sonuçları itibarıyla DTP’yi değil Türkiye’yi cezalandır

 

 

 

 

DTP’nin kapatılması “kanunen” mümkündü ve mümkün olan yapıldı. Özellikle, Anayasa Mahkemesi dahil yüksek yargının yıllar içerisinde aldığı kararlara bakılacak olursa böyle bir pasın değerlendirilmesinde şaşılacak bir şey yoktur.

Bu partinin kanunen kapatılabilir olması Anayasa Mahkemesi’nin durumunu izah eder ama kapatılma kararının en doğru sonuç olduğunu da göstermez.

Evet, DTP’nin kapatılması kanunsuz değildir ama yanlış olmuştur. Kapatma kararı verilmeden de “doğru” bir sonuca ulaşılabilir ve demokratik açılım sürecinin tam göbeğinde Türkiye yeniden bir siyasal gerilime sürüklenmeyebilirdi.

Kapatma kararı kadar, kapatmama kararınını da doğru olabileceği yönünde bir hukuk yorumu yapmak mümkündü.

Anayasa Mahkemesi, daha önceki parti kapatma davalarında (Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AK Parti gibi...) Avrupa’dan örnek bulamamış ve herhangi bir davayı refarans gösterememiştir. Bu kez, DTP için İspanya’daki ayrılıkçı Batasuna partisinin kapatılmasını örnek vererek ilk kez Avrupa hukukuyla güçlü bir refarans ilişkisi kurmuştur. Bu örnek, DTP’nin kapatılmasını doğrulayacak kadar güçlü ve yeterli değildir.

Ancak... Temel problem mahkeme, yıllar sonra Avrupa’ya açılmışken Batasuna’yı örnek almak yerine bu konuda evrensel hukuk standardını temsil eden Venedik Kriterleri’ni görmezden gelmiş olmasıdır.

Oysa, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 51 ülkenin temsilciciyle oluşan ve Avrupa Konseyi’nin anayasa hukuku konularında danışma organı olan Venedik Komisyonu parti kapatmalara açık bir standart getirmektedir.

Komisyon, “Siyasal partilerin yasaklanması veya kapatılması, sadece partilerin şiddeti siyasal bir araç olarak kullanmaları veya anayasada güvence altına alınan hak ve özgürlükleri yok etmek ve demokratik anayasal düzeni yıkmak için şiddet kullanmayı savunmaları durumunda haklı görülebilir” demektedir.

Bu ifadeye dayanarak, DTP’nin kapatılmasının yine de doğru olduğu iddia edilebilir. Ancak, komisyon kararlarında devamla, “Siyasal parti yasaklama veya kapatma biçimindeki yaptırım, EN SON ÇARE OLARAK, İSTİSNAİ BİR TEDBİR biçiminde kullanılmalıdır. Yetkili yargı merciine kapatma talebiyle ilgili başvuru yapılmadan önce, kapatma talebinde bulunacak olan hükümet veya diğer devlet organı, ülkenin durumu, siyasal partinin özgür ve demokratik siyasal düzen veya başkalarının hakları için açık bir tehlike teşkil edip etmediği hususunu da dikkate alarak, kapatma dışında daha hafif tedbirlerle bu tehlikeden kurtulma biçimindeki çözümleri dikkate almak zorundadır.”

Anayasa Mahkemesi bu son paragraf üzerinden bir mantık yürütebilir ve DTP’nin kapatılmasının “son çare” olmadığına ve/veya “Bu partinin şu anki siyasal durumda daha hafif tedbirlerle bugünkü durumdan kurtulma ihtimali bulunduğuna” karar verebilirdi.

Zira, apaçık belli ki DTP’nin kapatılması “son çare” değildir; çare bile değildir. Aynı gelenekten gelen partilerinin daha önce 5 kez kapatılmış olması bu çaresizliği göstermektedir. Partiler kapatılmakta, PKK hep açık kalarak daha da güçlenmektedir. PKK’nın açık, DTP’nin kapalı olduğu bir durum sadece şiddetin ve çözümsüzlüğün gücünü artırır. Karar, siyasal sonuçları itibarıyla DTP’yi değil Türkiye’yi cezalandırılmıştır.

Türkiye, tam PKK’yı “temelli” kapatacak bir süreç için elini taşın altına koymaya başlamışken, Meclis’teki Kürt siyasal temsiline yasak getirilmesi ne Türklüğe, ne birlik beraberliğimize ne de hukuk nizamımıza bir fayda sağlayacaktır. Neye faydası olacağı ise bellidir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, açılım sürecinde kapatma kararı verilmesi ne kadar çelişkiyse, böyle bir karara rağmen hiç olmazsa açılım sürecinin devam ediyor olması bir umuttur. Kürtlerin tepkisini nisbeten azaltacaktır.

Soğukkanlı, tecrübeli ve büyük bir devlete yakışan “her şeye rağmen” kapatmamaktı; bu başarılamadı. Türkiye PKK’yı kapatmak, PKK terörünü bitirmek istiyorsa bunun için DTP’yi açık tutma sabrını gösterebilmeliydi...

Önümüzdeki yol şimdi daha engebeli hale gelmiştir ama kimse aşılamayacağını zannederek heveslenmemelidir.

Star

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim