• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 9 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

CHP VİTRİNİNE AK PARTİ MODELİ!

CHP VİTRİNİNE AK PARTİ MODELİ!
Aslı Aydıntaşbaş yazdı...

 







 

Hep yüreği ağzında, hep krizden krize koşan bir ülke burası. Astrolog Susan Miller’ın bu ay Türkiye için öngördüğü felaket senaryosu tutmamış olsa da, genelde yanıltmaz Türk siyaseti falcıları. Yaz, kış bilmez krizlerimiz. Ama Aralık ortası dedin mi kısa bir sükunet gelir Ankara siyasetine. Tansiyon düşer, siyasiler yumuşar, gazeteler haber bulamaz. Ardından yine başlar yüksek gerilim hattı.

Bu yıl da 1 Ocak’tan itibaren Türkiye’nin hayli yorucu ve tek maddelik bir gündemi olacak: seçim...

Aslında iktidar partisi seçim hazırlıklarına çoktan başladı. Ak Parti yönetimi zaten referandumu bir genel seçimin provası olarak kullandı. Referandumun ertesinde gözünü kendisine oy vermeyen %42’lik Hayır’cılara diken hükümet, reklam kampanyasından yeni sloganlara kadar seçim hazırlıklarında son aşamaya gelmiş durumda.

CHP için başarı ne?

Ana muhalefet partisi de geçen haftaki kurultay sonrası oluşan yeni vitrinle resmen seçim startı vermiş oldu.

Ancak kolay değil CHP’nin durumu; bir yandan Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde parti içi devasa bir değişim ve yenilenme hareketi, diğer yandan da 6 ay gibi kısa bir zamanda AK Parti’ye karşı varlık göstermek ihtiyacı var... 

Peki seçim çalışmalarına geriden başlayan CHP, Haziran’a kadar gerçekçi olarak ne yapabilir? Tek başına iktidar bu aşamada uzak hayal gibi gözüküyor; bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu, ne oy alırsa partisi “başarılı” sayılacaktır?

2007 seçimlerinde %21 gibi düşük bir oy almış olduğu için CHP’de çıta zaten oldukça düşük.

Ama hedefler değil.

Medyada birkaç puanlık bir artışla %25-26’yı CHP için başarı sayanlar var. Fakat bu yüzdeler, anamuhalefet partisini, MHP ya da BDP’yle koalisyon yapsa bile, iktidar alternatifi haline getirmiyor. Seçim sistemi, birinci partiyi kayıran şekilde tasarlanmış; bu yüzden AK Parti’nin şansı diğer partilerden daha fazla. Referandumda aldığı “Evet” oylarının bir bölümünü tutması beklenen AK Parti’nin bugünkü yoklamalardan yola çıkarak % 40-45 bandında bir oy beklentisi var.

Ak Parti’nin %40’ları yeniden yakalaması, CHP ve MHP’nin toplam oyları % 45 olsa bile, tek başına AK Parti iktidarı demek.

Bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçime kadar yapması gereken, bir yandan AK Parti’yi aşağı çekmek, diğer yandan da kendi tabanını “klasik CHP seçmeni” ötesinde genişletmek.

kullan

Kurultay sonrası Kemal Kılıçdaroğlu CHP?üst yönetimini şekillendirmeye başladı. Parti Meclisi ve genel başkan yardımcıları, Anıtkabir’i ziyaret etti. Parti üst yönetimi, seçime yönelik yüksek performans beklentisiyle şekillendirildi. 

“Derin CHP” %35 diyor

“Derin CHP”de özel sohbetlerde dile getirilen hedef,  %34-35. Bu, Ak Parti iktidarda olsa bile siyaset dinamiğini tamamen alt üst edecek bir rakam. Bugün itibariyle gerçekçi gözükmese de bir an mümkün olduğunu var sayalım. Peki nasıl ulaşır CHP %30’un üstüne? Parti, tarihi rekor sayılabilecek böyle bir rakama ulaşmak için, sadece yeni söylem kurmak değil, mevcut teşkilatını ve tabanını da “genişletmek” durumunda. Laiklik hassasiyetiyle CHP’ye oy verenler ancak yüzde 20’ye ulaşıyor; ayrıca Türkiye muhafazakar bir ülke, seçmenin üçte ikisi genelde sağ partilere yöneliyor. 

Bu durumda Genel Başkan ve partinin ikinci adamı teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Gürsel Tekin’in stratejisi, 2009 yerel seçimlerinde İstanbul’da yakaladıkları %37’in sihirli for mülünü bu kez tüm Türkiye’ye yaymak. Yani? Sıkı çalışan bir üst kadro, çoğulculuk, Türkiye genelinde adam adama markaj ve son yıllarda CHP’ye oy veremeyen iki kilit kesime açılım: Kürtler ve mütedeyyinler.

Geçen hafta Ankara’da görüştüğüm üst düzey bir Ak Partili net konuştu: “CHP için % 30 çok büyük bir başarı olur. Bizi, CHP’nin yeni söylemi ya da Kılıçdaroğlu’na kamuoyu desteği zorlamaz. Bizi zorlayacak tek şey, yeni CHP’nin Ak Parti’yi taklit etmesi olur.”

Ana muhalefet partisi seçime giderken tam da bunu yapmayı planlıyor. CHP’nin büyük tantanalarla yürürlüğe giren yeni tüzüğü, Ak Parti’ninkini andırıyor. Genel sekreter zayıf; buna karşın genel başkan yardımcılarının kesin hatlarla çizilmiş görev alanları var. (İnanılmaz ama geçmişte yoktu). Ak Parti’de olduğu gibi kadınlar, Kürtler ve dini gruplara yönelik özel görevlendirilmiş isimler var.

Kılıçdaroğlu aynı Tayyip Erdoğan  gibi parti MYK’sını seçerken seçime yönelik yüksek performanslı isimlere yönelmiş durumda. Partinin kasası Hurşit Güneş’de; ekonomi, bundan sonraki aşamada amaç piyasalara güven vermek olacağı için  Hazine kökenli Faik Öztrak’da. Umut Oran, Süheyl Batum, kurmay pozisyonlarını koruyorlar. Osman Korutürk, PM üyesi Faruk Loğoğlu’yla birlikte CHP’yi dış politikada söz söyler hale getirmeyi hedefleyecek. Eski Trabzon belediye başkanı Volkan Canalioğlu, sadece Karadeniz’de Ak Parti’nin yükselişine karşı değil, aynı zamanda Trabzon’da uyguladığı for mülü diğer belediyelere de yaymak için getirilmiş. Bir Karadenizli karşısında önemli bir Kürt aydını olan Sezgin Tanrıkulu var. Sena Kaleli Bursa’daki çalışmalarıyla öne çıktı; bugün parti içi eğitimden sorumlu.

Her vekil bir ilden sorumlu

Bu atamalardaki amaç, AK Parti’de olduğu gibi soluk soluğa sürekli koşuşturan bir üst mekanizma oluşturmak. 

Geçmişte CHP’de sorun, milletvekillerin ölçülebilir başarı kriterleri olmamasıydı. Bu sefer Ak Parti’ye benzeyen bir diğer yeni uygulama, her milletvekili ve parti meclisi üyesinin belli bir ilden sorumlu olması. Örneğin Melda Onur, Antalya, Şahin Mengü Diyarbakır, Sezgin Tanrıkulu Denizli, ilahiyat kökenli Muhammet Çakmak Gümüşhane’den sorumlu. Başarıları, o illerdeki durumla ölçülebilir olacak.

Bakalım bu yolla sadece ideolojik altyapısını değil, örgütlenmesini de değiştiren çalışan CHP, önümüzdeki 6 ayda seçim hedeflerini tutturabilecek mi?

kullan

Zerdari, Karzai ve Türkiye’nin vazgeçilmezliği

Yıl sonu geldi, günahıyla sevabıyla bir değerlendirme yapma zamanı. Dışişleri bakanı Ahmet Davuoğlu, cumartesi günü yazarlarla bir araya gelip Türkiye’nin global düzendeki konumunu değerldirdi 3 saati aşan bir toplantıda. 

Davutoğlu’nun tezlerine katılan da var, katılmayan da... Hükümetin dış politika performansını destekleyenler, Ankara’nın artık kendi bölgesinde bir “süpergüç” olduğunu, dış politikada daha ilkeli olduğunu söylüyor. Eleştirenler, İran’la ilişkilerin fazla yakınlaştığını, Batı’dan kopuş yaşandığını savunuyor.

Övgü ya da eleştiriler bir yana, Türkiye’nin artık dünya düzeninde aktif ve özgüvenli bir oyuncu olduğu ortada. Bunun en somut örneği, geçen gün bir fotoğraf karesine yansıdı. Dışişleri bu aralar Çırağan Sarayı’ndan üst üste zirveler düzenliyor. En son geçen hafta Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ve Pakistan Cumhurbakanı Asif Ali Zerdari’ye ev sahipliği yaptı. 

Bu üç ülke, aynı zamanda bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu 3 kritik “çatışma alanı.” Çin’den Amerika’ya oluk gibi para, asker, istihbarat, diplomat akıtıyor dünya bu bu ülkelere. Bu liderlerin sık sık ve rahatça Türkiye’ye geliyor olması, başlı başlı başına kayda değer.

Ama benim gözüm asıl Başbakan Erdoğan ve Abdullah Gül’ün arabaya atlayıp Zerdari ve Karzai’yle Dolmabahçe’deki Bezm-i Alem Valide Sultan Camii’ne Cuma namazına gittiği kareye takıldı.

Hükümetin İran politikasını eleştirmiş, Batı’yla zayıflayan ilişkilerin Türk demokrasisini de zayıflatacağını sıkça yazmış biriyim. Ancak Allah için bu fotoğraf karesine gururla baktım. Washington’la gerilen ipler ya da Wikileaks’de yazılanlara rağmen Batı’nın neden bir türlü Türkiye’den vazgeçemediğini merak ediyorsanız, işte yanıtı. Dünyada şu fotoğraf karesini verebilecek,  birbirinden nefret eden bu iki lideri dolmuş gibi arabaya koyup Cuma namazına götürebilecek ikinci bir ülke yok.

Ne Rusya, ne ABD, ne de İran!

kullan

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim