• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 7 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Cezaevinden çıktılar

Cezaevinden çıktılar
Ergenekon davasındaki tahliye kararlarının ardından tutuklular cezaevinden çıktı. Gazeteci Tuncay Özkan, "Umutla, barışla geleceğe yürümek için bugünün bir adım olduğuna inanıyoruz" dedi

İSTABUL (AA) - 10.03.2014 - Ergenekon davası sanıklarından İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, emekli Albay Levent Göktaş, Sedat Peker, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Hasan Iğsız, Alaettin Sevim  tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı.
Gazeteci Tuncay Özkan, "Biz, Türkiye ile kucaklaşarak umutla, barışla geleceğe yürümek için bugünün bir adım olduğuna inanıyoruz. Ancak bugün dahi çıkışımızı engellemek için, bizi yargılayanların sergiledikleri tablo hukuk açısından bir ibrettir" dedi.
Ergenekon davası sanıklarından gazeteci Tuncay Özkan, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı. Özkan'ı, yakınları ve sevenleri karşıladı.
Silivri Cezaevi'nden tahliyesinin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Özkan, "6 yıl sonra zulmün bittiği, özgürlüğe kavuştuğumuz bir gün olmasını çok isterdim. 6 yıl sonra Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durumun olmamasını çok isterdim. 6 yıl boyunca içeride çektiğimiz sıkıntılar, keşke bugünün konusunu oluşturabilseydi. Ancak bugün dışarıda yaşananlar, Türkiye'nin içinde bulunduğu durum, bizim içeride yaşadıklarımızdan, bizim mağdur bırakıldığımız zulümden daha ağırdır" diye konuştu.
Özkan, 6 yıl boyunca kendilerine yapılan hiçbir şeyle ilgili kin, husumet, öç alma duygusu içerisinde olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Tam tersine biz bugün kindar ve zulümle dolu bir dönemin sonlandırılışı için buradayız. Özgürüz, özgürlükle kucaklaşıyoruz. Ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu tablo çok dramatiktir. Türkiye yapayalnız bırakılmıştır. Dostlarından ayrılmıştır. Türkiye'nin içinde bulunduğu tablo, uçurumun kenarındaki bir ülke tablosudur. Biz, hep beraber, el ele, hiçbir ayrım gözetmeden, Alevi'si, Sünni'si, Kürt'ü, Türk'ü, hiçbir ayrımımız olmadan, kimseyi ötekileştirmeden, bütün ötekileri aşarak, hep beraber barışla sevgiyle umutla geleceğe yürüyeceğiz."

-6 yıldır soruyorum

Özkan, 1996-2007 yıllarında başından 5 suikast geçtiğini ileri sürerek, en son 2007 yılında öldürülemediği için hapse atıldığını savundu.
Suçunun ne olduğunu 6 yıldır sorduğunu dile getiren Özkan, "Savcıya, başkan, 'Tuncay Özkan'a suçunu söyleyin' dedi. Savcının verdiği yanıt, 'Tuncay Özkan'a suçunun söylenmesi ihsas-ı rey olur. O yüzden Tuncay Özkan'a suçunu söylemeyin' demiştir. Yarı beline kadar kürsüden aşağı sarkarak, 'Sanık suçunu en iyi kendisi bilmektedir. Anlatsın biz de öğrenelim' demiştir" ifadelerini kullandı. Özkan, bu ifadelerin dava tutanaklarında yer aldığını belirtti.
Özkan, ancak bugün bunların hesaplaşma günü olmadığına inandığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Biz, Türkiye ile kucaklaşarak umutla, barışla geleceğe yürümek için bugünün bir adım olduğuna inanıyoruz. Ancak bugün dahi çıkışımızı engellemek için, bizi yargılayanların sergiledikleri tablo hukuk açısından bir ibrettir. Şeytanla yatağa girdiler, çarpılarak çıktılar. Artık bu çetenin içinde bulunduğu tablo nettir. Canımıza kıymak isteyenler, Ankara'da Türkiye'yi yönetenlerin en yakınındadırlar. Bunlar bu dava dosyalarında sabittir. Ancak bugün 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargıçlarının, yetki gasbı yaparak, bizi cezaevinde bırakmak için uyguladıkları tablo, Gezi olaylarında öldürülen arkadaşlarımızın, bu ülkeyi var etmek için, bu uygarlığı yaşatmak için can veren şehitlerimizin çektikleri, yaşadıkları yanında hiçbir şeydir. Bugün o insanların anısına saygıyla burada eğiliyorum. Şunu söylüyorum; Tuncay Özkan'ın varlığı bu ulusun varlığına armağandır. Ben insan uygarlığını geliştirmek için mücadele ettim, bundan sonraki yolculuğumu da bununla sürdüreceğim. Ne bu ülkeyi diplere, karanlıklara götürmek isteyenlerden korkarım, ne de onlar bu kavgalarında başarılı olabilirler. Mustafa Kemal'in aydınlığı ile bu karanlığı yıkayacağız. Bu karanlık yok olup gidecek. Türkiye'de her evin içerisinde Mustafa Kemal'in aydınlığı ve sıcaklığı duyulacaktır."

-517 gün boyunca hücrede

Özkan, kızı Nazlıcan'ın bu ülkenin çok değerli bir evladı olduğunu, bu ülkeye armağan olduğunu belirterek, "Ben eşimle nihayet kucaklaşabildim. Beni seven dostlarımla, avukatlarımla, hep beraber, kocaman bir yumak oluşturarak, tüm Türkiye'yi kucaklayacağız. Beni haksız ve hukuksuz olarak tam 517 gün hücrede tuttular. 517 gün boyunca hücrede Türkiye'nin yaşadıklarına daha çok üzüldüm. Kendi yaşadıklarımdan çok Türkiye'nin yaşadıklarına üzüldüm. Çünkü bu ülke hırsızlarla katillerin eline bırakılacak kadar küçük değildir. Bu ülke hırsızlardan ve katillerden hesap soracak. Onlarla hesaplaşacak kadar büyüktür. Bu ülkenin insanlarının vicdanı, bu ülkenin insanlarının gönlü bu hırsızları ve katilleri reddedecektir, kusacaktır" diye konuştu.
Mesleğiyle alakalı olarak ilk günden beri kendisiyle dayanışma gösteren Türkiye'deki gazetecilikle ilgili mesleki kuruluşlara teşekkür eden Özkan, mücadelelerinin dostlukla kucaklaşma için yapılan bir mücadele olduğunu ifade etti.

-6 senedir gerçeği ve hakikati anlatmaya çalışıyoruz

Tuncay Özkan'ın kızı Nazlıcan Özkan da 6 senedir devam eden bir mücadelelerinin olduğunu belirterek, bu süre içerisinde gerçeği ve hakikati anlatmaya çalıştıklarını söyledi.
Nazlıcan Özkan, "Babam çıktı bugün. 61 tutuklu gazeteciden biri çıkmış oldu, 60 tutuklu gazeteci hala içeride yatıyor. Tutuklu öğrenciler hala içerideler. Avukatlar içeride, hala bu zulüm devam ediyor. Ama bunun karanlık için iyi bir aydınlık olacağını umuyorum. Berkin Elvan hala uyuyor. Bütün bunların dağılması için güzel bir güneş doğumu olur diye umuyorum" diye konuştu.
Daha sonra Tuncay Özkan, İstiklal Marşı'ndan bir bölüm okuyarak, "Demek ki, yurdumuza alçaklar ve düşmanlar uğrayabiliyor. Yurduma alçakları uğratma sakın. Demek ki, yurdumuzda alçaklar ve hainler var. Hırsızlar ve katiller var. Bu Türkiye'yi o alçaklara, hırsızlara ve katillere bırakmayacağız. Bunu hep beraber yapacağız" diye konuştu.
Ergenekon soruşturması kapsamında 23 Eylül 2008'de gözaltına alınan Tuncay Özkan, 27 Eylül 2008'de tutuklanarak cezaevine konuldu. 5 Ağustos 2013'te kararını açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Özkan, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararının ardından 5,5 yıl kaldığı cezaevinden çıktı.

-Kemal Kerinçsiz

Avukat Kemal Kerinçsiz, "Tertip, belki bir müddet daha devam edecekti ama bu tertipten alınan alındı. Bundan sonra asıl mücadele edilmesi gereken, devletin kurumlarının işgalinin önlenmesidir. Çünkü işgal, özellikle yargıda" dedi.
Ergenekon davası sanıklarından avukat Kemal Kerinçsiz, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı. Kerinçsiz'i, Silivri Cezaevi'nden çıkışında, eşi Gönül Kerinçsiz ve sevenleri karşıladı.
Basın mensuplarına açıklama yapan Kerinçsiz, 22 Ocak 2008'de kaldıklarını, bu uzun aradan sonra kaldıkları yerden mücadelelerine aynen devam edeceklerini söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri, Mahmut Esad Bozkurt'un varisi olarak kaldığı yerden mücadelesine aynen sürdüreceğini vurgulayan Kerinçsiz, 6 yıl 2 aylık esaretin, mücadelelerinden kendilerini asla geri döndüremeyeceğini dile getirdi.
Kerinçsiz, yurtseverlere ve vatanseverlere selam göndererek, onların Ergenekon tertibinin önceden farkına vardıklarını, her tarafta çoban ateşlerini yaktıklarını, dirençlerini gösterdiklerini ve bu tertibin önemli ölçüde çökmesine yol açtıklarını anlattı.
Kemal Kerinçsiz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"2001 yılında başlayan bu tertip, düğmeye o tarihte basılmıştır, 2006'da başlayan Oslo görüşmeleriyle beraber paralelliğini getirmiştir. Hemen akabinde 2007'nin Mayıs ayında başlayan Ergenekon süreci esas 2 ana hedefe yönelmiştir. Aslında hedef Türk Devleti'ni çökertmek, bitirmektir. Tüm kurumlarıyla birlikte tasfiye etmektir. Ama bunların en başında, TSK'yı yeniden NATO'ya kopmaz zincirlerle bağlamaktır. Bu başarılmış mıdır? Evet maalesef yeniden Türk Devleti ve TSK 2000'li yılların öncesinde Avrasya politikalarından vazgeçirtilmiş ve kopmaz bağlarla NATO'ya, ABD'ye bağlanmak durumunda kalınmıştır. Tertibin ikinci ana amacı federasyon yolunun açılmasıdır. Maalesef o da 2006'dan itibaren Oslo görüşmeleriyle beraber gelinen bu noktada, federasyon bağıra bağıra gelmiştir. Kürt devletinin temelleri fiilen atılmak üzeredir. Artık bu noktadan sonra Ergenekon tertibinin yürütülmesine lüzum da gerek de kalmamıştır. Çünkü amaçlarına ulaşılmıştır."

-Levent Göktaş

Emekli Albay Levent Göktaş, içeride kaldıkları süre içerisinde halkın her zaman arkalarında olduğunu anlatarak, vatandaşların kendilerinden hiçbir zaman desteğini esirgemediğini söyledi.
Göktaş, "İçeride hiçbir günahı olmayan, delilsiz yatan insanlar var. Gerçekten söylüyorum, suçsuz, günahsız komutanlarımız, arkadaşlarımız var. İnşallah hepsi çıkacaklar" diye konuştu.
Emekli albay Göktaş, buradan davul zurna eşliğinde uğurlandı.
Sedat Peker, Silivri Cezaevi'nden tahliyesinin ardından basın mensuplarına yağmur altında yaptığı açıklamada, 10 yıldır tutuklu olduğunu söyledi.
Bu süre zarfında ülkedeki gelişmeleri ve değişimleri takip edebildiğini dile getiren Peker, "Son 10 yılda yeni ülkeler kuruldu, birçok ülke yıkıldı. Gördüğünüz üzere ben hala hem ruhen hem de bedenen buradayım ve dimdik ayaktayım. Bundan sonra mücadelemize, yaşamımıza ülkemizdeki pozitif gelişmelerle beraber uyum sağlayarak devam edeceğiz. Kendimle ilgili hissiyatım; gelişmelere ve değişmelere uyum sağlayabileceğim, ayak uydurabileceğim yönündedir" diye konuştu.

-Perinçek

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı. 

Perinçek, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nden çıkışında, çocukları, İşçi Partisi yetkilileri ve parti üyeleri tarafından karşılandı.

Doğu Perinçek, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'yi bölmek ve Cumhuriyeti yıkmak için kendilerinin Ergenekon'a hapsedildiğini savunarak, şu an Ergenekon'dan çıktıklarını ve Türkiye'yi birleştireceklerini söyledi. 

"Türkiye'yi şeyhler, müridler, dervişler, meczuplar, cemaatler ülkesi haline getirmek için Ergenekon'a hapsedildik. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyeti ayağa kaldıracağız" diyen Perinçek, Ergenekon'dan çıktıkları yerde kınından çıkmış kılıç gibi olduklarını belirtti. 

Görevlere hazır olduklarını anlatan Perinçek, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi böldürmeyeceğiz, birleştireceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız. Ergenekon, bizlerin şahıslarını hedef alan bir tertip değil, hedef Türk milletiydi, cumhuriyetti, Atatürk devrimiydi, toplumumuzun çağdaş yaşama özlemleriydi. Ve bu hedefe ulaşmak için 2 kurumu hedef aldılar; TSK ve İşçi Partisi. Gazi olduk, bize birşey olmadı. Ergenekon'dan gazi olarak çıktık ama bizleri hedef alanları görüyorsunuz, çürüdüler. Buradan ilan ediyorum Türkiye'yi bölenlerin hedefini, iktidarını yıkacağız."

Perinçek, Türkiye'yi birleştirenlerin iktidarını kuracaklarını ifade ederek, "Cumhuriyeti yıkanların, Tayyip Erdoğanların, Abdullah Güllerin, Fethullah Gülenlerin iktidarını, hepsini birden yıkacağız. Türkiyemiz aydınlıklara, feraha ilerleyecektir" diye konuştu. 

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim