• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 7 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

CUMHURİYET'İN GÜNAHKARLARI!

CUMHURİYETİN GÜNAHKARLARI!
“Her birimiz tek tek o lağım suyuna indiriliyorduk. Lağımın içinde nefesimiz kesilene kadar tutuluyorduk. Diyarbakır cezaevinde yatan herkes yaşadı bunu. O pisliği içmedim yemedim diyen, gururu yüzünden yalan söylüyordur.

           

 

‘Katil kim’ diye sorulsa, doğru cevap mümkün değil. Kim gösterilse, onların da selefleri mevcut...

 

Kılıçdaroğlu iktidara gelse, yapacağı ilk iş, hesap sormak olacakmış. “Kimden?”, derseniz, Tayyip Erdoğan yönetiminden imiş... Pekiyy, ya evveliyatı...

Tayyip Erdoğan hareketinin, 28 Şubat ile hesaplaşma olduğu söylenir... Oysa Diyarbakır cehennemi, 28 Şubat darbesinden birkaç darbe boyu daha eskilere dayanır. Bu itibarla katili nerede bulursanız bulunuz, her seferinde hep öncekileri atlamış olursunuz...

*

Diyarbakır Cehennemi, Evren Paşa ve arkadaşlarının eseridir. Türk basınının militarist kanadı da, bunun teşvikçisi ve şakşakçısı...

Cumhuriyet’in günahkârları, toplu halde Cehenneme atılmış, günahları sayılan ‘rejim güneşine’ karşı işemenin kefareti ödetiliyor. Ödeme emrinden eğitimle ilgili bir fasıl sizlere:

“Gardiyan “eğitime hazırlanın” komutunu verdiğinden hepimizde korkudan helaya gitme ihtiyacı doğuyordu...

“Dışarıdaki beton avludaki eğitimden canlı dönemeyeceğimizden korkuyorduk. Bu eğitimler işkenceyle yapılıyordu. Avlunun ortasında bir kapak, oradan mahallenin lağımı akıyordu...

“Her birimiz tek tek o lağım suyuna indiriliyorduk. Lağımın içinde nefesimiz kesilene kadar tutuluyorduk. Diyarbakır cezaevinde yatan herkes yaşadı bunu. O pisliği içmedim yemedim diyen, gururu yüzünden yalan söylüyordur.

“Abbas Çelik diye bir köy sahibi vardı. Oğluyla birlikte içerideydi. Oğluna soktukları cobu çıkarıp babasının ağzına veriyorlardı. Sonra babaya soktuklarını oğlunun ağzına veriyorlardı.

“Tayyip Erdoğan’a belediye başkanlığı döneminde danışmanlık yapan Altan Tan’ın babası Bedii Tan’ı da bir gardiyan işkence ile öldürdü...

“Bedii Tan, yüzünde devamlı tebessüm olan yaşlı biriydi. İşkence yapıldığında bağırmıyor, yalvarmıyor, işkencecilerin gözlerine bakarak tebessüm ediyordu. Bu tavır işkencecileri çok kızdırdı. Çok dayak yedi, yatağa düştü. Gardiyan onu istedi. Kendisine götürdük. Bedii Tan ayakta duramıyordu. Kafasından bir bidon soğuk su boşalttılar. Yere yığıldı. Kalkmasını emrettiler. Duvara tutunarak güçlükle kalktı... Kalkmasıyla beraber, gardiyan bir tekvando hareketiyle dönüş yaparak botunun tabanını Bedii Tan’ın göğsüne indirdi. Adamcağız kafa üstü yere düştü.

“Bedii Tan öldükten sonra koğuşa bir hakim yüzbaşıyla asteğmen geldi. Bize, ‘Bedii Tan koğuşa gelmeden önce ishale yakalanmıştı. Bağırsak enfeksiyonundan öldü’ diye bir ifade imzalattılar.

*

Şimdi insaf ile düşünelim. Asker de olsak sivil de, Türk de olsak Kürt de, zengin veya fakir, kadın veya erkek, amma hepsinden evvel insan olarak düşünelim... Kitabî Müslüman olabilsek ‘eyvallah’, diyecek yok, gel velakin çoğunlukla Müslümanlarımız da pratikte sağcı Müslüman, ırkçılığa meyyal pozisyonda.

Siz olsanız bu durumda, her ne sebeple olursa olsun işkence gören, rövanşına kalkışmaz mısınız...

Diyarbakır’dan ana tahliyelerin başlamasıyla birlikte PKK’da da terör faaliyetleri başlıyor, hiç değilse azarak yoğunlaşıyor...

Şimdilerdeyse hemen her gün birkaç asker kişinin ölüm haberinin üzerine vatan sağ olsun kalıbına yerleştirilmiş komprime tevekkül örtüsü çekilerek katil-katiller gizleniyor.

Peki, kimdir bu binlerce cana mal olan katliamın gerçekte asli müsebbibi?..

Darağaçlı terbiye sisteminde adaleti elden kaçırmamaya azami dikkat sarfeden 12 Eylül düzeni ve 12 Eylülcüler. Asılacaksa bir sağdan bir soldan sallandırmış ve darağaçlar arasında dengeyi elden kaçırmamış...

Dengeyi kuran hem de sağlamca kuran 12 Eylül, bozulmaması için denge mekanizmasını da millete, kendisi yok sayılan millete metazori imzalattığı anayasası ile bir de güzelce-kurnazca tahkimlemiş.

Kürt sorunu, terör sorunu bir Anayasa sorunudur. 12 Eylül desek, eksik ve yetersiz kalır. 27 Mayıs’ın zorunlu iskân emrini nereye koyalım?..

Vakit

Fatih Tezcan'ın "ATAİST BOK! (+18)."  Başlıklı Yazısı İçin Tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

E

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim