• BIST 106.711
  • Altın 143,580
  • Dolar 3,5587
  • Euro 4,1404
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 35 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

DAHA DEMİREL'E BİLE SIRA GELMEDİ

DAHA DEMİRELE BİLE SIRA GELMEDİ
ABDURRAHMAN DİLİPAK

Ergenekon Operasyonunun haklılığına taraftar mısınız, yoksa giderek amacından saptırıldığını mı düşünüyorsunuz?
Haklı ve geç kalınmış bir operasyon.. Hayır amacından saptırılmadı. Aksine yargıya devletin diğer organlarından ne yazık ki gerekli destek de yapılmıyor. TSK kendi içinde bir mıntıka temizliğine gitme gereği duymadı. MİT ve Emniyetin de yargıya aktif bir destek içinde olduklarından emin değilim..

Rövanşist hislerle hareket edildiği iddia ediliyor, sizce bu durum bir 28 Şubat ve yahut Susurluk hesaplaşması mıdır?
Türkiyenin derin gerçeği 28 Şubatta ortaya çıktı. Susurluk da bu gerçeğin bir parçası idi.. Bu gün yaşananlarla o gün olanlar arasında organik bir bağ var.. Derin yapının içinde derin bir iç hesaplaşmanın olduğu da açık..

Ülke son günlerde bir kamplaşma ve kutuplaşma ortamına çekilirken size göre bu kaos ortamı kimin ekmeğine yağ sürer?
Kargaşa isteyenler belli. Birileri bundan medet umuyor. Global ekonomik krizi siyasi bir krizle desteklemek ve sosyal bir krize dönüştürme çabası var. Birileri insanları sokağa çekmek için var gücü ile çalışıyor.. Kargaşa kimsenin işine yaramaz.. Şöyle ya da böyle sonunda bu derin yapı tasfiye edilecek. Eğer bu tartışmay sokağa taşırlarsa yine bundan en çok kendileri zarar görür. Media, Mafia, Sermaye, Siyaset, STK ve Bürokrasi arasındaki bu karanlık ve kanlı ilişki deşifre oldu ve bir şekilde bitirilecek..

Ne NATO, Ne ABD ne de Avrupa ülkeleri net bir tavır ortaya koyuyor Ergenekon için, sebebi ne olabilir sizce?
Yoo! Bu Ergenekon konusunda ABD, AB ve NATO tam bir uym içinde destek veriyor. Çünki bu derin yapıyı soğuk savaşta ABD kurdu. Şimdi kontrol dışına çıkan bu unsurlar tasfiye edilmek isteniyor.. Belki bu iş siyasi, askeri çevreler sessiz bir şekilde halledilebilirdi. Ama bu yapı kendi içinde bölündü. Görüş birliği yok. Kontrol dışı unsurlar kendi başlarına bütün yetkiyi ve imkanları kullanmak istiyorlar sanki. O zamanda birileri tarafından cezalandırılıyor gibi.. Bu yapının içinde herkes var. Şeyh de Fahişe de.. Tuncay Güney gibi çok kimlikli kişiler de var..

Soğuk savaş dönemlerinin gladio yapılanmalarından arınamamış ülkelerden biriyiz,  bu harekat (Ergenekon)  ile bir “temiz eller” operasyonu gerçekleştirir ve derin tabaka tasfiye edilirse yeni bir kontrgerilla oluşturulur mu?
Evet, eğer böyle giderse bu Ergenekon tasfiye edilir, yeni bir Ergenekonvari, ama daha dar ve farklı unsurlardan oluşan yeni bir yapı ortaya çıkar..

Medyanın bazı isimler üzerinden (Türkan Saylan) yürüttüğü “ajitasyon kampanyasını” nasıl değerlendiriyorsunuz?    
Herşeyi kullanıyorlar. Masum görünmeye çalışıyorlar. Kimi hastalığını istismar ediyor, kimi akademik ünvanını.. Haberal için de benzer bir kampanya yürütülüyor.. Bir yandan kendilerini masum göstermeye çalışırken öte yandan hem kendi tabanlarını kışkırtmaya çalışıyorlar, hem de sokaktaki insanlara farklı bir mesaj veriyorlar.. Darbeye teşebbüsten yargılananlar, bu yapılanların Cumhuriyete karşı bir darbe olduğu mesajını vermeye çalışıyorlar.

Obama´ nın ziyaretinden hemen sonra  Ergenekon Operasyonunun son dalgasının, ve PKK harekatının gerçekleştirilmesi bir tesadüf olabilir mi?
Zaten operasyonlar decam ediyordu. Obama geldi diye herhalde kesilecek değildi.. Şimdi de operasyonlar devam ediyor ve edecek..

Ergenekon´un tepe noktasındaki isim, 1 numara sizce kim olabilir?
Özkök Paşadan sonra artık bir numara diye biri yok. Bir kaç tane bir numara var.. “Bir Ergenekon daha var, O da Ergenekondan içeri”. Pentegona kadar yolu var bu gidişin..

Bu operasyonlar sağlıklı bir temelde yürüyor mu? Yargı üzerine düşeni yapıyor mu?
Evet, bütün zor şartlara rağmen. Yüzlerce sanıklı bir dava, binlerce sayfalık bir iddianame ve milyonlarca sayfa bilgi ve belgeden söz ediyoruz..

Ergenekon´ un bir sonraki adımında (13. Dalga mesela)  bizi hangi sürprizler bekliyor?
Daha önce de söyledim, burada herkes var.. Muvazzaflara, istihbarata, siyasete, stklara, mediaya, sermaye çevrelerine, dini topluluklara doğru da bu operasyon genişleyebilir.. Şimdiye kadarkiler daha öncü sarsıntılar.. Henüz buz dağının su üstündeki kısmı bile yargının önüne gelmiş değil. Herkesin bildiği isimlere daha dokunulmadı.. İşin daha uluslararası boyutu deşifre edilmedi. Uyuşturucu ve petrol kaçakçılığna daha hiç girilmedi. Faili Meçhullerden daha hemen hemen hiç biri aydınlatılmadı.. Bu iki iddianame daha asıl iddianamenin mukaddimesi bile sayılmaz..

Bu dava bir gün somut bir netice ile sonuçlanırsa, nasıl bir Türkiye ortaya çıkacaktır…  
Eskisine göre daha iyi.. Nasıl sorununun daha doğru bir cevabını, bu süreçteki cesaret ve performansa, yasama, yürütme, yargı ve sivil toplumun bu konudaki kararlılık ve katkısına bağlı.. Bu süreçte toplum “Türkiyenin derin gerçeği” ile yüzleşecek.. “Siyasetin maskeli balosu”nda maskeler fora edilince yargı dışında toplum dehşetli bir şok yaşıyacak!

Daha Demirel´e bile sıra gelmedi

İstek Vakfı Arazisi hakkında ne diyeceksiniz. Bu konunun Ergenekonla, Ergenekonun askerle ilgisi, ilişkisi var mı sizce?
Bana kalırsa bu olay yeni bir susurluk. Susurluk neydi? Bir politikacı, bir polis ve aranan bir kişi aynı arabada bulunuyordu. Burada asker, üniversite, politikacı, STK, herkes var, olmayan kimse yok. Bir arabanın bagajındaki silahlardan değil, roket atarlardan, patlayıcılardan, mayınlardan, el bombalarından söz ediyoruz.
Orman içi bir alan nasıl bir şahsa ya da kuruluşa tapulandı. Kim, niçin, nasıl, kaça bu araziyi sattı?  Daha sonra askerler nasıl burayı ele geçirdi?  Dalan diyor ki, oraya izinsiz sağ giren ölü çıkar. Madem bu kadar titizlikle korunan bir yer, o kadar silahı kim nasıl bu alana girdirdi. Bir şekilde girdirildi diyelim, burayı kim nasıl kazdı ve bu silahlar buraya nasıl gömüldü?

Başka sorular da sorabilirsiniz… Bu silahlar korumalı bir şekilde gömüldüğüne göre, imha etmek için, kaybetmek için değil, ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak için gizlenmiş. Peki, kimler, kime karşı ne için ve ne zaman kullanacaktı. Aynı şekilde bu silahları lazım olduğunda madem bu kadar özel olarak korunan bir bölge, kimse görmeden nasıl çıkartacaklardı? Bu soruların hiç birinin cevabı yok..

Bana kalırsa gerçeği görmek için Dalan´ın ilişkilerini, Yeditepe Üniversitesindeki merkezler, onların yöneticileri, emekli askeri şahısları, siyasi kişileri yakın takibe almak gerek. Vakfın yöneticileri, imtiyazlı öğretim üyeleri, herkes zan ve şaibe altındadır…

İstek Vakfı´nın bu işlerle ilgisi ilk kez dillendirilmiyor. 28 Şubatta da GATA ve İstek Vakfı aynı gayeyle bir Truva atı olarak kullanıldığı iddiaları atılmıştı ortaya. Vakıf, üniversite ve üniversiteye iş yapan bazı şirketleri izlemeye alın, bazı işadamlarını takip edin yine aynı adrese ulaşırsınız…

Dalan´ın askerle ilişkilerinin olduğu açık… En azından emekli paşalarla eskiden beri yakın, sıcak ve gizemli ilişkileri var. Ulusu´dan Koman´a, Çevik Bir´den Karadayı´ya kadar, bir takım siyasilere, Cavit Çağlar´a, Kıraçlar´a, Doğan´a kadar Dalan´ın çok geniş ilişkiler ağı olduğu açık. Daha Demirel´e bile sıra gelmedi. Kapısı çalınacak o kadar çok kişi var ki sırada! Sezerin sesinin çıkmaması da ilginç değil mi?

Bundan sonrası için ne bekliyorsunuz?
Aslında elde edilen bilgi, belge, silah ve iddialar çok büyük ve derin bir güçle karşı karşıya olduğumuzu göstermeye yetiyor. Ama asıl olarak, gerçekle ortaya çıkan silah, bilgi ve belgeler kıyaslandığında daha işin çok başında olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu bulgurlar devede kulak bile değil.

BU SÜREÇTE İNTİHAR, CİNAYET VE SUİKASTLERE DİKKAT ETMEK GEREK!

Süreç durdurulabilir mi, engellenebilir mi?
Ergenekoncuların böyle bir beklentisi var, bu görülüyor, onlar da bir gün anlayacaklar ki, bu süreç durdurulamaz. Yavaşlatılabilir, geciktirilebilir ama bana kalırsa kritik eşik aşıldı ve artık bu süreç kalıcı olarak durdurulamaz… Bu iş çok fazla büyüyünce örgüt çözülüp, teslim olmaya başlayınca etkin pişmanlık, şartlı tahliye yoluna başvurulabilir. Hatta sınırlı bir af da çıkartılabilir, ama önce örgütün kadrosu, silah ve kontrol ettiği menkul, gayrimenkul kaynaklarının legal kuruluşlara terki ve devri gerekir.

Zor olan terör ve uyuşturucu işi yapan unsurlarla, yabancı ülkeler ve istihbarat örgütleri ile iş tutan kontrol dışı unsurlar ne olacak. Orada bir hesaplaşma yaşanacak gibi. Tabi burada başka bir sorun da şu: Derin devletin örtülü KİT´leri ne olacak, o noktada media, mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi, STK, cemaat birçok çevreden birçok kişinin canı yanacak… Bu süreçte intihar, cinayet ve suikastlara dikkat etmek gerek!

ÇETE MEYDAN OKUMASINI HALA SÜRDÜRÜYOR…

Hükümet bu konuda üzerine düşeni yapıyor mu?
Sanmıyorum. Kimse bu işe bulaşmak istemiyor. Ana muhalefet avukatlığına soyundu işin. MHP kaçak güreşiyor. Herkes ucundan tutuyor bu işin. Çünkü altında kalmaktan, paratoner durumuna düşmektenkorkuyor. Bana göre, yaşayan tüm cumhurbaşkanları, başbakanlar, Genel Kurmay Başkanları, İçişleri Bakanları, MİT ve Emniyet Müdürleri, Jandarma ve İstihbarat Daire Başkanları, MGK Genel Sekreterleri bu konuda tanıklık yapmalı. Savcılar bu kişilerin bilgisine başvurmalı. Yasama, yürütme, yargı, STK herkesin yardımcı olması gerek. Bu konuda bilgi ve belgeye sahip herkesin bunları yargıya intikal ettirmesi gerek. Ama kimse çok da istekli değil, herkes korkuyor. Çünkü hala meydan okumasını sürdürüyor çerte. Hala GATA´ya saklanan lider takımına bir şey yapılamıyor. Her yerde varlar. Her partide, her önemli vakıf, dernek, sendika, oda, birlik, baroda varlar… Bu işin üzerine gidecek olursanız içeriden birileri düğmeye basabilir. AK Parti de Bakanlar Kurulunda teşkilatlarda, grupta bu çevrelerden önemli sayıda insanlar olduğu, en azından bu çevrelerin tehdit, baskı, şantajına açık insanlar olduğu iddia ediliyor.

Bu soruşturmanın arkasında AK Parti mi var?
Hayır sanmıyorum, bu olay AK Partiyi aşar. Böyle bir yapı, bu yapıyı oluşturanların bilgisi ve desteği dışında tasfiye edilemez. Yani işin içinde Beyaz saray, CIA, Pentagon ve NATO mutlaka vardır. İngiltere ve Fransa da vardır. Bu yapının İtalya ve Almanya ayağı da vardır, İsrail ayağı da. Bu yapı tasfiyesi gecikmiş ve gün geçtikçe daha da sorun hale gelen bir yapılanma. Bu iş artık bitecek. Yani Ergenekon´un tasfiyesi işi AK Partiyi aşan bir iş. AK Parti de bu yapının kontrollü bir şekilde tasfiyesini istiyor, ama kontrolden çıkmasından korkuyor ve her ne kadar Ergenekon davasının savcısı gibi konuşsa da, çok da öne çıkmak istemiyor.

AK Parti 12 Eylül hakkında iddianame tanzim eden Sacid Kayasu konusuda, Şemdinli davası savcısı Sarıkaya hakkında durması gereken yerde duramadı. Sarıkız ve Ayışığı, Özden Örnek davası da çok geciktirildi. Bu işin arkasında ABD, AB, NATO nun olması bu işi kolaylaştırıyor. Ama zaten bundan sonra bu işin geri dönüşü de yok. AB bu işi desteklediğini açıkça ortaya koydu. Kontrol dışı unsurlar tasfiye edilecek.

Peki, bu örgüt tasfiye edilirse bitecek mi?
Eğer yeni bir anayasa ile katılımcı, çoğulcu, şeffaf, denetlenebilir ve yönetilebilir bir yönetim biçimi oluşturulamaz ise yeni bir derin yapı ortaya çıkar. Siyasette yüzde 50´yi yakalamış, Ekonomide yüzde 30´luk paya sahip bir kitleyi kontrol altında tutmak için bizim içimizden birileri de bu yapıya dâhil edilebilir. Kemalist, ulusalcı soldan boşalacak kadrolara bu kesimi kontrol edebilecek ılımlı, kontrol altında tutulan İslamcılar yerleştirilebilir. Bunu da bir kenara not etmek gerek…

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.

Anadolu Gençlik Dergisi, Mayıs 2009

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim