• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Dosdoğru gitmeye devam edeceğiz

Dosdoğru gitmeye devam edeceğiz
Başbakan Yardımcısı Arınç; "Kim ne derse desin, Allah'ın izniyle ama düşe kalka ama dosdoğru gittik ve dosdoğru gitmeye devam edeceğiz" dedi

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu kastederek, "Heybesinde küfürden başka bir şey yok bu adamın. İnsan biraz utanır, sıkılır yahu. Senin 7 dosyan var. O dosyalardan dolayı ben senin yüzüne bir şey söylüyor muyum? 93 CHP milletvekili hakkında fezleke var; dolandırıcılıktan evrakta sahteciliğe kadar. Ben bir yerde çıkıp da 'sahtekar' dedim mi? Demem, diyemem, utanırım. Bunların hepsi bir iddiadır" dedi.

Gürsu ilçesinde, AK Parti İlçe Teşkilatı üyeleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla Belediye Düğün Salonu'nda düzenlenen toplantıda konuşan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partiyi kurarken bir söz verdiğini ve yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar olmak üzere "3Y" ile mücadele edeceklerini söylediğini hatırlattı.

Bu 3 konuda karnelerinin "yıldızlı pekiyi" olduğunu dile getiren Arınç, şöyle devam etti:

"Yolsuzlukla mücadele ettik. Devleti soyanlar kalmadı. 55 mafya ve çeteyi çökerttik. Türkiye'de kimse haksız kazanç peşinde koşamaz hale geldi. Bakmayın bugünlerdeki dedikodulara, onun bunun laflarına. Eğer bir yerde yolsuzluk varsa bunu yakasından tutup yere çalacak parti de AK Parti'nin ta kendisidir. Yasaklarla mücadele ettik. Başörtüsü bir sorundu. Üniversitelerde kızlarımızı okullardan atıyorlardı. Seçiliyor, Meclis'e geliyor, Meclis'ten atıyorlardı. Dini kitaplar okunamıyor, ayrımcılık yapılıyor, insanlar inançlarından dolayı aşağılanıyordu. 3 konuda da hükümetimiz başarılı oldu ve halkımıza verdiği sözü tuttu. 'Senden aldığım emaneti sokakta bırakmam. Hangi zorlukla, hangi tehditle karşılaşırsam bile cesur, inançlı olacağım. Kimsenin topuna tüfeğine aldırmayacağım. Halkımın yanındayım. Onun için siyaset yapacağım' dedik."

- "Ya muhalefet..."

Arınç, partisinin iktidarda olduğu yıllarda darbe teşebbüsleri, partiyi kapatmak isteyenler, muhtıra verenler, 28 Şubat'ın benzerlerini yapanlar olduğunu vurguladı.

Hükümetin, Erdoğan'ın ve AK Parti'nin, geçmişte başka partiler ve siyasetçilerin yaptığı gibi şapkasını alıp kaçmadığını, dimdik durduğunu, kendilerine tuzak kuranların hepsine cesaretle karşılık verdiğini belirten Arınç, asla başlarını öne eğmediklerini, her zaman, attıkları adımların, söyledikleri sözlerin, yaptıkları işlerin hesabını verdiklerini, vermeye de devam ettiklerini bildirdi.

Gerek Erdoğan gerekse kendisi ve arkadaşlarının, sokağa çıktığında anlatacak pek çok şeyleri bulunduğunu kaydeden Arınç, "Ya muhalefet? Muhalefetin işi çok zor. Namuslu, ahlaklı olursa gerçek bir muhalefet gibi hareket ederse... Hayatımın 4'te 3'ünü muhalefette geçirdim. Muhalefetin ne olduğunu biliriz, onu da iyi yaparız üstelik. O zaman ne diyorduk? 'Bunlar ülkeyi iyi yönetmiyorlar, bunlar 5 baraj yaptılar, ben 100 tane yapacağım, adil düzen kuracağım, ekonomiyi düzelteceğim, faizleri en aza indireceğim' diyorduk o zamanlar" ifadesini kullandı.

- "Küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızıyor"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, son günlerdeki konuşmalarını anımsatan Arınç, şöyle devam etti:

"Bugünkü ana muhalefet partisi lideri, Bursa'ya geliyor, hiç utanmadan ve sıkılmadan bir saat konuşuyor. Konuşmasının 55 dakikası 3 kelimeden ibaret. Başbakan için yüzü kızarmadan, haya ve edep duymadan 3 kelimeyi 55 dakika tekrarlıyor. Ne kadar ayıp, çirkin, ne kadar terbiye dışı bir şey. Ben tekrar etmekten utanıyorum. Bu ülkeyi 11 yıldan beri hamdolsun ki başarıyla yönetmiş, milli geliri 6 misli artırmış, '25 bin dolara da 2023'te ulaşacağım' diyen bir insana affedersiniz 'başbakan' demeyecekmiş de başka bir şey diyecekmiş. Siz bile televizyonlarda dinlerken utanıyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. Edep sahibi insanlar, bir ülkenin başbakanına kim olursa olsun bu sıfatları kullanamaz, kullanmamalı. O kullandığı çirkin sıfat ve kelimeleri faiziyle kendisine iade edeyim diyorum. Sen ana muhalefet lideri olacaksın, yarın iktidara gelme ihtimalini bir varsayım olarak farz edeceğiz. Peki güzel kardeşim, senin nasıl konuşman lazım? 'Bu hükümet, ülkeyi iyi yönetemedi, az işler yaptı, ben daha çok yapacağım, milli geliri daha çok artıracağım, dış politikada daha çok etkili olacağım.' Haydi bunları söylesene. Yok, heybesinde hiçbir şey yok. Heybesinde küfürden başka bir şey yok bu adamın. İnsan biraz utanır, sıkılır yahu. Senin 7 dosyan var. O dosyalardan dolayı ben senin yüzüne bir şey söylüyor muyum? 93 CHP milletvekili hakkında fezleke var; dolandırıcılıktan evrakta sahteciliğe kadar. Ben bir yerde çıkıp da 'sahtekar' dedim mi? Demem, diyemem, utanırım. Bunların hepsi bir iddiadır. Sonunda yargı kararıyla sabit olduğu takdirde mahkeme, onun hesabını görür. Bir siyasetçi, başka bir siyasetçiye hakaret etme hakkına sahip değildir ama Kılıçdaroğlu'nun ağzından başka bir şey çıkmıyor. Küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızıyor."

- "Bu kadar şekilci olabilir mi bir insan?"

Bülent Arınç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin masum bir insan olduğunu dile getirerek, hükümeti eleştirecek bir taraf bulamadığını savundu.

Onun da Kılıçdaroğlu gibi bir şeyler söylemek istediğini ancak edepli olmasından, onun kadar saldırgan olmamasından dolayı onu takdir ettiğini söyleyen Arınç, şunları kaydetti:

"AK Parti'yi eleştirmek için bazı şeyler söylüyor. Biraz da gülesim geliyor. Diyor ki 'Ben iktidar olacağım, ondan sonra Tayyip Bey'in evinin karşısına 50 metrelik bir afiş asacağım; Ne mutlu Türküm diyene.' Bunu yapacakmış. 50 metrelik bir afiş asacakmış. Tayyip Bey, her sabah kalktığında bakacakmış; 'Ne mutlu Türküm diyene.' 'Başka bir şey daha yapacağım' diyor. Çağıracağım okul çocuklarını, ilkokul çocuklarına haftada bir kez evin önünde and okuyacağım' diyor. 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' filan diye bizim zamanımızda da vardı. Allah Allah bu da muhalefet partisi. E yaz, ne var bunda. Bu neyi gösteriyor? Bunun neye faydası var? Bu memlekette bunu açık açık ilan etmek, geçmişte de suç değildi bugün de suç değil. Gurur duyarız, Türklerin yaptığı tarihteki şaheserleri anlatırız. Milletimizden, milliyetimizden kimsenin kimseye karşı bir üstünlüğü de yok. Bu topraklar üzerinde biz millet olarak kardeşçe bin yıldır yaşamışız. Ne olacak, andı okusan, okutsan ne olacak? Yani bu andı okutarak sen ne yapacaksın? Bu kadar şekilci olabilir mi bir insan? Bu kadar şekilcilikle ülke yönetilebilir mi yahu?"

Arınç, bir süre öncesine kadar çocukların her sabah okullarda "Andımız"ı okuduğunu anımsattı.

 

Bunun yararı ya da zararı olup olmadığını soran Arınç, şöyle konuştu:

"Bu ülkede yarışmaya mı yol açtı, yoksa çocuklarımızı şekilci mi yaptı? Sonunda bir karar verdik. Bu kararımız; 30 Eylül'den sonra artık okullarımızda sabahları çocuklarımıza ezberden okutulmayacak. Ne var bunda? 'Ben okutacağım' diyor. Bana kalırsa sen, Tayyip Bey'in evinin karşısında veya önünde yapma, MHP'nin her grup toplantısının başında bu andı 3 defa oku. Genel Merkezinin önüne 'Ne mutlu Türküm diyene' yaz. Her il ve ilçe teşkilatının mensuplarına sabah uyandıkları zaman evlerinde eş ve çocuklarıyla bunu söylemelerini telkin et. Faydası varsa bunu yap. Önce kendin yap kardeşim. Bizi niye buna zorluyorsun? Bu laflarla ülke yönetilebilir mi? İşte muhalefetin hali bu. Ben küfretmediği için yine de Allah'a şükrediyorum. Yani bunlar masumane istekler. Yaparsa da bir şey demeyiz ama 'Bunları yapacağım' diye milletten oy istemek ve bu hükümeti cezalandırmaya gayret etmek, biraz zor iş. Biraz zor, biraz yanlış iş. Zamanında hükümet ortağı olarak bulunmuş bir insanın söyleyebileceği şeyler değil bence."

Arınç, AK Parti'nin çok güzel işler yaptığına dikkati çekti.

Suçlama, yalan, iftira ve montajlara itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Arınç, "Doğru yolda gittiğimize inanın, haksızlık yapmadığımıza inanın, bize güvenin. Bu insan, başımızdaki Başbakan, 11-12 yıldan bu yana yanlış bir iş yapmadı, yanlış bir adım atmadı, haksızlık yapmadı, yolsuzluklara göz yummadı. Buna inanın. Kim ne derse desin, Allah'ın izniyle ama düşe kalka ama dosdoğru gittik ve dosdoğru gitmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim