• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 8 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cüneyt Özdemir: Cazcı Faşistler Rahatsız!

Cüneyt Özdemir: Cazcı Faşistler Rahatsız!
Cüneyt Özdemir, 13 askerin ölümü üzerine yaşananları 1990'lı yıllarla kıyasladı. O günlerde neler oldu şimdi neler oluyor?
 

Radikal yazarı Cüneyt Özdemir, Diyarbakır'dan gelen ölüm haberleri karşısında medyada ve toplumda olan birenleri 1990'lı yıllarla kıyaslayarak masaya yatırdı. Aradan geçen onca yıl içinde ciddi bir geişimi ve değişim yaşandığını vurgulayan Özdemir 'Türkiye’de büyük bir değişim yaşanıyor. Bazılarının aklının almadığı, şaşırdıkları işte bu değişim' diyor.
Ezberleri bozuldu. Olan bu. Türkiye’de büyük bir değişim yaşanıyor. Bazılarının aklının almadığı, şaşırdıkları işte bu değişim. Madem Başbakan Erdoğan 90’lara geri dönme niyetinde, gelin isterseniz 13 şehit olayı 90’ların Türkiyesi’nde yaşansaydı ne olurdu, onu gözümüzde canlandıralım. 

90’larda yaşansaydı
* Hrant Dink’i öldüren katille bile empati girişimini esirgemeyen Amiral gemisinin kaptanı çoktan ‘dağ başını duman almış’ tonunda manşetleri döşenmeye başlamıştı. Orduya her zamanki gibi beyhude bir sınırötesi operasyonda dağları taşları bombalaması için manşetlerden gaz veriyordu. 

* Protesto için sokağa dökülenlerin fotoğrafları büyütülüyor, şehit dernekleri de onların aralarındaki yerini alması için teşvik ediliyordu. 

* Şehit yakınlarının evlerinde “Vatan sağ olsun” demeçleri televizyonlarda özellikle vurgulanıyordu. 

* CHP hükümeti daha fazla şiddet uygulamamakla suçluyordu. 

* Aynur, Kürtçe türkü söyleyecek, öyle mi? Ertesi gün ‘Vay şerefsiz Aynur’ manşeti çekilmiş, Aynur derdest edilmiş, şubeye götürülüyordu. 

* Ertürk Yöntem çatışmanın yaşandığı yere ulaşmış, askerlerden yayın kuruluşlarına telefonlar açılmış, tüm yayınlar görülmeyen bir el tarafından ağırlaştırılmıştı. 

Oysa şimdi...
* 13 şehit haberini duyunca ilk olarak “Bu askerlerin ölümü nasıl gerçekleşti” diye sorabiliyoruz (Hayal bile edemezdiniz böyle bir soru sormayı, hayal) 

* Hükümet intikam söylemine geçtiğinde en yakın kalemlerden ‘ağır eleştiri’ gelebiliyor. 

* CHP içinden Sezgin Tanrıkulu gibi bir isim (sonradan geri çekilse de) “Barışın dili hâkim olmalı” diye bir açıklama yapabiliyor. 

* Basının amiral gemisinde manşetler sağduyulu. Bir-iki gazeteyi saymazsak hamaset edebiyatından kaçınılıyor. 

* Genelkurmay’dan medyaya telefon gelmiyor. Yayını yavaşlatmak doğru mu yanlış mı, medya özgürce (olması gerektiği gibi) kendi tartışıyor. 

* Şehit yakınlarının evlerinden çocuklarının böylesine anlamsız bir savaşta ölmesine gösterilen isyan haber olabiliyor. Şehit yakınları provokatif sokak eylemlerine katılmıyor. 

* Kürt sanatçı Aynur, Kürtçe söylediği için minder atılınca, konseri Aynur değil, cazsever faşistler utançla terk etmek zorunda kalıyor.



Buika da son şarkıyı Türkçe söyleyebilirdi!
Olay 3 yıl önce Bodrum’da geçiyor. Güneydoğu’dan gelen bir girişimci Bodrum’un koylarından birinde kalabalık bir çarşıda balıkçı açıyor. Balıkçının en büyük numarası, gece yarısı olunca bütün garsonların işi gücü bırakıp turistleri de aralarına alıp halay çekmesi. Ancak gelin görün ki halayda Kürtçe ‘şemmame’ çalıyor. E burası Türkiye, bir süre sonra homurdanmalar başlıyor. Bunlara kulak kabartan Güneydoğulu esnaf çaresizlikle şemmame sonrasında bir Karadeniz türküsü de çalıyor ancak homurdanmalar durmuyor. Derken bir başka soruşturma bahanesi ile Kürt balıkçı da kendisini hâkim karşısında buluyor. 
Hâkim soruyor: “PKK propagandası yaptığınız iddia ediliyor, söyle bakalım, ne diyor halay çektiğiniz bu Kürtçe şarkı?” 
Esnaf utanarak cevaplıyor: “Şemmame Kürtçede affedersiniz olmamış kavun demek. Yani genç kız memesi gibi bir anlamı da var...” 
Aynur’un ‘ayran’ türküsüne minder atan duyarlı cazsever faşistleri duyunca aklıma bu olay geldi. Madem Kürtçe bilmiyoruz, acı acı Türkçe gülelim hadi...

Tuna ‘panpiş’ olmuş da haberi yok
Tuna Kiremitçi, hakkımda yalan yazdığı için kendisini panpiş ilan edeceğime alınmış. “Panpiş nedir, ben bilmiyorum” diyor. Sanırım birimizin Sevgili Tuna’ya Birikim dergisinde değil Hürriyet gazetesinin magazin ekinde yazdığını hatırlatması gerekiyor. Sıcaklardan neci olduğunu karıştırdığı gibi bunu da karıştırmış olmalı. Panpiş ne demek merak ediyorsa Sevgili Tuna’nın yazdığı magazin ekinin sayfalarına bir göz atmasında fayda var. Emin olsun, Radikal’den daha geniş bir panpiş tanımı bulacaktır.  

Öcalan Öcalan’a karşı!
2004 yılında İmralı’da çok ilginç bir güç mücadelesi yaşanmıştı. PKK’nın içinden bir grup, İmralı’daki Öcalan’a meydan okumuş, hatta başkaldırmıştı. Grubun başını Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan çekiyordu. PKK içinde Murat Karayılan grubu ile Osman Öcalan grubu birbirine girmişken krize Leyla Zana da cezaevinden bir telgrafla müdahil oldu. Zana, Abdullah Öcalan’ın auvakatlarını ‘durumu İmralı’ya doğru aktarmamakla’ suçluyordu. Bir süre sonra tartışmaya İsmail Beşikçi de katıldı. Bu sefer Abdullah Öcalan, Beşikçi’yi ‘Kürtlerin Ziya Gökalp’i olmaya soyunmakla’ suçladı. PKK ve temsil ettiği Kürt hareketi neredeyse ortasından bölünmüştü. Ortalık toz dumandı. Daha doğrusu toz dumanmış... Bütün bunları Türk kamuoyu ancak yıllar sonra basılan ve geçen günlerde yasaklanan ‘Öcalan’ın İmralı Günleri’ adlı kitaptaki detaylarla öğrenebildi. Oysa biz o günlerde bu kavganın içeriğinden çok sonuçlarını görebiliyorduk. İsmail Beşikçi, PKK ve Öcalan tarafından dışlanıyor, Leyla Zana kızağa çekiliyor, Osman Öcalan Kuzey Irak’ta sivil bir aile hayatına başlıyor, kalanlar ise tek tek öldürülüyordu. Aradan geçti 7 yıl. Tam da Öcalan ‘barış meclisi’, ‘anlaşma’, “BDP Meclis’e dönsün” gibi sözcükleri sarf ederken 13 şehit haberinden sonra PKK’nın içinde benzer bir sürecin başlayacağını söylemek zor değil.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim