• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Cemil İpekçi Sabetayistliği Anlattı!

Cemil İpekçi Sabetayistliği Anlattı!
"Soner Yalçın bize çok çektirdi!" diyen İpekçi "Affedin Beni" adlı kitabından söz etti.

Ünlü Modacı Cemil İpekçi, 12 Eylül askeri müdahalesiyle ihtilalin aynı şey olmadığını belirterek, “12 Eylül askeri hareketini, müdahaleyi destekledim” dedi.

 

Ünlü modacı Cemil İpekçi, hayatını kaleme aldığı “Affedin Beni” isimli kitabını tanıttı. Ünlü modacı, İsrail’in Gazze saldırılarından, 12 Eylül askeri müdahalesine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

 

Gazeteci Soner Yalçın Efendi kitabında kendisiyle ilgili yazdıklarını değerlendiren Ünlü modacı Cemil İpekçi, “Soner Bey bir gazeteci - yazar. Ama bir gazeteci yazar bu ülkede bir kitap yazarken hele birilerinin hakkında, yüzyıllarca bu ülkede tanınmış insanlar için yazıyorsa zahmet buyurup sorması gerekiyordu. Benim jinekolog babamı mühendis yazarsa, Hüseyin amcamı, dedemin kardeşini oğlu diye yazarsa, annemin ailesini, koyu Bektaşi bir aileyi, Erzincanlı Bağdatlı ondan bile haberdar olmayıp sabetaist diye yazarsa ben de belgelerle ailemi yazmak istiyorum. İnternet çağında yaşıyoruz. 500 yıl sonra da Cemil İpekçi diye girdiklerinde orada karşılarına bir Cemil İpekçi çıkacak. Çıktığında hiç olmazsa doğruları görsünler ve okusunlar. Efendi kitabında Sabeatizmin ne olduğunu bile bilmeden yazmış, sabetaist olduğunu bile bilmeden yazmış. Mehlive İnönü’yü bile sabetaist yapan ki, İnönülerin hiçbir alakası olmayan insanları yazan kitabın tabi bir karşı cevabı da olacak. Çünkü ben babamın nerede doğduğunu belgeleriyle, diplomasıyla kitabımın içine koyuyorum. O beyefendi bizim ailemize çok çektirdi” dedi.

 

Türkiye’de kavramların çok net anlaşılmadığının altını çizen Cemil İpekçi, sözlerini şöyle sürdürdü; “Sabetaizm ülkede ters karşılanan bir şeydi. Yahudilikle bir tutuluyor ve insanlara da şaşırıyorum. Çünkü Kur’anı Kerim’de tüm peygamberlere, kitaplara inanmayanlar mümin değildir diye yazılıyor. Bana çok sorsalar “Sen Lut kavmini biliyor musun?” Peki Lut kavmi kimdir? Hazreti İbrahim, Davuttu. Peki Davut ile İbrahim Yahudi. Sen Yahudi peygamberinin ismini çocuğuna veriyorsun. Onu koruyorsun ve sonra Müslüman olmuş bir aileyi bundan dolayı suçluyorsun. Bu nasıl bir çelişkidir. Bugün tarikatlara baktığınız zaman hepsi pür Hazreti. Muhammed’in söyledikleri mi? Emevilere kadar böyle bir şey yok. Emeviler’de bir şirk başlıyor. Şirk de şirket demekmiş, ben de yeni öğrendim. Zaten her tarikat bir şirket. Bırakın da bir tane sabetaist şirketi olsun. Dönem kelimesi deyince, ben 500 yılımı bilebilme şansına sahibim. Çünkü sabetaist seri döndüğü zaman Edirne kapıcıbaşı olmuş. Onun için de soyumu sopumu 550 yıl biliyorum.

 

Acaba herkese sorsak 500 yılının ne olduğunu, Ermeni miydi, Rum muydu, ateist miydi biliyor mu? Onun için de Kur’an da olmayan ve Kur’anı’nın yasakladığı yargılamayı yapanlara kızıyorum. Eğer inanıyorsanız tam inanın, inanmıyorsanız da o zaman da bırakın sizi Allah’a havale edeyim. Ben kul hakkımı zaten helal ediyorum. Benim hakkımda karar verenlere ve benim hakkımda beni yargılayanlara bir gün yukarda hesap verecekler.”


 

“ERKEK EGEMEN BİR TOPLUMDA YAŞARKEN, GAYLİĞİ SAVUNAMAM”

Gayliği savunmadığı için hemcinslerinin kendisini eleştirdiğini belirten Cemil İpekçi, “Ben de diyorum ki, gaylik insanların 3’üncü kimliğidir. İnsan olmanız birinci kimliğiniz, ikinci kimliğiniz hayatta ne yapıyorsunuz, 3’üncü kimliğiniz de kadınsınız. Ben memleketim de daha insan hakları, insan hakları içinde en birinci kadın hakları tam yerine oturulmamışken, hala kadınlar dövülürken, kadınlar başı açık m, kapalı mı diye kavga edilirken; kadınlara hala saygı duyulmazken, erkek egemen bir toplumda yaşarken gayliği savunamam. Gaylik bunun içindeki şıklardan bir tanesidir. Ama insan haklarını kazandığımız gün ve kadınlarımız haklarını kazandığı gün zaten a,b,c şıkkı diye o da girer. Benim için en önemli olan şey, ülkemizdeki insanların demokrasinin ne olduğunu anlaması” dedi.


 

“KUR’ANI KERİM’İN KENDİ LAİK”

“Esasında İslam’ın kendi laik” diyen Cemil İpekçi, Laikliğin doğru algılanmadığını belirterek, “Biz Cumhuriyetle laik olmuşuz ama unutuyoruz Kur’anı’n kendi laik. Hiçbir insanı yargılama hakkı vermiyor. Kur’an’ın kendi laikken oturup neyin kavgasını yapıyorlar? Kur’anı Kerim’den daha demokratik bir şey var mı? Cımbızla çıkartıyorlar, karını dövmezsen iki tokat at demiş diye. O döneme göre öyle, ne yapsın. Bu dönemde kadınları bırak dövmeyi, sokakta öldürüyorlar. 4 evlilik demiş. Adam harbe gidiyor, ölüyor. Kadınlar yalnız başına kalıyor. Bu zamanki adamların savaş yok çoğunun bir karısı, üç tane de metresi var. Onun için bunları yaparken çok dikkatli davranmalıyız. Gericilik beyni örümcekli olandır. Bir kadın başını kapamayla gerici olmaz. Allah beynini kapattırmasın. İnanç şekli olarak kapalı olabilir. İnsanları giyimiyle yargılayamayız” dedi.

 

Türkiye’nin demokrasiyi çok yanlış anladığını ifade eden ünlü modacı, “Türkiye Atatürk’ü çok yanlış tanımıştır. Atatürk’ün kuruduğu ilk millet meclisinde başı bağlı kadında, hacı, hoca, Ermeni ve Rum da vardı. Türkiye’deki sorun Atatürk’ten sonra gelen kişilerle başlamıştır. Niye herkes bugünkü hükümeti yargılarken niye bir geçmişe bakmıyor. Eğer tren yolları durdurulmasaydı, eğer köy enstitüleri kapatılmasaydı bugün doğu bu halde olur muydu? Ben Mardin’de yaşarken 104 yaşında ölen bir hanımla tanıştım, Fransızca konuşuyordu. Mardin’de de köy enstitüsünde öğrenmiş. Yani kapanmasaydı acaba doğu ile batı ayrımı bu kadar olabilir miydi acaba. Bizde Varlık Vergisi ile başlayan bir faşizm var.

 

Kadınlar üzerinden siyasete yapmayı bırakın. Ben başı açık kadınlardan daha çok akıllı kapalı kadınlar gördüm. Bırakın insanlar istediği gibi yaşasın” diye konuştu.


 

“FİLİSTİN’DE BİR SÜRÜ TERÖRİST YETİŞTİ”

Ünlü modacı, Gazze olaylarında Türkiye’nin tutumunun yanlış olduğunu belirterek açıklamalarda bulundu. İsrail’in çok zor kurulmuş bir ülke olduğunu belirten Cemil İpekçi, “ 7 milyon Yahudi’nin katliamından sonra parayla satın aldıkları bir toprak üzerine kurulmuş bir ülke. Üzüntülerden dolayı korkuyla da yaşayan bir ülke. Ondan dolayı topraklarını kaybetmek istemiyor. Fakat insanların tabi ki nedenini bilmiyoruz, onların kendi yanlışlarından dolayı da olabilir. Hıristiyanların da Yahudilere bir tepkisi var. Dünyada hep bir Yahudi tepkisi var. Fakat Gazze’deki olayın sadece İsrail’in suçu olup olmadığına da bir bakmak lazım. Unutmayalım ki Filistin’de bir sürü terörist yetişti. Benim üzüldüğüm orada tabiî ki çocukların ve masum insanların katliamı. Tabi İsrail’de bugün çok zengini olduğu için bence toprağına mı doyamıyor nedir, daha da taşmak, büyümek istiyor. Gazze’ye çok üzülüyorum ama günde 30 tane de bu ülkede genç insan ölüyor. Ona da üzülüyorum.

 

Gazze’ye üzülelim. Tabi ki üzüleceğiz insan, çocuk ölüyor. Ama oturup kendi ülkendeki insanların ölümüne daha çare bulamamışken, el birliğiyle bir araya gelip ne yapabiliriz diye bakmamışken birden bire Gazze kahramanı olduk çıktık. Yani oturup bağırmak Gazze’nin sorununu çözmeyecek” dedi.

 

“Türkiye’nin tavır koymasıyla hangi ülke değişebilir ki?” diyen İpekçi, Türkiye’nin sözde tavır koymayla bir sonuca varamayacağını belirterek, “Bir defa gücümüzün farkında olalım. Biz Osmanlı padişahları değiliz. Biz yeni yeni kendini toparlayan, yeni yeni demokrasiye geçen bir Cumhuriyetiz. Tavır koysanız ne olur, koymasanız ne olur. Suriye tavır koydu Esad durdu mu? Ben lafta tavırlara çok aldırmam. Fiili tavırlara bakarım. Kınamak bir yeterli nedense, Gazze’deki çocukların ölmesini durduracaksa sabahtan akşama kadar hepimiz televizyonda kınayalım” diye konuştu.

 

İpekçi, sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz başımız ağrıdığında, bu faciaları geçirirken, diğer İslam ülkelerinden hiçbiri yardım eli yokken, Filistin’in etrafı çok zengin İslam ülkeleriyle doluyken bize bugüne kadar yardım eli uzatmamış insanlara bu kadar duyarlı olmamızın hakikaten de Türk milletinin yüceliğine veriyorum. Bizi Osmanlı döneminde arkamızdan vuranlar da onlar.”


 

CEMİL İPEKÇİ: “12 EYLÜL ASKERİ MÜDAHALESİNİ DESTEKLEDİM”

12 Eylül’de yapılan askeri müdahaleyle ihtilalin aynı şey olmadığını vurgulayan İpekçi, o dönemde Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlardan dolayı askeri müdahalenin gerekli olduğunu belirterek şunları söyledi; “12 Eylül askeri hareketi, müdahaleyi destekledim. Çünkü o anki hükümet hiçbir şey yapmıyordu. Ben bunu yaşadım. Sollar, sağlar kan gölünü götürüyordu. Kimse okullara gidemiyordu. Herkes çocuğunu okuldan aldı. Çünkü hükümet hiçbirşey yapamıyordu. Oradaki yanlış, Kenan Evren’in bir sözü var. Biz ihtilale teşebbüs etmedik, ihtilal yaptık. O kelime yanlıştı. Çünkü askerin müdahale etmesi hepimizin istediği bir şeydi. Ama ihtilal yapmasını ve ondan sonra da tabi ki hiç suçu olmayan insanların yargılar içinde infazlar yapmasını beklemiyorduk. Bence o durdurma herkes tarafından bekleniyordu. Onun için o gün o kadar alkış aldı. Ama biz düşünemedik ki o durdurmanın sonucunda daha beterleri olacak ve Türkiye’ye yasaklar gelecek. Çünkü Türkiye’ye en büyük yasaklar 12 eylül’le beraber başladı. 12 Eylül’deki hareketi, müdahaleyi doğru buluyorum, ama müdahale ayrı bir şey, devamını tasvip etmek ayrı bir şey. Onun için bence müdahale değil, müdahale sonrası yargılanmalı.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim