• BIST 107.895
  • Altın 151,838
  • Dolar 3,7068
  • Euro 4,3500
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

CHP'li Şafak Pavey'e Beşiktaş'ta Gözaltı Girişimi!

CHP'li Şafak Pavey'e Beşiktaş'ta Gözaltı Girişimi!
Beşiktaş'ta gözaltına alınmak istenen Şafak Pavey, annesinin girişimiyle kurtuldu. Pavey, daha önce '1 Mayıs'ta ya kalkan olacağım ya da kurban' demişti

 

 

CHP milletvekili Şafak Pavey, Beşiktaş'ta polis müdahalesinde atılan gazdan etkilendi. Bir gözaltıyı engellemek isterken yerde sürüklendi. Polis tarafından bir süre yerde sürüklenen Şafak Pavey'i gözaltına alınmaktan annesi Ayşe Önal kurtardı. 27 Nisan'da Radikal'de yayımlanan söyleşisinde "1 Mayıs'ta ya kalkan olacağım ya da kurban" demişti. 

İstanbul’da CHP 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak için Beşiktaş ’ı buluşma noktası için çekti. Şirin Payzın’la yaptığı söyleşide “1 Mayıs'ta ya kalkan olacağım ya da kurban” olacağım diyen Pavey de Beşiktaş’taki yerini alanlar arasındaydı. CHP’li vekil de polis müdahalesinde gazdan etkilenenler arasında kaldı.

Şafak Pavey ve annesi gazeteci Ayşe Önal suçsuz olduğunu belirttikleri bir gencin gözaltına alınmasını engellemeye çalıştı. Bu arada polisle arbede yaşayan Pavey de gözaltına alınmak istenince annesi Ayşe Önal 'O benim kızım' diyerek polislerinin kızını götürmesine karşı çıktı. Polis ekipleri, Pavey'in elinde sıkıca tuttuğu milletvekili kimliğine rağmen gözaltına almak istedi. Uzun bir arbedenin ardından polis; genci, Şafak Pavey’i ve Ayşe Önal’ı serbest bıraktı.

“1 Mayıs'ta ya kalkan olacağım ya da kurban" diyen Pavey’in 27 Nisan’da Radikal’de yayınlanan söyleşisinde konuyla ilgili bölüm şöyleydi:

1 Mayıs’ta DİSK,CHP, BDP , HDP ve sivil toplum girişimleri Taksim’de olacaklarını açıkladılar ama hükümet Taksim ambargosunda ısrarlı. Ne olacak?

Taksim Meydanı çok ağır bir hatıranın mabedi. Dolayısıyla sivil toplum örgütlerinin, sendikaların Taksim konusunda ısrarcı olmaları, orada kutlama yapmayı istemek hakları. Ayrıca bu hak AİHM tarafından da tanınmış. Ama hükümet ‘lütufla hak’ arasında bir kargaşa üzerinden çatışma yaratmak istiyor. Hukuk sisteminde de ‘suçla günah’ arasında yapıyor aynı şeyi. Bu kavramlar arasındaki kargaşadan çıkan çatışmalardan beslenip güçleniyor.

Gidecek misiniz?

Tabii ki... Herkesle birlikte kalkan olmaya çalışırken bunu başaramazsam herkesle birlikte kurban olacağım.

Hükümet çok rahatlıkla’’buyrun gelin Taksim’de kutlayın’’ diyebilir ve bunu derse de ne güçsüz olur ne de seçmen gözünde küçülür...

Ama bilinçli bir tercih hükümetinki. ’’Beni beğenmeyenleri de yönetirim’’i göstermek amacı. İstese ortada mesele kalmaz elbet. 2010’da Başbakan ‘’1 Mayıs Taksim’de kutlanacaktır ve bayram olacaktır’’ dedi. Ama bunu bir hak olarak değil, lütuf olarak görüyor. İstediğim zaman açarım istediğim zaman kaparım siyaseti oldukça tutarsız.

Bazı yazarlar da ‘’1970’lerden kalma demode solculuk merakı’’ olarak değerlendirdiler.

İnsanların acılarına büyük saygısızlık olur bunu söylemek. Ağır ve acı hatıraları var o meydanın. Bunları anabilmek en temel ve büyük haklarıdır.

Biraz önce kalkan olacağım dediniz. Oysa polis oraya kimseyi sokmayacak gibi görünüyor. Şimdiden barikatlar hazır.

Dileğimiz kimsenin burnu kanamasın. Kalkan olmak milletvekilleri olarak görevimiz ve olacağız.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim