• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Dersim'de Sürgün ve Ölüm Raporu!

Dersimde Sürgün ve Ölüm Raporu!
Cumhuriyet dönemlerinde çıkan isyanları çalışan Prof. Özer, Dersim'de 40 bin kişinin öldüğünü açıkladı.










Cumhuriyet Dönemi İsyanları" isimli bir çalışma hazırlayan Prof. Dr. Özer, "Tunceli Sürgünü"nün vesikasını açıkladı.

CHP lideri Baykal'ın Balyoz soruşturması kapsamındaki gözaltıları "Malta sürgünü" diye nitelendirmesine, Başbakan Erdoğan'ın "Malta sürgünlerini hatırlatanlar 1938'e dönsünler. Sayın İnönü'nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemdeki Tunceli sürgünlerine baksınlar. İlçe ilçe, köy köy bu ülkenin insanları nerelere, nasıl sürgün edilmişler ona baksınlar. Eğer daha ileri giderlerse bunların vesikasını da açıklarım" sözleriyle cevap vermesinin ardından Tunceli'de, 1937 ile 1938 yılları arasında yaşananlar yeniden gündeme geldi.

"5 Büyük Tarihi Kavşakta Kürtler ve Türkler" isimli kitabında Dersim isyanını anlatan ve "Cumhuriyet Dönemi İsyanları" isimli bir çalışmasının hazırlıklarını sürdüren Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özer, arşivlerin tam olarak açılmamasına rağmen, tespit edilen rakamlarla o dönemde bölgede yaşanan sürgünleri anlattı. Özer, Cumhuriyet döneminin ilk 15 yılı boyunca, 1925'te Şeyh Sait, 1930'da ise Ağrı isyanı olduğunu hatırlattı.

Özer, Tunceli'de yaşananlarla ilgili ise "Bir yerde devlet yıllardır Osmanlı'dan beri dize getiremediği Dersim'i halletmek için ve baskı altında tutabilmek için bir hareket düzenliyor. Yıllar boyunca "Dersim'e sefer olur, zafer olmaz" diye söylenmiş. 1935'te Bakanlar Kurulu bu tarihi psikolojiden kurtulabilmek için Dersim'in ismini Tunceli olarak değiştirdi. Daha sonra 1937'de başlayan ve 1938'de süren süreç yaşandı" dedi.

ZORUNLU İSKANA TABİ TUTULUYOR

O dönemde yaşanan birçok trajedi olduğunu belirten Özer, Dersim'in daha sonra yasaklı bölge ilan edildiğini belirterek, "Dersimliler 1938'de zorunlu iskana tabi tutuluyor. Yerlerinden yurtlarından edilerek batıya göç ettiriliyorlar. Ata baba topraklarından, köklerinden, yaşam biçimlerinden, kültürlerinden kurtarılarak batı illerine sürgüne gönderiliyorlar. Bu iskan kanunu ile sadece Dersim bölgesi değil, doğudaki illerden de sürgüne gönderilenler oldu" dedi.

BAKANLAR KURULU KARARI SONRASI BAŞLAYAN ZULÜM

Özer, tespit edilebildiği kadarıyla sürgün rakamlarını da şöyle açıkladı: "Dersim, Erzincan, Bitlis, Siirt, Van, Bingöl, Diyarbakır, Ağrı, Muş, Erzurum, Elazığ, Kars, Malatya ve Mardin illerinden 5 bin 74 haneden, 25 bin 831 kişi batıya sürülüyor. Bu rakam daha sonra kimilerine göre 27 bin kimilerine göre 30 bin kişiyi aşıyor. Ama, bunların yarısına yakını Dersimli. Dersim'den 12 bin kişinin sürgün edildiği tahmin ediliyor ama tespit edilebilen, Bakanlar Kurulu'nun 6 Ağustos 1938 tarihli kararı ile 1246 haneden 5 bin kişi tespit edildiği kadarıyla 15 şehrin 50 kasabasına bağlı, 922 köye zorunlu göçe tabi tutuluyor.

VESİKALARI VAR

Örneğin, Denizli'ye 158 hane 161 köye, Aydın'a 100 hane 100 köye, Bilecik'e 100 hane 50 köye, Bursa'ya 200 hane 100 köye, Balıkesir'e 104 hane 77 köye, Isparta'ya 20 hane 20 köye, Kütahya'ya 24 hane 23 köye, Burdur'a 62 kişi merkez ve 2 ilçeye, Muğla'ya 28 hane 28 köye, Eskişehir'e 50 hane 50 köye, Çanakkale'ye 150 hane 150 köye, Edirme'ye 50 hane 50 köye, Kırklareli'ne 50 hane 25 köye, Zonguldak'a 30 hane, Tekirdağ'a 75 hane 75 köye mecburi iskana tabi tutularak yerleştiriliyor. Kendi aralarındaki iletişimi kesebilmek için ayrı ayrı köylere yerleştiriliyor. Ellerinde nereye yerleştirildiklerine dair vesikalar var."

TARİHİMİZİN EN BÜYÜK KİTLE KIRIMI

Prof. Dr. Ahmet Özer, Dersim'de 40 bine yakın ölü, 10-12 bine yakın da sürgünün olduğunun tahmin edildiğini ifade ederken, "Dersim istatistikleri tam olarak yok. Arşivler kapalı. Bu arşivlerin araştırmacılara açılması lazım" diye yakındı. Özer, 1947'de çıkarılan 5098 sayılı kanunla, yaklaşık 10 sene sonra bu oturma zorunluluğunun kaldırıldığını, ancak "yasaklı bölge" uygulamasının ise 1950'ye kadar devam ettiğini söyledi.

TERBİYE ETME POLİTİKASI

Özer, " 1938'de yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kitle kırımı olarak değerlendirilebilir. Zaten bugün yaşadığımız sorunlar Cumhuriyet'in Kürtler'i Türkleştirme, Alevileri sünnileştirme, Sünnileri de laiklik sopası ile terbiye etme politikalarından kaynaklıdır. Bu sorunların çözümü için 2 şey gerekir, birincisi tarihle yüzleşmek ve barışmak, ikincisi de farklılıkları teke indirgemekten vazgeçip, zenginlik olarak görerek toplumsal barışı sağlamaktır" dedi.

Kaynak: Zaman

 

n

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim