• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 26 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Demokrasi sandıkta tecelli eder

Demokrasi sandıkta tecelli eder
Başbakan Erdoğan, "Şunu unutmayın; demokrasi, sandıkta başlar ve sandıkta tecelli eder" dedi

İSTANBUL - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkede ne molotofla, ne taşla, ne sopayla iktidar arama gayreti içinde olanlar, iktidarı bulamayacaksınız, bunu bilin. Bu ülkede iktidarın yolu sandıktan geçer. Eğer demokrasiyi kabul etmiyorsanız, sizin demokrasiniz Sisi'nin demokrasisi olur" diye konuştu.

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstanbul teşkilatına 30 Mart seçimleri dolayısıyla tekrar teşekkür ederek, "Zira 30 Mart yerel seçimleri, tüm Türkiye'de farklıydı ama İstanbul'da çok daha farklıydı ve İstanbul'daki organizasyonun, İstanbul'daki hazırlanan tuzakların neler olduğunu yakından takip ettik, yakından bunların farkındaydık ama bu tuzağı tüm İstanbul hamdolsun tersine çevirdi ve tuzağı kuranlar bu tuzağın altında kaldı" dedi.

Bugün Türkiye genelinde AK Parti olarak önemli bir faaliyet gerçekleştirdiklerini dile getiren Erdoğan, saat 14.00 itibarıyla tüm Türkiye'de, 81 il, 970 ilçe, 31 bin 395 mahalle ve 18 bin 106 köyde, 9 kişilik sandık kurullarını aynı anda topladıklarını anlattı.

Erdoğan, "Sandığa sahip çıkıyoruz" sloganıyla yapılacak bu toplantılarla Türkiye genelinde sandıkların yüzde 100'ünü gözetim altına almayı hedeflediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Şu anda Türkiye genelinde oran, yüzde 83. En başarılı illerimiz yüzde 99,46 ile Bingöl, yüzde 99,45 ile Karaman, ardından yüzde 99,35 ile Kocaeli ve dördüncü sırada yüzde 99,21 ile Rize. Türkiye geneli oranı yani yüzde 83, kuşkusuz, Türkiye'deki en iyi oran. Muhtemelen dünyada da hiçbir siyasi partinin ulaşamadığı çok yüksek bir oran. Belki de onların literatüründe böyle bir çalışma yok. Ama biz, bunu yeterli görmüyoruz. Şunu unutmayın; demokrasi, sandıkta başlar ve sandıkta tecelli eder. Her zaman ifade ediyorum; sandık, namustur. Bir siyasi parti, sandıklara sahip çıkamıyorsa, sandıkları gözetim altında tutamıyorsa, vatandaşın verdiği oyun sandıkta kaybolmasına, çalınmasına göz yumuyorsa, o siyasi parti daha en baştan kaybetmiştir. Bizi diğer tüm siyasi hareketlerden farklı kılan, sandığa gösterdiğimiz özen ve ehemmiyettir. Bugün sizlerden bunu özellikle tekrar rica ediyorum. Kesinlikle 3+3+3, 9 kişilik sandık yönetimlerini İstanbulumuzun tamamında gerçekleştirmeye mecburuz. Sandık yönetimleriyle, ana kademe, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, o sandıkta kimler varsa seçmen olarak, bunlar üzerinde röntgeni en iyi çeken teşkilat, AK Parti teşkilatı, AK Parti sandık yönetimleri olmalıdır. Seçim yapılmadan, biz seçimin neticesini görmeliyiz. Bunu başarmalıyız. İşte bu, buradan geçiyor."

"İstanbul, tüm Türkiye'nin örneği olsun"

Başbakan Erdoğan, 12 yıldır 8 seçimde elde ettikleri başarıda sandıklara sahip çıkmalarının büyük etkisi bulunduğunu belirterek, "Yeterli mi? Maalesef... O hedefe henüz ulaşamadık. Bizim yüzde 100'e doğru ilerlememiz gerekiyor. Bu, aynı zamanda o sandıklarda oy kullanacak seçmenin bilinçlenmesine vesile olacaktır" diye konuştu.

Seçimden seçime çalışan bir parti olmadıklarını ve olmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz, bir seçimin akşamından bir sonraki seçime hazırlanan parti olmak durumundayız. Tüm o sandıklardaki seçmene, davamızı, vizyonumuzu anlatan bir parti olmak durumundayız. Evlerimize davet edeceğiz, evlerine gideceğiz. Oralarda bunları işleyeceğiz. Özel salonlarda bu toplantıları yapacağız. Biz, bir davanın mensuplarıysak, bir millet, bir vatan davasının mensuplarıysak, bir bayrak davasının mensuplarıysak, bir medeniyetin mensuplarıysak, bu medeniyetin ruh kökünü, o sandıklardaki mensuplarımıza anlatmak zorundayız. Onun için her bir sandıkta 9 kişilik yönetim kurullarına sahip olmamız gerekiyor. Bunu süratle İstanbulumuzda halledelim; İstanbul, tüm Türkiye'nin örneği olsun."

Erdoğan, bugün Türkiye genelinde sandık kurullarını toplayarak, bu konuda önemli bir adım attıklarını ifade ederek, nerede eksikleri varsa, onu görecek, orayı takviye edeceklerini, sandık yönetim kurulu üyelerinden seçim esnasında, sandık başında değil her zaman istifade etmenin yollarını, onları sahada her an faal kılmanın yollarını bu sayede daha da geliştireceklerini söyledi.

Toplantının sonuçlarının AKBİS aracılığıyla genel merkeze ulaşacağını ve burada değerlendirmesinin yapılacağını bildiren Erdoğan, çarşamba günü Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda da ortaya çıkan fotoğrafı tümüyle ele alacaklarını, gerekli istişareleri Ankara'da genel merkezde gerçekleştireceklerini belirtti.

Erdoğan, Türkiye genelinde bir araya gelecek sandık yönetim kurullarına selamlarını ileterek, başarılar diledi.

Balyoz kararı

 Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Şunu hem sizlere, hem ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimize özellikle hatırlatmak istiyorum; biz 12 yıl boyunca kendimiz için, kendi iktidarımızı güçlendirmek için değil, ülkemiz için, vatanımız için, bayrağımız ve aziz milletimiz için çalıştık. Yaptığımız her reformu kendi iktidarımızı perçinlemek için değil, sandığı, milli iradeyi, demokrasiyi perçinlemek için yaptık. Hukuku perçinlemek için yaptık. İşte burada hemen bir örnek veriyorum; 2010 referandumu. Şu anda 230'u aşkın insan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurudan hareketle, malum hepsi dışarı çıktı. Değil mi? CHP, MHP, şu, bu falan hepsi, şu anda bakıyorsunuz havalara girmişler. 2010 referandumunda 'evet' oyları yüzde 58 ile sandıklardan çıkmasaydı bugün bunlar çıkabilecek miydi? 2010 referandumuna 'hayır' diyenler, şu anda 'evet' oylarının neticesini aldılar. Bunu iyi görmemiz lazım."

"Bu ülkede hukuk mücadelesini kimlerin verdiğini bilsinler"

Başbakan Erdoğan, ülkenin huzuru için çalışan bir parti olduklarını vurgulayarak, "Onlar huzursuzluk için çalışanlar. 'Hayır' dediler, her türlü şeyi yaptılar" dedi.

Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkını getirdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitseydiler, oradan böyle bir netice alabilirler miydi? Hayır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi lehlerine bile karar verse biz Türkiye olarak belli bir bedel öderiz, yine orada kalmaya devam ederler. Olayın aslı bu. Yani içeriden çıkamazlardı. Şimdi hepsi içeriden çıktı mı? Çıktı. Biz şu anda onlardan teşekkür bile beklemiyoruz... Ama bu ülkede hukuk mücadelesini kimlerin verdiğini bilsinler o yeter. Kalkıyor bakıyorsun açıklamalar yapıyor; 'Bu ülkede işte artık bir Anayasa Mahkemesi'nin olduğunu gördük'. Öbürü kalkıyor 'Ağır Ceza Mahkemelerinin olduğunu gördük'. Hepsi iyi güzel de bu mevcut siyasi iktidarın 2010 referandumundaki halkıyla bütünleşerek aldığı yüzde 58'i niye görmüyorsun? Önce onu gör. Size bu imkanı getiren o yüzde 58 ve o yüzde 58'in zeminini hazırlayan AK Parti'dir. Eğer bu olmasaydı siz yine orada kalacaktınız. Bu zemini hazırlayan AK Parti iktidarıdır."

"12 yıl içinde çetelerle mücadele ettik"

Erdoğan, kim ne derse desin, Türkiye'de iktidarın, parlamentonun yolunun da isteyen, arzulayan ve bunun için mücadele eden herkese açık olduğuna işaret ederek, "Biz her türlü vesayeti sona erdirirken, bunu kendimizden ziyade demokrasiyi zincirlerinden ve kamburlarından kurtarmak için yaptık. Her türlü vesayetin sona ermesi, sadece AK Parti'ye değil, CHP'ye de MHP'ye de HDP'ye, diğer tüm partilere de özgürce siyaset yapma imkanı, siyaset yapma alanı inşa etmiştir" değerlendirmesinde bulundu. 

Gerçek manada siyaset yapan, plan, proje üreten, milletin önüne hedef koyan, politika oluşturabilen her partinin milletin takdirine mazhar olabileceğini dile getiren Erdoğan, milletin tercihiyle gelip ülkeye hükümet edilebileceğini söyledi. 

Erdoğan, 12 yıl içinde çetelerle mücadele ederken bu mücadeleyi sadece kendileri için değil, ülke, millet ve gelecek için verdiklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Darbelere karşı dik bir duruş sergilerken bunu sadece kendi iktidarımız, kendi partimiz için değil, Türkiye'nin geleceği için sergiledik. Biz küçük hesapların peşinde olmadık. Her ne pahasına olursa olsun 'iktidarı ayakta tutalım' mücadelesi içinde olmadık. Tam tersine yaptığımız her reformu Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan 77 milyonun her biri adına yaptık. İşte son olay da onun en güzel örneğidir. Attığımız her adımı, aynı şekilde her bir vatandaşımız adına attık."  

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim