• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Devlet Kürtlerle Helalleşmeli'

Devlet Kürtlerle Helalleşmeli
Oturum başkanlığını gazeteci-yazar Cengiz Çandar'ın yaptığı oturumda, Dicle Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, 'Kürt Meselesinde Bir Çözüm Olanağı Olarak Demokratikleşme' konulu sunum yaptı.

 

 

 

 

 

Dicle Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt politikasını değiştirmesi gerektiğini ifade ederek, ' Devlet, barış için Kürtlerin hakkını teslim etmeli, Kürtlerle helalleşmeli. Barış için savaşın açtığı yaraları sarmak lazım' diye konuştu.

Abant Platformunun 'Yeni Bir Toplumsal Mutabakat İçin Demokratikleşme' konulu toplantısı, ikinci gününde, 'Değişim Talebi ve Vaad Ettikleri' başlıklı üçüncü oturumu ile Ankara Rixos Oteli'nde devam etti.

Oturum başkanlığını gazeteci-yazar Cengiz Çandar'ın yaptığı oturumda, Dicle Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, 'Kürt Meselesinde Bir Çözüm Olanağı Olarak Demokratikleşme' konulu sunum yaptı.

Coşkun, silahsızlandırma politikasının silah kullanan örgütü çözümün bir parçası haline getireceğini ve örgütü muhatap haline sokacağını savunarak, bir grup silahsızlandırılmak isteniyorsa o grup ile konuşulması gerektiğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin, Cumhuriyet tarihi boyunca yürüttüğü Kürt politikasından vazgeçmesi ve Kürtlerden özür dilemesi gerektiğini savunan Coşkun, 'Bu güvenin tesisinde bu çok önemli bir parametre. Özür kavramı bazı duyguları, grupları tahrik edebilir. O nedenle başka bir kavram kullanılabilir. Devlet, barış kurmak için Kürtlerin hakkını teslim etmeli, Kürtlerle helalleşmeli. Barış için savaşın açtığı yaraları sarmak lazım' diye konuştu.

Hükümetin 'demokratik açılım' adı altında yürüttüğü süreci metodik olarak doğru bulduğunu vurgulayan Coşkun, Kürtlerin taleplerini içeren demokratikleşme programının yanı sıra terör örgütü PKK'nın silahsızlandırılması konusunun da temel problemlerden biri olduğunu ve bu konunun da tartışılması gerektiğini belirtti. Coşkun, silahsızlandırma konusunun tasfiye mantığıyla değil PKK'nın siyasal bir organizasyona dönüştürülmesi olarak ele alınması gerektiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

'Bu bağlamda bütün unsurlarıyla PKK'yı ele alan demokratik bir silahsızlandırma programına ihtiyaç var. Bu, şu demek: PKK'nın şu an hüküm giymiş mensupları, dağda olan mensupları, genç bir yönetici kadrosu, yurt dışında yasaklı üyeleri ve cezaevinde bir lideri var. Dolayısıyla bu beş unsuru içeren bir silahsızlandırma gerçekleştirmemiz lazım. Temel problem PKK'nın silahsızlandırılmasıysa, bunu bir şekilde PKK ile konuşmak lazım. Bu, devlet ile PKK'nın bir masa etrafından oturmasını gerektirmez. Bu sivil toplum kuruluşları aracılığıyla veya gizli görüşmeler aracılığıyla olabilir. Nitekim gerek İRA gerek ETA'da bu tür görüşmeler yapıldığını biliyoruz. Dünya, sorunlarını böyle çözüyor. Çözüm için görüşmek ve müzakereden kaçınmamak gerekiyor.'

-'KCK OPERASYONLARI SİYASAL ALANIN DARALMASINA NEDEN OLDU'-

Güvenlik güçlerinin, terör örgüt PKK'nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK'ya karşı yürüttüğü operasyonun da 'siyasal alanının daraltılmasına' neden olduğunu öne süren Coşkun, şehirlerdeki operasyonların devlete karşı tavır almayan Kürtleri üzdüğünü ve bu kişilerin de tavır almasına neden olduğunu iddia etti. Coşkun, 'Bir taraftan Kürtlerin seçilmişlerini tutuklayacaksınız, bir taraftan da Kürtlerin geleceği olan çocukları taş attıkları gerekçesiyle hapse atacak, hırçınlaştıracaksınız. Böyle bir ortamda barışı sağlamak oldukça zor' görüşünü savundu.

Prof. Dr. Ersel Aydınlı da 'Bölgesel ve Küresel Gelişmelerin Değişime Etkileri' konulu sunumunda, Türkiye'nin değişimi ve gelişimi hızlı bir şekilde yaşadığını belirterek, Türkiye'nin diğer ülkelerde çok zor yapılmış bazı işleri daha hızlı ve az hasarla yerine getirdiğini söyledi.

Güçlü demokrasi ve güçlü devlette, devletin sorun çözen, refah getiren bir devleti ifade ettiğini anlatan Aydınlı, güçlü devletin aynı zamanda güvenlik üretmesi gerektiğini, uluslararası sistemde kendisiyle değil, başka ülkelerle uğraşan bir devleti ifade ettiğini kaydetti.

Sistemle uzlaşmak üzerine değil, değişimin parametreleri üzerine tartışmaların yaşanması gerektiğini dile getiren Aydınlı, 'Değişim ve açılım sürecinde Türklerin gururu okşanmadan, Kürtlerin hakkının verilemeyeceğine inanıyorum. Buna göre politikalar üretilmeli' diye konuştu.


Ajanslar
 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim