• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 26 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başkanlık Sistemini İstiyoruz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başkanlık Sistemini İstiyoruz!
Yeni Türkiye’nin ihtiyacı olduğu için başkanlık sistemini savunduklarını belirten Erdoğan, “Bu ülkede bir daha milli şef özentileri çıkmasın diye başkanlık sistemi diyoruz.

Vesayet odaklarından güç alınarak millet hiçe sayılmasın diye bunu söylüyoruz” dedi.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. Esnaf ve sanatkarlara konferans salonunda seslenen Erdoğan, “Evinize, milletin evine, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hoş geldiniz” ifadesini kullandı. Erdoğan şu mesajları verdi:
 
Artık eski Türkiye yok
 
Türkiye, büyüdükçe, güçlendikçe, imkanları ve kabiliyeti arttıkça yeni ihtiyaçlar ortaya çıktı. Bir süredir tartışmaya açtığım, üzerinde konuşulmasını istediğim başkanlık sistemi böyle bir ihtiyacın ürünü. Dün, toplu iğne bile üretme imkanı olmayan, asgari ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeken, 70 sente muhtaç ekonomisiyle, kendisine istikamet çizmekte zorlanan bir Türkiye vardı. Bugün bölgesel ve küresel konulardaki lider konumuyla bambaşka bir Türkiye var.
 
Bu elbise dar geliyor
 
Artık, Türkiye’deki bu idari yapıda, elbise Türkiye’ye dar geliyor. Türkiye’yi hala eskinin kriterleriyle, ölçüleriyle, parametreleriyle değerlendirenler bu gerçeği göremiyor. Çok enteresan, bir muhalefet partisinin genel başkanı çıkmış diyor ki; ‘Biz, Erdoğan’ın beyaz dediğine siyah, siyah dediğine beyaz deriz’. Sen, bunun beyaz olduğunu biliyorsun ama bunu Erdoğan söylediği için kabul etmiyorsun. Böyle siyaset olabilir mi? Bu anlayış tam eski Türkiye prototipidir.
 
Türkeş de savunmuştu
 
Halbuki bizim tartışılmasını teklif ettiğimiz görüş, rahmetli Türkeş tarafından, ‘Tarih ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz’ diye açıkça ifade edilmiş olan bir sistemdir. Sırf biz önerdik diye kendi tarihlerine, törelerine ters düşmek pahasına başkanlık sistemine karşı çıkıyorlar. Neymiş efendim? Bu ülkede ‘Duçe, Führer, çar’ çıkmazmış. Biz, bu ülkede bir daha milli şef özentileri çıkmasın diye başkanlık sistemi diyoruz. Biz, bu ülkede, bir daha vesayet odaklarından güç alınarak milletin iradesi hiçe sayılmaya kalkışılmasın diye başkanlık sistemi istiyoruz. 
 
Benim de 1 oyum var
 
Hiç kimsenin bu ülkeyi kaosa sürüklemesine, demokrasi iklimini zehirlemesine izin veremeyiz. Bu, her şeyden önce Cumhurbaşkanı olarak benim görevimdir. Ayrıca ‘nefsi müdafaa hakkı’ diye de bir şey var. Bana saldıranlara, bana hakaret edenlere karşı gereğini yapmak, öncelikle hukuk ortamında benim nefsi müdafaa hakkımdır. 7 Haziran’da benim de bir oy hakkım var. Başkanlık sistemi tartışmasında ortaya koyduğumuz bir ön şart, bir dayatma yok. Türkiye’nin bu değişime ihtiyacı olduğuna inandığımız için herkesin görüşünü serbestçe ortaya koymasını istiyoruz.
 
PARTİ DEĞİL MİLLETİN TARAFINDAYIM
 
Erdoğan, “Kırşehir’e gidişimi yadırgayan parti genel başkanları oldu. ‘Meydanlara çıkıyor, Cumhurbaşkanlığı yeminini unutmuş, meydanlarda konuşuyor’ değerlendirmeleri yaptılar. Bunlar, Cumhurbaşkanlığı yeminin muhtevasını da herhalde pek iyi bilmiyor. Her zaman söylüyorum, ben tarafım ama bu, bir siyasi partinin tarafı olmak anlamına gelmeyecek. Ben milletin tarafındayım. Onlar bunu göremiyorlar. ‘Masada sadece gelen evrakları imzalayan bir cumhurbaşkanı olmayacağım’ dedim. ‘Koşan, koşturan, yatırımları yerinde takip eden, izleyen bir cumhurbaşkanı olacağım’ dedim. Bu, benim en doğal hakkım. Niye bundan rahatsız oluyorsun? Yatırımları yerinde takip etmek de acaba bu yemine aykırı mı düşüyor?  Milletim adına bunları takip etmek benim görevimdir. 7 Haziran bu ülkede yeni anayasa olayını başarabilmek için iradesini ortaya koyma günüdür diyorum. Milletimiz bu yetkiyi kime verecek bunları o yapsın” dedi.
 
SAVAŞI KİME KARŞI VERECEK GÖREMİYOR
 
Erdoğan, “Birisi, Kuzey Kore’yi, Afrika’yı örnek gösterdi diğeri ise kurtuluş savaşı vermekten söz ediyor. Türkiye’ye bakıp da Kuzey Kore’yi, Afrika’yı gören anlayış, her şeyden önce milli iradeye, milletin tercihlerine saygısızlık yapmaktadır. Aynı şekilde ‘savaş’ kelimesini telaffuz eden kişi, bunun millete karşı bir savaşı ifade ettiğinin farkında bile değil. Milletin yüzde 52’sinin oyuyla göreve gelmiş cumhurbaşkanına, ‘Ondan cumhurbaşkanı olmaz’ diyebilen bir anlayış, Türkiye’ye bakınca Kuzey Kore’yi görebilir. ‘Cumhurbaşkanı denetim mekanizmalarını kaldırıyor, böyle bir özlemin içinde’ diyorlar. Haşa... ABD’deki başkanlık sisteminde çift kamaralı bir sistem ve güçlü bir denetim var. Biz, ‘çift olmasın tek olsun’ diyoruz. Parlamento neye müsaade ederse başkan onu yapabilir. Müsaade etmediğini yapamaz. Atananların değil seçilmişlerin daha hakim, kudretli olduğu bir yapı ortaya çıkıyor. Gerçek, ileri demokrasi bu” dedi.
 
SURİYE’DEKİ DİKTATÖRE SUSUYORLAR
 
Erdoğan, “Bize ‘diktatör’ diyenlerin, kendi partilerinde, camialarında yaşanan en küçük bir farklılığa nasıl tahammülsüz olduklarını gördük, görüyoruz. İhraç ediyorlar mı? Ediyorlar. Niye tahammül edemiyorlar? Hadi tahammül edin. Kendilerinin de içinde bulunduğu seçimle iş başına gelmiş olan bizi, bu şekilde eleştirenlerin, Mısır’da, Suriye’de kendi halkını insafsızca katleden diktatörler için ağızlarını açtıkların duydunuz mu? Ben, bu vesileyle DEAŞ’ın Ürdünlü pilotu yakma eylemini telin ediyorum, lanetliyorum. Tabii pilota rahmet dilerken, ailesine de başsağlığı diliyorum. Böyle bir vahşet olamaz. Bunun, bizim dinimiz İslam’la yakından, uzaktan alakası yoktur. Bunların da İslam’la alakası yoktur. İşte Mısır’da 183 kişiye idam cezası verildi. Peki, bu idam cezasını veren yargı ve onun arkasında duran darbeci yönetimi acaba batıcı ülkeler şu anda telin ediyor mu? Aynı şekilde Amerika, Rusya çıkın bir şeyler söyleyin” dedi.
 
MOLOTOF SUÇ OLMAYACAKMIŞ BU NASIL MANTIK
 
İÇ  Güvenlik Paketi’ne de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Molotof suç olmayacakmış. Böyle bir mantık olabilir mi?” diye sordu.  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bu konudaki sözlerini sözlerini eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti: “(Sokağa dökülürüz) diyor. Şurada iç güvenlikle ilgili şu anda yasald üzenleme çalışması var. Molotof suç olmayacakmış. Böyle bir mantık olabilir mi? Siyasetçi kalkıp şunu söyleyebilir mi: ‘Ben o elinde molotoflu olanların önünde giderim’ diyor. Böyle bir mantık olur mu? Milletin önüne yeni bir ufukla, yeni bir fikirle, yeni bir projeyle gelemedikleri sürece milletimiz bunları hep muhalefete mahkum edecektir. Projesi olanı da tahkir etmeyi ‘siyaset’ diye sunmaya kalkarsanız, işte bu olmaz. Bu yöntemin işe yaramadığını, geçtiğimiz 12 yılda 7 seçim ve 2 referandum ortaya koydu. Açık, net ortada. Sürekli aynı şeyleri yaparak her seferinde farklı bir sonuç beklemek akıl karı değildir.
 
‘Adı bağımsız kurul’ faizi indirmiyor
 
Erdoğan, 2023’te Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar seviyesine yükselmesini hedeflediklerini belirtti. “Birileri paçalarımızdan çekmeye gayret ediyor. Neyle? Faizle. Olmaz. Bu doğru bir adım değil” ifadesini kullanan Erdoğan, bugün esnafa verilen destek ve kredilerin, faiz uygulamasının geçmişle mukayesenin mümkün olmadığını aktardı. Erdoğan, “Fakat yeterli mi? Yine değil. Bunu daha iyi bir noktaya getirmemiz lazım. Bu konuda ‘Enflasyon şuraya inerse biz de faizi düşüreceğiz’ diye bir mantık, yanlış bir mantıktır. Böyle bir mantık olmaz. Enflasyona göre faiz ayarlanmaz. Faiz zaten enflasyonu oluşturur” dedi.
 
İyi bir nokta yakalanmalı
 
Erdoğan, faizin yüksek olması halinde enflasyonun da yüksek olacağını, faiz düşürüldüğünde enflasyonun da düşeceğinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Hala bunu anlayamayanlar var. Eğer faizi düşürürsek, eğer biz yatırımcıya, girişimciye düşük faizle kredi verirsek ne olacak? Yatırımlar olacak. Yatırım olunca ne olacak? İstihdam olacak. İstihdam olunca ne olacak? Üretim olacak. Düşük faiz olması hasebiyle uluslararası rekabette yatırımcılarımızın yeri olacaktır. O zaman ihracatımız 158 değil, belki 258’e fırlayacaktır. Bu adımları atmamız lazım. Ama şimdi siz bir bakıyorsunuz, hala Merkez Bankası’nın açıklamış olduğu bu faizde, yüksek bantta bakınca 11,7 değil mi? Buna bir de komisyonları ilave ettiğiniz zaman, 15, 16, 17 gidiyor. Bu faizle benim girişimcim, sanatkarım, esnafım ne yapacak? İşte adı bağımsız kurul. Bağımsız. Böyle olunca gelinen nokta maalesef bu. Bizim daha iyi noktayı yakalamamız lazım. Bunu başarmamız lazım.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim