• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

Doğan Medyasından Flaş Gül Operasyonu!

Doğan Medyasından Flaş Gül Operasyonu!
Yeni Şafak yazarı Cem Küçük bugünkü yazısında vesayetçi yapının yeni tezgahlarına devam edeceğine dikkat çekerek, hedeflerinin AK Parti’de Erdoğan sonrası Başbakanlığa gelecek kişi hakkında spekülasyon yapmak olduğunu yazdı.

 

Doğan medyasının ve özellikle Taha Akyol’un Abdullah Gül’ün PR’ını yapmaya başladığını belirten Cem Küçük, geçmişte Abdüllatif Şener’in düştüğü tuzağa Gül’ün de çekilmek istendiğini hatırlattı.

İşte Cem Küçük’ün o yazısı:

İki gün önce Erdoğan beklendiği üzere Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıkladı. Bunda sürpriz yoktu. Hepimizin beklentisi bu yöndeydi. Muhtemelen olağanüstü bir durum olmazsa Erdoğan ilk tur, olmadı ikinci turda 12. Cumhurbaşkanı olacak! Burada ehemmiyet kazanan en önemli konu kimin Başbakan olacağı yönünde!

Erdoğan Çankaya çıktığında onunla uyumlu bir kabine ve başbakan Türkiye’nin istikrarı konusunda bir sigortadır. Aslında Erdoğan’ın Çankaya adaylığı Türkiye’yi yıllardır dizayn etmek isteyenlerin toplumu asla tanımadıklarının onaylanması oldu. Muhtar olamaz dedikleri adam yakında başkomutan olacak. Nereden nereye! Yıllardır hiçbir kehanetleri tutmayan, topluma dayattıkları sistemlerin halk tarafından kabul görmeyenler yakında bir yenilgi daha alacaklar.

Ama asla utanmaları olmadıkları için yeni planlarını devreye sokmaya devam edecekler. Gezi kalkışması, 17 ve 25 Aralık darbe girişimleriyle Erdoğan’ı devirmek isteyenler amacına ulaşamadı. 30 Mart seçimlerinde büyük hayal kırıklığına uğradılar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Erdoğan’ı engellemeleri zor görünüyor.

Ama bu vesayetçi yapı kaldıkları yerden yeni tezgahlarına devam edecektir. Şimdiki hedefleri AK Parti’de Erdoğan sonrası Başbakanlık koltuğuna gelecek kişi hakkında spekülasyon yapmak. Erdoğan Cumhurbaşkanlığı’nı ilan ettiği toplantıda artık hareketin içinde başbakanlık yapacak kişiler olduğuna vurgu yaptı. AK Parti’yi siyaseten bölmek isteyenler hemen devreye girdiler.

Mesela artık emekli olacağı ve kenara çekileceği düşünülen Abdullah Gül ismi Doğan medyasında dillendirilmeye başlandı. Dün Taha Akyol bu konuda ilk işaret fişeğini çaktı. ‘Türkiye’nin önündeki ivedi ve tehlikeli sorunlar Suriye ve Irak’tan, Ortadoğu’dan geliyor. ‘Orta gelir tuzağı’ndan geliyor. Ali Babacan’ın deyişiyle, ‘tek çaremiz Avrupa Konseyi hukukudur, demokratik hukuk devleti’dir.

Bu bakımından ben Abdullah Gül’ün parti lideri ve başbakan olmasını hükümet için de Türkiye için de zorunlu görüyorum. Tansiyonun düşmesi, kutuplaşmanın aşılması, devlet kurumlarının anayasal görevleri yönünde sağlıklı çalışabilmesi, Türkiye’nin yakıcı sorunlarına siyasal akılcılıkla bakılabilmesi için.

Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı seçilirse, Çankaya’da görev yapabilmesi de normalleşmiş bir siyasi ortamda daha verimli olacaktır.’

Anormal bir siyasi ortam olduğunu ben görmüyorum. Türkiye’de siyasi ortamı geren muhalefet ve Taha Bey’in yazdığı gazete ve tayfasıdır. Dedikleri asla çıkmayan, analizleri tutmayan, tahminleri boşa düşen bu yapı şimdi de başbakanlığa Gül’ü uygun görmüşler. Tansiyonu eğer yüksekse 17 ve 25 Aralık darbe girişimlerinde kimlerin olduğuna da bakmak gerekir. Gülen cemaatine tek eleştiri getiremeyen Akyol ve arkadaşları her şeyin tek sorumlusu olarak hükümeti görüyorlar.

Aslında Erdoğan ve arkadaşları 30 Mart’ta milletten gerekli ruhsatı aldılar. Meşru olan onlar. İdris Küçükömer’in tabiriyle geniş muhafazakâr halk kitlelerinin desteği Erdoğan’da. Eğer AYM ve Başkanı Haşim Kılıç twitter konusunda hukuku zorlayıcı kararlar almasaydı belki ortam başka türlü olabilirdi. Milli iradeye vurgu yapanların artık milli iradeden değil de yargıdan medet umması trajik bir durum.

Yargı çevrelerinde çok garip bir durum var. Hafif komplo teorileriyle konuyu gündeme getirenler de var. Bilindiği gibi Taha Akyol Yozgatlı. Keza Haşim Kılıç, HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur ve CHP-MHP çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu da Yozgatlı. Yargı içindeki paralel yapının varlığı kesin. Eskiden vesayetçi anlayışa Anayasa Mahkemesi’nde karşı çıkan isim Kılıç’tı. Ne var ki son zamanlarda Kılıç da bir dönem eleştirdiği yargıçlara benzedi. İbrahim Okur konusunda daha önce bu köşede çok şey yazdım. (NOT: İbrahim Okur kendisiyle ilgili yazdıklarıma dair bir mektup gönderdi. Onu bir sonraki yazımda değerlendireceğim.)

Dört Yozgat’lı aslında Türkiye’de son 4 aydır yargıda belirleyici konumdalar. Öte yandan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı konusunda da esas PR’ı yapan Taha Akyol’un kendisiydi. Taha Bey’in çok eski programlarına bakın Ekmeleddin Bey’i çok ağırladığını görürsünüz. Muhtemelen bu yakınlarda gene Taha Bey’in konuğu olacaktır.

Erdoğan ve AK Parti varken Türkiye siyasetinde belirleyici olacak biri yok. Daha önce de yazdım, Erdoğan Rize’deki köyünde otursa Türkiye siyasetini belirler. Bütün bunlara rağmen siyaset dizayn etmek isteyenlerin pek şansı yok. Erdoğan başkaları gibi denge gözeten, ‘İngiltere ne der? ABD gücenir mi? İsrail alınır mı?’ diye düşünmez.

Bu kadar lafı niye ettik. Hemen toparlayalım. Eğer biri hakkında Doğan medyası ve Taha Bey’in köşesinde yazı çıkıyorsa o kişiye geçmiş olsun. Geçmişte benzer tuzağa Abdüllatif Şener de düştü. Tabii Abdullah Gül zeki biridir. Siyasi hamlelerin ne anlama geldiğini çoğu kişiden daha iyi bilir. Gül’ün son kertede milletten yana tavır alacağından da şüphem yok. Muhalefet ve Erdoğan’dan nefret edenler asla boş durmayacaktır. Her hamleyi deneyecektir. Şimdi bunu Gül üzerinde deniyorlar. Bakalım yakında hangi parlak (!) fikirlerini duyacağız.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim