• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

'Bütün Türkler Yalancıdır' Diyen Ünlü Gezici!

Bütün Türkler Yalancıdır Diyen Ünlü Gezici!
Salih TUNA kaleme aldı...
'Bütün Türkler yalancıdır' diyen ünlü Gezici

 

 

'Diren hamile' eylemini bizim T.C Sırrı başlatsaydı veya ne bileyim göbeğine bir yastık bağlayıp Sayın Kılıçdaroğlu meydana fırlasaydı iyiydi, böyle çok kısır kaldı.

Eyüp'te para dağıtan adam kadar bile ilgi toplamadı.

Oysa 'Hürriyet'ten 'Sözcü'ye kadar bayağı bi çığırtkanlık yapıldı.

Hamileler dışarı çıksın, erkekler de karınlarına yastık bağlayıp hamile görünümünde eyleme destek versin falan denildi.

Olmadı.

En fazla otuz kırk kişi ya var ya yoktu.

Akılda bir 'Gezine gezine dolaşacağız' pankartı kaldı. Bir de erkeklerin o çirkin görüntüsü. (Anlamadım ne koymuşlar karınlarına. Hiçbir yastık bu kadar çirkin olamaz; bu

eciş bücüş hal inanın görüntü kirliliğinden başka bir şey değil.)

Peki bütün bu şamatanın bahanesi ne?

 

Tuğrul İnançer Hocaefendi, bizim Ömer Lekesiz'in ifadesiyle, edebe dair toplumsal bir hassasiyetten bahsetti.

Hocaefendi bakan değil, hükümet sözcüsü değil, herhangi bir partinin mensubu da değil.

Görüşlerine katılırsınız, katılmasınız, nihayetinde sizin bileceğiniz iş. Bu linç kepazeliği nedir?

Nedir bu kişilik suikastı?

Hocaefendinin düşüncelerini ifade etme hürriyeti yok mu?

Bu yaptığınız ayıp değil mi?

 

'Eskiden Beyoğlu'na kravatsız çıkılmazdı' falan deseydi, bu sefer de 'bize zorla kravat taktırmazsınız' yollu eylem mi yapacaktınız?

Yapmayın, 'orantısız zekanızı' böyle olur olmaz yere harcamayın.

Lütfen yanlış anlamayın.

Benim Gezi Parkı eylemcileriyle bir derdim yok, benim derdim fırsatçılarla.

Envaiçeşit fırsatçı var.

 

Kılıçdaroğlu'nun fırsatçılığı ambulansın peşine takılan taksiye benzetilip karşı çıkıldı; bunlara kim karşı çıkacak peki?

Bunlar o kadar azmış ki, ambulansın arkasına ray döşemiş trencilik oynuyorlar, taksi ne ki?!

Elbette hükümetin de bu fırsatçılara fırsat verecek koşullar konusunda sorumluluğu var. Bahsi diğer.

Her fırsatçı (Gezi Parkı eylemcilerinin üzerinden) pozisyonuna uygun tezgah açmaya soyundu:

'Fırsat bu fırsattır, nemalanamadığım iktidardan intikam alabilir miyim?'

'Fırsat bu fırsattır, acaba vesayet rejimini geri getirebilir miyim?'

'Fırsat bu fırsattır, çözüm sürecine engel olabilir miyim?'

 

Akşam gazetesi yazarı Kurtuluş Tayiz, 24 Haziran'da Kandil'e gönderdiği sekiz sayfalık mektupta Abdullah Öcalan'ın şöyle dediğini yazdı: 'Hangi lider bizimle ilişki kurduysa bir şekilde götürüldü. Bu süreç de 7 Şubat'taki yargı darbesi girişiminin bir devamı!..'

Özal'dan beri başlatılan barış girişimlerinin önünün hep provokasyonlarla kesildiğine inanan Öcalan, Gezi olaylarının da bu girişimlerden biri olduğunu söylüyor.

Biz de ilk günden itibaren fırsatçıların hedefinin barış süreci olduğunu söylüyoruz.

'Gezi olaylarına' Öcalan karşı çıktı; Bahçeli daha ilk günden milliyetçilerin - ülkücülerin uzak durmasını istemişti; gerçek liberaller de (bu vesileyle Atilla Yayla'ya Yeni Şafak'a hoş geldin diyelim) desteklemiyor.

 

Birgün gazetesi falan da, 'Gezi ruhunun'(?) Sözcü ve Aydınlık gibi halkları birbirine düşürmek isteyenlerin vesilesi haline getirilmesine karşı çıkmaya başladı.

E'ee geriye kim kaldı?

Ulusalcılar ve birtakım Ertuğrul Özkök tıynetliler mi?

Geçenlerde bu ırkçı-ulusalcıları destekleyen bir bildiri The Times gazetesinde yayımlandı.

İçerik olarak bizim ulusalcıların kafa röntgenine gayet uygun. O kadar ki, 'Geziciler' hakkında, 'bu göstericiler sadece Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk'ün öngördüğü şekilde laik bir cumhuriyet olarak kalmasını isteyen gençlerdi...' ifadesine yer verdiler.

Bildiriyi kimin hazırladığı merak konusuydu.

 

Habertürk'ten Nihal Bengisu Karaca dünkü yazısında bu ismi açıkladı: Claire Berlinski. (Mahut bildiri rezaletini Nihal'in 'Artistik vahamet' başlıklı yazısından okuyun, nasıl canlarına okumuş bir görün.)

Claire Berlinski bir yazsında, 'Bütün Türkler yalancıdır. Yalan söylediklerinin farkında bile değiller...' demiş.

Fazıl Say dostumuz da söz konusu bildiri hakkında, 'önüme biri uzattı ben de imzaladım' demişti.

Nihayetinde Fazıl Say da bir Türk olduğuna göre ya yalan söylüyor ya da yalandan imzaladı.

O değil de, 'Bütün Türkler yalancıdır' gerçekten çok ağır oldu.

'Bütün Türkler aptaldır' deseymiş, en azından Levent Kırca veya Müjdat Gezen'le yüzde 60 anlaşırlardı.

Neyse ki Gezi Parkı olayları konusunda bütün 'ulusalcılarla' yüzde yüz anlaşıyorlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim