• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'CUNTACILARIN HEDEFİ İÇ SAVAŞ'

CUNTACILARIN HEDEFİ İÇ SAVAŞ
Özel Harp Dairesi'nden emekli Yarbay Şenol Özbek, Taraf'ın sorularını yanıtladı: Ordudaki bazı insanların cuntacı faaliyetler içine girdiği açık. Hedefleri iç savaş. Suikastlar yapılabilir.

 

 

 

 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiasıyla gündeme gelen Özel Harp Dairesi, 50 yılı aşkın karanlık geçmişiyle aydınlatılmayı bekliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) tartışmalı kurumlarından biri olan Psikolojik Harekât Dairesi'nden emekli Yarbay Şenol Özbek, çok gizli bilgilerin saklandığı ve operasyon planlarının hazırlandığı Özel Harp Dairesi'nin geçmişini ve bugününü Taraf'a anlattı.

Öncelikle bize bu Özel Harp Dairesi ne zaman ve kimler tarafından niçin kuruldu anlatır mısınız

Önce bizim her şeyi 1950'den başlatan yanlış algıyı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin temeli tek parti döneminde, özellikle Mareşal Fevzi Çakmak'ın tasfiyesinden sonra başlıyor. Demokrat Parti bu ilişkiler konusunda zaten CHP'den farklı düşünmüyor ama esas temeli CHP atıyor. Demokrat Parti iktidara geldiğinde formatı belirlenmiş bir ilişkiler yumağının içinde buluyor kendini. Daha önceden mesela 1948'de bir subay grubu özel eğitim için ABD'ye gönderiliyor. Bunların arasında sonraki dönemin meşhurlarından Alparslan Türkeş, Turgut Sunalp, Suphi Karaman, Ahmet Yıldız ve Seferberlik Tetkik Kurulu'nun kurucusu olarak bilinen Daniş Karabelen var...

Bu gizli yapının temel amacı neydi?

Seferberlik Tetkik Kurulu, komünizmin ülkeye girme ve ülkede yerleşme teknik ve taktiklerine karşı koymak üzere kuruluyor. Yani madem ki komünistler gerilla teknik ve taktiği uyguluyor, o halde buna engel olmak için aynı taktiği uygulamak lazım mantığı ile teşkilatlanıyor. Gizli bir teşkilatlanmaya gidiliyor ve direnişte kullanılmak üzere yine barıştan itibaren yeraltına silahlar gömülüyor. Kuruluş çalışmaları 1952'de başlıyor ama çekirdek kadro ile fiilen faaliyete geçmesi 1955 yılına rastlıyor.

Sivil iktidarlar bu yapıdan haberdar mıydı?

O zamanki Menderes hükümeti bu teşkilat hakkında her türlü bilgiye sahipti. Hatta 1957'den itibaren Kıbrıs mücahitlerinin teşkilatlanması görevini bu kurula veren de hükümetti. Yani silahlı kuvvetler, hükümetten böyle bir görev istemiyor. Bu görevi silahlı kuvvetlere direktif olarak bizzat hükümet veriyor.

İstanbul'daki 6-7 Eylül olaylarında bu teşkilatın rolü neydi?

6-7 Eylül olaylarının bu kurul tarafından organize edildiği şeklindeki kanaat yanlış. O olayda MİT'ten önceki istihbarat teşkilatımız olan MAH'ın İstanbul grubu etkili oluyor. Bu grubun etkili ismi, o zaman MAH'ın İstanbul Bölge Başkanı olan Fuat Doğu. O da bir Gayri Nizami Harpçi fakat Seferberlik Tetkik Kurulu'nda görevi yok. 6-7 Eylül olaylarında 200.000 baskı yaptığı söylenen İstanbul Ekspres gazetesinin sahibi Mithat Perin'in MAH döneminde bu grupla olan ilişkileri daha sonraki dönemde belgelendi. Mithat Perin'in Kayseri Cezaevi'nden MİT'e yazdığı bir mektup var. Bu mektup, 19 Ocak 1971 tarihli Devrim gazetesinde, "milli emniyet ajanı politikacıyı tanıtıyoruz" başlığıyla yayımlandı. Mektupta ilişkinin boyutu teferruatıyla ortaya çıkıyor zaten.

Peki kimdir bu Fuat Doğu?

Fuat Doğu, meşhur Alman istihbaratçısı Gehlen'in öğrencilerinden. Aslında komünizme karşı gizli bir yeraltı örgütü kurma fikrini ABD'ye öğreten, ABD'yi bu konuda ikna eden ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bunun uygulanmasına öncülük eden de bu Gehlen. Fuat Doğu daha sonra MAH teşkilatı MİT'e dönüştüğünde MİT'in ilk müsteşarı oluyor. Bu dönemde MİT'in bir istihbarat teşkilatından ziyade bir gayri nizami harp teşkilatı gibi örgütlendiğini, esas personel kaynağının özel harpte görevli subaylar olduğunu görüyoruz. 27 Mayıs'tan sonra kurulan ve halen devam eden askerî vesayet rejiminin dinamikleri açısından da bunu gayet normal görmek lazımdır.

Seferberlik Tetkik Kurulu'nun 27 Mayıs ilişkisi neydi?

Kurulun 27 Mayıs ile ilişkilendirilmesi de yanlış. Tam tersi bu kurulu 27 Mayısçılar Menderes'in gizli örgütü olarak biliyor ve algılıyorlar. 27 Mayıs'tan sonra, bu kurulda görev yapanlar, başta başkan Daniş Karabelen ve İsmail Tansu olmak üzere tasfiye ediliyor. Teşkilatın başına, 27 Mayıs'ı organize eden Faruk Ateşdağlı getiriliyor. Daha sonra yine bir komitacı olan Sezai Okan teşkilatın başına geçiyor. İsmail Tansu ile bizzat yaptığım görüşmede kendisi bana "ihtilalden haberimiz yoktu, haberimiz olsaydı hükümete haber verirdim, hükümeti uyarırdım" dedi. 1965'te MİT kanunu çıkıp da Fuat Doğu MİT'e müsteşar olarak atanınca, Fuat Doğu ile ikinci adam konumundaki Cihat Akyol arasında çıkan anlaşmazlık üzerine, Süleyman Demirel'in inisiyatifi dahilinde Cihat Akyol MİT'ten alınarak, 1967'de bu kurulun başına veriliyor ve kurulun adı Özel Harp Dairesi oluyor. Bugünkü haliyle şekillenmeye ilk olarak o zaman, Cihat Akyol döneminde başlıyor.

Taraf

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim