• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçak da Saray da Milletin Malıdır!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçak da Saray da Milletin Malıdır!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecinin Türk, Kürt, Çerkez, Gürcü, Abaza bütün toplumu kapsadığını söyledi.

“Sürecin devam etmesi lazım” diyen Cumhurbaşkanı, “Bunu söylerken de eli sopalılara ülkeyi bırakamayız. Yeni yasal düzenlemeler de önemli” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecinin 77 milyon vatandaşın ortak meselesi olduğunu belirterek, “Bu süreci herkes bu şekilde sahiplenmeli ki bu işi çözelim” dedi. Erdoğan, Beştepe’deki yeni Cumhurbaşkanlığı hakkında yapılan tartışmaları da eleştirerek “İhtiyace binaen yapımdı. Maliyeti de 500 milyon Dolar civarında. İçinde 2 bin kişilik bir toplantı ve kongre salonu olacak dönem dönem orada geniş katılımlı halk toplantıları yapcağız” dedi.

Ülkeyi eli sopalıya bırakmayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan ziyaretinin ardından yurda dönüşünde uçakta önemil açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın gündeminde öne çıkan konuların başında yine çözüm süreci vardı

 “Biz Süreç’e demokratik açılım ile başladık. Bir süre sonra bunu bir üst perdeye çıkarmak gerekiyordu ve adına ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci’ dedik. Bu benim çok daha benimsediğim bir başlık ve kavramdı. İçerik itibari ile çok daha sıcaktı. Belli bir aşamadan sonra da Çözüm Süreci gündeme geldi. Çözüm olduğu sürece sahiplenilebilir, neden olmasın dedik ve bu şekilde devam ettik. Bu noktada sürecin şu tarafında şu grup, bu tarafında bu grup var diyerek bir tarafa Kürt vatandaşlarımızı oturtmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza vs.bir tarafa denmez. Süreç, ülkemizin genelini, 77 milyonu kapsıyor ve bu şekilde de sahiplenilmeli ki bu işi çözelim.  Bunun adı Çözüm Süreci olur,Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci olur ama devam etmesi lazım. Bu, 77 milyonun ortak meselesidir. Taviz veremeyiz. Bunu söylerken de eli sopalılara ülkeyi bırakamayız. Bu açıdan yeni yasal düzenlemeler de önemli. Molotof, maske vb. konularda caydırıcı cezalar olmalı.

-İmralı başta olmak üzere örgütte, geri çekilme meselesi de dahil olmak üzere her konuda farklı sesler çıkmasına ne diyorsunuz?

Şu anda İmralı’nın buna benzer açıklamaları var ama geri çekilme şeklinde bir şey henüz gerçekleşmiş değil. Ben o dediğiniz kesimde bu konularda, çift başlılık, hatta çok başlılık olduğunu görüyorum. Bu işin Avrupa ayağı var, Kandil var, İmralı var...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aşkabat dönüşünde aralarında Star Gazetesi Yazarı Halime Kökçe’nin de olduğu gazetecilere Türkiye gündemiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 

 

Görüşme meydan okuma değil

-İmralı ile görüşmelerin yeniden başlaması olabilir mi?

Bu istihbarat teşkilatımızla ilgili bir konu. İstihbarat teşkilatımız, gerektiğinde gider görüşür, gereken neyse yapar. Hükümetimiz sağduyu neyi gerektiriyorsa onu yapar. Ama oraya gidenlerin, oraya gidişi bir meydan okuma fırsatı gibi görmelerinin doğru olmadığına inanıyorum.

Paralel yapının direnişi sürer

-6-8 Ekim olaylarında bürokratların müdahale etmeyerek olayların büyümesinde rolu olduğu söyleniyor. Paralel yapının da bu olaylar üzerine bir medya provokasyonu çıkarma gayreti iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

“O tür pasif direnişler oluyor, olabiliyor. Çünkü bunları malum bir akşamda temizleyemiyorsunuz. Sorunu, Türkiye’deki mevcut yasalarla hukuk devleti içerisinde çözmeye çalışıyoruz.

-Paralel yapılanmanın parti kuracağı iddialarına ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Eğer parti kurarlarsa bence çok isabetli olur. Bir düşünce grubunun parti kurmasına kimsenin itirazı olamaz. Hatta, her düşünce grubunun parti kurmasında fayda var. Bu sayede her şey, çok açık net ortaya çıkmış olur.

Beştepe 500 milyon dolar

“Beştepe’deki konut bitince orada otucağız. Halen oturduğumuz yer esasen Dışişleri Konutu. Oraya Dışişleri Bakanımız taşınacak. Ahmet bey, zaten resmi konuta taşınmış durumda. Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı kapsamında, 2-3 bin kişilik bir kongre sarayı da olacak. Bu dışarıya da açık olacak. Orada büyük çaplı toplantılar yapma imkanımız olacak. Örneğin, muhtarlarla orada biraraya gelmeyi planlıyorum. Hakeza, tüm Türkiye’den kurayla belirlenecek vatandaşlarımızla da bir toplantıyla biraraya gelmeyi düşünüyorum. Kongre merkezinin yanına bir cami de yapacağız. Tabii ki camii halka açık olacak. Maliyet konusunda 750-800 milyon dolar gibi rakamlardan bahsedenler var. Bu kesinlikle doğru değil. Maliyet 500 milyon dolar civarında. “

Üst akıl yeni harita istiyor

“Ortadoğu kavramı modern dönemde petrol havzalarının keşfi ile ortaya çıkarılan bir kavram. Petrolle birlikte bu coğrafya üzerinde hesaplar başladı. Hatta haritalar ona göre çizildi. Şimdi yine bölgede herkesin farklı hesapları var. Örneğin, ABD’liler de dahil olmak üzere tüm muhataplarımıza söylediğim bir konu var: Musul, El Ambar’ı, Halep’i adeta unutup sadece Kobani’ye odaklanmanın yanlışlığı ortada. Bu hususta Hollande daha farklı. O bize hak veriyor. Lazkiye’den itibaren ta Kuzey Irak’a kadar bu bölgenin, yani 36. paralelin üstü, buranın güvenlikli bölge haline gelmesi lazım.”

Bizim göreve geldiğimiz dönemin cumhurbaşkanı uçağını kullandırtmadı

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına alınan uçağın tartışılmasını da eleştirdi: “Hatırlarsınız eski Türkiye’de buna benzer konular çok işlenirdi. Rahmetli Özal, uçak aldığı zaman, Demirel’in ağır saldırılarına maruz kalmıştı. Tabi o zamanın cumhurbaşkanları, başbakanları dış ülkelere tarifeli uçaklarla gidebiliyordu. Yani ihtiyaçtan dolayı alınmıştı uçak. Rahmetlinin ardından Demirel o göreve geldi. Çok ağır laflarla eleştirdiği uçakları bizzat kendisi de kullanmaya başladı. Biz göreve geldikten sonra, baktım ki bu uçakların biri cumhurbaşkanlığında biri de başbakanlıkta. Uçakların, ihtiyacı olanların kullanması esasıyla havuz yapılmasını önerdik. Kendileri buna yanaşmadı. (Ahmet Necdet sezer döneminde) Uçağın kendi makam uçağı olarak kalmasında ısrarcı davrandı.”

Artık sokakta tören olmayacak

“Ama bu sıkıntılı bir durumdu. Çünkü öyle anlar oluyordu ki, dışişleri bakanının veya bakanlarımızın bir yere gitmeleri gerekiyor ama uçak bulunamıyordu. Bu ihtiyaç üzerine bir uçak daha alalım dedik. Tam o sırada, Berlusconi’nin uçağının satışta olduğunu öğrendik. O uçağı satın aldık. Tüm donanımları dahil olmak üzere maliyeti 179 milyon dolar. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ilişkin tartışmalar da uçak meselesinden farklı değil. Bu bina, ülkemiz için bir ihtiyaçtı. O nedenle yapıldı. Yabancı konukları karşılama törenlerini, caddeyi trafiğe kapatmak suretiyle sokakta yapmak durumunda kalıyorduk. Artık, yabancı konukları sokakta karşılamak durumunda kalmayacağız. Türkiye’ye yaraşan, tüm ihtiyaçlara cevap veren bir bina yapıldı. Ben, 11 yıllık Başbakanlığım boyunca resmi konutta oturmamış bir insanım. Keçiören’de bir apartman dairesinde oturdum. Ankara’da Abdullah Bey’in oturduğu konuta taşınmam, Cumhurbaşkanı seçildikten sonradır. Beştepe’deki projede konutta olacak.”

Mescid-i Aksa için sürekli takipte olacağız

-Mescid-i Aksa’ya  İsrail saldırıda bulundu aynı günde Uluslararası ceza mahkemesi Mavi Marmara’nın soruşturulmasına gerek olmadığına karar verdi. Yani saldırıyı  kabul etmesi anlamında olumlu bir karardı ama soruşturmayı  devamı için yeterli ağırlıkta görmedi.

“Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kabul eden ülkeler var etmeyen ülkeler var. İsrail kabul etmeyen ülkelerden. Mahkeme, bundan dolayı soruşturmaya yer yok diyor ama İsrail’in Mavi Marmara’ya yönelik eylemi yaptığına dair kuvvetli belgeler bulunduğunu da belirtiyor. Dolayısıyla biz sürecin takipçisi olacağız. Diğer konuya gelince, aldığım bilgilere göre İsrail mevcut, Mescid-i Aksa’nın mevcut statüsünün muhafaza edileceği yönünde bir açıklama yapmış. Konuyla ilgili olarak ben birkaç gün önce Mahmud Abbas ile Halid Meşal ile de görüşmüştüm. Gerek Ahmet bey gerekse Mevlüt beyle de konuya ilişkin görüşmelerimizi yaptık. BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri nezdinde girişimlerimiz olacak. Kudüs, İslam dünyasının ortak meselesi. Üzerinde ısrarla durulması gerekir.  Dün olduğu gibi bundan sonra da elbette konunun takipçisi olacağız.”

Rica ettim Hamit öğretmen aynı gün affedildi

Bu öğretmenimiz 6 yaşındaki bir çocuğu dövdüğü iddiasıyla hapse atılmıştı. Bu Türkmen bir çocuk. Ailesi, dediğim türden bir iddiayla şikayetçi olmuş. Bundan dolayı da öğretmeni içeriye alınmıştı. Öğretmenimiz “Böyle bir şeyi kesinlikle yapmadım” diyor. Malatyalı öğretmenimizin adı Hacı Hamdi Hamit Polat. KArkadaşlar bize söyleyince -bayramda gene birilerini bıraktılar- af günleri varmış. Af günlerinde devlet başkanı bırakabiliyormuş. Ziyaretimiz sırasında, Devlet Başkanı Berdimuhammedov’dan öğretmenimizin serbest bırakılması için ricada bulunduk. Kendisi de, sağ olsunlar bizleri kırmadılar, hemen af yetkisini kullandı, kararı hemen imzaladı. “

Nabi Bey göreve başlatır

“Öğretmenimiz, Aşkabad’a 600-700 km mesafe bir cezaevindeymiş. Kendisini hemen serbest bıraktılar, hava yoluyla aynı gün içinde Aşkabad’a gelmesini sağladılar. Sonra dışişleri bakanına sordum. “Siz İstanbul’a gitmeden gelir” dedi. “Uçak yoksa nasıl yapacak falan. Bizim uçağa yetişirse bizim uçakla Türkiye’ye götürme imkanımız olur” dedim. Yetiştirebileceklerini söylediler. Güzel bir jest oldu.  Şimdi Nabi bey inşallah şöyle biraz izinden sonra öğretmenizi göreve başlatır.”

 

Kaynak: StarGazetesi

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim