• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 8 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

"CHP İçin En Büyük Tehlike Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde!"

"CHP İçin En Büyük Tehlike Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde!"
Mustafa Karaalioğlu, Taha Özhan, Hatem Ete ve İsmet Berkan'ın katıldığı Enine Boyuna programında yerel seçim sonuçları masaya yatırıldı.

 

 

İşte programdan satır başları...

Mustafa Karaalioğlu: Seçim sonuçları çok değerli, birçok siyasi gruba önemli mesajlar veriyor. Türkiye'de demokrasi kalitesi ve tecrübesini de artıracak bir süreci geride bıraktık. CHP'nin bir hayal kırıklığı yaşadığı, istediği sonucu elde edemediğini gördük. Oradan değerlendirme yapalım. 

TAHA ÖZHAN: MUHTARLIK MESELESİNİ HALLETMEMİZ LAZIM

Taha Özhan: Bu seçim sonuçlarının böyle olacağını, neredeyse yüzdeyi bile tutturacak düzeyde bildik. Yüzlerce farklı dinamiğin işin içinde olduğu bir seçimde nasıl bu kadar isabet tutturuyoruz. Çünkü siyasal yapı az çok belli. Bu tahminleri yapmak gayet mümkün. Bundan 3.5 ay önce, kabaca 60'ın üstündeki ilde seçimin sonucu belliydi. 15-17 il vardı, bu ilerleyen haftalarda 10'a düştü, sonra 8'e düştü. Bunlar Hatay, Adana, Ankara, Yalova, Mersin gibi iller. Seçimde ciddi anlamda geçersiz oy bulundu. Mesele de muhtarlık meselesi. Bu mesele krize sokuyor. Kaosun ana nedeni bu, zarfın içine muhtarınkini de atıyor. Bunu da tartışmak lazım. 

İSMET BERKAN: BENİM OY KULLANDIĞIM SANDIKTA TÜM OYLAR İPTAL EDİLMELİYDİ

İsmet Berkan: Benim oy kullandığım sandıkta bütün oylar bana kalırsa iptal edilmeli, bir muhtar adayımız vardı, açık kullandık. Herkes attı.

Taha Özhan: Muhtarlık için ayrı bir kabin yoktu. Geçersiz sayıldı. 

HATEM ETE: İSTANBUL'DA YAKLAŞIK 300 BİN OY BU YÜZDEN İPTAL EDİLMİŞ

Hatem Ete: İstanbul'da yaklaşık 300 bin oy, muhtarlık pusulasına konulduğu için iptal edilmiş. Ankara'da ciddi anlamda böyle sorun var. Anket şirketlerini yanıltan bu oldu, 2.5 ile 4 puan arasında değişir deniyordu, büyük ölçüde farkın azalmasına bu etkili oldu. Erzurum-Kütahya hattı dediğimiz hatta bir Türkiye, Güneydoğu ve kıyıda iki ayrı Türkiye var, bu ortaya çıktı. Tablo AK Parti açısından gayet net, Ege'de ittifaklar neticesinde CHP ile başa baş. Bu çok sıkıntılı bir durum. Bu kampanya, yerel seçim taktikleri ile aşılacak bir durum değil.

Mustafa Karaalioğlu: Bu değişmeyecek gibi, beton dökülmüş gibi oldu. 

TAHA ÖZHAN: ANA MUHALEFET 40 İLDE YOK

Taha Özhan: Ana muhalefet neredeyse 40 ilde yok, kimliklerin parçalanması gerekiyor ki değişiklik olsun.

Mustafa Karaalioğlu: Kim kaybetti, kim kaybetmedi konusu da muğlak. Mesela CHP kaybetmedim diyebilir istatistiğe bakarak. AK Parti mi kaybetti acaba?

İSMET BERKAN: BENCE CHP BAŞARILI, ÇÜNKÜ...

İsmet Berkan: Her partiyi kendi bütünlüğü içinde değerlendirmek lazım. Aslında CHP başarılı. Önceki seçimlerde yüzde 25 oy aldı. Hiçbir parti oylarını böyle iki kat arttıramaz olağanüstü bir şey olmayınca. CHP Antalya ve Ankara'da 30-40 bin oy daha alsaydı, CHP bu seçimin galibi olacaktı. 11 milyon oy aynı dururken, başarılı görecektik. 3 milyona yakın bir artış var oylarında, CHP o açıdan başarısız değil. 

Mustafa Karaalioğlu: İsmet, bir 17 Aralık gerçeği var.

İSMET BERKAN: CHP, BÜYÜKŞEHİRLERE SIKIŞMIŞ

İsmet Berkan: Melih Gökçek'in 20 yılına rağmen onu devirememek de bir ölçüt. Bir İstanbul gerçeği var, İstanbul'da 12 milyon seçmen var, burası bir ülke. 5 seçmenden biri kabaca İstanbul'da. Bunun yarısı bakıyoruz AK Parti alıyor. 4 oyunda biri İstanbul'dan geliyor, CHP'nin ise 3 oyundan biri İstanbul'dan geliyor. Ona İstanbul, Ankara ve İzmir'i ekleyince CHP büyükşehirlere sıkışmış parti olarak kalıyor. Türkiye nüfus yoğunluğu ile o harita arasında bir ilişki yok. Türkiye'nin nüfusu da dengesiz. 3 büyükşehirde Türkiye nüfusunun yüzde 70'i var. Şu bölgeye sıkıştı diyoruz ama o bölgede nüfus ne? Bu bir dengesizlik yaratıyor. Türkiye'de bölgesel anlamda bir tane ulusal parti var, o da AK Parti. BDP başkanlıkta geçiyor AK Parti'yi ama milletvekilliğinde geçemiyor. Çeşitli bölgesel rakipleri var, bu orta vadede demokrasiyi sakatlayan bir durum. Karşısındaki rakipleriyse çok güçsüz. Bu eğilim 2007 yılında başladı ve kemikleşti. Tek partili bir sistem oluyor Türkiye'de, bu AK Parti'nin suçu değil. Muhalefet partilerinin bunu düşünmesi lazım. Ben İstanbul'da becerdiğimi neden Konya'da yapamıyorum gibi mesela.

Mustafa Karaalioğlu: AK Parti'nin bir başarısı var, yakın dönem yerel seçimlerde böyle bir başarı yok. Neden tartışmalar bitmiyor, bu müthiş bir istatistik ve katılım.

HATEM ETE: BU DURUM BÖYLE DEVAM EDERSE, CHP'YE OY VEREN SEÇMEN GİDEREK GERİLECEKTİR

Hatem Ete: Siyasal gerilim çok hat safhadaydı. Bu seçimler sonraki seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir yol gibi görünüyordu. Meşru olmayan bir çok enstrüman vardı. Seçim sonuçlarını 2 hatta 3 türlü okuyabiliriz, siyasal ve sayısal. Sayısal açıdan başarısız bir parti yok. 4 partinin 4'ü de başarılı. Siyasal okumada ise başka bir şey var. İlk defa bu seçimde bu kadar tartışmaya başladık. Muhalefetin iktidar umudu yok, iktidarın da muhalefete geçme durumu. Bir siyasal denklem kurulmuş, muhalefet partisi bir türlü iktidara ulaşamıyor, seçmeni geriliyor. O seçmen sandığa güvensizliğini yitirmeye başlıyor, başka açıdan değiştirmek istiyor. Oturma eylemi ile seçim sandığı Ankara'da değiştirilmek isteniyor. Kürtlerden oy almamış bir CHP ile MHP'nin çözüm sürecinde risk almasının ne gibi bir nedeni var, anayasa meselesinde neden ön planda olsun. Siyasetin kurucu öğesi AK Parti oluyor. AK Parti kurucu oldukça oylarını muhafaza ediyor, muhalefet sekter davrandıkça bir alana hapsoluyor. 2015 seçimlerinde de bundan çok daha farklı tablo çıkacağı görülmüyor.

Mustafa Karaalioğlu: Başbakan'a sorumluluk üzerinizde diyorlar. Anayasa, Kürt sorunu için fazla mesai harcayacak partisi AK Parti. İki ana aksta da dindar ve muhafazakar katmanda yok. Başbakan da bu ne bitmez çile diyebilir.

TAHA ÖZHAN: BU YAPIYLA CİDDİ BİR DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM SAĞLANABİLİR Mİ?

Taha Özhan: AK Parti hareket ettiği ölçüde yapısal bir demokratikleşme görebileceğiz. Bu mümkün mü, bu yapının varoluşsal olarak bir dönüşüm sağlaması için meclis aritmetiği yeterli değil. Hangi varoluşsal meselede iktidar partisi nasıl adım atacak, kilitlenmiş durumda. Anayasa sürecinde 60 madde üzerinde anlaştık diyorlar ama tekrar Meclis'e getirelim diyorlar. Muhalefet partileri için bu bir değişim durumu. Mesela BDP bu anlamda biraz değişim gösterdiği andan itibaren biraz daha siyasal parti görünümü kazandı. Dolayısıyla bundan sonraki yük herkesin sırtında. Ne CHP, ne MHP bu konuda sorumluluk almayacak. Böyle mi gidecek peki? O partiler içerisinde bir kimlik parçalanması da yaşanacak. Geçmişte bu yaşandı. Geçmişte Kürt siyasi hareketi neredeydi, CHP'nin farklı versiyonu SHP'deydi. Benzer bir durum CHP içerisinde de olabilir. 

Mustafa Karaalioğlu: MHP ne durumda?

TAHA ÖZHAN: MHP SON 10 YILDIR BÖLGESEL ALANA SIKIŞMIŞ DURUMDA

Taha Özhan: MHP büyükşehirlerin yüzde 10'unu, illerin yüzde 11'ini, ilçeleri de aldı. MHP son 10 yıldır o bölgesel durumu sert bir şekilde yaşıyor. MHP'de bir İç Anadolu fenomeni varken, bu da gitti. Bahçeli seçim akşamı çıktı, bu duruma dair bir şey söylemedi. 

HATEM ETE: MHP SEÇMENİNİ CHP LEHİNE KAYBETTİ AMA BİR DAHA KAZANABİLİR Mİ?

Hatem Ete: 3 büyükşehiri çıkarırsanız, MHP'nin bu oyu neredeyse buralardan çekildikten sonra çıkan oyu. Ama sorun şu, nüfusun büyük çoğunluğu büyükşehirlerde yaşıyor, buralarda çok az temsil edilen MHP'nin duruma katılma olasılığı azalacak. CHP ile AK Parti karşıtlığında, MHP buralardan çekildi. Gerçekteki oyu bugün aldığından daha fazla. En az yüzde 3 eklememiz lazım. Muhalefet birbirinden koparıyor yani. 2014 seçimlerinde büyükşehir belediye başkanlıklarını alalım diye ittifak kuruyorsunuz, MHP kendini CHP'ye bırakıyor. Cumhurbaşkanlığı'nda da öyle olacak. Böyle olduğu sürece, eli alışınca büyükşehirlerdeki seçmeni tutabilecek mi MHP? Mansur Yavaş'a oy vermeyin denildi ama başarılı olundu mu? Hayır. 

İSMET BERKAN: AK PARTİ'NİN GÜÇLÜ OLDUĞU BİR ÜLKEDE, CHP İLE MHP'Yİ TEK PARTİ DÜŞÜNMEK LAZIM

İsmet Berkan: Gücün AK Parti olduğu bir ülkede, CHP ile MHP'yi tek parti düşünmek lazım. Ortak hedef var yani. Ortak amaç AK Parti'yi iktidardan indirmek oldu. Nitekim geçmişe doğru dönüp bakın, CHP, Kürt sorununda biz destek veririz denilince MHP tarafından eleştirildi.Türban konusunda da CHP, MHP'yi eleştirdi. Bir fikri durum var, Türkçülük hattının ortak partileri bunlar.

Mustafa Karaalioğlu: Sarıgül, Kılıçdaroğlu'ndan daha başarılı, oylarını arttırdı. Cemaat tartışmaları başladı.

TAHA ÖZHAN: CHP BİR ARADA OLMAMASI GEREKEN UNSURLARI BİR ARADA TUTUYOR, BENCE ÇOK BAŞARILI

Taha Özhan: Sarıgül konusunu bilmiyorum, bu biraz komplo süreci gibi. Bir şey çıkmayabilir. Gülen grubu ile CHP ilişkisi cidden kafa yorulması gereken bir ilişki. Kesinlikle bunda kaybettiler. Her seçimde en absürd anketi yayınlayanları not ederim. Bunu yayınlayanların hepsi bu grubun seçimlere dair tahminini yakalayamadı. Sonu fiyasko oldu. CHP-Gülen grubu ilişkisi üzerine düşünülmesi lazım, taktik bir ilişki olmaktan çıkıp stratejik bir ilişkiye dönüşebilir. En fazla muhafazakar olmayan kesimlerle ilişkiye giren bir cemaat var, hatta Hristiyan, Musevi kesimlerle de görüşmüş pedagolojik bir grup. Grubun ana faaliyet unsuru bu. Bu diyalog faaliyetlerinin sonucu bir CHP ilişkisi hazırlamış durumda. CHP'de de olmaması gerekenleri bir arada bulunduran ilginç bir parti. Başarılı da. Yani birbirine zıt, Gülen ve Alevi cemaatini, katil-maktul ilişkisini bir arada tutan bir parti. 

Mustafa Karaalioğlu: Cemaati sırtında taşımak buna yük olmaz mı? 

TAHA ÖZHAN: CHP BÖYLE GİDERSE CEMAAT PARTİSİ OLUR

Taha Özhan: Kemalist cemaat, Gülen cemaati, Alevi cemaati gibi birleşir cemaat partisi olursunuz. Bu yetenekleri var.

İSMET BERKAN: CHP'Yİ ASIL BEKLEYEN TEHLİKE...

İsmet Berkan: Ben cemaatin Türkiye'de bir geleceği olmayacağına inananlardanım. Bugün ittifaklar ne olursa olsun, CHP yarın iktidara gelsin buna devam mı edecek? Cemaat yavaş yavaş eriyecek diye düşünüyorum. Siyasi anlamda asla bu zamanki gücüne erişemeyecekler. Hizmet anlamında devam ederler. Fakat ben şunu görüyorum, seçimden sonra CHP'de de, MHP'de de bir sessizlik var. Bu arka tarafta kazanların kaynadığını, bir şeyler diyemeyeceğini anlıyorum. Sanıyorum bu iç kavga bastırılacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimi var, bundan sonra AK Parti'de de, CHP'de de, MHP'de de köklü değişiklikler olacak. Diyelim Kılıçdaroğlu aday olmadı da birisini aday gösterdi. Ama seçim ikinci tura kalırsa yüzde 40'larda oy alacak. CHP'nin oy oranından daha yüksek bir birey olacak dışarıda. Bu da CHP için düşünülmeli.

Mustafa Karaalioğlu: Seçim sonuçları bölgesel bazda, Kürt seçmen bazında, AK Parti, CHP, MHP durumu nedir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne olur?

TAHA ÖZHAN: BDP İLE AK PARTİ ARASINDA ÇOK BÜYÜK UÇURUM YOK

Taha Özhan: Bölgenin birinci parti AK Parti. AK Parti-BDP dengesi Güneydoğu'da yüzde 19. En fazla fark atılan yer Karadeniz yüzde 31. Akdeniz'de en az fark var. Yüzde 10. BDP bu alanda daha avantajlı. CHP 81 il olan yer de 13-14 belediye aldı, BDP daha az oy almasına rağmen 10-11 belediye aldı. BDP'nin doğrudan kazandığı yerlerde de AK Parti var. Sorun diğer partilerin. Yüzde 1'i altında ya da hiç yoklar. Diyarbakır, Şanlıurfa, Erzurum yok. Tunceli, CHP liderinin memleketi. Memleketinde seçim kaybeden kaç parti var? Bakmalıyız. Yani geçmişte de yoktu CHP. Kürt hareketi vardı, onlar ayrıldılar. Alevi seçmenin CHP'ye müthiş bir teveccühü var, yüzde 90 oranında. Bunun üzerine oturup ciddi ciddi düşünmeleri lazım. Eğer düşünürlerse bu iktidar yolunu açar.

İSMET BERKAN: BU GERİLİMLERİ TÖRPÜLEMEK GEREKİYOR

İsmet Berkan: Türkiye'de bir kutuplaşma yaşanıyor. Kürtçülük ve İslamcılık üzerinde. İslamcılığın bir tane partisi var, AK Parti. Ben şemsiye olarak bunu kullanıyorum. Tarihi tanımı o yüzden. Türkçülüğün de iki büyük partisi var: CHP ve MHP. Kutuplaşma bu iki akım arasında. Sağlıklı bir demokrasi ve ülkeye erişebilmemiz için bu kutuplaşmanın törpülenmesi lazım. Bizde kimlik savaşı şöyle yapılıyor, feriştahını yapıyorlar. Kendi kimliğini anlatmak yerine, karşıdaki kimliği kötülüyorsun. Bu seçimden sonra da bir rahatlama geleceği düşünüldü ama olmadı. Bazı kesimlerde zafer sarhoşluğu, bazı kesimlerde hayal kırıklığı var. Bu hah biz yaptık, öbür tarafta da biz başaramadık, çöpten oy çıktı durumu da olmamalı. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar biz taşıdık bunu, bunun bir hesaplaşması olacak. Törpülemek lazım bunu, söylemi yumuşatmak lazım, siyasal dengesizlikleri azaltmak lazım. Bir denge gelse, Türkiye bu halde olmaz. Bu denge de hadi sağlayın denilerek, sağlanacak bir denge değil. Bu ülkemizin geleceğiyle ilgili bir şey. Muhalefet daha çok buna kafa yormalı. 

Mustafa Karaalioğlu: Tam bu analize göre, Türkiye'de bu seçim, muhafazakar-mütedeyyin kesim diyelim eşit olmak istiyor, kabaca laikçi diyeceğimiz kesimlerde o avantajlı durumlarını korumak istiyorlar. 30 Mart, bir çivi mi çaktı buna?

HATEM ETE: CHP'NİN LAİKÇİ TAVRI DEĞİŞMEZSE BELİRLİ BİR ALAN SIKIŞIP KALACAK

Hatem Ete: Çok kemikleşmiş bir seçmen var. Cumhuriyet'in ulusal inşa projesi laiklik ve Türkçülük üzerine konumlanmıştı. Bazıları bunlara oy veriyor, diğerleri bunların zıttına oy veriyor. Türkiye'nin bu 100 yıllık sosyolojisini göz önüne bulundurduğumuzda 4 temel siyasi partimiz var, laiklik, dindarlık, milliyetçilik ekseninde. AK Parti yüzde 50'ye varan o potansiyeline sahip. Yüzde 25-30 CHP'nin, yüzde 10-15 MHP'nin, yüzde 7-8 BDP'nin marjı var. Bu nasıl değişir, ulus inşa projelerinden vazgeçip, AK Parti'nin demokratikleşme taleplerine direnç göstermezlerse bu zaten çözülecek. Bizim yönelmemiz gereken şey şu. Deniz Baykal ben misyon partisiyim diyordu, oy önemli değil diyordu. Kılıçdaroğlu oy arttırmak istiyorum diyor, bunu istiyorsan demokratikleşmeye direnç gösterme. Geriye kalan yüzde 25-30 değişebilirdi. 30 Mart'ı referanduma çevirmeseler, bu gerilimi teşvik etmeseler bu böyle olmazdı. O dar alan hapsoldular. 

İsmet Berkan: Ben bunun karşılıklı olduğunu düşünüyorum. Bu iki taraf için de kabulcü göründüğünde olur. Her iki fikir de birbirini bitirmeye çalışıyor. 

Mustafa Karaalioğlu: Gerilim kime yaradı?

TAHA ÖZHAN: GERİLİM MUHALEFETE YARADI

Taha Özhan: Gerilim muhalefete yaradı. Önce Erdoğan düşmanlığı yaratılıyor, sonra ona suç yükleniyor. Bu bir saçmalık. İktidar partisi gerginliğin dozajının düştüğü yerde daha çok derinleşir.

Mustafa Karaalioğlu: Oy vermeyen yüzde 10'un oyu kime yazılır?

İSMET BERKAN: DAHA ÇOK AK PARTİ SEÇMENİ SANDIĞA GİTMEDİ

İsmet Berkan: Yüksek katılım, sağ muhafazakar seçmenin sandığa gitmesidir. 

Mustafa Karaalioğlu: Bence
CHP seçmeni sandığa gitmiştir. Bu gerilim bunu sağladı.

HATEM ETE: 77 SEÇİMİ BUNA BİR ÖRNEK

Hatem Ete: Çok basit bir örnek var, CHP'nin en fazla oy aldığı seçim 77, en az katılım da 77'ydi.
 
Etiketler: , , , , , ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim