• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Daha işin başındayız

Daha işin başındayız
Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, "İnlerine gireceğiz dedik mi, inlerine girdik mi? Şimdi şovmenler ecel terleri döküyor. Daha çok şeyler çıkacak, daha işin başındayız" dedi

İZMİR (AA) - Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı seçim kampanyası kapsamında İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına, "Sizleri hasretle, muhabbetle selamlıyorum" diyerek başlayan Erdoğan, "Ege'nin, Akdeniz'in incisi, efeler diyarı İzmir'e, İzmir'deki tüm kardeşlerime buradan selamlarımı sevgilerimi yolluyorum" dedi
"İzmir bugün yine çok farklı, İzmir yine kabına sığmıyor, İzmir maşallah o tarihi mitingimizi aratmıyor" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, 16 Mart'ta İzmir'de dünyanın gıptayla izlediği bir miting gerçekleştirdiklerini hatırlattı.
Yerel seçimlerde İzmir'de yüzde 36 oy aldıklarını ve bu oyun yerel seçimlerde İzmir'de alınan en yüksek oy oranı olduğunu belirten Erdoğan, "İzmir adım adım hizmet siyasetine yaklaşıyor. İzmir proje siyasetine, eser siyasetine doğru koşuyor. İzmir'de aynen çalışmaya devam edeceğiz, hatta daha çok çalışacağız. Kendimizi daha çok anlatacağız ve değerli kardeşlerim farkımızı ortaya koyacak, inşallah gelecek seçimde İzmir'i de AK Parti belediyeciliğiyle tanıştıracağız. Buna hazır mıyız, buna hazırlanıyor muyuz? Mesele yok" diye konuştu.

-"Gereken dersi hukuk içinde veririz"-

Erdoğan, 30 Mart yerel seçimlerini Yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesi olarak gördüklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Hatırlayın paralel ihanet şebekesi 17 ve 25 Aralık darbe girişimlerini yaparak Türkiye'de hukuka, demokrasiye, özellikle de milli iradeye karşı, ahlak dışı bir saldırı başlatmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi bu ahlak dışı saldırının vasıtası oldu. Milliyetçi Hareket Partisi bu ahlak dışı saldırının aracı oldu. Pensilvanya Türkiye'nin milli kurumlarına, milli çıkarlarına, milli değerlerine saldırırken CHP ve MHP de buna çanak tuttu. Kardeşlerim, bizim paralel yapıyla mücadelemizin sebebi nedir? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden tüm unsurlarla sonuna kadar mücadele. Bu mücadeleyi yapacağız. Bu can bu tende oldukça bu mücadeleyi yapacağız. Çünkü biz, bu milleti parçalatmayız, bu ümmeti parçalatmayız, biz bu bayrağa gölge düşürtmeyiz, biz bu vatanın toprakları üzerinde operasyon yaptırmayız, biz devletin içinde paralel devlet kurmaya gayret edenlere gereken dersi hukuk içinde veririz."
"Şu anda verilen mücadele budur" diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"(İnlerine gireceğiz) dedik mi? Şu anda girdik mi? Şimdi şovmenler ecel terleri döküyor. Daha çok şeyler çıkacak, daha işin başındayız, şimdi siz seyredin. Geçenlerde bir tanesi diyor ki onlardan, üst düzey görünenlerden 'Üstlerimiz Başbakana bu konuyla ilgili bilgi veriyorlardı'. Şimdi ben buradan tekrar sesleniyorum, eğer sen dürüstsen, eğer sen namusluysan hangi üstlerin bana nerede bilgi vermiş onu açıkla. Bu kadar açık konuşuyorum. Bunlarda takiyye var, bunlarda yalan var, bunlarda iftira var, bunların sadece Allah bir dediğine inanın. Çünkü Allah bir. Bunun dışında her şey bunlarda maalesef yalan. Bütün iftiralarına, yalanlarına, alçakça ve ahlak dışı saldırılarına rağmen Türkiye yüzde 45,5 oy oranıyla milletin partisine, AK Parti'ye destek verdi. Şu anda milletten aldığımız bu güçlü destekle, sözümüzü tutuyoruz, inlerine girdik, giriyoruz. Kardeşlerim nice pislikleri ortaya döküldü, daha da niceleri ortaya dökülecek."
"Herkesi dinlemiş, kaydetmişler" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, gazetecilerin, sanatçıların, akademisyenlerin, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların dinlendiğini ve kaydedildiğini belirterek, şunları söyledi:
"CHP yi MHP yi, onların milletvekillerini, il başkanlarını belediye başkanlıklarını dinlemiş ve kaydetmişler. Bakanları, Genelkurmay başkanlarını, kuvvet komutanlarıyla beraber başbakan ve cumhurbaşkanını dinlemiş, devletin en mahrem görüşmelerini kaydetmişler. Şimdi çıkmışlar utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan, 'Biz haram yemedik' diyorlar. Kardeşlerim bunlar haramı hamuduyla götürdüler, tehdit ederek. Paralel yargıdakiler, 'Senin şu işini çözeriz ancak şunu vereceksin, şuraya şunu yapacaksın'. İşadamlarına aynı şekilde 'Senin şu işini görürüz ama şunu şuraya vereceksin', bu şekilde diyerek iş adamlarının hepsi bir korku kumpası içerisine girdi. Siz daha ne yiyeceksiniz ya, en büyük haramı yemişsiniz, kul hakkına girmişsiniz, vatanınıza ihanet etmişsiniz, ülkenizi milletinize ihanet etmişsiniz, insanların mahremine girmişsiniz, yatak odaklarına kadar girmişsiniz, şantaj yapmışsınız ve bu şantajlar sebebiyle konuşamayanları, değerli kardeşlerim, deşifre ettik, bunları söyledik."

-"Baykal hala başka yerlerde dolaşıyor"-

"Kılıçdaroğlu o şantajlar neticesinde CHP'nin başına geldi, kaset genel başkanı oldu" şeklinde konuşan Başbakan Erdoğan, "Sayın Baykal'ın başına olaylar geldi. Sayın Baykal hala başka yerlerde dolaşıyor. Baykal başka yerde dolaşma, bu işin üstadı, piri bunlar ve sana bu kumpası kurdular. Ondan sonra senin ziyaretine geldi. Ziyarete geldikten sonra 'Aday olmayacağım' dedi, 24 saat geçmeden bu Kılıçdaroğlu CHP'nin başına aday oldu. Bunda yalan çok, bunda dürüstlük yok. Ben işte İzmirli kardeşlerime sesleniyorum. Bunların peşinden artık gitmeyi bırakın. Düzgün siyaset, doğru siyaset, buna sahip çıkalım" diye konuştu.

-"Rabbim düşmanın bile ahlaklısını versin"-

Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ne kadar muhalif varsa, ne kadar kendileri gibi düşünmeyen varsa, inancına, fikrine, zikrine bakmadan bir dosyaya doldurmuş hapse atmak için hazırlık yapmışlar. İşte beni dinlemişler, başbakanlık konutuma, ofisime böcekler yerleştirdiler, oraları da dinlediler. Kardeşlerim Rabbim düşmanın bile ahlaklısını versin. Bunlarda ahlak yok, bunlarda edep yok, bunlarda vatan, millet, bayrak sevgisi yok.
30 Mart'ta sandıkta milletten cevaplarını aldılar ama uslanmadılar. Şimdi de 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimi için bir kez daha karşımıza Pensilvanya adayı çıkardılar. Bir kez daha CHP ve MHP'yi esir aldılar. Bakın buradan İzmir'den sesleniyorum, bu monşer aday, CHP'nin MHP'nin değil, Pensilvanya'nın, onunla iş tutan medyanın, onların ipini tutan uluslararası çevrelerin adayıdır. Bu ithal aday, yerli değildir, milli değildir, ülkesine milletine yabancı bir adaydır. Bu aday siyaset bilmez, bu aday Türkiye'yi de Türkiye'nin sorunlarını da bilmez. En azından İstiklal Marşı'nı bilseydi."

-"Baba ile evlat, çoğu zaman aynı olmuyor"-

Bekri Mustafa'nın, "Öbür dünyaya gittiğinde, bu dünyada ne var ne yok, sorduklarında ne dersin" sorusuna, "Bana, Münker Nekir melekleri bunu sorduğu zaman vereceğim cevap şu: Bekri Mustafa Süleymaniye'de cenaze namazı kıldırdı" yanıtını verdiğini aktaran Erdoğan, "Çünkü bu işlerle alakası olmayan birisi" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu şehitliği ziyareti esnasında, gerçekten dürüst, muhterem bir babaları vardı ama baba ile evlat, çoğu zaman aynı olmuyor. Babası, CHP zulmünden Mısır'a kaçmıştır, Kahire'ye gitmiştir. Diyor ki 'Mehmet Akif, babamın arkadaşı.' Doğrudur fakat kitabede bir dörtlük yazıyor. 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Şimdi, CHP'nin, MHP'nin, o irili ufaklı yüzde 1'i bile bulmayan partilerin adayını Edirnekapı Şehitliği'nde dinleyelim."
Erdoğan'ın bu sözlerinin ardından İhsanoğlu'nun Edirnekapı Şehitliğini ziyareti sırasında İstiklal Marşı'nın dizelerini okuduktan sonra "Çanakkale Şehitleri şiirinden herhalde" ifadelerinin bulunduğu görüntüleri sinevizyonla alandakilere gösterildi.
Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:
"Ne diyor, 'Herhalde Çanakkale Şehitleri şiirinden' diyor. İzmir, görüyorsunuz değil mi? Çanakkale şehitlerine aitmiş. Şu anda, 3 yaşında, 4 yaşında, 5 yaşındaki yavrular, bunun 10 kıtasını evelallah gümbür gümbür okuyor. Fakat dedim ya yabancı, Türkiye'ye yabancı, değerlerimize yabancı, İstiklal Marşımıza yabancı. Şimdi ben, CHP'ye gönül veren kardeşlerimize sesleniyorum, böyle bir insanın peşinden nasıl gideceksiniz? MHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, siz böyle bir adamın peşinden nasıl gideceksiniz? BBP, Saadet Partisi, tüm bunlara gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, değerlerine bu kadar uzak bir insana acaba nasıl oy vereceksiniz? İnanıyorum ki 10 Ağustos Pazar günü, aklıselim galip gelecek. Gördünüz, daha ülkenin milli marşını dahi bilmiyor, tanımıyor, o kadar monşer ki, İstiklal Marşımıza o kadar Fransız ki, halkına o kadar yabancı ki birilerine yaranmak, birilerinin gözüne girmek adına her yola başvuruyor. Bunun amiri de tıpkı bunun gibiydi. Kim bunun amiri? CHP'nin genel müdürü. O da Ankara caddelerinde dolaşırken bozkurt işareti yapıyordu. Hatırlıyorsunuz, değil mi? Sonuç, 30 Mart'ta sandıkta hezimeti gördü."

-"Bunların tek derdi var, o koltuğa oturmak"-

Yerel seçimlerden önce, "Eğer AK Parti birinci olmazsa partimin genel başkanlığından çekileceğim" dediğini aktaran Erdoğan, "Ama Kılıçdaroğlu, birinci olamazsa çekilecek mi dedim, cevap yok. Bahçeli, olamazsa çekilecek mi dedim, cevap yok. Niye? Çünkü bunların iktidar olmak gibi bir derdi yok. Bunların tek derdi var, o koltuğa oturmak ve oturdukları o koltuğu korumak, sadece dertleri bu. Bunların hizmet diye bir derdi de yok. Kardeşlerim, hizmet bizim işimiz. Biz, bu millete aşığız, bu millete sevdalıyız, sevdalı. Bizim derdimiz var. Biz, bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. bizim derdimiz, bu."

-"İzmir, bu ithal, bu memleketine yabancı, monşer adaya destek vermeyecek"-

"30 Mart, nasıl yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesi olduysa 10 Ağustos da yeni Türkiye'nin zaferinin inşallah ilan edildiği tarih olacak" diyen Erdoğan, 10 Ağustos'ta demokrasinin ve özgürlüklerin güç kazanacağını, Türkiye'nin gücüne güç katacaklarını ifade etti.
Tüm İzmirliler'e seslendiğini dile getiren Erdoğan, "CHP'ye, MHP'ye gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum. BBP'ye, Saadet Partisi'ne, diğer partilere oy vermiş kardeşlerime sesleniyorum. İzmir, inanıyorum ki bu proje adayına oy vermeyecek. İzmir, bu ithal, bu memleketine yabancı monşer adaya destek vermeyecek. İzmir İstiklal Marşı ile Çanakkale şiirini birbirinden ayıramayan, kendi ülkesinin milli marşını dahi tanımayan bu adaya inşallah aldanmayacak. Ne diyor CHP'nin genel müdürü? 'Tıpış tıpış gidecek, bu adaya oyunuzu vereceksiniz' diyor. Ey CHP genel müdürü, sana bir aday dayattılar ama sen bu monşer adayı millete dayatamazsın. Ey Devlet Bahçeli, boynunu büktün, bu adayı sen de kabullendin ama MHP'li kardeşlerime bu adayı dayatamazsın. CHP'nin de MHP'nin de bünyesi, böyle bir adayı kaldırmaz. İzmir'e soruyorum, kaldırır mı? İzmir, dayatmayı kabul eder mi? İstiklal mücadelesinin şehri İzmir, ülkesine yabancı olanlara oy verir mi? (Alandakilerin hayır demesi üzerine) İşte, bu. Görüyorum ki İzmir, tıpış tıpış değil, gönüllü olarak sandığa gidecek, hür iradesi ile oyunu kullanacak. Buna hazır mıyız, İzmir? Yeni Türkiye diyor muyuz, İzmir? Büyük Türkiye diyor muyuz, İzmir? Öncü Türkiye diyor muyuz, İzmir? Türkiye'nin gücüne güç katıyor muyuz, İzmir? Milletin adayına oy veriyor muyuz, İzmir? Kim o aday? Kim o aday? İzmir'de bu iş bitmiştir, Allah'ın izniyle"

-"İzmir, tıpış tıpış değil, hür iradesi ile sandığa gider"-

Erdoğan, İzmir'in Menderes'in şehri olduğunu belirterek, Menderes'in "Yeter, söz milletin" dediğini, kendilerinin ise "Yeter, söz de milletin, karar da milletin" dediklerini ifade etti.
İzmir'in sadece İstiklal Mücadelesinin değil, istikbal mücadelesinin de şehri olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"İzmir, CHP zulmünü, CHP'nin tek parti dönemi baskılarını iliklerine kadar yaşamış bir şehirdir. 1930'daki çok partili siyasi hayat denemesinde de İzmir, CHP'ye karşı tek yürek olmuştur. Merhum Menderes'i bağrından çıkaran İzmir, merhum Menderes'in hatırasına, partisine sahip çıkan bir şehirdir. 1946'dan 1958'e kadar her seçimde merhum Menderes'e en güçlü desteği veren şehirlerden biri İzmir'dir. Merhum Turgut Özal'a en güçlü desteği veren şehirlerden biri İzmir'dir. İzmir, dayatmalara boyun eğmez. İzmir, tıpış tıpış değil, hür iradesi ile sandığa gider. İnşallah, 10 Ağustos'ta İzmir, farkını bir kez daha farkını ortaya koyacaktır. Ben buna inanıyorum."

-"Devletle millet arasındaki mesafe kapanacak"-

Erdoğan, cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birine girildiğini, cumhurbaşkanını milletin seçmesinin demokrasi adına sessiz devrim olduğunu ifade etti.
Bugüne kadar cumhurbaşkanlarını TBMM'nin seçtiğini, Meclisin, vekillerin iradelerinin tehdit edildiğini anlatan Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal'in vefatının ardından askerlerin Meclisi kuşatarak tehditle İnönü'yü cumhurbaşkanı seçtirdiklerini anımsattı.
1961'de Cemal Gürsel'in de tehditle cumhurbaşkanı seçtirildiğini kaydeden Erdoğan, Cevdet Sunay'ın da Fahri Korutürk'ün de aynı şekilde seçildiğini, Kenan Evren'in ise darbeci bir subay olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, merhum Özal, Demirel ve Gül dışında başka dengelerin, vesayetin, statükonun devreye girdiğini, 2007'de cumhurbaşkanı seçileceği zaman karşılarına engeller çıkarıldığını, diğer partilerin, "Milletin değil bizim istediğimiz cumhurbaşkanı olur" dediğini, hukukun ayaklar altına alındığını, milletin gözünün önünde her türlü hileye başvurarak kendilerini engellemeye çalıştıklarını söyledi.
Bunun üzerine millete gittiklerini, 22 Temmuz'da milletten güçlü bir destek aldıklarını vurgulayan Erdoğan, aynı zamanda anayasayı değiştirdiklerini, bunu da millete götürdüklerini anımsattı.
Bütün bunlar yapılırken yüzde 69 oy oranıyla halk oylamasında, milletten onay aldıklarını ifade eden Erdoğan, "İşte şimdi 10 Ağustos'ta sadece ve sadece bir tek denge gözetilecek, o da milletin dengesi. Millet ne derse o olacak, çeteler değil, statüko değil, vesayet değil, güçlüler değil, millet kimi seçerse o cumhurbaşkanı olacak. Demokrasimiz güç kazanacak. Milli irade güç kazanacak, devletle millet arasındaki mesafe kapanacak. İnşallah devletle millet artık daha bir muhabbetle kucaklaşacak. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı, halkın seçtiği hükümet birlikte el ele omuz omuza Türkiye'nin gücüne daha da güç katacak" diye konuştu.

-"Eski Türkiye geride bırakılacak"-

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin artık farklı bir döneme, kulvara girdiğini, eski Türkiye'nin sanal tartışmalarının, anlamsız yasakların, kısıtlamaların, eski Türkiye'nin eski kafalı muhalefetinin artık geride bırakılacağını belirterek, enerjilerini gereksiz tartışmalara, münakaşalara, gerilimlere değil, büyümeye, kalkınmaya, refaha sarf edeceklerini vurguladı.
"Korkuyu korkutamayanlar geleceği inşa edemezler, içine kapananlar, küçük hedeflere razı olanlar ülkelerini de milleti de büyütemezler. Büyük devletlerin korkuları olmaz, büyük devletler hiç kimseden çekinmez, içine kapanmaz" diyen Erdoğan, yaşam tarzları üzerinden, korkutarak siyaset yapanlara aldanmayacaklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan, alanda başı açık ve kapalıların el ele yan yana bulunduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hani ne oldu, ülke bölündü mü? Parçalandı mı? Ama yıllarca böyle korkuttular, yıllarca böyle aldattılar. Etnik kökenler, inançlar üzerinden ayrımcılık yaparak siyaset üretenlere pirim vermeyeceğiz. Alevisiyle, Sünnisiyle biz bu ülkede bir olacağız, beraber olacağız. Kılıçdaroğlu varsın bunu durmadan kullansın. Kılıçdaroğlu, sen kendin Alevi olabilirsin ben sana saygı duyarım. Bundan da çekinme, korkma. Bunu da rahat rahat söyle. Ben de Sünniyim ben de bunu rahat rahat söylüyorum. Bundan çekinmeye gerek yok. Onun için milleti aldatmaya da gerek yok. Tehditle, istismarla siyaset yapanlara oy vermeyeceğiz. İzmir'de Türk bayrağını istismar edeceksin, Hakkari'ye gidip Türk bayrağını yok sayacaksın. Kılıçdaroğlu, ne anlaşması yaptın da acaba oradaki mitingde bir tane Türk bayrağı bulunduramadın?"

-"Bu ülkede tek millet anlayışını kabul edeceksin"-

Ülkesine ihanet eden çetelerin dizinin dibine oturanlara destek olmayacaklarını, 77 milyonun bir ve beraber olacağını kaydeden Erdoğan, "tek millet" dediklerini anımsatarak şunları kaydetti:
"Şimdi de çıkmış bir tane aday, ne diyor, ismini filan vermeyeceğim, 'tek millet olmaz' diyor. Lafa bak. 'Tek millet olmaz'. Ne olur? Ey efendi, bu ülkenin cumhurbaşkanı adayı olacaksan bu ülkede tek millet anlayışını kabul edeceksin. Önce tek milletle neyi ifade edeceğimizi öğren. Daha sen çırak bile olamadın. Bu ülke Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Boşnağıyla, Arnavutuyla, Pomağıyla, Romanıyla hepsiyle birlikte tek millet. Önce bunu öğrenmen lazım. Bunu öğrenmeyen bu ülkede cumhurun başkanı olamaz. Halkın başkanı olamaz. Hale bak. Çıkıyor şimdi milletimin karşısına gelip oy istiyor. Sen ancak olsan olsan bak... Bak kendisi Zaza ama benim Kürt kardeşlerimi aldatıyor. Sen Kürt kardeşlerime ne verdin bugüne kadar, ne verdin? Verdikleri bir şey yok. Veremezler de zaten. Niye? Bunların derdi dağ, şehir değil. Tehditlerle silahlarla kalkacaklar milletten oy isteyecekler."

-"Kadınlara saygın olsa Kürt annelerinin satılık olduğunu söylemezdin"-

Kadınların, anaların da istismar edildiğini belirten Erdoğan, Diyarbakır'da yavruları dağa kaçırılan annelerin ağlatıldığını söyledi.
Bu annelerin partisinin genel merkezine geldiğini ve oturup konuştuklarını anlatan Erdoğan, "Kendisine seslendim, eş başkansın ya. Hadi bak dağa kaçırdılar. Bu çocukları annelerine teslim edin" dedi.
14-16 yaşındaki bu çocukların ailelerine teslim edilmesi çağrısında bulunduğunu anımsatan Erdoğan, "Kardeşlerim, bak ses geldi. Para isterler, para. Evet. Bunlar utanmadan, sıkılmadan o anneleri oraya MİT'in getirdiğini söylüyor. O anneler Kürt annesi. Senin zerre kadar kadınlara saygın olsa Kürt annelerinin satılık olduğunu söylemezdin. O anneler satılık değil ama sen de olabilirsin" ifadesini kullandı.
"Bunların birbirinden farkı yok. Al birini vur öbürüne" diyen Erdoğan, bugüne kadar bölgeler arasında ayrım yapmadıklarını, İzmir'e ne yatırım yaptılarsa Van'a da onu yaptıklarını, kuzeye ne yaptılarsa güneye de onu yaptıklarını söyledi.

-"İkinci bir bayrak tanımıyoruz"-

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, 780 bin metrekarenin iktidarı olduklarını, tek millet, tek bayrak dediklerini, bayrağın dışında bir bayrak kabul etmediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Şimdi bu aday, kongrelerinde bile bunlar Türk bayrağını asamıyorlar. Bundan korkuyorlar. Utanmadan sıkılmadan sen şimdi nasıl geleceksin de bu milletten oy isteyeceksin? Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tek bayrak, ikinci bir bayrak tanımıyoruz. Tek vatan, 780 bin metrekareyle tek vatan. Bu vatanda operasyon yapamazsınız, yapmaya kalkarsanız karşınızda bizim demir yumruğumuzu bulursunuz bunu bilmeniz lazım. Ve tek devlet. Bu devlet paralel devlet kabul etmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti."
Kendilerine oy verenler, vermeyenler diye ayrım yapmadıklarını, 81 vilayete, 77 milyona ulaştıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'yi daha muhabbetle kucaklayacaklarını, 81 vilayete, 77 milyona daha çok hizmet götüreceklerini, 81 vilayetle yetinmeyeceklerini, nerede mazlum varsa ellerinden tutacaklarını, muhtaç varsa el uzatacaklarını bildirdi.
Erdoğan, İzmir'e ulaşırken Gazze'yi unutmayacaklarını, Manisa'ya ulaşırken Kerkük, Musul ve Türkmen'leri ihmal etmediklerini ve etmeyeceklerini ifade ederek, artık yeni bir Türkiye'nin doğduğunu, Türkiye'nin 9 Eylül 1922'de olduğu gibi ayaklarının üzerine doğrulduğunu, dünyaya "Ben de varım" dediğini belirtti.
Artık öncü, iddiaları ve hedefleri olan, özür dileyen değil, özür dileten, gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir Türkiye olduğunu kaydeden Erdoğan, İzmir'in de bu vizyondan uzak kalmaması, yeni Türkiye kurulurken İzmir'in buna seyirci kalmaması temennisini dile getirdi.
"77 milyon bu yeni Türkiye ile hep birlikte gururlanalım" diyen Erdoğan, her başarının ortak başarı, her sevincin ortak sevinç olduğunu söyledi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim