• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ SİZ PAŞAM?

ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ SİZ PAŞAM?
Fili meçhullerin yaşandığı yıllarda komutan Hasan Kundakçı ekranda esip gürlerken hiç bir konuşmacı, 'O hakimi sivil diyerek küçük görmeye hakkınız yok sayın general' diyemedi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın yazısı:

 

 

 

 

Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) incelemesinden ne çıkacağı çok merak ediliyor. Bence STK’yı araştıran hakim yanına eski özel harpçi emekli subay bilirkişi almalıdır. Yoksa gerçek bilgiye ulaşamaz.

Şu sorunun cevabını merak ediyorum “12 Eylül öncesi, 28 Şubat öncesi Seferberlik Tetkik Kurulu’ndaki subaylar ne yapıyorlardı, köfte ekmek mi yiyorlardı?”

STK subayları seçme özel yetiştirilmiş subaylardır ve son 10 yılda kadro tamamen yenilendi. Genellikle kurmaylar sınıf subaylarından kendilerini üstün ve özel gördükleri gibi ÖKK subayları kendilerini daha da özel görürler.

Bir kurmay ÖKK kökenli olmayan komutanı bloke etmek isterse onu imzaya boğar sabırla bekler ve istediği sonucu alıncaya kadar sebat eder.

Şu anda Seferberlik Bölge Komutanlığında inceleme yapan hakimin aynı durumda olduğunu tahmin etmek zor değil. Yanında psikolojik savaş eğitimi almış bir subay bir sürü tutanak bürokrasisi ile incelemenin kuşa dönme ihtimali yüksek gözüküyor.

TSK’nın toplumda diplere vuran güvenini kazanmak için incelemeye katlanmak zorunda hissedenler amaçlarına ulaşabilirler. Fakat sorulara kaçamak cevaplar verdikçe göstermelik incelemeler yapıldıkça bu güven oluşmayacaktır. Yıllardır TSK arşivlerini yargıya açmalıdır diyoruz. İstemeyerek bir hakime izin verildi o da yiğit çıktı. Ancak bilgi saklanmasını gerektirecek taktikleri bu hakimimiz aşamaz.

Hakimi asteğmen olarak gören general

Star TV’de Ruhat Mengi’nin programında E. Korgeneral Hasan Kundakçı önemli şeyler söyledi. “O hakim (ÖKK komutanlığını inceleyen hakimi kastederek ) asteğmenliğini iyi yapmamış...  Sorun güvensizlik... Darbe silahlı olur... TSK böyle bir darbe yapmaz... TSK suikast yapmaz” gibi söylemlerdi.

Hasan Kundakçı 1993-1995 yılları arasında Güneydoğu’da Asayiş Bölge Komutanı idi. Faili meçhuller onun sorumluluk alanında gerçekleşti. 1984’de terör ilk başladığında Siirt Tugay komutanı olarak o göreve atandı. Terörü en iyi bilen komutanlardandı.

Kundakçı generalin ifadelerinden öğrendiğimiz bir şey vardı. ‘O dönemde aileler ölen PKK’lıların cenazesini almıyordu yani halk şimdi ki kadar terörü desteklemiyordu.’ 

Bu ifadeyi terörle mücadele de psikolojik savaşın yanlış yapıldığı ve halkın desteğinin kazanılamadığının itirafı olarak kabul ettik.

Sayın Kundakçı 100 mermilik tamburalı silahı ile meşhur olmuş silahtan başka çözüm bilmeyen klasik asker tipidir. Maslow’un  “Elinde tek aleti çekiç olan bütün sorunları çivi olarak görür” söz örneğinin tipolojisi bir subaydır.

Basına servis edilen propaganda malzemelerinin mutfağının STK kurmayları olduğunu bilmeyen kalmadı...

Birinci yanlış o hakime asteğmen psikolojisi ile bakmak. Tıpkı milletvekillerini asteğmen TBMM’yi yedek subay taburu gibi görmek gibi… Hiç değişmemiş 1960’ların kurmay zihniyeti.

“Sen nasıl askerlik konularının üstadı isen o hakim de mesleğinin üstadı olarak görevini yapıyor, o hakimi sivil diyerek küçük görmeye hiç hakkınız yok sayın general” diyemedi hiç bir konuşmacı.

İkinci yanlış darbenin ‘Darbeyi hükümet’ anlamına geldiğini görememektir. Her askeri müdahale darbedir. Silahlı organize gücün sözlü muhtırası bile darbe demektir. “28 Şubat 4 ay sonra hükümeti değiştirdi. Cumhurbaşkanı Demirel Çankaya’ya milletvekillerini tek tek çağırtarak generallerce brife ettirdi ve hükümeti devirdi. Nasıl darbe diyemezsiniz?” diyemedi hiç bir konuşmacı.

Üçüncü yanlış General Kundakçı’nın asker sivil ilişkilerinde ve hukukta askere güvenilmemesini anlayamadığını söylemesidir. Sayın generale bir konuşmacı “Güven kaybında askerin sorumluluğu yok mu?  Güven kaybı son olayların sebebi ama TSK’nın yönetim hatalarının da sonucudur. Toplumun büyük kesimini düşman ve karşı taraf gören zihniyetin bedelini ödüyorsunuz” diyemedi.

Suikast yapan ve yaptıranın karıştırılması

Dördüncü yanlış “TSK suikast muikast yapmaz” sözüdür. Keşke İbrahim Çifçi’ye kontrgerillayı sorgulayan savcı Doğan Öz’ü öldürten ve sonra idamdan kurtaran odak ve kurum kimdi sorusuna cevap bulabilseydik. Tabii ki emir komuta zincirinde değil fakat darbeci damarın gizli kadrolaşması var. Bir yeniçerileşme var. Makul şüpheyi görmemezlikten gelemeyiz.

12 Eylül öncesi, 28 Şubat öncesi Seferberlik Tetkik Kurulu’ndaki subaylar köfte ekmek mi yiyorlardı? Basına servis edilen propaganda malzemelerinin mutfağının STK kurmayları olduğunu bilmeyen kalmadı.

1992’de ‘Kürt realitesini tanıyoruz diyen Milli Güvenlik Kurulu’nu onaylamayan, 2009 demokratik açılımı öneren MGK’yı onaylamayan derin odakların STK’da ideoloji ve propaganda ürettiğini görmeyen akıla yazıklar olsun demek gerekir.

Sivile tepeden bakan çocuk muamelesi yapan general tipine de gülüp geçmeliyiz artık.

Velhasıl Ankara’da ‘O hakim’in işi çok zor, bakalım karizması incelemeye yetecek mi?

ntarhan@gmail.com 

HABER7

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim