• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 13 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı İsyan Ettiren Olay: Batsın Bu Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı İsyan Ettiren Olay: Batsın Bu Dünya
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan KADEM 1. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu.

 

CVK Oteldeki, KADEM 1. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nde gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan Mısır'da oğlunu kaybeden bir annenin hikayesini anlatırken "batsın bu dünya" diyerek isyan etti. İşte o konuşmadan satır başları...

 

"BUNLARIN TEK HASSAS NOKTASI PETROL"
Kadın sorunlarının hem ulusal hem de uluslararası olarak ele alınmasını şahsen çok önemsiyorum. Sorunlara karşı bütüncül ve adil bir yaklaşım oluşturulamadığını üzülerek görüyoruz.Çevre konusunda aşırı duyarlılık gösteren kesimlerin silahsızlanma konusunda çok duyarsız kaldıklarını görüyorsunuz. Belli ülkelerde en küçük bir demokrasi ihlalini çok büyük bir olay gibi gösterenlerin diğer ülkelerdeki çok daha büyük ihlallere, darbelere gözlerini kapattıklarını görüyorsunuz. Bu insanların tek bir hassas noktası var petrol.

"BATSIN BU DÜNYA"

Dün eşimle beraber bir misafirimiz vardı. Mısır'da oğlu sniperlarla vurulan bir anne. Bize oradaki atmosferi anlattı. Dedi ki ben uluslararası mahkemede adalet arayabilir miyim. Çünkü kendi ülkemde dava açsam sonuç çok daha kötü olur diyorlar. Bizim Gencebay'ımız var ya batsın bu dünya diyor. Evet batsın bu dünya. Çünkü adalet yok.Adaletin devreye girmediği hiç bir mesele çözüme kavuşturulamaz. Kendin için demokrasiyi savunurken  başka ülkelerdeki ihlalleri görmezden gelirsen inandırıcı olamazsın.

"X DEVLET BAŞKANI İLE BARIŞIN DEDİLER"
Geçen hafta Afrika zirvesindeydim. X bir devletin başkanıyla barışın dediler. Hayır dedim. Zulme rıza gösteremem. Siz bu adamı meşru görseniz de biz görmeyeceğiz. Seçimle gelmiş bir iktidarı yıkan darbecilerle barışamam.Çevre sorunlarını savunduğun kadar Suriye'yi, Filistin'i savunmazsan samimi değilsin.Saray Bosna'da kadınlar öldürülürken tepkisiz kalırsan bu olmaz.Irkçılığı ortadan kaldırmanın yegane yolu: Adalettir. İslamfobia'nın da çözümü adalettir.Savaşların son bulmasında yegane çözüm adalettir. Kadınların kaldıkları sorunları çözmede de tek çözüm adalettir.Bazıları hukukla yasayı karıştırıyor. Ben hukuk arıyorum hukuk. Adil yöneticiler arıyorum. Adil yargıçlar arıyorum. Bir ülkeye bunlar lazım.

"BEN BU YARGIYA NASIL GÜVENEYİM"

Adalet yoksa sorunlara gerçek bir çözüm bulunamaz. Hukuk otorite tarafından yapılır. Adalet hakikat duygusundan yola çıkılır. Karşı karşıya kaldığımız her meseleye en başta adalet ve vicdan terazisinde tartmak zorundayız.Adalet ve vicdanı yasalarına hakim kılan devletler sorunlarına en köklü çözümler bulmuştur.Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey'e hocası öğüt veriyor. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanın yaşaması adaletle mümkün olur. Başbakanlığım döneminde biz Galataport'un ihalesini yaptık. İhale bitti, kazananı belli. Aradan 2 yıl geçti yargı yürütmeyi durdurma kararı aldı. Böyle bir şey olabilir mi. Bu yatırımcı her şeyi hazırlamış.Milyonlarca yatırım yapmış olur mu. Şimdi ben ülkemdeki bu yargıya nasıl güveneceğim? Bunun benzeri bir çok proje var. Hepsi böyle engelleniyorlar. Cuhmurbaşkanı ihanet-i vataniyye içinde bulunursa suçludur. Peki yargıç böyle bir durumda olursa ne içindedir? Sen nasıl milyar dolarlık projeyi durdursun.Yasalar ne kadar kötü olursa adil bir sultanın elinde güzel olur. Yasalar ne kadar güzel olursa olsun zalim bir sultanın elinde zulüm olur.Biri zamanında demişti. Cüzdanla vicdani arasında diye. Demek ki burada böyle bir şey var. Cüzdan bir yerde unutulmuş vicdan da olmayınca işte böyle olur.

"KADININ İHTİYACI OLAN EŞİTLİK DEĞİL ADALET"

Kadın ve erkek arasındaki ayrımcılıklara ilk önce adalet nazarında bakacağız. Eğer insanı sadece can olarak görebilirsek. İnsanı yaradılmışların en şereflisi olarak görebilirsek inanın bütün ayrımları ortadan kaldırmış oluruz. O zaman siyah beyaz diye, alevi sunni diye bir ayrım olmaz sadece can olur.Kadınların ihtiyacı olan eşitlikten öte eşdeğer olabilmektir. Yani adalettir. Kadın ve erkeği eşit konuma getiremezsiniz bu fıtrata terstir. Örneğin iş hayatında kadın ile erkeği aynı şartlara tabi tutamazsınız. Hamile bir anneyi erkek ile aynı konuma tutamazsınız.Kadının narin yapısına ters düşer bu.

"BUNU FEMİNİSTLERE ANLATAMAZSINIZ"

Bizim dinimiz kadına bir makam vermiş. Nedir bu makam annelik makamı ve annenin ayakları altına cenneti koymuş. Annenin ayağının altı öpülür. Ben annemin ayağının altını öperdim. Anne başka bir şey ve makamların en üstüdür. Bunu anlayan olur anlamayan olur. Bunu feministlere anlatamazsın. Onlar anneliği kabul etmiyor çünkü. Ama bize anlayanlar yeter. Onlarla yola devam ederiz. 

"BİZİM DİNİZMİZDE KADINA ŞİDDET UYGULAMAZ"

Kadın cinayetleri oluyor. Bizim dinimiz islam sil kelimesinden geliyor. Ne demek bu barış. Biz bir barış dininin mensuplarıyız. Bizim dinimizde kadına böyle bir zulmü asla yapamazsın, şiddet uygulayamazsın. Türkiye son yıllarda hem bölgesel sorunlara, hem küresel sorunlara farklı bakış açılarını yansıtmaya başladı.Biz doğudan gelen ama yönü batıya dönük olan bir ülkeyiz.

"KİMSE YILDIRAMAZ"
Türkiye'de şu anda 1 milyon 600 bin mülteci var. Avrupa'da kaç kişi var? 130 bin kişi.Şu ana kadar 4.5 milyar dolar harcadık. Batı sadece lafını yapıyor. Biz açık kapı politikasıyla tüm mazlumlara kapımızı açacağız. Biz sığınan insanları bombaların altına bırakamayız. Biz çünkü Doğu'nun ve Batı'nın birikimini tevarüs etmiş bir milletiz.Türkiye öz güveniyle sorunlara farklı çözümler getiren bir siyasi yapıya sahibiz. Bölgesel ve küresel sorunlara adil çözümler üreten bir ülkeyiz.Bazıları bizim ezber bozan açıklamalarımızı istihza edebilir. Ama bu bizi yıldırmaz. Bu alanda KADEM'e de çok büyük görev düşüyor.

"KADINLAR İÇİN REFERANDUM YAPTIK"
KADEM bir yandan Türkiye'de kadınların maruz kaldıkları sorunları ele alırken bir yandan da küresel bir iş başarabilirler. Filistinli kadınların maruz kaldığı işkenceyi dile getirmek küresel ölçekte farklı bir duruş demektir. Kadın sorunlarını adalet kavramı ile ala almak bile farklı bir duruştur. Bu duruş asla sarsılmamalıdır. Yapılan eleştiriler KADEM'in duruşunu hiç bozmamalı. Sizler cesur olacaksınız. Sizler özgüven sahibi olacaksınız.Aynı anda meta olarak medyada kullanılan kadının hakkını da Filistin'deki kadınların hakkını da savunacaksınız.Sizler bu bölge kadınlarının umut ışığısınız. 1944'te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına hazırlanırken o dönem kadınlarımız bizi asla yalnız bırakmadılar. Başbakanlığım döneminde kadınların siyasete girmesi için mücadele ettim.Kadınlar için referanduma gittik.  Çalışma hayatında kadınlarımız için reformlar yaptık. İdeal noktasında değiliz ama çok umut veren bir noktadayız.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim