• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hesabını Millete Verecek Bir Başkandan Diktatör Çıkmaz!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hesabını Millete Verecek Bir Başkandan Diktatör Çıkmaz!"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Seçimle iş başına gelmiş ve her icraatının hesabını millete verecek bir başkandan tek adam da çıkmaz, diktatör de çıkmaz, bunu böyle bilin."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Seçimle iş başına gelmiş ve her icraatının hesabını millete verecek bir başkandan tek adam da çıkmaz, diktatör de çıkmaz, bunu böyle biliniz" dedi.

Erdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü tarafından ATO Congresium'da düzenlenen "Pazarcı Esnaf Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geçen 12 yılda çok büyük, muazzam bir değişim yaşadığını, demokrasiden ekonomiye her alanda sınıf atladığını söyledi.

Eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, toplu konutta, ihracatta her alanda büyüyen, güçlenen Türkiye'nin şimdi yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu belirten Erdoğan, 2023 hedefleri için çözülmesi gereken sorunların, aşılması gereken engellerin bulunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlattıkları ve başarıyla bugünlere gelen değişim sürecini, yeni bir aşamaya geçirmeleri gerektiğini dile getirerek, "Biz buna yeni Türkiye diyoruz. Yeni Türkiye için yeni bir anayasaya ve onunla birlikte başkanlık sistemine geçme ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Başkanlık sistemine geçtiğimizde bilesiniz ki şu parlamentoda yaşanılanların büyük bir kısmı artık yaşanmayacaktır, çok başlılık, tüm engellemeler ortadan kalkacaktır. Çok hızla koşan, sıçrayan ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkan bir Türkiye olacaktır" diye konuştu.

Çok partili hayata geçildikten iktidara geldikleri döneme kadar, Türkiye'de 16 ayda bir hükümet değiştiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"16 ayda bir hükümetin değiştiği bir ülkede, istikrar bulamasınız. İstikrarın olmadığı bir ülkede de güven bulamazsınız. Onun için ne oldu? Maalesef 3 bin 400 dolarda kaldık. Biz görevi aldık, hamdolsun 11 bin dolara kadar tırmandık. Şimdi kişi başına milli gelir 11 bin dolar. 230 milyar dolardan aldık, 820 milyar dolara çıkardık. Ama yeter mi? Yetmez. Hedefimiz kişi başına milli geliri nereye çıkarmak, 25 bin dolara çıkarmak. Ne zaman, 2023'te oraya ulaşmamız lazım, bunu başarmamız lazım. Bunun için de önümüzün kesilmemesi, hızla yürümemiz lazım. Çünkü bizim artık durup, duraksamaya asla tahammülümüz yok, böyle bir lüksümüz de yok. Onun için on yılda bir, yirmi yılda bir arıza veriyor. Artık bu arızalardan bıktık. Artık arızası minimize olmuş bir sisteme ihtiyaç var. Tekleye tekleye bu günlere geldik ama artık bu sistemle yolumuza daha fazla devam edemeyiz. Hızlı karar almaya ve hızlı uygulamaya imkan verecek yeni bir tesis, sistem ortaya koymalıyız. Bu bakımdan günümüzde en yaygın uygulanan başkanlık sistemini Türkiye'ye taşımamız lazım."

- "400 milletvekiline ihtiyaç var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bir araya geldiği G-20'ye bu yıl Türkiye'nin liderlik edeceğini ve bu ülkelerin Antalya'da buluşacağını anımsatarak, "G-20'nin içerisindeki ülkelerin en ileri olanlarının 10 tanesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bunlar bu işi bilmiyor mu? Bunlar başkanlık sistemiyle yönetiliyor da bize ne oluyor? Biz niye bu konuda 'Hayır' diyoruz? Bu adımı atmamız lazım" dedi.

"Başkanlık sistemi" denilince, birilerinin bundan rahatsız olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Hemen başlıyorlar 'tek adamlık, diktatörlük' demeye. Ya Amerika'da, Meksika'da, Arjantin'de, Brezilya'da, Fransa'da diktatörlük mü var? Onlar diktatör olmuyor da Türkiye'de ne için diktatörlük olsun? Ben inanıyorum ki millet bu konudaki kararını acil, ideal bir şekilde, bu seçimlerde vereceği milletvekilleriyle ortaya koyacaktır. Bu iş için 400 milletvekiline ihtiyaç var. Ve 400 milletvekiliyle parlamento bu değişikliği yapacak güce ulaşacaktır. Bu millet, milli şeflik özlemini çekenlerin kursağında bırakmış bir millettir. Seçimle iş başına gelmiş ve her icraatının hesabını millete verecek bir başkandan tek adam da çıkmaz, diktatör de çıkmaz, bunu böyle biliniz. Biz buradaki asıl derdi biliyoruz, asıl dert milletin karşısına çıkıp, önce ondan destek alabilmek, sonra da dönüp millete hesap vermek. İşte onların işine gelmeyen bu."

Milletin, eski Türkiye'nin manzaralarını bildiğini ve bunları yaşamak istemediğini dile getiren Erdoğan, "Güçlü bir başkan ve güçlü bir meclis hedefleri inşallah yakalayacaktır. Bu konuda 7 Haziran'ı çok önemsiyorum. Ferasetiniz ziyade olsun. Tezgahınız dolu, müşteriniz bol, bahtınız açık olsun" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009'da elim bir kaza sonucu ebediyete intikal ettiğini hatırlatarak, vefatının altıncı yılında Yazıcıoğlu'na Allah'tan rahmet diledi.

"Savunduğu değerler ve mücadelesiyle örnek bir şahsiyet olarak gördüğüm. Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı milletimiz için gerçekten büyük bir kayıp olmuştur, inşallah mekanı cennet olur" diyen Erdoğan, Yazıcıoğlu'nun geçen ay vefat eden annesi Fidan Yazıcıoğlu'nu da rahmetle andı.

Fransa'da dün Alman bir havayolu şirketine ait yolcu uçağının düştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Kazada hayatını kaybeden yolcular için ülkelerine ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Aynı kazada Alman uyruklu bir kardeşimizin de hayatını kaybettiği tespit edildi, bu kardeşimize de Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Rabbim'den bizimle birlikte tüm insanlığı her türlü kazadan, beladan, afetten korumasını niyaz ediyorum" dedi.

Pazarcılığın, insanların toplu olarak yaşamaya başladığı dönemlerden beri var olan, dünyanın en eski, en muteber mesleklerinden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Peygamberimizin 'Rızkın onda dokuzu ticarettedir' diye buyurduğu meslek, tam da sizin mesleğinizdir. Peygamberimizin 'Hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir' diye ifade ettiği meslek de sizin mesleğinizdir. Pazarcı esnafımız, sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine, pazardaki her şeyini topladığı ana kadar, yaz kış, yağmur çamur demen alın teriyle, emeğiyle çalışır. Bu gayretiyle hem kendi rızkını temin eder hem de her evde ihtiyaç duyulan sebzeyi, meyveyi en taze şekilde insanımıza ulaştırır.

Pazarcı esnafının reklamı olmayabilir, gösterişli binaları, kocaman tabelaları, şatafatlı vitrinleri, özel tasarımlı ambalajları olmayabilir ama sizin milletimizin gönlündeki yeriniz, bunların hiçbiriyle mukayese edilemez. Bunun için pazar kültürünü mutlaka yaşatmalıyız. Benim gönlümdeki pazar yerleri, artık geçmişte olduğu gibi öyle sokak aralarında, araçların, çöp varillerinin arasında, tozun kirin içinde tezgah kurulan mekanlar değildir. Ben, haftanın diğer günlerinde de farklı amaçlar için kullanılabilecek, çatısı, aydınlatması, otoparkıyla, sosyal tesisleriyle hem esnafımıza hem milletimize yakışan pazar yerleri arzu ediyorum."

-"Pazar kültürünün devam etmesini isteyen biri olarak çabalarınıza destek olacağım"

İl ziyaretlerinde, ilgililere pazar yerleri oluşturulması yönünde tavsiyede bulunduğunu, belediyelerin bu yöndeki çalışmalarını takip ettiğini aktaran Erdoğan, bu yönde güzel gelişmeler olduğunu ancak yapılanları yetersiz bulduğunu, belediyelerin bu konuda daha fazla gayret göstermesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler de belediyelerimizi bu konuda teşvik etmeli, birlikte çaba göstermelisiniz. Sizin milletimizle bir gönül bağınız var, bu bağı modern imkanlarla teçhiz ederek karşılıklı fayda esasına dayalı olarak güçlendirmelisiniz. Pazar kültürünün önemine samimiyetle inanan ve bu kültürün mutlaka devam etmesini isteyen birisi olarak, Cumhurbaşkanı sıfatıyla bu yöndeki çabalarınıza destek olacağımı bilmenizi isterim" ifadesini kullandı.

Geçmişte esnaf ve sanatkarların çok zor günler yaşadığını, sıkıntılı dönemlerden geçtiğini kaydeden Erdoğan, 2001'de esnaf ve sanatkarların sokağa çıkarak eylem yaptığını, istikrar ve güven ortamının kaybolduğu o kötü dönemin, bugün "sadece acı bir hatıra" olarak hatırlandığını belirtti.

Türkiye'de "orta direk" denilen ve toplumun omurgasını teşkil eden kesimin büyük ölçüde esnaf ve sanatkarlardan oluştuğunun altını çizen Erdoğan, bu kesimin yaşadığı sıkıntının tüm toplumu etkilediğini ve rahatsız ettiğini ifade etti.

-"Esnafın kullandığı kredi 12 milyar lira düzeyine çıktı"

İktidara geldiklerinde, esnaf ve sanatkarları güçlendirecek adımların süratle atıldığını, esnaf ve sanatkarları bünyesinde barındıran meslek kuruluşlarının yapısının, günün ihtiyaçlarına uygun hale getirildiğini, meslek odalarındaki işlemlerin kolaylaştırıldığını ve hızlandırıldığını anlatan Erdoğan, esnafın kredi ve finansman maliyetlerinin düşürüldüğünü vurguladı. Esnafın kullandığı kredinin faiz oranının yüzde 4-5 düzeyine düşürüldüğünü söyleyen Erdoğan, "Böylece esnafımızın, Halkbank ve Kredi Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kullandığı kredilerin miktarını, 2002'deki 153 milyon lira seviyesinden bugün 12 milyar 600 milyon lira düzeyine çıkardık" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi limitlerinin 150 bin liraya kadar yükseltildiğini, kesintilerin azaltıldığını, faiz desteğinin artırıldığını hatırlatarak, artık esnafın kullandığı kredilerin faizinin yüzde 50'sinin devlet tarafından karşılandığını dile getirdi.

Perakende ticaretin düzenlenmesine ilişkin kanunun, 29 Ocak'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Erdoğan, "Bu kanunla alışveriş merkezlerinde esnaf ve sanatlarımızın da yer alabilmesi sağlandı. Tedarik ve dağıtım kooperatifleri kurulmasından, çalışma saatlerine, ruhsatlardan ustalık belgesine kadar pek çok yeni düzenleme içeren bu kanunun da esnaf ve sanatkarlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, esnaf ve sanatkarın sadece ticaret erbabı değil, ticaretiyle toplumu inşa, irşad eden, ayakta tutan, aydınlatan bir kesim olduğunu vurguladı.

Ahi teşkilatının, Selçuklu ve Osmanlı'nın kuruluşunda ve yükselişinde çok önemli rol oynadığını anlatan Erdoğan, 10 asırlık bu geleneğin, özellikle zor zamanlarda milletin birliğini, beraberliğini, dayanışma ruhunu güçlendirerek, hayırlı hizmetleri yerine getirdiğini kaydetti.

Ahiliğin özünü ahlak ve erdemin oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet'in, İstanbul'un fethinden önce tebdili kıyafetle pazar yerine yaptığı ziyareti hatırlattı. Erdoğan, esnafın, Sultan Mehmet'i, istediği ikinci ürün için henüz siftahını yapmamış komşusuna yönlendirdiğini, o esnafın da talep ettiği ikinci ürün için yine henüz siftahını yapmamış bir başka komşusuna gönderdiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumu gören Sultan Mehmet'in, "Arkamda böyle bir halk varken, değil İstanbul'u, dünyayı fethederim evelallah" dediğini belirterek, şöyle devam etti:

"İşte bu şekilde, komşusunun siftahını düşünen esnafın mahallesine, ülkesine, milletine zarar vermesi, ihanet etmesi mümkün müdür? Bu ahlak, peygamberi bir ticaret ahlakıdır. Meşru yollardan elde edilen kazancı öven bir inancın mensuplarının ahlakıdır. Bu ahlak, 'ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin' emriyle hareket eden bir ümmetin ahlakıdır. Sizler, pazarcı esnafı olarak işte bu emre doğrudan muhatapsınız. Ben, her birinizin ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirdiğine yürekten inanıyorum. Aranızda bu ilkeye aykırı hareket edenler varsa onları ikaz ettiğinize, doğruyu telkin ettiğinize, hatta dışladığınıza inanıyorum. Çünkü esnafın en büyük sermayesi itibardır. Ölçüde ve tartıda hileyle, yalan yere yeminle kazanılan paranın bereketi olmayacağı gibi, bu tarz davranışlar itibarı, yani asıl sermayeyi de kısa sürede bitirir. Bizim kültürümüzde ticaret, rekabet değil, itibar üzerine kuruludur. Büyük balığın küçük balığı yuttuğu değil, herkesin birbirini kolladığı, birbirini desteklediği bir anlayışla ticaretimizi yapmalıyız, yapmak zorundayız. Her ne pahasına olursa olsun kazanç değil, helalinden kazanç peşinde koşan bir esnaflık anlayışıyla bin yıldır bu coğrafyada varlığımızı sürdürüyoruz."

-Ahiliğin 3 açık, 3 kapalı ilkesi

Ahiliğin 3 açık, 3 kapalı ilkesini anlatan Erdoğan, 3 açık şartı "Elini, kapını, sofranı açık tut", 3 kapalı şartı da "Dilini, gözünü, belini bağlı tut" olarak sıraladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Elini ve kapını nerede açık, nerede bağlı tutacağını çok iyi bileceksin ki kazancının bereketi artsın. Sofranı açık, belini bağlı tutacaksın ki kazancının hayrını görebilesin. Sebzenin, meyvenin iyisini öne, çürüğünü, çarığını arkaya koyar, müşteriye de el çabukluğuyla bunları verirsen işte bu olmaz. Aynı malı herkes 3'e satarken sen onlardan haberi olmayan müşteriye 5'e verirsen bu da olmaz. Velinimetin müşteriye kötü davranırsan, kendi elinle kendi sonunu hazırlamış olursun. Emrolunduğu gibi dosdoğru olacaksın. Böyle durumlarla karşılaşan müşteri bir süre sonra istikametini süpermarketlere çevirir sen de pazarda, güneşin, yağmurun altına akşama kadar bekler durursun."

-"Pazarcının sermayesi itibarı"

Pazarcının sermayesinin, sadece tezgahındaki mal değil, aynı zamanda müşteri karşısındaki duruşu, itibarı olduğunu belirten Erdoğan, "Devletin esnafımızın arkasında olması, onları desteklemesi yetmez. Esnafımızın da ahilik kültürüne, inancımızdaki ticaret ahlakına sıkı sıkıya sarılarak milletimizle olan gönül bağlarını güçlendirmeleri, geleceğe taşımaları gerekir" şeklinde konuştu.

Her esnafın bu bilinçte olduğunu bildiğini dile getiren Erdoğan, "Sizlerden beklentim, varsa aradaki çürük elmaları ayıklayıp bu yolda devam etmenizdir. Bu şekilde hareket ettiğinizde inanın bu millet sizleri el üstünde tutar, size daha çok sahip çıkar. Bu defa markete, AVM'ye değil, pazaryerine gelir. Kesinlikle, iki kere iki dört" dedi.

-"Her cuma pazara gittim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı olduktan sonra pazaryerlerine gidemediğini ama bu dönemlerden önceki yaşantısında Kasımpaşa'da hep cuma pazarına gittiğini söyledi.

Çocukken annesiyle yaptığı pazar alışverişlerini anlatan Erdoğan, "Bu bizim artık kültürümüze sinmiş, aman bunu kaybetmeyelim, buna ihtiyacımız var. Bunları modernleştirerek, belediyelerimizle ele ele vererek, federasyonla görüşerek, bunların yapılması, en uygun yerlerde bunların olması inanıyorum ki hem sizleri çok daha güçlü kılacaktır hem de benim vatandaşımın ihtiyacını her gün pazardan almasına imkan sağlayacaktır" diye konuştu.

-Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması pazarcı esnafı tarafından sık sık "Türkiye seninle gurur duyuyor" tezahüratlarıyla kesildi.

Konuşmasının ardından Erdoğan'a, Türkiye Sebzeciler, Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu Başkanı Ali Karaca, kefelerinde Osmanlı mührü bulunan bir el terazisi hediye etti. Erdoğan, hediyeyi "Haksızlık yok, adil tartar bu terazi" diyerek aldı.

Erdoğan'a, Balıkesir Pazarcılar Odası Başkanı Ayhan Gürel tarafından Cumhurbaşkanlığı forsunun motif olarak işlendiği küçük bir halı, Karamürsel Pazarcılar Odası Başkanı Yasin Olgun tarafından bir tablo, Nevşehir Pazarcılar Odası Başkanı Selim Özmen tarafından da 3. Ahmet döneminde Ürgüp Kadısına pazar yeri kurulması için gönderilen fermanın yer aldığı tablo hediye edildi.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim